Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Eş anlamlı: biçimi farklı, anlamı aynı (siyah-kara, sınav-imtihan); kalıplaşmış öbeklerde yer değiştiremeyebilir.
- Yakın anlamlı: anlamı benzer, incelik farklı (yorgun-bitkin, bakmak-görmek).
- Zıt anlamlı: anlamı karşıt (sıcak-soğuk, gelmek-gitmek); olumsuzluk zıt anlam değildir.
- Sesteş: biçimi ve sesi aynı, anlamı ilgisiz (yüz, çay, gül, yaş, at, ben).
- Sesteş ile çok anlamlı ayrımı: anlamlar arasında köprü varsa çok anlamlı, yoksa sesteş.
- Kar ile kâr sesteş değildir; okunuşları farklıdır.
Kanca
"Yüz yüze konuştuk, bana yüz lira verdi, sonra denize yüzmeye gitti." Bir cümlede üç kez "yüz" geçiyor. İlki suratımızdır, ikincisi bir sayı, üçüncüsü suda ilerlemek demek olan fiilin köküdür.
Bu üç "yüz" arasında hiçbir anlam bağı yoktur; sayıyı surattan, suratı yüzmekten türetemezsin. Yalnız aynı seslerle söylenirler. Sözcükler arasındaki ilişkiler bazen anlamdan, bazen yalnız sesten gelir. Bu ders, ikisini birbirinden ayırmayı öğretiyor.
Büyük resim
Önceki iki derste tek bir sözcüğün içindeki anlam katmanlarına baktık. Bu ders sözcükleri çiftler hâlinde ele alıyor: iki sözcük arasındaki anlam ilişkisini.
İki sözcük aynı anlamı taşıyabilir: "siyah" ve "kara" gibi. Anlamları birbirine yakın ama özdeş olmayabilir: "yorgun" ve "bitkin" gibi. Anlamları birbirinin karşıtı olabilir: "sıcak" ve "soğuk" gibi. Son olarak, iki sözcüğün yalnız sesleri aynı, anlamları tamamen ayrı olabilir: sayı olan "yüz" ile surat olan "yüz" gibi.
Bu dört ilişkiden ilk üçü anlama, sonuncusu sese dayanır. Sınavın en sık kurduğu tuzak da bu son ilişkidedir: sesteş bir sözcüğü, 1.4.1'deki çok anlamlı bir sözcükle karıştırmak.
Kavram çekirdeği
Eş anlamlı sözcükler
Yazılışları ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir. Örnekler: siyah-kara, ak-beyaz, kırmızı-al, yanıt-cevap, ödev-vazife, sınav-imtihan, yıl-sene, ırmak-nehir, hekim-doktor. Bu çiftlerin çoğunda biri Türkçe kökenli, öbürü başka bir dilden alınmıştır.
Eş anlam her bağlamda geçerli olmayabilir. "Kara" ile "siyah" renk olarak eş anlamlıdır; ama "kara gün" ya da "kara haber" gibi kalıplaşmış öbeklerde "kara" yerine "siyah" konmaz. Bu yüzden eş anlam sorularında sözcüklerin cümledeki kullanımına bakılır; yalnız sözlük anlamına bakmak yetmez. Eş anlamlıların bir kısmı farklı dönemlerin izini de taşır: "mektep" ve "muallim" bugün eski sayılırken "okul" ve "öğretmen" günlük dilde kullanılır. Anlamca aynı olan iki sözcük, bir metnin üslubunda aynı etkiyi bırakmayabilir.
Yakın anlamlı sözcükler
Anlamları birbirine benzeyen ama aralarında bir incelik farkı bulunan sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir. Örnekler: yorgun-bitkin, bakmak-görmek, söylemek-demek, korkmak-ürkmek, kızmak-öfkelenmek.
Yakın anlamı eş anlamdan ayırmanın yolu, sözcükleri cümlede yer değiştirmektir. Eş anlamlılar yer değiştirdiğinde anlam aynen korunur: "sınavı kazandı" ile "imtihanı kazandı" aynı şeyi söyler. Yakın anlamlılarda ise bir şey kaybolur: "bitkin" sözcüğü "yorgun"dan daha ağır bir durumu anlatır; "Pencereden dışarı baktı" ile "Pencereden dışarıyı gördü" cümleleri farklı eylemlerden söz eder.
Zıt anlamlı sözcükler
Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denir. Örnekler: iyi-kötü, uzun-kısa, sıcak-soğuk, ince-kalın, eski-yeni, açmak-kapamak, gelmek-gitmek, gece-gündüz.
Zıt anlamın sık kurulan bir tuzağı vardır: olumsuzluk zıt anlam değildir. "Gelmek" ile "gelmemek" birbirinin olumsuzudur, zıddı değildir; zıddı "gitmek"tir. Benzer biçimde "güzel" ile "güzel değil" bir zıtlık değil, bir olumsuzluktur. Zıt anlamlı iki sözcük, ayrı ayrı sözcüklerdir ve her biri kendi başına bir anlam taşır.
Sesteş sözcükler
Yazılışları ve söylenişleri aynı, anlamları arasında hiçbir ilgi bulunmayan sözcüklere sesteş sözcükler denir. Örnekler: yüz (sayı) - yüz (surat) - yüz- (yüzmek); çay (içecek) - çay (küçük akarsu); gül (çiçek) - gül- (gülmek); yaş (ıslaklık) - yaş (ömür); at (hayvan) - at- (atmak); ben (zamir) - ben (deri üzerindeki leke).
Sesteş sözcüklerde anlamlar birbirinden türetilmez. Sayı olan "yüz"den surat olan "yüz"e bir yol yoktur. Sözlükler de sesteş sözcükleri çoğu zaman ayrı madde başları olarak verir; çok anlamlı bir sözcüğün anlamlarını ise tek madde içinde numaralar.
Sesteş mi, çok anlamlı mı?
1.4.1'de "göz" sözcüğünün hem organı hem de çekmecenin gözünü anlattığını gördük. Bu iki anlam arasında bir benzerlik bağı vardır; çekmecenin gözü, adını organla kurulan bir benzetmeden alır. Bu bir çok anlamlılık örneğidir, sesteşlik değildir.
İkisini ayırmanın sorusu şudur: iki anlam arasında bir köprü kurabiliyor musun? Kurabiliyorsan çok anlamlılık, kuramıyorsan sesteşlik vardır. "Masanın ayağı" ile "insanın ayağı" arasında köprü vardır; "çay içmek" ile "çay kenarında yürümek" arasında yoktur.
Bir uyarı da yazımla ilgilidir. Ünite 1.2'de gördüğümüz "kar" ile "kâr" sesteş değildir; okunuşları farklıdır ve düzeltme işareti bu farkı yazıda gösterir. Sesteşlik için hem yazılış hem söyleniş aynı olmalıdır.
Görsel harita
| İlişki | Biçim | Anlam | Örnek |
|---|---|---|---|
| Eş anlam | Farklı | Aynı | siyah-kara, yanıt-cevap |
| Yakın anlam | Farklı | Benzer, incelik farkıyla | yorgun-bitkin, bakmak-görmek |
| Zıt anlam | Farklı | Karşıt | sıcak-soğuk, gelmek-gitmek |
| Sesteş | Aynı | İlgisiz | yüz (sayı) - yüz (surat), çay (içecek) - çay (akarsu) |
Bir sözcük çiftini sınıflandırma sırası:
- Sözcükler aynı biçimde mi yazılıp söyleniyor? Evetse sesteş ya da çok anlamlı; anlamlar arasında köprü yoksa sesteş.
- Biçimleri farklıysa, yer değiştirdiklerinde anlam aynen korunuyor mu? Korunuyorsa eş anlam.
- Anlam korunuyor ama bir incelik kayboluyorsa yakın anlam.
- Anlamlar birbirinin karşıtıysa zıt anlam.
- Biri öbürünün olumsuzuysa zıt anlam değildir.
Sınav gözüyle
Bu konuda en sık sorulan biçim, sesteş bir sözcüğün beş cümlede kullanıldığı ve birinde ötekilerden farklı bir sözcük olarak geçtiği sorudur. "Çay" dört cümlede içecek, birinde akarsu olarak kullanılır; cevap bu son cümledir. Bu sorularda her cümlede sözcüğün yerine bir eş anlamlı koymayı denemek işe yarar: içecek anlamındaki "çay"ın yerine "ırmak" konamaz.
İkinci sık biçim, verilen sözcük çiftlerinden birinin ilişki türünü ötekilerden ayırmaktır: dört çift eş anlamlıyken biri yakın anlamlı ya da zıt anlamlı olabilir. Burada olumsuzluk tuzağına ve yakın anlamlıları eş anlamlı sanma yanılgısına dikkat edilir.
Yaygın yanlış✗ "Gelmek" ile "gelmemek" zıt anlamlıdır, çünkü biri öbürünün tersini söyler.
✓ "Gelmemek", "gelmek"in olumsuzudur; zıt anlamlısı "gitmek"tir. Bu yanılgı, olumsuzluk ekini bir zıtlık aracı sanmaktan doğar.
Yaygın yanlış✗ "Gözüm ağrıyor" ile "çekmecenin gözü" cümlelerindeki "göz" sesteştir.
✓ İki anlam arasında benzerlik bağı vardır; bu çok anlamlılıktır. Sesteşlikte anlamlar arasında hiçbir köprü kurulamaz: "yüz lira" ile "yüzünü yıka" gibi. Tuzak, aynı biçimdeki her sözcüğü sesteş saymaktan kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "Eş anlam yer değiştirir, yakın anlam incelik kaybeder" — sınav-imtihan, yorgun-bitkin.
- "Olumsuz zıt değildir" — gelmemek gelmenin olumsuzu, gitmek zıddı.
- "Köprü varsa çok anlam, yoksa sesteş" — çekmecenin gözü ile yüz lira.
- "Sesteş: aynı ses, ayrı dünya" — yüz, çay, gül, yaş, at, ben.
- "Kar ile kâr sesteş değil" — okunuşları farklı, şapka gösterir.
Mini test
1. (kolay) Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi eş anlamlıdır?
A) iyi-kötü B) siyah-kara C) gelmek-gitmek D) uzun-kısa E) sıcak-soğuk
2. (kolay) Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi zıt anlamlı değildir?
A) gece-gündüz B) açmak-kapamak C) gelmek-gelmemek D) ince-kalın E) eski-yeni
3. (orta) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çay" sözcüğü ötekilerden farklı bir sözcük olarak kullanılmıştır?
A) Çayı demledik. B) Kahvaltıda çay içtik. C) Köyün yanından küçük bir çay akıyor. D) Çayın şekerini azalt. E) İkinci bardak çayı istemedi.
4. (orta) Aşağıdaki çiftlerin hangisinde aynı biçimdeki sözcükler sesteştir?
A) gözüm ağrıyor / çekmecenin gözü B) masanın ayağı / ayağım üşüdü C) yüz lira / yüzünü yıka D) sert taş / sert bakış E) derin kuyu / derin düşünce
5. (sınav) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yakın anlamlı sözcükler birlikte kullanılmıştır?
A) Yorgun ve bitkin bir hâlde eve döndü. B) İyi ile kötüyü ayırt edemedi. C) Sıcak çorbayı soğuk havada içtik. D) Siyah, kara bulutlar gökyüzünü kapladı. E) Sınav ile imtihan arasında bir fark aradı.
Cevaplar
- B — "Siyah" ile "kara" aynı rengi anlatır.
- C — "Gelmemek", "gelmek"in olumsuzudur, zıddı değildir.
- C — Bu cümlede "çay" bir içecek değil, küçük bir akarsudur; öbürleriyle anlam bağı yoktur.
- C — Sayı olan "yüz" ile surat olan "yüz" arasında hiçbir anlam köprüsü yoktur.
- A — "Bitkin", "yorgun"dan daha ağır bir durumu anlatır; anlamları yakın ama özdeş değildir. D ve E'deki çiftler eş anlamlıdır, B ve C'dekiler zıttır.
Özet kartı
- Eş anlamlı: biçimi farklı, anlamı aynı (siyah-kara, sınav-imtihan); kalıplaşmış öbeklerde yer değiştiremeyebilir.
- Yakın anlamlı: anlamı benzer, incelik farklı (yorgun-bitkin, bakmak-görmek).
- Zıt anlamlı: anlamı karşıt (sıcak-soğuk, gelmek-gitmek); olumsuzluk zıt anlam değildir.
- Sesteş: biçimi ve sesi aynı, anlamı ilgisiz (yüz, çay, gül, yaş, at, ben).
- Sesteş ile çok anlamlı ayrımı: anlamlar arasında köprü varsa çok anlamlı, yoksa sesteş.
- Kar ile kâr sesteş değildir; okunuşları farklıdır.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Eş, yakın ve zıt anlamlı sözcükler bazen yan yana gelir ve tek bir anlatım birimi kurar: "ufak tefek", "er geç", "aşağı yukarı". Ders 1.4.4, "Deyimler, atasözleri ve ikilemeler", bu kalıplaşmış söz öbeklerini ve onları sıradan sözcük gruplarından ayıran özellikleri açıyor.