İçeriğe geç

Ders 1.5.3 · Türkçe · Ünite 1.5

Karşılaştırma, üslup, eğretileme ve örtülü anlam

1.286 kelime · 2 kaynak pasajı · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Karşılaştırma: aynı türden iki şeyi bir ölçüyle tartar (daha, en, kadar, göre).
  • Karşılaştırma ile benzetme: aynı türü tartmak ile farklı türden nitelik ödünç almak.
  • Üslup: anlatım biçimine dair yargı; "nasıl?" sorusuna cevap verir. İçerik ise "ne?" sorusuna.
  • Eğretileme: benzetmenin iki temel ögesinden yalnız biriyle yapılır.
  • Örtülü anlam: belli sözcüklerin sezdirdiği, cümlede yazmayan ek bilgi; tetikleyiciler da, bile, yine, sonunda, artık, -seydi.
  • Örtülü anlam ile çıkarım: örtülü anlam tetikleyici sözcük çıkarılınca kaybolur.

Kanca

Bir iş arkadaşın sabah toplantısından çıkarken gülümseyerek söylüyor: "Mehmet bu sefer toplantıya zamanında geldi." Cümlede Mehmet'in geçmişi hakkında tek bir sözcük yok. Yine de onu duyan herkes aynı şeyi anlar: Mehmet önceki toplantılara geç kalırdı.

Bu bilgi cümlede yazmaz; "bu sefer" sözü onu sezdirir. Cümleler bazen söylediklerinden fazlasını anlatır, bazen bir şeyi başka bir şeyle ölçer, bazen de içeriğinden çok anlatımıyla ilgili bir yargı taşır. Bu ders, cümle anlamının bu dört katmanını ele alıyor.

Büyük resim

Bu dersin dört konusu ilk bakışta birbirinden uzak görünür, ama ortak bir soruya cevap verir: bir cümle, düz bir bilgi aktarmanın ötesinde ne yapıyor?

Karşılaştırma cümlesi iki varlığı ya da durumu bir ölçüte göre yan yana tartar. Üslup cümlesi bir eserin ne anlattığına değil, nasıl anlattığına dair bir yargı bildirir. Eğretileme, bir benzetmenin ögelerinden yalnız birini kullanarak söylenen kısaltılmış bir benzetmedir. Örtülü anlam ise cümlede açıkça yazmayan ama belli sözcüklerin okura sezdirdiği ek bilgidir.

Bu konuların her biri önceki derslerden bir kavrama yaslanır ve sınavın tuzakları çoğu zaman tam bu komşulukta kurulur. Karşılaştırma benzetmeyle, eğretileme benzetmeyle, örtülü anlam da 1.5.1'deki çıkarımla karıştırılır. Bu yüzden her konuyu komşusundan ayıran ölçütle birlikte öğreniyoruz.

Kavram çekirdeği

Karşılaştırma cümleleri

Karşılaştırma cümlesi, iki ya da daha fazla varlığı, kavramı ya da durumu bir ölçüte göre birbiriyle tartar; aralarındaki benzerliği, farkı ya da derece ilişkisini gösterir. Örnekler: "Bu kitap öncekinden daha sürükleyici", "Ali, Ahmet kadar uzun", "Sınıfın en çalışkan öğrencisi odur".

Karşılaştırmayı kuran başlıca sözcük ve ekler şunlardır: "daha", "en", "kadar", "göre", "-den ... daha", "gibi". Bu sözcükler bir ölçeği çağırır; ölçek üzerinde iki şeyin nerede durduğunu gösterir.

Karşılaştırma ile 1.4.5'teki benzetme arasındaki fark önemlidir. "Ali, Ahmet kadar uzun" cümlesinde iki insan aynı ölçüyle, gerçek bir boy farkıyla tartılır; bu bir karşılaştırmadır. "Ali, dağ gibi güçlü" cümlesinde ise Ali'ye dağın niteliği aktarılır; Ali ile dağ aynı türden değildir ve bu bir benzetmedir. Aynı türden iki varlık gerçek bir ölçüyle tartılıyorsa karşılaştırma, farklı türden bir varlığın niteliği ödünç alınıyorsa benzetme vardır.

Üslup cümleleri

Üslup, bir yazarın ya da bir eserin anlatım biçimidir: sözcük seçimi, cümle yapısı, dilin sadeliği ya da süslülüğü, anlatımın akıcılığı. Üslup cümlesi, bir eserin ne anlattığına değil, nasıl anlattığına dair bir yargı bildirir. Örnek: "Yazar kısa, yalın cümlelerle akıcı bir anlatım kurmuş."

Üslup cümlesini içerik cümlesinden ayırmak sınavda sık istenir. İçerik cümlesi eserin konusundan, olaylarından, kişilerinden, zamanından ya da düşüncesinden söz eder: "Romanda bir ailenin göç hikâyesi anlatılıyor." Üslup cümlesi ise dile ve anlatıma bakar: "Romanın dili sade ve yalındır." Ayırmanın yolu, cümlenin "ne?" sorusuna mı, "nasıl?" sorusuna mı cevap verdiğine bakmaktır.

Eğretileme

Eğretileme, bir benzetmenin iki temel ögesinden, yani benzeyen ile kendisine benzetilenden yalnız birinin kullanılmasıyla yapılan anlatımdır. 1.4.5'te benzetmenin olmazsa olmazının bu iki öge olduğunu gördük; eğretilemede ise bunlardan biri de düşer.

Örnek: "Sınıfımızın bülbülü bugün yine şarkı söyledi." Bu cümlede güzel şarkı söyleyen bir öğrenci bülbüle benzetilmiştir; ama öğrencinin kendisi cümlede yoktur, yalnız kendisine benzetilen "bülbül" kalmıştır. Benzetmede iki öge birlikte bulunur ("Ayşe, bülbül gibi şarkı söyler"); eğretilemede yalnız biri bulunur ve okur öbürünü bağlamdan tamamlar.

Örtülü anlam

Örtülü anlam, cümlede açıkça söylenmeyen ama belli sözcüklerin ya da yapıların okura sezdirdiği ek bilgidir. Kancadaki "bu sefer zamanında geldi" sözü, önceki seferlerde geç kalındığını sezdirir.

Örtülü anlamı en sık taşıyan sözcük ve yapılar şunlardır. "Da, de" bağlacı ve "yine": "Bu yıl da kazanamadı" önceki yıllarda da kazanamadığını sezdirir. "Bile": "Kardeşi bile bu soruyu çözdü" sorunun kolay olduğunu ya da kardeşin bu konuda beklenmedik biri olduğunu sezdirir. "Sonunda": "Sonunda tezini bitirdi" işin uzun sürdüğünü sezdirir. "Artık": "Artık sigara içmiyor" önceden içtiğini sezdirir. "-seydi" yapısı: "Erken gelseydin onu görürdün" erken gelinmediğini sezdirir.

Örtülü anlam ile 1.5.1'deki çıkarım farklıdır. Çıkarım, cümlenin bütününden mantık yoluyla zorunlu olarak doğan bir yargıdır. Örtülü anlam ise belli bir sözcüğün getirdiği ek bilgidir ve o sözcük çıkarıldığında kaybolur. "Bu yıl kazanamadı" cümlesi önceki yıllar hakkında hiçbir şey söylemez; "da" eklenince o bilgi belirir.

Görsel harita

KonuNe yapar?İşaretÖrnek
KarşılaştırmaAynı türden iki şeyi bir ölçüyle tartardaha, en, kadar, göreBu kitap öncekinden daha sürükleyici.
ÜslupAnlatım biçimine dair yargı bildirirdil, anlatım, cümle, akıcılıkYazar yalın bir dil kullanmış.
EğretilemeBenzetmenin yalnız bir ögesini kullanırYalnız benzeyen ya da benzetilenSınıfın bülbülü şarkı söyledi.
Örtülü anlamYazmayan bir bilgiyi sezdirirda, bile, yine, sonunda, artık, -seydiBu yıl da kazanamadı.

Bir cümleyi sınıflandırma sırası:

  1. "Daha, en, kadar" ile aynı türden iki şey tartılıyor mu? Karşılaştırma.
  2. Cümle "nasıl anlatılmış?" sorusuna mı cevap veriyor? Üslup.
  3. Bir benzetme var ama ögelerden biri eksik mi? Eğretileme.
  4. "Da, bile, yine, sonunda, artık, -seydi" gibi bir sözcük yazmayan bir bilgi mi sezdiriyor? Örtülü anlam.
  5. Sezdirilen bilgi o sözcük çıkarılınca kayboluyor mu? Kayboluyorsa örtülü anlamdır.

Sınav gözüyle

Örtülü anlam soruları genellikle tek bir cümle verir ve "Bu cümlede örtülü olarak anlatılan nedir?" diye sorar. En güvenli yol, cümledeki tetikleyici sözcüğü bulmak ve onu çıkardığında hangi bilginin kaybolduğuna bakmaktır. Kaybolan bilgi, aranan örtülü anlamdır.

Üslup sorularında ise beş cümleden hangisinin anlatımla ilgili olduğu sorulur. Dört cümle konudan, kişilerden ya da olaylardan söz eder, biri dile ve anlatıma bakar. "Ne?" ile "nasıl?" ayrımı bu soruları kısa sürede çözer. Karşılaştırma ve eğretileme ise çoğu zaman benzetmeyle karıştırılarak sorulur; burada iki varlığın aynı türden olup olmadığına ve ögelerin eksik olup olmadığına bakmak yeterlidir.

Yaygın yanlış✗ "Ali, dağ gibi güçlü" cümlesinde karşılaştırma vardır, çünkü "gibi" sözcüğü iki şeyi yan yana koyar.
Doğrusu

✓ Ali ile dağ aynı türden varlıklar değildir; Ali'ye dağın niteliği aktarılmıştır, bu bir benzetmedir. Bu yanılgı, karşılaştırma ile benzetmenin ortak sözcüklerini aynı işlev sanmaktan doğar.

Yaygın yanlış✗ "Bu yıl da kazanamadı" cümlesinin örtülü anlamı "çok çalışmamıştır" yargısıdır.
Doğrusu

✓ Bu yargı cümlede hiçbir sözcükle desteklenmez; örtülü anlam "da" bağlacının sezdirdiği bilgidir, yani önceki yıllarda da kazanamadığıdır. Tuzak, örtülü anlamı tetikleyici sözcükten bağımsız bir yorum sanmaktan kaynaklanır.

Hafıza kancaları

  • "Aynı türü tartıyorsa karşılaştırma, nitelik ödünç alıyorsa benzetme" — Ahmet kadar uzun, dağ gibi güçlü.
  • "Ne anlatılmış, nasıl anlatılmış?" — içerik ile üslup.
  • "Eğretileme yarım benzetmedir" — sınıfın bülbülü.
  • "Sözcüğü çıkar, kaybolan örtülü anlamdır" — bu yıl da kazanamadı.
  • "Da, bile, yine, sonunda, artık, -seydi" — örtülü anlamın tetikleyicileri.

Mini test

1. (kolay) "Bu yıl da sınavı kazanamadı." cümlesinde örtülü olarak anlatılan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Daha önce de sınavı kazanamamıştır. B) Sınav çok zordu. C) Sınava çok çalışmıştır. D) Seneye sınavı kazanacaktır. E) Sınavı kazananlar azdır.

2. (kolay) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmıştır?

A) Bu kitap öncekinden daha sürükleyici. B) Kar gibi beyaz bir örtü serdi. C) Yağmur yağdığı için maç ertelendi. D) Erken kalkarsan otobüse yetişirsin. E) Haberi duyunca ağzı kulaklarına vardı.

3. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisi bir eserin üslubuyla ilgilidir?

A) Romanda bir ailenin göç hikâyesi anlatılıyor. B) Yazar kısa, yalın cümlelerle akıcı bir anlatım kurmuş. C) Kitaptaki olaylar bir sahil kasabasında geçiyor. D) Ana karakter genç bir öğretmendir. E) Romanın sonu mutlu bitiyor.

4. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eğretileme vardır?

A) Ali, aslan gibi güçlüdür. B) Sınıfımızın bülbülü bugün yine şarkı söyledi. C) Bu kitap öncekinden kalındır. D) Rüzgâr kapıyı sabırsızca çaldı. E) Bin kere söyledim, dinlemedin.

5. (sınav) "Sonunda tezini bitirdi." cümlesinin örtülü anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tez çalışması uzun sürmüştür. B) Tez çok başarılı olmuştur. C) Tezini kolayca yazmıştır. D) Yeni bir teze başlayacaktır. E) Tezini kimse okumamıştır.

Cevaplar

  1. A — "Da" bağlacı, önceki yıllarda da kazanılamadığını sezdirir.
  2. A — Aynı türden iki kitap, "daha" sözcüğüyle sürükleyicilik ölçüsünde tartılmıştır.
  3. B — Cümle eserin ne anlattığına değil, dilin ve anlatımın nasıl olduğuna dairdir.
  4. B — Öğrenci bülbüle benzetilmiş ama cümlede yalnız "bülbül" kalmıştır; A'da iki öge de olduğu için benzetme vardır.
  5. A — "Sonunda" sözcüğü işin uzun sürdüğünü ya da beklendiğini sezdirir.

Özet kartı

  • Karşılaştırma: aynı türden iki şeyi bir ölçüyle tartar (daha, en, kadar, göre).
  • Karşılaştırma ile benzetme: aynı türü tartmak ile farklı türden nitelik ödünç almak.
  • Üslup: anlatım biçimine dair yargı; "nasıl?" sorusuna cevap verir. İçerik ise "ne?" sorusuna.
  • Eğretileme: benzetmenin iki temel ögesinden yalnız biriyle yapılır.
  • Örtülü anlam: belli sözcüklerin sezdirdiği, cümlede yazmayan ek bilgi; tetikleyiciler da, bile, yine, sonunda, artık, -seydi.
  • Örtülü anlam ile çıkarım: örtülü anlam tetikleyici sözcük çıkarılınca kaybolur.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Üslup cümlelerinin çoğu bir değerlendirme taşır: "akıcı bir anlatım", "yalın bir dil" gibi yargılar herkes için aynı olmayabilir. Bir yargının kişiden kişiye değişip değişmediği, ayrı bir anlam ayrımıdır. Ders 1.5.4, "Öznel-nesnel, kesinlik-olasılık, eleştiri ve övgü", yargıları kanıtlanabilir olup olmamalarına, kesinlik derecelerine ve taşıdıkları değerlendirmeye göre ayırıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir toplantı odasının kapısında bir saat; "bu sefer zamanında" sözü söylenince saatin arkasında geçmiş günlerin geç kalma görüntüleri soluk bir anı şeridi gibi belirir.
  • Karşılaştırma ve benzetme: iki terazi; birinde iki kitap aynı kefede ölçülür, öbüründe bir insan ile bir dağ yan yana durur ve "güç" etiketi dağdan insana akar.
  • Üslup ve içerik: bir kitabın iki sayfası; sol sayfada "ne?" sorusuyla olaylar, sağ sayfada "nasıl?" sorusuyla cümle yapıları vurgulanır.
  • Örtülü anlam: "Bu yıl da kazanamadı" cümlesinden "da" sözcüğü çekilip alınınca, arkasındaki "önceki yıllar" yazısı da söner.
  • Sabit ekran yazıları: "Ne anlatılmış, nasıl anlatılmış?", "Sözcüğü çıkar, kaybolan örtülü anlamdır".

Modül 1 — Türkçe

Ünite 1.5: Cümlede Anlam · 6 ders

Sınavdaki ağırlık: Genel Yetenek, yaklaşık 30 soru