Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Benzeşme: sert ünsüzle biten sözcükten sonra ekin c, d, g'si ç, t, k olur; değişen ekin sesidir.
- Yumuşama: çok heceli sözcüğün sonundaki p, ç, t, k ünlüyle başlayan ek alınca b, c, d, ğ olur; nk → ng.
- Tek heceli sözcüklerin çoğu yumuşamaz; kap, dip, uç, tat ve git, et fiilleri yumuşar.
- Devlet, millet, hukuk, bisiklet gibi bazı çok heceli sözcükler yumuşamaz.
- Özel adlarda yumuşama yazıda gösterilmez: Zonguldak'a, Mehmet'e.
- Kısaltmaya gelen ek okunuşa uyar: TDK'de.
- Düşme: küçücük, ufacık, yükselmek, alçalmak; ses yok olur.
- Türeme: hissetmek, affetmek, hakkı, sırrı; ret ve zıt sözcüklerinde türemeyle yumuşama birlikte görülür.
Kanca
Bir arkadaşına mesaj yazıyorsun: "Yarın Zonguldak'a gidiyorum." Şimdi aynı cümleyi sesli oku. Kulağın "Zonguldağa gidiyorum" duyar. Yazdığın k, söylediğin ğ oldu; "git" diye bildiğin fiil de "gid" oldu. Üstelik bunların hiçbirini düşünmeden yaptın.
Ünsüzler yan yana gelince birbirini itip çeker, bazen biri kaybolur, bazen bir yenisi belirir. Sınav, bu hareketlerin her birine bir ad verir ve hangisinin hangi sözcükte olduğunu sorar.
Büyük resim
Bir önceki derste ekler, ünlülerini önlerindeki sözcüğe göre seçiyordu. Ünsüzler de benzer bir pazarlığa girer, ama pazarlığın yönü her olayda farklıdır.
Bazen sözcüğün son sesi ekin ilk sesini değiştirir: "kitap" sert bir p ile bittiği için "-da" eki "-ta"ya döner. Bazen de tersi olur ve ek sözcüğün son sesini değiştirir: "kitap" sözcüğüne ünlüyle başlayan bir ek gelince p, b'ye döner ve "kitabı" olur. Birinci olayın adı benzeşme, ikincisininki yumuşamadır. İki olay da 1.1.1'deki sert-yumuşak çiftlerini kullanır: p–b, ç–c, t–d, k–g.
Geriye kalan iki olay ses sayısıyla ilgilidir. Ünsüz düşmesinde sözcük bir ünsüzünü kaybeder: "küçük" sözcüğü "-cük" ekini alınca "küçücük" olur, k kaybolur. Ünsüz türemesinde ise sözcükte olmayan bir ünsüz belirir: "his" sözcüğüne "etmek" gelince "hissetmek" yazılır, s ikiye çıkar.
Bu dört olayı ayırmanın kısa yolu iki soru sormaktır: hangi ses değişti, ve değiştiren kim? Bu dersin geri kalanı, o iki sorunun cevaplarını sınıflandırıyor.
Kavram çekirdeği
Ünsüz benzeşmesi (sertleşme)
Sert bir ünsüzle (ç, f, h, k, p, s, ş, t) biten bir sözcüğe c, d ya da g ile başlayan bir ek gelirse, ekin bu ilk ünsüzü sertleşir: c → ç, d → t, g → k. Sertleşen ses ekin sesidir; sözcüğün kendisi değişmez. Örnekler: kitap + da → kitapta, ağaç + dan → ağaçtan, sepet + ci → sepetçi, git + di → gitti, kuş + cu → kuşçu, çalış + gan → çalışkan, seç + gin → seçkin.
Yazımda bu olay her zaman gösterilir. Özel adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılsa da sertleşir: Ahmet'ten, Sinop'ta, 1923'te. Kısaltmalarda ise ek, kısaltmanın yazılışına değil okunuşuna uyar: TDK sözcüğü "tedeka" diye okunur, ünlüyle biter, bu yüzden ekin ünsüzü sertleşmez: TDK'de.
Ünsüz yumuşaması
p, ç, t, k ile biten çok heceli bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek gelirse, sözcüğün son ünsüzü yumuşar: p → b, ç → c, t → d, k → ğ. Bu kez değişen ses sözcüğün kendi sesidir. Örnekler: kitap → kitabı, ağaç → ağacı, kanat → kanadı, ayak → ayağı. Sondaki k, n'den sonra geliyorsa ğ'ye değil g'ye döner: renk → rengi, denk → dengi.
Tek heceli sözcüklerin çoğu yumuşamaz: top → topu, saç → saçı, at → atı, ok → oku. Ama bazıları yumuşar: kap → kabı, dip → dibi, uç → ucu, tat → tadı. İki ünsüzle biten tek heceli sözcükler de çoğu zaman yumuşar: kalp → kalbi, yurt → yurdu, dört → dördü. Tek heceli fiillerden git, et ve tat ünlüyle başlayan ek alınca yumuşar: gidiyor, ediyor, tadıyor.
Çok heceli bazı sözcükler yumuşamaz. Bunların büyük kısmı başka dillerden gelmiştir: devlet → devleti, millet → milleti, hukuk → hukuku, bisiklet → bisikleti.
Özel adlarda yumuşama yazılmaz, söylenir: Zonguldak'a, Mehmet'e, Tokat'ı. Okunuşta "Zonguldağa, Mehmede" denir, ama yazıda sözcüğün özgün biçimi korunur. Kancadaki cümle bu kuralın tam örneğiydi.
Ünsüz düşmesi
Bazı sözcükler ek alırken son ünsüzlerinden birini kaybeder. En sık görülen durum, k ile biten sözcüklere -cik, -cek, -l gibi eklerin gelmesidir. Örnekler: küçük + cük → küçücük, ufak + cık → ufacık, minik + cik → minicik, sıcak + cık → sıcacık, yüksek + l → yükselmek, alçak + l → alçalmak, küçük + l → küçülmek.
Düşme, yumuşamayla karıştırılır çünkü ikisinde de son ses değişir gibi görünür. Fark basittir: yumuşamada ses başka bir sese dönüşür ve sayısı korunur; düşmede ses yok olur.
Ünsüz türemesi
Bazı sözcüklerde ek ya da yardımcı fiil gelince sözcükte olmayan bir ünsüz belirir. Bu olay en çok Arapçadan gelen ve tek ünsüzle yazılan sözcüklerde görülür; türeyen ses, sondaki ünsüzün ikizidir. Örnekler: his → hissetmek, af → affetmek, zan → zannetmek, hak → hakkı, sır → sırrı, tıp → tıbbı. Bazı sözcüklerde türeme ile yumuşama birlikte olur: ret → reddetmek, zıt → zıddı.
Pekiştirme sıfatlarında araya giren m, p, r, s sesleri de bazı kaynaklarda ünsüz türemesi olarak ele alınır: sapsarı, kıpkırmızı, masmavi, yemyeşil, büsbütün. Sınavda bu örneklerle karşılaşırsan sorunun hangi tanımı esas aldığına bak.
Görsel harita
| Olay | Değişen ses | Değiştiren | Örnek |
|---|---|---|---|
| Benzeşme | Ekin ilk ünsüzü (c, d, g) | Sözcüğün sert son ünsüzü | kitap + da → kitapta |
| Yumuşama | Sözcüğün son ünsüzü (p, ç, t, k) | Ekin ilk ünlüsü | kitap + ı → kitabı |
| Düşme | Sözcüğün son ünsüzü yok olur | Gelen ek (-cik, -l…) | küçük + cük → küçücük |
| Türeme | Yeni bir ünsüz belirir | Gelen ek ya da etmek | his + etmek → hissetmek |
Bir sözcükteki olayı bulma sırası:
- Sözcüğü kökü ve eklerine ayır.
- Kökün yalın hâlini yaz ve sözcükteki hâliyle karşılaştır.
- Değişen ses ekte mi kökte mi? Ekteyse benzeşme.
- Kökte bir ses başka bir sese dönüşmüşse yumuşama.
- Kökte ses eksilmişse düşme, artmışsa türeme.
Sınav gözüyle
Ünsüz olayları en sık iki biçimde sorulur. Birincisinde altı çizili sözcüklerden hangisinde belli bir olayın bulunduğu, ya da bulunmadığı istenir. Bu soruların anahtarı, köke dönüp yalın hâli yazmaktır; "kitapta" ile "kitabı" sözcüklerinin ikisinde de bir şey değişmiştir, ama ilkinde ek, ikincisinde kök değişmiştir.
İkinci biçimde tek bir cümle verilir ve cümledeki olayların hangileri olduğu sorulur. Burada tek bir sözcük birden fazla olay taşıyabilir. "Reddetmek" hem türeme hem yumuşama taşır; "gitti" yalnız benzeşme taşır, ama "gidiyor" yumuşama taşır. Bir sözcüğü bir olaya ayırıp geçmek, öbür olayı gözden kaçırtır.
Yaygın yanlış✗ "Kitapçı sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır, çünkü sözcükte bir ses değişmiştir." ✓ "Kitap" sözcüğünün p'si değişmemiştir; değişen, "-cı" ekinin c'sidir ve bu ünsüz benzeşmesidir.
Bu yanılgı, değişen sesin kökte mi ekte mi olduğuna bakmadan "bir şey değişti" demekten doğar.
Yaygın yanlış✗ "Mehmet'e yazımı yanlıştır, çünkü t ünlüyle başlayan ek alınca d'ye döner." ✓ Özel adlarda yumuşama okunuşta olur ama yazıda gösterilmez; Mehmet'e doğru yazımdır.
Tuzak, söyleyişteki "Mehmede" ile yazımı birbirine karıştırmaktan kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "FıSTıKÇı ŞaHaP ekin kapısını sertleştirir" — sert ünsüzle biten sözcükten sonra c, d, g → ç, t, k.
- "Ünlü gelir, p-ç-t-k yumuşar" — kitabı, ağacı, kanadı, ayağı.
- "Ek değiştiyse benzeşme, kök değiştiyse yumuşama" — iki olayı tek soruda ayırır.
- "Küçük küçücük, yüksek yükseldi" — k düşmesinin iki yolu: -cik ve -l.
- "Hissettim, affettim, reddettim" — Arapçadan gelen kısa sözcüklerde türeme.
Mini test
1. (kolay) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde ünsüz benzeşmesi vardır?
A) kitabı B) ağacı C) sepetçi D) ufacık E) affetmek
2. (kolay) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde ünsüz yumuşaması vardır?
A) topu B) saçı C) kanadı D) atı E) oku
3. (orta) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde ünsüz düşmesi vardır?
A) küçülmek B) hissetmek C) kitapta D) rengi E) gidiyor
4. (orta) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde ünsüz türemesi vardır?
A) kalbi B) sırrı C) yurdu D) dördü E) seçkin
5. (sınav) "Küçücük çocuk, ağacın dibinde kitabını okuyordu." Bu cümlede bulunan ünsüz olayları aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz verilmiştir?
A) Ünsüz düşmesi ve ünsüz yumuşaması B) Ünsüz benzeşmesi ve ünsüz yumuşaması C) Ünsüz türemesi ve ünsüz düşmesi D) Ünsüz benzeşmesi ve ünsüz türemesi E) Yalnız ünsüz yumuşaması
Cevaplar
- C — "Sepet" sert t ile bittiği için "-ci" ekinin c'si ç'ye dönmüştür.
- C — Çok heceli "kanat" ünlüyle başlayan ek alınca t, d'ye dönmüştür; öbürleri yumuşamayan tek heceli sözcüklerdir.
- A — "Küçük" sözcüğü "-l" ekini alırken son k'sini kaybetmiştir.
- B — "Sır" sözcüğü ek alınca r ikizlenmiştir; öbür seçeneklerde yumuşama ya da benzeşme vardır.
- A — "Küçücük" sözcüğünde k düşmüş; "ağacın", "dibinde" ve "kitabını" sözcüklerinde son ünsüz yumuşamıştır.
Özet kartı
- Benzeşme: sert ünsüzle biten sözcükten sonra ekin c, d, g'si ç, t, k olur; değişen ekin sesidir.
- Yumuşama: çok heceli sözcüğün sonundaki p, ç, t, k ünlüyle başlayan ek alınca b, c, d, ğ olur; nk → ng.
- Tek heceli sözcüklerin çoğu yumuşamaz; kap, dip, uç, tat ve git, et fiilleri yumuşar.
- Devlet, millet, hukuk, bisiklet gibi bazı çok heceli sözcükler yumuşamaz.
- Özel adlarda yumuşama yazıda gösterilmez: Zonguldak'a, Mehmet'e.
- Kısaltmaya gelen ek okunuşa uyar: TDK'de.
- Düşme: küçücük, ufacık, yükselmek, alçalmak; ses yok olur.
- Türeme: hissetmek, affetmek, hakkı, sırrı; ret ve zıt sözcüklerinde türemeyle yumuşama birlikte görülür.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Ünsüzlerin kaybolup belirdiğini gördük; ünlüler de aynı şeyi yapar. "Ağız" sözcüğü iyelik eki alınca "ağzı" olur ve ikinci hecenin ı'sı kaybolur. Ders 1.1.4, "Ünlü olayları: daralma, ünlü düşmesi, kaynaştırma", bu kayıpla birlikte ünlülerin ek alırken nasıl daraldığını ve iki ünlü yan yana gelince araya hangi sesin girdiğini açıyor.