Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Fiilimsi fiil kökünden kurulur, eylem bildirir, olumsuz yapılabilir ve nesne alabilir; ama kip ve kişiyle çekimlenmez, yargı kurmaz.
- İsim-fiil: -ma, -ış, -mak; eylemi adlandırır.
- Sıfat-fiil: -an, -ası, -maz, -ar, -dık, -acak, -mış; ismi niteler ya da adlaşır.
- Zarf-fiil: -ıp, -arak, -ınca, -ken, -alı, -madan, -dıkça, -casına; eylemi niteler.
- Kalıcı isim olmuş sözcükler fiilimsi değildir: dondurma, yazar, dolmuş.
- "-acak, -mış, -ar" yüklemde kip eki, ismin önünde sıfat-fiil ekidir.
- "-ken" çekimli fiile gelince zarf-fiil, isim soyluya gelince ek fiil kökenlidir.
Kanca
Bir fiil kökü al: "koş-". Üç cümlede kullan. "Koşmak sağlığa iyi gelir." "Koşan çocuk düştü." "Koşarak eve geldi." Üç cümlede de koşma eylemi var, ama hiçbirinde "koş-" yargıyı kurmuyor. İlkinde eylemin kendisi cümlenin öznesi olmuş, ikincisinde bir çocuğu nitelemiş, üçüncüsünde gelme eyleminin nasıl yapıldığını anlatmış.
Fiil kökü, aldığı ekle birlikte bir isim, bir sıfat ya da bir zarf gibi davranmış. Ama eylem anlamını kaybetmemiş: koşan çocuk hâlâ koşuyor. Fiil ile başka bir sözcük türü arasında duran bu biçimlere fiilimsi denir.
Büyük resim
Fiilimsi, fiil kök ya da gövdelerine gelen belli eklerle kurulan ve fiili cümlede isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanan sözcüktür. Fiilimsiler fiile benzer: eylem bildirir, fiil gibi olumsuz yapılabilir (koşmamak, koşmayan), nesne ya da tümleç alabilir (kitap okumak, eve gelince). Ama fiilden iki noktada ayrılır: kip ve kişi ekiyle çekimlenmez ve tek başına bir yargı kurmaz.
1.8.7'nin sonunda gördüğümüz "-ken" eki bunun bir örneğidir: "Eve gelirken ekmek aldım" cümlesinde "gelirken" bir yargı kurmaz, yalnız "aldım" eyleminin ne zaman yapıldığını söyler. Yargıyı kuran "aldım"dır.
Fiilimsiler, üstlendikleri göreve göre üç türe ayrılır: isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil. Her türün kendi ekleri vardır ve sınav en çok bu eklerin başka görevli ikizleriyle karışmasını sorar.
Kavram çekirdeği
İsim-fiil
İsim-fiil, eylemi bir isim gibi adlandıran fiilimsidir. Üç eki vardır: "-ma, -me" (okuma), "-ış, -iş" (okuyuş), "-mak, -mek" (okumak). İsim-fiiller cümlede bir ismin yaptığı her işi yapar: özne olur ("Yüzmek sağlıklıdır"), nesne olur ("Kitap okumayı severim"), hâl eki ve iyelik eki alır ("Onun gülüşü", "Gitmekten vazgeçti").
İsim-fiil eki almış bir sözcük, zamanla bir varlığın kalıcı adı olabilir. "Dondurma", "kazma", "dolma" sözcükleri artık bir eylemi değil bir yiyeceği ya da aleti adlandırır. Bu sözcükler 1.7.2'de gördüğümüz gibi yapım ekiyle türemiş kalıcı isimlerdir ve fiilimsi sayılmaz. Ayırmanın yolu, sözcüğün bir eylemi mi yoksa bir nesneyi mi karşıladığını sormaktır: "Dondurma yedik" cümlesinde yenen bir nesnedir; "Suyu dondurma işlemi uzun sürdü" cümlesinde ise "dondurma" bir eylemdir ve isim-fiildir.
"-ma" ekinin üçüncü ikizi olumsuzluk ekidir: "Kapıyı açma!" cümlesinde "-ma", emir kipiyle çekimlenmiş fiilin olumsuzudur ve bir yargı kurar. İsim-fiil ise yargı kurmaz; cümlenin bir öğesidir.
Sıfat-fiil
Sıfat-fiil, eylemi bir ismi niteleyen sıfat gibi kullanan fiilimsidir. Yedi eki vardır: "-an, -en" (koşan çocuk), "-ası, -esi" (okunası kitap), "-maz, -mez" (bitmez yol), "-ar, -er, -r" (akar su), "-dık, -dik" (okuduğum kitap), "-acak, -ecek" (gidilecek yer), "-mış, -miş" (görülmüş iş).
Sıfat-fiil, nitelediği isim düşünce onun yerini alabilir ve adlaşır: "Gelenler salona girdi", "Okuduklarımı unutmadım". 1.8.2'de sıfatlar için gördüğümüz adlaşma burada da geçerlidir; adlaşmış sıfat-fiil yine fiilimsidir, çünkü eylem anlamını korur.
Sıfat-fiil eklerinin bir kısmı kip ekleriyle aynı biçimdedir: "-acak", "-mış", "-ar". Ayrımı yapan, sözcüğün cümledeki işidir. "Yarın gelecek" cümlesinde "gelecek" bir yargı kurar, kişi eki alabilir (geleceğim) ve yüklemdir; gelecek zaman kipidir. "Gelecek misafirler" öbeğinde ise "gelecek" bir ismi niteler ve kişi eki almaz; sıfat-fiildir. Bazı sıfat-fiiller de kalıcı isim olmuştur: "yazar", "dolmuş", "çıkmaz" bugün bir meslek, bir araç, bir sokak türünün adıdır ve fiilimsi sayılmaz.
Zarf-fiil
Zarf-fiil, eylemi başka bir eylemin zamanını, durumunu ya da nedenini bildiren bir zarf gibi kullanan fiilimsidir. En sık görülen ekleri: "-ıp" (kalkıp gitti), "-arak" (gülerek anlattı), "-ınca" (gelince aradı), "-ken" (giderken gördüm), "-alı" (geleli bir yıl oldu), "-madan" (sormadan aldı), "-dıkça" (okudukça öğrendi), "-casına" (koşarcasına çıktı). İkileme biçiminde de kurulur: "koşa koşa", "gelir gelmez".
Zarf-fiil, cümledeki temel yüklemi niteler ve ona bağlıdır. "Kapıyı açınca içeri girdi" cümlesinde "açınca", girme eyleminin zamanını bildirir. "-ıp" eki ise iki eylemi birbirine bağlar ve ilk eylem, kip ve kişiyi ikinci eylemle paylaşır: "Kalkıp gitti" cümlesinde kalkan da giden de aynı kişidir ve iki eylem de geçmiştedir.
"-ken" ekinin iki yüzü vardır. "Gelirken", "okurken" gibi biçimlerde çekimli bir fiile gelerek zarf-fiil kurar. "Öğrenciyken", "evdeyken" biçimlerinde ise bir isim soylu sözcüğe gelir; 1.8.7'deki ek fiilin zarf-fiil biçimidir ve cümlede yine bir zaman bildirir.
Fiilimsi mi, çekimli fiil mi?
Bir sözcüğün fiilimsi mi yoksa çekimli fiil mi olduğunu anlamak için iki soru sor. Birincisi: sözcük bir yargı kuruyor ve kişi eki alabiliyor mu? Alıyorsa çekimli fiildir. İkincisi: sözcük bir ismin, bir sıfatın ya da bir zarfın yaptığı işi mi yapıyor? Yapıyorsa fiilimsidir ve türü, yaptığı işe göre belirlenir.
Görsel harita
| Tür | Görev | Ekler | Örnek | Karışan ikiz |
|---|---|---|---|---|
| İsim-fiil | Eylemi adlandırır | -ma, -ış, -mak | Okumayı severim. | dondurma (kalıcı isim), açma! (olumsuzluk) |
| Sıfat-fiil | İsmi niteler | -an, -ası, -maz, -ar, -dık, -acak, -mış | koşan çocuk, gelecek misafir | yarın gelecek (kip), yazar (kalıcı isim) |
| Zarf-fiil | Eylemi niteler | -ıp, -arak, -ınca, -ken, -alı, -madan, -dıkça, -casına | gelince aradı | öğrenciyken (ek fiil + -ken) |
Fiilimsi bulma sırası
- Sözcüğün kökü bir fiil mi? Değilse fiilimsi değildir.
- Sözcük kişi ekiyle çekimlenip bir yargı kuruyor mu? Kuruyorsa çekimli fiildir.
- Sözcük bir nesneyi ya da varlığı kalıcı olarak adlandırıyor mu? Öyleyse kalıcı isimdir.
- Eylemi adlandırıyorsa isim-fiil, bir ismi niteliyor ya da onun yerini tutuyorsa sıfat-fiil, bir eylemi niteliyorsa zarf-fiil.
- "-ma" ekinde olumsuzluk eki ihtimalini de sına: emir ya da çekimli fiil mi?
Sınav gözüyle
Fiilimsi sorularının en bilinen kalıbı "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi yoktur?" sorusudur. Bu soruda doğru seçenek çoğu zaman bir fiilimsi ekine benzeyen, ama kalıcı isim olmuş bir sözcük taşır: "yazar", "dondurma", "kazma", "dolmuş". Adayın işi, eki görünce durmak ve sözcüğün bir eylemi mi yoksa bir varlığı mı adlandırdığını sormaktır.
İkinci kalıp, aynı ekin kip eki mi sıfat-fiil mi olduğunu sorar. "Gelecek" sözcüğü bir seçenekte cümlenin sonunda yüklem, başka bir seçenekte bir ismin önünde niteleyicidir. Sözcüğün ardında bir isim bulunup bulunmadığına bakmak, bu soruyu da çözer.
Yaygın yanlış✗ "Dondurma yedik" cümlesinde isim-fiil vardır, çünkü "-ma" isim-fiil ekidir.
✓ "Dondurma" bir eylemi değil, bir yiyeceği adlandırır; ek kalıplaşmış ve sözcük kalıcı bir isim olmuştur, fiilimsi sayılmaz. Bu yanılgı, eki görüp sözcüğün neyi karşıladığını sormamaktan doğar.
Yaygın yanlış✗ "Misafirler yarın gelecek" cümlesindeki "gelecek" bir sıfat-fiildir, çünkü "-ecek" sıfat-fiil ekidir.
✓ Burada "gelecek" cümlenin yüklemidir, bir yargı kurar ve kişi eki alabilir ("geleceğiz"); gelecek zaman kipiyle çekimlenmiş bir fiildir. Tuzak, kip ekiyle sıfat-fiil ekinin aynı biçimde olmasından kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "Fiilimsi yargı kurmaz" — gelirken aldım: yargı "aldım"da.
- "Eylemi adlandırıyorsa isim-fiil" — okumak, okuma, okuyuş.
- "İsmin önündeyse sıfat-fiil" — koşan çocuk, gelecek misafir.
- "Eylemin yanındaysa zarf-fiil" — gelince, gülerek, kalkıp.
- "Nesneyi adlandırıyorsa kalıcı isim" — dondurma, yazar, dolmuş.
Mini test
1. (kolay) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil vardır?
A) Kitap okumayı severim. B) Koşan çocuk düştü. C) Eve gelince aradı. D) Kırık camı değiştirdi. E) Gülerek anlattı.
2. (kolay) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil vardır?
A) Kırılan cam değişti. B) Yüzmeyi öğrendi. C) Bakıp geçti. D) Yazmak zordur. E) Sorunca söyledi.
3. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil vardır?
A) Kapıyı açınca içeri girdi. B) Gülmek sağlıklıdır. C) Uçan kuşa bak. D) Okuma alışkanlığı kazandı. E) Misafirler yarın gelecek.
4. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "-ma, -me" eki isim-fiil ekidir?
A) Yürüme sırasında dengesini kaybetti. B) Dondurma yedik. C) Kapıyı açma! D) Kazma ile toprağı kazdı. E) Annem kavurma pişirdi.
5. (sınav) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi yoktur?
A) Yazar yeni kitabını tanıttı. B) Okuduğum kitabı bitirdim. C) Eve dönerken yağmur başladı. D) Konuşmayı bıraktı. E) Gülümseyerek selam verdi.
Cevaplar
- A — "Okumayı" eylemi adlandırır ve nesne olmuştur; B'de sıfat-fiil, C ve E'de zarf-fiil vardır, D'deki "kırık" ise kalıcı bir sıfattır.
- A — "Kırılan" cam ismini niteler; B ve D'de isim-fiil, C ve E'de zarf-fiil vardır.
- A — "Açınca" girme eyleminin zamanını bildirir; B ve D'de isim-fiil, C'de sıfat-fiil, E'de çekimli fiil vardır.
- A — "Yürüme" eylemin kendisini adlandırır; B, D ve E'de kalıcı isim, C'de olumsuzluk eki vardır.
- A — "Yazar" bir mesleğin kalıcı adıdır ve fiilimsi sayılmaz; B'de sıfat-fiil, C ve E'de zarf-fiil, D'de isim-fiil vardır.
Özet kartı
- Fiilimsi fiil kökünden kurulur, eylem bildirir, olumsuz yapılabilir ve nesne alabilir; ama kip ve kişiyle çekimlenmez, yargı kurmaz.
- İsim-fiil: -ma, -ış, -mak; eylemi adlandırır.
- Sıfat-fiil: -an, -ası, -maz, -ar, -dık, -acak, -mış; ismi niteler ya da adlaşır.
- Zarf-fiil: -ıp, -arak, -ınca, -ken, -alı, -madan, -dıkça, -casına; eylemi niteler.
- Kalıcı isim olmuş sözcükler fiilimsi değildir: dondurma, yazar, dolmuş.
- "-acak, -mış, -ar" yüklemde kip eki, ismin önünde sıfat-fiil ekidir.
- "-ken" çekimli fiile gelince zarf-fiil, isim soyluya gelince ek fiil kökenlidir.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Mini testteki "Kırılan cam değişti" cümlesinde sıfat-fiil olan "kırılan" sözcüğüne bir daha bak: köküyle sıfat-fiil eki arasında bir "-ıl" var. Bu ek camı kimin kırdığını gizler; eylem yapılmıştır ama yapanı söylenmez. Ders 1.8.9, "Fiilde çatı", fiillerin nesne alıp almadıklarına ve özneyle kurdukları ilişkiye göre nasıl ayrıldığını, "-ıl" gibi eklerin fiilin bu ilişkisini nasıl değiştirdiğini ele alıyor.