Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Soru tipi iki biçimde gelir: "ötekilerden farklı" ve "örnekle aynı anlamda".
- Yöntem: her seçenekte sözcüğün yerine ne konacağını yaz; eşleşmeyen etiket cevaptır.
- Önce kaba eleme: sesteşlik, gerçek-mecaz; sonra ince eleme: etiket.
- Mecazlar birbirinden farklıdır: ağır söz kırıcı, ağır hastalık ciddi, ağır adım yavaş.
- Deyimin içindeki sözcük tek başına değerlendirilmez; anlam deyimin bütününe aittir.
- İki grup bir tek düzeninde eşleşmeyen tek etiket aranır.
- "Aynı anlamda" sorusunda önce örnek cümle etiketlenir.
Kanca
Bir arkadaşın beş cümle okuyor ve her birinde "ağır" sözcüğü geçiyor: ağır bir bavul, ağır bir söz, ağır bir hastalık, ağır adımlar, ağır bir ceza. Sonra soruyor: "Bunlardan hangisi ötekilerden farklı?" İlk cevabın muhtemelen "bavul" olur, çünkü yalnız orada sözcük gerçek anlamdadır.
Ama aynı soru "Hangisi 'ağır bir söz' öbeğindeki anlamla kullanılmıştır?" diye sorulsa, gerçek-mecaz ayrımı yetmez. Dört mecaz da birbirinden farklıdır: söz kırıcıdır, hastalık ciddidir, adımlar yavaştır, ceza büyüktür. Bu ders, mecazların arasındaki bu ince farkları da yakalayan bir yöntem kuruyor.
Büyük resim
Ünitenin beş dersinde sözcüklerin anlam katmanlarını gördük: gerçek, yan, mecaz ve terim anlam; somut ve soyut, genel ve özel; eş, yakın, zıt ve sesteş sözcükler; deyimler ve söz sanatları. Sınav bu bilgiyi en çok tek bir soru tipinde toplar: aynı sözcük beş seçeneğe dağıtılır ve aday, sözcüğün anlamının hangisinde kaydığını bulmaya çalışır.
Bu soru tipinin iki biçimi vardır. Birincisinde dört cümle aynı anlamı paylaşır, biri ayrılır ve aranan o birdir. İkincisinde bir örnek cümle verilir ve seçeneklerden hangisinin o örnekle aynı anlamı taşıdığı sorulur. İki biçimde de sözcüğün türünü bilmek bir başlangıçtır; ama asıl iş, sözcüğün her cümlede tam olarak ne dediğini bulmaktır.
Bunun en güvenilir yolu, sözcüğün yerine o cümlede ne konabileceğini sormaktır. Bu derste bu soruyu bir yönteme çeviriyoruz.
Kavram çekirdeği
Yerine ne konur?
Her seçenekte hedef sözcüğün yerine, cümlenin anlamını bozmadan konabilecek bir sözcük ya da kısa bir açıklama bul. Bu karşılığa sözcüğün o cümledeki anlam etiketi denebilir. Beş etiketi yan yana yazdığında farklı olan hemen görünür.
"Ağır" örneğinde etiketler şöyledir: bavulda "yüklü, kütlesi büyük", sözde "kırıcı", hastalıkta "ciddi", adımlarda "yavaş", cezada "büyük". Gerçek-mecaz ayrımı yalnız ilkini ayırırdı; etiket yöntemi beşini birden ayırır. Soru "kırıcı" anlamını arıyorsa yalnız "ağır bir söz" öbeğine benzeyen seçenek doğrudur.
Etiketi bulurken sözcüğün cümledeki öbür sözcüklerle ilişkisine bak. "Ağır" bir sözcüğü değil bir adı niteler; nitelediği ad değiştikçe anlamı da değişir. Bu yüzden etiket, sözcüğün yanındaki adla birlikte düşünülür.
Katmanlı eleme
Etiket yöntemine geçmeden önce kaba bir eleme yapmak zaman kazandırır. Önce sesteşliğe bak: sözcük bir seçenekte bambaşka bir sözcük mü? "Yüz kişi geldi" cümlesindeki sayı, surat anlamındaki "yüz"lerin arasında hemen ayrılır.
Ardından gerçek ile mecazı ayır. Dört cümlede mecaz, birinde gerçek anlam varsa ya da tersi geçerliyse cevap çoğu zaman oradadır. Kaba eleme sonuç vermezse, yani beş cümlenin hepsi mecazsa, etiket yöntemine geç ve her birine bir karşılık yaz.
Deyimin içindeki sözcük
Bir sözcük bir deyimin parçasıysa tek başına bir anlam taşımaz; anlam deyimin bütününe aittir. "Gazeteye göz attı" cümlesindeki "göz" bir organı anlatmaz, "göz atmak" deyiminin parçasıdır ve deyim "kısaca bakmak" demektir. Böyle bir seçenek, "göz" sözcüğünün gerçek anlamda kullanıldığı seçeneklerin arasında farklı olandır.
Bu yüzden etiket yazarken hedef sözcüğün bir deyimin içinde olup olmadığını da denetle. Deyimdeyse etiketi sözcüğe değil, deyimin bütününe yazarsın ve o etiket çoğu zaman ötekilerden ayrılır.
İki grup, bir tek
Bazı sorularda beş seçenek iki gruba ve bir tek seçeneğe ayrılır: ikisi bir anlamda, ikisi başka bir anlamda, biri ise üçüncü bir anlamdadır. Bu düzen adayı şaşırtır, çünkü "ötekilerden farklı" denen seçenek tek bir gruba değil, iki gruba birden karşıttır. Etiket yöntemi bu düzeni de açığa çıkarır: beş etiketten dördü ikişerli eşleşir, eşleşmeyen tek etiket aranan seçenektir.
Bir örnek
Soru: "Açmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır?
A) Pencereyi açtı, içeri serin hava doldu. Etiket: kapalı olanı aralamak.
B) Kapıyı açıp misafirleri içeri aldı. Etiket: kapalı olanı aralamak.
C) Kutunun kapağını dikkatle açtı. Etiket: kapalı olanı aralamak.
D) Başkan toplantıyı kısa bir konuşmayla açtı. Etiket: başlatmak.
E) Dolabı açıp ceketini aldı. Etiket: kapalı olanı aralamak.
Aranan seçenek D. Dört cümlede "açmak" somut bir kapalılığı ortadan kaldırırken D'de bir etkinliği başlatır. Kaba eleme burada da işe yarardı, çünkü D'deki kullanım mecazdır; ama etiket yöntemi, kaba elemenin yetmediği sorularda da aynı biçimde çalışır.
Görsel harita
| Adım | Soru | Ayırdığı |
|---|---|---|
| 1. Sesteşlik | Sözcük bir seçenekte bambaşka bir sözcük mü? | yüz (sayı) / yüz (surat) |
| 2. Gerçek-mecaz | Biri gerçek, öbürleri mecaz mı (ya da tersi)? | ağır bavul / ağır söz |
| 3. Deyim | Sözcük bir deyimin parçası mı? | göz atmak |
| 4. Etiket | Sözcüğün yerine ne konur? | kırıcı / ciddi / yavaş / büyük |
Çözüm sırası:
- Soru kökünü oku: "farklı" mı soruyor, "aynı anlamda" mı?
- Sesteşliği ele.
- Gerçek ile mecazı ayır.
- Deyimin içindeki sözcüğü işaretle.
- Kalanlara birer etiket yaz ve eşleşmeyeni bul.
Sınav gözüyle
Bu soru tipinde zaman kaybının ana kaynağı, her seçeneği sezgiyle tartmaktır. Sezgi çoğu zaman gerçek-mecaz ayrımında doğru çalışır, ama dört mecazın arasındaki farkı yakalamakta zorlanır. Etiket yazmak birkaç saniye sürer ve sezginin bıraktığı belirsizliği kapatır.
"Aynı anlamda" biçimindeki sorular ayrıca dikkat ister. Burada önce örnek cümledeki sözcüğün etiketini yazarsın; sonra seçeneklerde yalnız o etiketle eşleşeni ararsın. Örnek cümlenin etiketi "kırıcı" ise, "ciddi" ya da "yavaş" anlamındaki seçenekler mecaz olsalar bile yanlıştır.
Yaygın yanlış✗ "Beş cümlenin hepsinde sözcük mecaz anlamdaysa soru çözülemez, çünkü farklı olan yoktur." ✓ Mecazlar da birbirinden farklıdır; her birine bir karşılık yazıldığında eşleşmeyen ortaya çıkar.
Bu yanılgı, anlam farkını yalnız gerçek-mecaz ayrımına indirmekten doğar.
Yaygın yanlış✗ "Gazeteye göz attı" cümlesindeki "göz" gerçek anlamdadır, çünkü bakmak gözle yapılır.
✓ "Göz" burada "göz atmak" deyiminin parçasıdır ve anlam deyimin bütününe aittir: "kısaca bakmak". Tuzak, deyimin içindeki sözcüğü tek başına değerlendirmekten kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "Yerine ne konur?" — her seçenekte sözcüğe bir karşılık yaz.
- "Önce kaba, sonra ince" — sesteşlik, gerçek-mecaz, sonra etiket.
- "Mecazlar da kardeş değildir" — ağır söz kırıcı, ağır hastalık ciddi.
- "Deyimdeki sözcük kendi başına konuşmaz" — göz atmak bir bütündür.
- "Aynı anlam sorusunda önce örneği etiketle" — sonra yalnız o etiketi ara.
Mini test
1. (kolay) "Yüz" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı bir sözcük olarak kullanılmıştır?
A) Yüzünü soğuk suyla yıkadı. B) Bize yüzünü dönüp gülümsedi. C) Salona yüz kişi sığdı. D) Utancından yüzü kızardı. E) Yüzünde yorgun bir ifade vardı.
2. (kolay) "Almak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır?
A) Pazardan bir kilo elma aldı. B) Mağazadan yeni bir ceket aldı. C) Kardeşine bir oyuncak aldı. D) Bu iş tahminimizden çok zaman aldı. E) Marketten süt ve ekmek aldı.
3. (orta) "Tatlı" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçek anlamda kullanılmıştır?
A) Tatlı bir sesi vardı. B) Bizimle tatlı bir dille konuştu. C) Bu çorba biraz tatlı olmuş. D) Akşam tatlı bir yorgunluk hissetti. E) Gelecek için tatlı hayaller kurdu.
4. (orta) "Göz" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyimin parçası olarak kullanılmıştır?
A) Sabahtan beri gözüm ağrıyor. B) Çıkmadan önce gazeteye göz attı. C) Bebeğin gözleri maviydi. D) Işıktan rahatsız olup gözünü kırptı. E) Uykulu gözlerini ovuşturdu.
5. (sınav) "Ağır" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde "Ağır bir söz söyledi." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Ağır bir bavulu merdivenlerden taşıdı. B) Öfkelenince arkadaşına ağır sözler etti. C) Geçen kış ağır bir hastalık geçirdi. D) Ağır adımlarla odadan çıktı. E) Mahkeme ona ağır bir ceza verdi.
Cevaplar
- C — Bu cümlede "yüz" bir sayıdır; öbür seçeneklerde surat anlamındadır.
- D — Dört cümlede "almak" satın almak anlamındadır; D'de "gerektirmek" anlamındadır.
- C — "Tatlı" yalnız burada bir tadı bildirir; öbür seçeneklerde mecazdır.
- B — "Göz atmak" bir deyimdir ve "kısaca bakmak" demektir.
- B — Örnek cümlede "ağır" kırıcı anlamındadır; C'de ciddi, D'de yavaş, E'de büyük anlamındadır, A'da ise gerçek anlamdadır.
Özet kartı
- Soru tipi iki biçimde gelir: "ötekilerden farklı" ve "örnekle aynı anlamda".
- Yöntem: her seçenekte sözcüğün yerine ne konacağını yaz; eşleşmeyen etiket cevaptır.
- Önce kaba eleme: sesteşlik, gerçek-mecaz; sonra ince eleme: etiket.
- Mecazlar birbirinden farklıdır: ağır söz kırıcı, ağır hastalık ciddi, ağır adım yavaş.
- Deyimin içindeki sözcük tek başına değerlendirilmez; anlam deyimin bütününe aittir.
- İki grup bir tek düzeninde eşleşmeyen tek etiket aranır.
- "Aynı anlamda" sorusunda önce örnek cümle etiketlenir.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Bu ünitede anlamı sözcük düzeyinde aradık ve her seferinde sözcüğün anlamını cümlenin belirlediğini gördük. Bir sonraki ünite büyüteci bir adım geri çekiyor ve cümlenin kendi anlamına bakıyor. Ders 1.5.1, "Cümle yorumlama ve çıkarım yapma", bir cümleden ne anlaşılabileceğini, neyin anlaşılamayacağını ve çıkarımın sınırlarını açıyor.