Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Büyük ünlü uyumu: ilk hece kalınsa sonrakiler kalın, inceyse ince.
- Küçük ünlü uyumu: düzden sonra düz; yuvarlaktan sonra a, e ya da u, ü.
- Türkçe kökenli sözcüklerde o, ö yalnız ilk hecede bulunur.
- İki uyum bağımsızdır: kardeş yalnız büyüğü, yağmur yalnız küçüğü bozar.
- Büyük uyumu bozan Türkçe sözcükler: anne, elma, kardeş, hangi, inanmak.
- Küçük uyumu bozan Türkçe sözcüklerde çoğu zaman b, m, p, v etkisi vardır: yağmur, çamur, avuç, kavun.
- Değişmeyen ekler: -yor, -ken, -leyin, -ki, -daş, -gil, -mtırak; uyumu bozup bozmadıkları köke bağlıdır.
- Saat, hayal, rol, gol, alkol, kabul ince ünlülü ek alır.
- Birleşik sözcüklerde uyum aranmaz; uyum köken kanıtı değildir.
Kanca
Türkçe öğrenen bir arkadaşın "evlar" ve "kapıler" diyor. Ne demek istediğini anlıyorsun, ama kulağın hemen takılıyor. Kimse sana "ev" sözcüğünün çoğulunun "-ler" ile yapıldığını ezberletmedi; yine de "evler" demek dışında bir seçenek aklına gelmiyor.
Kulağının bildiği bu düzenin bir adı var: ünlü uyumu. Bu derste sezgini kurala çeviriyoruz, sonra kuralın nerede durduğunu görüyoruz. Sınavın asıl ilgilendiği yer de o sınırdır.
Büyük resim
Türkçe, sözcüğün köküne art arda ek getirerek anlam kurar: göz, gözlük, gözlükçü, gözlükçüler. Bu zincirde her ek, önündeki ünlüye bakıp kendi biçimini seçer. "-ler" eki kalın bir sözcüğe gelince "-lar" olur; "-di" eki "-dı", "-du" ya da "-dü" olabilir. Ekler bu yüzden tek biçimli değil, bukalemun gibidir.
Bukalemunun rengini seçerken uyduğu iki kural vardır. İlki dilin konumuna bakar: sözcük kalın başladıysa kalın, ince başladıysa ince sürer. İkincisi dudakların biçimine bakar: düz bir ünlüden sonra yuvarlak bir ünlü gelemez, yuvarlak bir ünlüden sonra da her ünlü gelemez. Önceki derste ünlüleri ayırırken dilin yerine ve dudağın biçimine bakmıştık; o iki ölçüt burada sözcüğün içinde çalışan iki kurala dönüşüyor.
Ama Türkçe yaşayan bir dildir. Başka dillerden sözcük almış, zamanla bazı kendi sözcüklerinin sesini değiştirmiş, birkaç ekini de hiç değiştirmeden korumuştur. Kuralı bozan sözcükler bu yüzden rastgele değildir; birkaç tanıdık aileye ayrılırlar. Sınav sorularının çoğu bu ailelerden birini tanımayı ister.
Kavram çekirdeği
Büyük ünlü uyumu (kalınlık-incelik uyumu)
TDK'nin Yazım Kılavuzu kuralı şöyle tanımlar: Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) varsa sonraki hecelerde de kalın ünlüler; ilk hecede ince bir ünlü (e, i, ö, ü) varsa sonraki hecelerde de ince ünlüler bulunur. Uyan sözcükler: kapı, çocuk, yastık, ağaçlar; evler, gözlük, çiçekçi, öğretmen.
Denetlemek için sözcüğün ünlüleri sırayla yazılır ve hepsinin aynı tarafta durup durmadığına bakılır. "Öğretmen": ö, e, e; üçü de ince, sözcük uyar. "Kitap": i, a; ince başlayıp kalın sürüyor, sözcük uymaz.
Küçük ünlü uyumu (düzlük-yuvarlaklık uyumu)
Kural iki parçalıdır. Düz ünlülerden (a, e, ı, i) sonra yine düz ünlüler gelir. Yuvarlak ünlülerden (o, ö, u, ü) sonra ya düz-geniş (a, e) ya da dar-yuvarlak (u, ü) ünlüler gelir.
İkinci parçanın pratik anlamı şudur: yuvarlak bir ünlünün ardından ı, i ya da o, ö gelmez. Türkçe kökenli sözcüklerde o ve ö yalnız ilk hecede bulunur; sonraki hecelerde görülmeleri, sözcüğün ya yabancı kökenli olduğunu ya da -yor gibi değişmeyen bir ek aldığını gösterir.
Uyan sözcükler: kapı (a→ı), deniz (e→i), kolay (o→a), soğuk (o→u), güzel (ü→e), üzüm (ü→ü). Uymayan sözcükler: yağmur (a→u, düzden sonra yuvarlak), okuyor (u→o, yuvarlaktan sonra yuvarlak-geniş).
İki uyumu ayrı ayrı denetlemek
İki kural birbirinden bağımsızdır; bir sözcük birine uyup ötekini bozabilir. "Kardeş" kalın başlayıp ince sürdüğü için büyük ünlü uyumunu bozar, ama a'dan sonra düz bir e geldiği için küçük ünlü uyumuna uyar. "Yağmur" ise a ile u'nun ikisi de kalın olduğundan büyük ünlü uyumuna uyar; düz a'dan sonra yuvarlak u geldiği için küçük ünlü uyumunu bozar. Sınavda en sık kurulan ayrım bu çaprazdır.
İstisnalar
Türkçe kökenli ama uyumu bozan sözcükler. Bazı Türkçe sözcükler zamanla ses değişikliğine uğrayarak büyük ünlü uyumunun dışına çıkmıştır: anne, elma, kardeş, hangi, inanmak. Bu sözcükler Türkçedir; uyumsuzluk onları yabancı yapmaz. Küçük ünlü uyumunu bozan Türkçe sözcüklerin çoğunda düz bir ünlünün ardından b, m, p, v gibi dudakla çıkan bir ünsüz gelir ve bu ünsüz kendisinden sonraki ünlüyü yuvarlaklaştırır: yağmur, çamur, avuç, kavun, tavuk.
Değişmeyen ekler. Ünlü uyumu bir sözcüğe gelen eklerde de aranır ve eklerin çoğu ona göre biçim değiştirir. Birkaç ek ise tek biçimlidir ve uyuma girmez: -yor (geliyor, okuyor), -ken (okurken), -leyin (sabahleyin, akşamleyin), -ki (akşamki, yarınki), -daş (meslektaş), -gil (teyzemgil), -mtırak (yeşilimtırak). Bu eklerden birini alan sözcük, kökü uyumlu olsa bile uyumu bozabilir. "Bozabilir" kaydı önemlidir: "amcamgil" uyumu bozar, "teyzemgil" bozmaz, çünkü ince bir kökten sonra -gil zaten uyumlu düşer. Ek her zaman tek biçimlidir; uyumu bozup bozmadığı köke bağlıdır.
Yabancı kökenli sözcükler. Başka dillerden giren sözcüklerin çoğu uyuma uymaz: kitap, kalem, mektup, otobüs. Yine de uyum bir köken testi değildir. "Banka" ve "pasta" gibi bazı yabancı sözcükler iki uyuma da tesadüfen uyar; "anne" gibi Türkçe sözcükler ise uymaz.
Ek alırken ince davranan yabancı sözcükler. Son hecesi kalın göründüğü hâlde ince ünlülü ek alan sözcükler vardır, çünkü son sesleri ince söylenir: saat → saati, hayal → hayali, rol → rolü, gol → golü, alkol → alkolü, kabul → kabulü. Buradaki ek, yazıdaki ünlüye değil kulağın duyduğu sese uyar.
Birleşik sözcükler. İki ayrı sözcükten oluşan birleşik sözcüklerde uyum bütüne değil, her parçaya ayrı bakılarak düşünülür: Karadeniz, bilgisayar, hanımeli, açıkgöz. Bütün olarak uyumu bozmaları istisna sayılmaz.
Görsel harita
| Büyük ünlü uyumu | Küçük ünlü uyumu | |
|---|---|---|
| Baktığı ölçüt | Kalın / ince | Düz / yuvarlak |
| Kural | İlk hece kalınsa hepsi kalın, inceyse hepsi ince | Düzden sonra düz; yuvarlaktan sonra a, e ya da u, ü |
| Uyan örnek | çocuklar, gözlükçü | kolay, soğuk, güzel |
| Bozan Türkçe sözcük | anne, elma, kardeş, hangi, inanmak | yağmur, çamur, avuç, kavun |
| Bozan ek | -yor, -ken, -ki, -leyin | -yor |
Bir sözcüğü denetleme sırası:
- Sözcükte birleşik bir yapı var mı? Varsa parçalara ayır.
- Değişmeyen bir ek var mı? Varsa kökü ayrıca denetle.
- Ünlüleri sırayla yaz.
- Kalın-ince sırasına bak: büyük ünlü uyumu.
- Her ünlüden sonra geleni kontrol et: düzden sonra düz mü, yuvarlaktan sonra a, e, u, ü mü? Bu da küçük ünlü uyumu.
Sınav gözüyle
Soru kökü çoğu zaman bir cümle verir ve altı çizili sözcüklerden hangisinin uyuma uymadığını, ya da iki uyumdan yalnız birine uyanın hangisi olduğunu sorar. Cevaba götüren iş her seferinde aynıdır: ünlüleri tek tek yazmak. Göz kararı karar vermek, "kitap" gibi alışık olunan sözcüklerde yanıltır.
İkinci soru tipi istisna ailelerini ayırt ettirir. "Aşağıdakilerden hangisi Türkçe kökenli olduğu hâlde büyük ünlü uyumuna uymaz?" sorusunda seçeneklerde hem yabancı sözcükler hem de "elma" gibi bir sözcük bulunur; uyumsuzluk ortaktır, ayırt eden köken bilgisidir. Bu yüzden kısa istisna listesi ezberlenmeye değer.
Yaygın yanlış✗ "Büyük ünlü uyumuna uymayan sözcük yabancı kökenlidir." ✓ Anne, elma, kardeş, hangi ve inanmak Türkçe kökenlidir ama büyük ünlü uyumunu bozar; banka gibi bazı yabancı sözcükler ise uyar.
Bu yanılgı, uyumu bir köken testine çevirmekten doğar; uyum yalnız bir eğilimdir, kanıt değildir.
Yaygın yanlış✗ "Okuyor, geliyor gibi sözcükler uyumu bozduğu için yanlış yazılmıştır." ✓ -yor eki tek biçimlidir ve uyuma girmez; sözcük doğru yazılmıştır.
Bu tuzak, uyumu bir yazım kuralı sanıp uymayan her biçimi hata saymaktan kaynaklanır.
Hafıza kancaları
- "Kalın başlayan kalın biter" — büyük ünlü uyumu tek cümlede.
- "Yuvarlaktan sonra ya geniş-düz ya dar-yuvarlak" — a, e ya da u, ü; ı, i, o, ö gelmez.
- "Anne elmayı hangi kardeşe inanarak verdi?" — büyük ünlü uyumunu bozan beş Türkçe sözcük tek cümlede. Cümle bir olay anlatmaz, yalnız listeyi taşır.
- "Dudak ünsüzü dudağı toplar" — yağmur, çamur, kavun: b, m, p, v'den sonra gelen ünlü yuvarlaklaşır.
- "Son ses inceyse ek de ince" — saati, hayali, rolü: ek, yazıdaki ünlüye değil son sesin inceliğine uyar.
Mini test
1. (kolay) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi büyük ünlü uyumuna uyar?
A) kitap B) kardeş C) çocuklar D) elma E) otobüs
2. (kolay) Küçük ünlü uyumuna göre yuvarlak bir ünlüden sonra aşağıdaki ünlülerden hangisi gelebilir?
A) ı B) i C) o D) u E) ö
3. (orta) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi büyük ünlü uyumuna uyduğu hâlde küçük ünlü uyumuna uymaz?
A) yağmur B) kapı C) anne D) güzel E) öğretmen
4. (orta) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi Türkçe kökenli olduğu hâlde büyük ünlü uyumunu bozar?
A) kalem B) mektup C) hangi D) kitap E) otobüs
5. (sınav) "Sabahleyin teyzemgilin bahçesinde oturuyorduk." cümlesinde sözcüğün ünlü uyumunu bozmasına yol açan değişmeyen ekler aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz verilmiştir?
A) -leyin B) -gil, -yor C) -leyin, -gil, -yor D) -leyin, -yor E) -gil
Cevaplar
- C — Çocuklar sözcüğünün ünlüleri o, u, a; üçü de kalındır.
- D — Yuvarlaktan sonra a, e ya da u, ü gelir; seçeneklerde yalnız u bu gruptadır.
- A — Yağmur'da a ve u kalındır, ama düz a'dan sonra yuvarlak u gelmiştir.
- C — Hangi Türkçedir ve kalın a'dan sonra ince i gelir; öbürleri yabancı kökenlidir.
- D — -leyin (sabah + e) ve -yor (u + o) uyumu bozar; -gil de tek biçimlidir ama "teyzemgil" sözcüğünün bütün ünlüleri ince ve düz olduğu için uyum bozulmaz.
Özet kartı
- Büyük ünlü uyumu: ilk hece kalınsa sonrakiler kalın, inceyse ince.
- Küçük ünlü uyumu: düzden sonra düz; yuvarlaktan sonra a, e ya da u, ü.
- Türkçe kökenli sözcüklerde o, ö yalnız ilk hecede bulunur.
- İki uyum bağımsızdır: kardeş yalnız büyüğü, yağmur yalnız küçüğü bozar.
- Büyük uyumu bozan Türkçe sözcükler: anne, elma, kardeş, hangi, inanmak.
- Küçük uyumu bozan Türkçe sözcüklerde çoğu zaman b, m, p, v etkisi vardır: yağmur, çamur, avuç, kavun.
- Değişmeyen ekler: -yor, -ken, -leyin, -ki, -daş, -gil, -mtırak; uyumu bozup bozmadıkları köke bağlıdır.
- Saat, hayal, rol, gol, alkol, kabul ince ünlülü ek alır.
- Birleşik sözcüklerde uyum aranmaz; uyum köken kanıtı değildir.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Bir ek sözcüğe gelirken yalnız ünlüsünü değiştirmez. "-de" eki "evde" ve "okulda" sözcüklerinde ünlüsünü bu dersin kuralıyla seçer; "kitapta" sözcüğünde ise ünsüzü de değişir ve "-ta" olur. Ders 1.1.3, "Ünsüz olayları: benzeşme, yumuşama, ünsüz düşmesi, türemesi", bu ikinci değişimi ve ünsüzlerin yan yana gelince birbirini nasıl etkilediğini açıyor.