M01-D07
Kesme saymak: izleyerek kurgu okumak
Bir sahnedeki kesmeleri sayıp her birinin gerekçesini tek cümleyle yazarak kurgu okuma notu çıkarır.
Kurgu Akademisi — M01, Kurgu nedir, kurgucu ne yapar · 2.571 kelime · 8 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İzlemek kurgunun etkisi altında olmaktır, okumak o etkiden bir adım geri çekilmektir. Kurgu okuması bitmiş bir sahnenin kararlarını geriye doğru çözer ve ilk ürünü bir kesme günlüğüdür.
Okuma turlarla yapılır: önce yaşamak, sonra saymak, sonra tarif etmek, sonra gerekçelendirmek, sonra örüntüyü görmek. Her tur aynı parçaya başka bir gözle bakar. Kare kare ilerlemek, gözle görülemeyen kesmeleri ve kararları görünür kılar; otomatik araçlar yalnız ön taramadır.
Gerekçesi zor yazılan kesmeler okumanın en öğretici yeridir; çoğu zaman bir sorunu çözerler. Sayılar bir sahnenin nasıl kurulduğunu söyler, iyi kurulup kurulmadığını değil; kimin yüzünde kalındığını ölçerek kurgunun kimin deneyimini görünür kıldığını da gösterir. Okuma bir hüküm değil bir yorumdur ve en iyi kullanımı, kurgucunun kendi işine dönmesidir.
Açılış sahnesi
Aylin bir yapım şirketine kurgu asistanı olarak başvurmuş. Mülakatın ikinci aşamasında kurgucu Cihan ona bir dizüstü bilgisayar, bir defter ve bir buçuk dakikalık bir sahne veriyor. Sahne bir dizinin eski bir bölümünden: iki kardeş bir hastane kafeteryasında, babalarının ameliyatını bekliyor.
Görev tek cümle: "Bütün kesmeleri bul ve her birinin yanına, o kesme olmasaydı neyin eksik kalacağını yaz. Yarım saatin var."
Aylin sahneyi bir kez baştan sona izliyor ve deftere "yaklaşık yirmi kesme" yazıyor. Sonra başa dönüyor, bu kez her kesmede durduruyor. Yirmi değil, otuz dört kesme buluyor. Bazıları o kadar yumuşak ki ancak kare kare ilerleyince görünüyor. Birinde iki plan neredeyse aynı, yalnız kamera biraz yaklaşmış.
Otuz dört cümlenin yirmi ikisini kolayca yazıyor: "Konuşana geçmek için", "Tepkiyi göstermek için". Kalan on iki kesmede takılıyor. Neden orada? Ne gösteriyor? Ne yapıyor?
Yarım saat dolduğunda Cihan defteri alıyor ve önce kolay yazılan cümlelere değil, Aylin'in takıldığı on iki kesmeye bakıyor. "Asıl kurgu burada," diyor.
Bu derste ne olacak
İlk dersten beri kurgucunun nasıl karar verdiğini konuştuk. Bu ders yönü tersine çeviriyor: başkasının verdiği kararları, bitmiş bir filmden geriye doğru okumayı öğretiyor. Kurgucular bunu her gün yapar; kendi ustalıklarının büyük kısmını başkalarının filmlerini okuyarak edinirler.
İlk olarak izlemek ile okumak arasındaki farkı kuracağız.
Ardından bir sahneyi okumanın adım adım bir yöntemini göreceğiz: önce yalnız deneyimlemek, sonra kesmeleri saymak, sonra her kesmeyi tarif etmek, sonra gerekçelendirmek, en sonunda örüntüyü görmek.
Kurgu odasında bu yöntemin aletlerine bakacağız: kare kare ilerleme, işaretleme, süre ölçümü. Kesmenin sayılmasının sanıldığı kadar kolay olmadığı yerleri de göreceğiz.
Son olarak okumanın sınırlarını konuşacağız: bir kesmenin nedenini bitmiş filmden ne kadar çıkarabiliriz, nerede yalnız tahminde bulunuruz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir filmi izlerken kurguyu görmeyiz; kurgu tam olarak bunun için yapılmıştır. Üçüncü derste kesmelerin çoğunun fark edilmediğini, Gizem'in öğrencilerinden en dikkatlisinin bile yirmi üç kesmenin ancak yarısını yakalayabildiğini gördük. İzlemek, kurgunun etkisi altında olmaktır.
Okumak ise o etkiden bir adım geri çekilmektir. Kurgucu bir filmi okurken onu yaşamayı bırakmaz; ama yaşadığını bir kenara not eder ve sonra o yaşantının nasıl kurulduğunu sökmeye başlar. Bunun için filmi durdurmak, geri sarmak, kare kare ilerletmek gerekir. Okuma, izlemenin tersine yavaş bir iştir.
Kurgu okumasının ilk ürünü bir listedir. Sahnenin her kesmesi, zaman koduyla birlikte bir satıra yazılır ve her satırın yanına iki şey eklenir: kesmenin hangi plandan hangi plana geçtiği ve neden orada olduğu.
Yaygın yanlış"Kesme saymak mekanik bir iştir, kurguyu anlatmaz."
Kesmeleri saymak tek başına bir şey söylemez, ama okumanın zeminidir. Sayılmamış bir kesme gerekçelendirilemez. Aylin'in takıldığı on iki kesme, sayma işini dikkatle yapmasaydı hiç görülmeyecekti; sahnenin asıl kurgu kararları tam o on iki kesmedeydi.
Mekanizma
Bir sahneyi okumak birkaç tur sürer. Her turda filmin aynı parçası izlenir, ama her seferinde başka bir şeye bakılır. Turları birleştirmeye çalışmak okumayı hızlandırmaz, bulanıklaştırır.
Birinci tur: yaşamak
İlk turda sahne baştan sona, durdurulmadan izlenir. Amaç bir şey bulmak değil, sahneyi bir seyirci olarak yaşamaktır. Tur bitince yalnız birkaç cümle yazılır: sahne neyi hissettirdi, nerede gerildi, nerede gevşedi, hangi an akılda kaldı.
Bu notlar sonraki turların pusulasıdır. Okumanın sonunda sorulacak soru şu olacak: bu hisler hangi kesme kararlarından doğdu?
İkinci tur: saymak
İkinci turda yalnız kesmeler işaretlenir. Kurgu yazılımında ya da bir oynatıcıda her kesmede bir işaret konur ve zaman kodu not edilir. Yumuşak kesmeleri yakalamak için bu tur kare kare ilerleyerek yapılır, en azından şüpheli yerlerde.
Bu turun en zor yanı, neyin kesme sayılacağına karar vermektir. Düz kesmeler kolaydır. Ama zincirleme geçişte bir plan solarken öteki belirir; bu tek bir kesme olarak mı sayılır? Bir kararma ve ardından açılma iki ayrı geçiş midir? Gizlenmiş kesmeler, örneğin kameranın karanlık bir yüzeye yaklaştığı anda yapılanlar, sayılır mı? Bir okuma kendi kurallarını baştan belirlemeli ve bütün sahne boyunca aynı kuralı uygulamalıdır.
Yaygın yanlış"Otomatik sahne algılama kesmeleri doğru sayar."
Bu araçlar görüntünün aniden değiştiği yerleri arar. Benzer iki plan arasındaki kesmeleri kaçırabilir, zincirleme geçişleri atlayabilir, bir planın içindeki ani ışık değişimini kesme sanabilir. Okumanın ham verisi olarak değil, bir ön tarama olarak işe yarar.
Üçüncü tur: tarif etmek
Üçüncü turda her kesmenin iki yanı tarif edilir: hangi plandan, hangi plana. Tarif kısa ve sabit bir dille yapılır: kimin planı, hangi ölçekte, hangi açıdan, kamera hareket ediyor mu. "Ali yakın plan, karşıdan" ile "Ayşe omuz üstü, Ali'nin arkasından" gibi.
Bu tarifler yan yana geldiğinde sahnenin yapısı görünmeye başlar. Hangi karakter kaç planda görünüyor, hangi ölçekte, ne sıklıkla? Sahne genişten yakına mı ilerliyor, yoksa yakında başlayıp genişe mi açılıyor? Dördüncü derste kurduğumuz plan ve vuruş kavramları burada bir okuma aracına dönüşür.
Dördüncü tur: gerekçelendirmek
Dördüncü tur okumanın kalbidir. Her kesmenin yanına tek bir cümle yazılır: bu kesme neden burada? Bu cümle bir tahmindir, ama bir gözleme dayanmalıdır.
Gerekçelerin büyük kısmı birkaç ailede toplanır. Yeni bir bilgi gösterilir: bir nesne, bir yüz, bir mekân. Bir sözün etkisi gösterilir: dinleyenin tepkisi. Bir bakışın hedefi gösterilir: karakter bir şeye bakar ve kesme o şeyi gösterir. Bir hareket sürdürülür: bir el bir planda kalkar, ötekinde iner. Zaman atlanır. Bir vurgu yapılır: bir an ritmik olarak altı çizilir. Uzam yeniden kurulur: seyirci yerini kaybetmesin diye geniş bir plana dönülür.
Aylin'in kolayca yazdığı yirmi iki cümle bu ailelerden birine rahatça giriyordu. Takıldığı on iki kesme ise hiçbirine tam oturmuyordu. Bu kesmeler genellikle iki türlüdür. Bir kısmı birden çok gerekçeyi aynı anda taşır: hem bir tepkiyi gösterir hem bir vurgu yapar hem bir zaman atlatır. Bir kısmı ise bir şey göstermekten çok bir şeyi gizler: bir oyuncunun zayıf bir anını, bir devamlılık hatasını, bir eksik planı.
Merve'nin bulduğu türden gerekçeler kurgu okumasının en öğretici yeridir. Bir kurgucunun ne yaptığını değil, hangi sorunu çözdüğünü gösterirler. Bir filmi çekenlerin elindeki malzemenin sınırları, bitmiş filmde tam bu kesmelerde iz bırakır.
Beşinci tur: örüntüyü görmek
Son turda kesme günlüğüne bir bütün olarak bakılır. Sahnede kaç kesme var, ortalama plan ne kadar sürüyor, en uzun ve en kısa planlar nerede? Kesmeler sahnenin hangi bölümünde sıklaşıyor? Hangi gerekçe ailesi baskın? Bu sorulara verilen cevaplar, birinci turda yazılan hislerle karşılaştırılır.
Okuma bu karşılaştırmada tamamlanır. Ezgi'nin boğazındaki sıkışma kısalan planlarda, Taner'in hissettiği yalnızlık plan ölçeğindeki sıçramada bulundu. Okuma, bir hissin hangi kararlardan doğduğunu gösterebildiğinde amacına ulaşmıştır.
Kurgu odasında
Okumanın aletleri sadedir: bir oynatıcı, kare kare ilerleme tuşu, işaretleme ve bir defter ya da tablo. Kurgu yazılımı bunları en iyi biçimde sağlar, çünkü zaman kodunu kare doğruluğunda gösterir ve işaretleri bir listeye dönüştürebilir.
Kare kare ilerlemek okumanın en önemli alışkanlığıdır. Bir kesmeden şüphelenildiğinde, kesmenin iki yanındaki birkaç kare tek tek izlenir. Önceki planın son karesi ile sonraki planın ilk karesi yan yana düşünülür: hareket nerede kesilmiş, göz nereye düşüyor, ses görüntüden önce mi sonra mı geçmiş? İlk dersten beri konuştuğumuz kare düzeyindeki kararlar, bitmiş bir filmde ancak böyle görülebilir.
Plan sürelerini ölçmek için her kesmenin zaman kodu bir öncekinden çıkarılır; beşinci dersteki hesap burada her plan için tekrarlanır. Süreler kare cinsinden yazılırsa karşılaştırmak kolaylaşır. Ezgi'nin sınav sahnesinde dört saniyelik planlar yüz kare, bir saniyenin altındaki planlar yirmi beş kareden az tutuyordu; aradaki fark sayılarda tartışmasız görünüyordu.
Kurgu okumasının bir yan ürünü de sayılardır. Bir sahnenin, bir filmin ya da bir dönemin ortalama plan süresi, kurgu üzerine yapılan araştırmaların temel ölçülerinden biridir. Bu ölçüm altıncı modülde ritim konusunda ayrıca işlenecek.
Gamze'nin okuması, saymanın bir eleştiri aracı da olduğunu gösterir. Bir sahnede kimin yüzünde kalındığı, kimin tepkisinin kaç kez ve ne kadar süreyle gösterildiği ölçülebilir. Bu sayılar, sahnenin kimin gözünden yaşandığını ve kimin deneyiminin görünür kılındığını söyler. Bir kurgucu kendi işini de bu gözle okumalıdır.
Usta katmanı
Kurgu okuması güçlü bir araçtır, ama sınırları vardır. Usta bir okuyucu bu sınırları bilir ve gerekçe cümlelerini yazarken ne kadar emin olduğunu da yazar.
İlk sınır, bitmiş filmin yalnız sonucu göstermesidir. Bir kesmenin nedenini filmden çıkarırız, ama o kesmenin kurgu odasında nasıl ortaya çıktığını bilmeyiz. Merve'nin garson planı bir birleştirme yerini örtüyordu; belki de kurgucu o planı başka bir sebeple koydu ve birleştirme bir yan etkiydi. Gerekçe cümleleri bu yüzden bir hüküm değil, bir okumadır. İyi bir okuyucu "bu kesme şunu yapıyor" ile "kurgucu bunu şunun için yaptı" arasındaki farkı korur.
İkinci sınır, kesme sayısının tek başına bir kalite ölçüsü olmamasıdır. Çok kesmeli bir sahne de az kesmeli bir sahne de başarılı ya da başarısız olabilir. Sayılar bir sahnenin nasıl kurulduğunu söyler, iyi kurulup kurulmadığını söylemez. Bu yargı, birinci turda yazılan hislerle sayıların karşılaştırılmasından ve sahnenin filmin geri kalanındaki işinden çıkar.
Yaygın yanlış"Çok kesme hızlı ve heyecanlı bir sahne demektir."
Kesme sayısı ile hissedilen hız aynı şey değildir. Çok kesmeli bir sahne, planlar birbirine çok benziyorsa ya da sürekli aynı yerde kalıyorsa ağır hissettirebilir. Az kesmeli bir sahne, plan içindeki hareket ve ses yoğunsa son derece hızlı hissettirebilir. Okuma, sayıyı hisle karşılaştırarak anlam kazanır.
Üçüncü incelik, okumanın kendi işine dönmesidir. Usta kurgucular yalnız başkalarının filmlerini değil, kendi kurgularını da bu yöntemle okur. Bir sahneyi bitirdikten sonra kendi kesme günlüğünü çıkarmak, gerekçesiz kesmeleri, alışkanlıktan yapılmış kesmeleri ve fark etmeden tekrarlanan örüntüleri görünür kılar.
Kendin dene
Aklında kalsın
İzlemek kurgunun etkisi altında olmaktır, okumak o etkiden bir adım geri çekilmektir. Kurgu okuması bitmiş bir sahnenin kararlarını geriye doğru çözer ve ilk ürünü bir kesme günlüğüdür.
Okuma turlarla yapılır: önce yaşamak, sonra saymak, sonra tarif etmek, sonra gerekçelendirmek, sonra örüntüyü görmek. Her tur aynı parçaya başka bir gözle bakar. Kare kare ilerlemek, gözle görülemeyen kesmeleri ve kararları görünür kılar; otomatik araçlar yalnız ön taramadır.
Gerekçesi zor yazılan kesmeler okumanın en öğretici yeridir; çoğu zaman bir sorunu çözerler. Sayılar bir sahnenin nasıl kurulduğunu söyler, iyi kurulup kurulmadığını değil; kimin yüzünde kalındığını ölçerek kurgunun kimin deneyimini görünür kıldığını da gösterir. Okuma bir hüküm değil bir yorumdur ve en iyi kullanımı, kurgucunun kendi işine dönmesidir.
Sonraki derse köprü
Gamze'nin sayıları ve Merve'nin garson planı aynı şeyi gösterdi: bir kesme, bir insanın ne hissettiğini, ne söylediğini ya da ne kadar görünür olduğunu değiştirebilir. Kurgu okuması bu gücü bitmiş filmde görmeyi öğretti. Bu gücün kurgu odasında taşıdığı sorumluluklar, yani malzemeye, oyuncunun performansına ve kameranın önüne çıkmış insanların gizliliğine karşı neler borçlu olduğumuz, birinci modülü kapatacak M01-D08 "Kurgu odasının etiği ve gizliliği" dersinde somut durumlar üzerinden tartışılacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.