Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Türkçe eklemeli bir dildir; ekler kökün sonuna gelir.
- Kök, anlam taşıyan ve daha küçük anlamlı parçalara ayrılamayan en küçük bölümdür.
- Kökü bulmak için ekler sondan birer birer çıkarılır; anlamlı kalan en küçük parçada durulur.
- İsim kökü adlandırır (göz, ev); fiil kökü eylem bildirir (gel-, oku-). Deneme: "-mek" eklemek.
- Ses olayları kökün biçimini değiştirebilir ama kök aynı köktür (ağzı, kitabı, bana, diyor).
- Sesteş kökler aynı biçimde hem isim hem fiildir: yaz, kaz, bit, dal; anlam bağı olanlar: boya, göç, tat.
- Sesteş kökte karar köke gelen eke ve sözcüğün cümledeki işine göre verilir.
Kanca
"Gözlükçülerden" sözcüğünü yavaşça söyle ve her hecede biraz dur. İçinden iç içe geçmiş bebekler gibi başka sözcükler çıkar: gözlükçüler, gözlükçü, gözlük ve en sonunda göz. Her katmanı soyduğunda anlam biraz daralır, ama en içteki parça yerinden kımıldamaz.
O en içteki parça, sözcüğün köküdür. Türkçede bir sözcüğün nasıl kurulduğunu anlamak, bu katmanları sırayla soyup köke ulaşmayı bilmekle başlar. Bu ders o soyma işini öğretiyor ve sınavın en sevdiği tuzaklardan birini, aynı biçimde hem isim hem fiil olabilen kökleri ele alıyor.
Büyük resim
Türkçe eklemeli bir dildir. Bir sözcük, anlamını taşıyan bir köke art arda ekler getirilerek kurulur ve ekler hep kökün sonuna gelir. "Gözlükçülerden" sözcüğünde "göz" köke, "-lük", "-çü", "-ler" ve "-den" ise eklere karşılık gelir. Kök sözcüğün çekirdeğidir; ekler onu genişletir, ona yeni anlamlar ya da görevler yükler.
Kökler iki türlüdür. Bir kısmı bir varlığı, bir kavramı, bir niteliği adlandırır: göz, ev, su, taş. Bunlar isim kökleridir. Bir kısmı ise bir eylemi, bir oluşu bildirir: gel-, oku-, yaz-, sev-. Bunlar fiil kökleridir. Sözcüğün bundan sonraki bütün yapısı, kökün hangi türden olduğuna göre biçimlenir.
Ekler de iki büyük gruba ayrılır. Bir kısmı yeni bir sözcük türetir, bir kısmı ise sözcüğe cümlede bir görev kazandırır. Bu iki grup ünitenin sonraki iki dersinin konusudur. Bu ders kök üzerinde duruyor: kökü bulmak, türünü belirlemek ve aynı biçimde iki türde birden bulunan köklerde doğru kararı vermek.
Kavram çekirdeği
Kök nedir, nasıl bulunur?
Kök, bir sözcüğün daha küçük anlamlı parçalara ayrılamayan, anlam taşıyan en küçük bölümüdür. Kökü bulmanın yolu, sözcüğün sonundan başlayıp ekleri birer birer çıkarmaktır. Çıkardığın her parçadan sonra elinde kalanın hâlâ anlamlı olup olmadığına bakarsın; anlamını yitirmeden daha fazla bölünemeyen ilk parça köktür.
"Gözlükçülerden" sözcüğünde "-den" çıkarılınca "gözlükçüler", "-ler" çıkarılınca "gözlükçü", "-çü" çıkarılınca "gözlük", "-lük" çıkarılınca "göz" kalır. "Göz" artık anlamlı parçalara ayrılamaz; "gö" bir şey anlatmaz. Kök "göz"dür. Aynı yöntem "sevgililerimiz" sözcüğünde de işler: "-imiz", "-ler", "-li", "-gi" çıkarılır ve geriye "sev-" kalır.
İsim kökü ve fiil kökü
İsim kökü bir varlığı, kavramı ya da niteliği adlandırır: göz, ev, su, taş, iyi, büyük. Fiil kökü bir eylemi, bir oluşu ya da bir durumu bildirir: gel-, oku-, yaz-, sev-, kır-, uyu-.
İkisini ayırmanın pratik bir denemesi vardır: kökün sonuna "-mak, -mek" ekini getir. Ortaya anlamlı bir eylem çıkıyorsa kök fiil köküdür: gelmek, okumak, sevmek. Anlamsız bir biçim çıkıyorsa kök isim köküdür: "gözmek", "evmek" gibi. "Taş" ise bir uyarıdır: "taşmak" diye bir fiil vardır, ama bu fiilin kökü taşan suyu anlatan "taş-" fiilidir, yoldaki "taş" değil. Böyle durumlar, dersin son bölümündeki sesteş köklerin konusudur.
Kökler ve ses olayları
Kök çoğu zaman eklerin önünde biçimini korur; ama Ünite 1.1'de gördüğümüz ses olayları onu değiştirebilir. "Ağız" kökü ek alınca "ağzı" olur, "kitap" kökü "kitabı" olur. Bu değişikliklerde kök yine aynı köktür; yalnız biçimi ses olayının etkisiyle değişmiştir.
Birkaç sözcükte kökün kendisi ek karşısında farklı bir biçime bürünür. "Ben" ve "sen" zamirleri yönelme eki alınca "bana" ve "sana" olur. "De-" ve "ye-" fiilleri ise 1.1.4'te gördüğümüz gibi "diyor", "yiyecek" biçimlerine girer. Bu sözcüklerde kökü bulurken yazıdaki biçime değil, sözcüğün temel hâline bakmak gerekir.
Sesteş kökler
Bazı kökler aynı biçimde hem bir ismi hem bir fiili karşılar. Bunlara kaynaklarda genellikle sesteş kök denir. Bir kısmının iki anlamı arasında hiçbir bağ yoktur: "yaz" (mevsim) ile "yaz-" (yazmak), "kaz" (hayvan) ile "kaz-" (kazmak), "bit" (böcek) ile "bit-" (bitmek), "dal" (ağaç dalı) ile "dal-" (suya dalmak).
Bir kısmında ise iki anlam arasında açık bir bağ vardır: "boya" ile "boya-" (boyamak), "göç" ile "göç-" (göçmek), "tat" ile "tat-" (tatmak). Bu köklere bazı kaynaklar ortak kök der. İki grubun sınavdaki işlevi aynıdır: kökün cümlede hangi türde kullanıldığına karar vermek.
Sesteş kökte karar: eke bak
Bir sesteş kökün cümlede isim mi fiil mi olduğunu, ona gelen ekler söyler. Kök "-di, -iyor, -ecek, -mek" gibi fiile özgü ekler alıyorsa fiil köküdür: "Mektubu yazdı", "Bahçeyi kazıyor". Kök "-ler, -de, -i" gibi isme gelen ekler alıyorsa ya da başka bir eke gerek duymadan bir varlığı adlandırıyorsa isim köküdür: "Yazları köyde kalırız", "Göldeki kazlar".
Bu kararın en sinsi tuzağı, aynı biçime bürünen eklerdir. "Yazın denize gittik" cümlesinde "yazın" bir zaman bildirir; kök isim olan "yaz"dır. "Adınızı kâğıda yazın" cümlesinde ise "yazın" bir emirdir; kök fiil olan "yaz-"dır. Biçim aynıdır, kök ve ek farklıdır. Karar, sözcüğün cümlede ne iş gördüğüne bakılarak verilir.
Görsel harita
| Kavram | Tanım | Deneme | Örnek |
|---|---|---|---|
| Kök | Anlam taşıyan, bölünemeyen en küçük parça | Ekleri sondan çıkar | gözlükçülerden → göz |
| İsim kökü | Varlık, kavram, nitelik adlandırır | "-mek" eklenince anlamsız | göz, ev, su |
| Fiil kökü | Eylem, oluş bildirir | "-mek" eklenince anlamlı | gel-, oku-, sev- |
| Sesteş kök | Aynı biçimde hem isim hem fiil | Gelen eke bak | yaz / yaz-, kaz / kaz- |
Bir sözcüğün kökünü bulma sırası:
- Sözcüğün sonundan başlayarak ekleri birer birer çıkar.
- Her adımda elinde kalanın anlamlı olup olmadığına bak.
- Anlamını yitirmeden bölünemeyen ilk parçada dur: kök odur.
- Köke "-mek" ekleyerek isim mi fiil mi olduğunu dene.
- Kök sesteşse, cümlede ona gelen eklere ve sözcüğün görevine bak.
Sınav gözüyle
Kök soruları çoğu zaman uzun, çok ekli bir sözcük verir ve kökünü sorar. Burada en sık hata, ekleri çıkarırken bir adım erken durmaktır: "gözlükçülerden" sözcüğünde "gözlük" anlamlı bir sözcüktür ama kök değildir, çünkü "göz"e ayrılabilir. Kök, anlamlı kalan ilk parça değil, anlamlı kalan en küçük parçadır.
İkinci sık soru tipi sesteş köklerle kurulur: aynı kök beş cümlede kullanılır ve birinde öbürlerinden farklı türde olduğu sorulur. Burada her cümlede köke gelen eki bulmak yeterlidir. "-in" eki gibi birden fazla göreve girebilen eklerde ise sözcüğün cümledeki işine bakılır.
Yaygın yanlış✗ "Gözlükçülerden" sözcüğünün kökü "gözlük"tür, çünkü "gözlük" anlamlı bir sözcüktür.
✓ "Gözlük" de "göz" ile "-lük" ekine ayrılabilir; anlamlı kalan en küçük parça "göz"dür ve kök odur. Bu yanılgı, anlamlı ilk parçada durup daha fazla bölmeyi denememekten doğar.
Yaygın yanlış✗ "Adınızı kâğıda yazın" cümlesindeki "yazın" sözcüğünün kökü isimdir, çünkü "yazın denize gittik" cümlesinde de aynı biçim isimdir.
✓ Bu cümlede "yazın" bir emir bildirir ve kökü fiil olan "yaz-"dır. Tuzak, aynı biçimdeki iki sözcüğün aynı kökü ve aynı eki taşıdığını sanmaktan kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "Kök en içteki bebektir" — ekleri sondan soy, en küçük anlamlı parçada dur.
- "Gözlük kök değil, göz kök" — anlamlı ilk parça yetmez, en küçük parça aranır.
- "Mek ile dene" — gelmek anlamlı, gözmek anlamsız.
- "Sesteş kökte eke bak" — yazdı fiil, yazları isim.
- "Yazın iki yüzlüdür" — yazın gittik isim, yazın adınızı fiil.
Mini test
1. (kolay) "Gözlükçülerden" sözcüğünün kökü aşağıdakilerden hangisidir?
A) göz B) gözlük C) gözlükçü D) gözlükçüler E) gö
2. (kolay) Aşağıdakilerden hangisi bir fiil köküdür?
A) ev B) su C) oku- D) kalem E) kitap
3. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yaz" sözcüğü fiil kökü olarak kullanılmıştır?
A) Yazın denize gittik. B) Bu yaz çok sıcak geçti. C) Adınızı kâğıda yazın. D) Yaz akşamları uzun sürer. E) Yazları köyde kalırız.
4. (orta) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin kökü isim köküdür?
A) bilgi B) gözlük C) yazar D) sevgi E) dönüş
5. (sınav) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bit" kökü isim olarak kullanılmıştır?
A) Ödevler nihayet bitti. B) Toplantı bitince dışarı çıktık. C) Evde ekmek bitmiş. D) Veteriner köpeğin tüylerinde bit buldu. E) İş bitmek üzere.
Cevaplar
- A — Ekler sondan çıkarıldığında anlamlı kalan en küçük parça "göz"dür.
- C — "Okumak" anlamlı bir eylemdir; öbürleri "-mek" alınca anlamsızlaşır.
- C — "Yazın" burada bir emirdir; kök fiil olan "yaz-"dır, öbür seçeneklerde mevsim adıdır.
- B — "Gözlük" isim olan "göz" kökünden türemiştir; öbürlerinin kökleri bil-, yaz-, sev-, dön- fiilleridir.
- D — "Bit" burada bir böceği adlandırır; öbür seçeneklerde "bit-" fiil olarak çekimlenmiştir.
Özet kartı
- Türkçe eklemeli bir dildir; ekler kökün sonuna gelir.
- Kök, anlam taşıyan ve daha küçük anlamlı parçalara ayrılamayan en küçük bölümdür.
- Kökü bulmak için ekler sondan birer birer çıkarılır; anlamlı kalan en küçük parçada durulur.
- İsim kökü adlandırır (göz, ev); fiil kökü eylem bildirir (gel-, oku-). Deneme: "-mek" eklemek.
- Ses olayları kökün biçimini değiştirebilir ama kök aynı köktür (ağzı, kitabı, bana, diyor).
- Sesteş kökler aynı biçimde hem isim hem fiildir: yaz, kaz, bit, dal; anlam bağı olanlar: boya, göç, tat.
- Sesteş kökte karar köke gelen eke ve sözcüğün cümledeki işine göre verilir.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
"Göz" kökünden "gözlük" sözcüğüne geçerken "-lük" eki yeni bir sözcük kurdu: gözün kendisi değil, göze takılan bir eşya. "Gözlükler" sözcüğündeki "-ler" ise yeni bir sözcük kurmadı, var olan sözcüğü yalnız çoğul yaptı. Ders 1.7.2, "Yapım ekleri", yeni sözcük kuran bu eklerin nasıl çalıştığını ve hangi kökten hangi türde sözcük türettiklerini açıyor.