İçeriğe geç

7.6 · Seviye 2 · Temel Beceriler

Psikolojik güvenlik bire bir

Danışanın "bunu söylersem ne olur" kaygısını görüşmede açıkça ele alır

Koçluk Akademisi — M07, Güven ve Güvenlik · 1.735 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Pazartesi sabahı, vardiya devrinden sonra. Volkan, İK katında Nehir'le kahve içiyor. Sabahki ekip toplantısını anlatıyor.

Volkan: Toplantının sonunda "bir sorunu olan var mı?" dedim. Kimse bir şey demedi.
Nehir: Sorun yok demek ki?
Volkan: Ben de öyle düşündüm. Sonra koridorda Emir yanıma geldi, fısıltıyla: "Üç numaralı forkliftin sensörü iki gündür arızalı" dedi.
Nehir: Neden toplantıda söylemedi?
Volkan: Sordum. "Herkesin önünde söylersem, kimin bozduğu sorulur diye düşündüm" dedi.
Nehir: Sen bu sessizliğin ne kadarının senden kaynaklandığını merak ediyor musun?
Volkan: Ediyorum. Ve bir şey fark ettim: ben de Sevgi Hanım'a bir şey söylemedim. Aynı nedenle galiba.

Volkan'ın ekibinde olan şey, Volkan ile koçu arasında da oluyor. Emir bir şey söylemeden önce ne olacağını tarttı ve sustu; Volkan da 7.2'de Sevgi Hanım'a söyleyeceği bir şeyi söylemedi. Bu ders, bir koçluk ilişkisinde danışanın "bunu söylersem ne olur?" kaygısını ve koçun bu kaygıyı görüşmede açıkça ele almasını konu alıyor.

Kavram

Psikolojik güvenlik kavramı ekip araştırmalarından geliyor. Bir ekipte insanlar, bir hata, bir soru ya da bir itiraz dile getirdiklerinde cezalandırılmayacaklarına, aşağılanmayacaklarına ya da dışlanmayacaklarına inanıyorlarsa, konuşurlar. İnanmıyorlarsa susarlar ve sorunlar Emir'in forkliftindeki sensör gibi koridorlarda fısıltıyla dolaşır.

Bire bir koçlukta da danışan, bir şeyi söylemeden önce çoğu zaman bir hesap yapar. Bu hesabın konusu ise ekiptekinden biraz farklıdır. 7.2'de güvenin genel olarak nasıl kurulduğuna baktık; burada danışanın belirli bir şeyi söyleme anındaki duraklamasına bakıyoruz.

Danışanın koçluk görüşmesinde tarttığı risklerin başında yargılanma korkusu gelir: "Bunu söylersem kötü biri gibi görünürüm." Bilginin nereye gideceği de sık bir hesap: özellikle sponsorlu süreçlerde, danışan söylediğinin kuruma, yöneticisine ya da İK'ya ulaşıp ulaşmayacağını merak eder. Koçu kırma kaygısı da var: 7.1'de Banu'nun koçuna görüşmelerin işine yaramadığını söyleyememesi gibi. Bazen de kişi kendi duygusundan çekinir: söylerse ağlayacağından, kontrolünü kaybedeceğinden korkar.

Bu riskleri ortadan kaldırmak koçun elinde değil. Ama koç onları görünür kılabilir. Danışan bir şeyi söylemeye başlayıp durduğunda, cümlesini yarıda bıraktığında ya da "neyse" dediğinde, koç bu duraklamayı adlandırabilir: "Bir an durdun gibi geldi." Sonra o duraklamanın içindeki hesabı açabilir: "Bunu söylersen ne olacağından çekiniyorsun?" Danışan cevap verirse, koç o kaygıya doğrudan karşılık verir: bilgi kuruma gidecek mi, gitmeyecek mi; koç kırılır mı, kırılmaz mı.

Burada bir tuzak var: genel bir güvence. "Burada her şeyi rahatça söyleyebilirsin" cümlesi iyi niyetli, ama danışanın özgül kaygısına dokunmaz. Danışan bilginin İK'ya gidip gitmeyeceğini merak ediyorsa, "rahat ol" demek o soruya cevap vermez. Özgül bir kaygıya özgül bir cevap gerekir.

Bir de seçim hakkı var. Psikolojik güvenlik danışanın her şeyi söylemesi gerektiği anlamına gelmez. "Söylemek zorunda değilsin" demek, söylemeyi kolaylaştırabilir; çünkü baskıyı kaldırır. Danışan bir şeyi söylememeyi seçtiğinde, koç bunu da kabul eder.

Perde arkası

Kavramın kapsamı sonraki yıllarda büyük bir veriyle incelendi.

ICF'nin yetkinlik listesi bu ortamı koçun görevi olarak tanımlıyor.

İki kart farklı katmanlardan geliyor. Birincisi psikolojik güvenliğin iş yerinde ne kadar geniş bir veriyle incelendiğini, ikincisi koçluk mesleğinin bu ortamı koçun görevi saydığını gösteriyor. Danışanın bire bir görüşmedeki "bunu söylersem ne olur?" hesabını doğrudan ölçen bir koçluk araştırması bulamadık.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Danışana 'burada her şeyi söyleyebilirsin' demek psikolojik güvenliği sağlar."
Doğrusu

Genel bir güvence, danışanın özgül kaygısına cevap vermez. Danışan söylediğinin yöneticisine ulaşıp ulaşmayacağını merak ediyorsa, ona gizliliğin sınırlarını somut olarak söylemek, "rahat ol" demekten daha çok güven verir.

Yaygın yanlış"Psikolojik güvenlik varsa danışan her şeyi anlatır."
Doğrusu

Psikolojik güvenlik danışanın her şeyi söylemesi değil, söyleyip söylememeyi kendisinin seçebilmesidir. Danışan bir şeyi söylememeyi seçtiğinde bu bir başarısızlık değil; seçimin onun elinde olduğunun işareti olabilir.

İki sürüm

Volkan'ın Sevgi Hanım'la beşinci görüşmesi. Volkan, ekibindeki yeni çalışan Emir hakkında konuşmak istiyor; görüşmenin ortasında duraksıyor.

Zayıf sürüm

Volkan: Emir'le ilgili bir şey var aslında, ama...
Sevgi Hanım: Burada her şeyi rahatça söyleyebilirsin, merak etme.
Volkan: Tamam. Yok, önemli değil. Ekip toplantısını konuşalım.
Sevgi Hanım: Peki. Toplantıda ne oldu?

Güçlü sürüm

Volkan: Emir'le ilgili bir şey var aslında, ama...
Sevgi Hanım: Bir an durdun. Bunu söylersen ne olacağından çekiniyorsun?
Volkan: Açıkçası, bunun Serap Hanım'a gitmesinden. Bir de... geçen sefer başka bir şirketteki bir müdürü anlatmıştınız. Ben de böyle anlatılır mıyım diye düşündüm.
Sevgi Hanım: Bunu söylediğin için teşekkür ederim. O örneği vermem seni böyle düşündürdüyse, haklı bir kaygı; bundan sonra başka danışanlardan söz etmeyeceğim. Serap Hanım'a giden raporda yalnızca görüşme sayısı var, sözleşmede yazdığı gibi. Bunu bilerek söylemek ister misin? İstemezsen de olur.
Volkan: Söyleyeyim. Emir'i ben işe aldım ve bence yanlış bir karardı. Bunu kimseye söyleyemiyorum.

Zayıf sürümde Sevgi Hanım'ın cümlesi sıcak ve içten. Ama Volkan'ın kaygısının ne olduğunu sormuyor; genel bir güvence veriyor ve Volkan geri çekiliyor: "önemli değil." Söylenmeyen şey görüşmeden çıkıyor, belki bir daha geri gelmiyor. Güçlü sürümde Sevgi Hanım duraklamayı adlandırıyor ve içindeki hesabı soruyor. Volkan'ın cevabı iki ayrı kaygı taşıyor: bilginin İK'ya gitmesi ve Sevgi Hanım'ın başka danışanları anlatması. Sevgi Hanım ikisine de ayrı ayrı ve somut olarak cevap veriyor: kendi hatasını kabul ediyor ve düzeltiyor, raporun içeriğini sözleşmeye dayanarak hatırlatıyor, sonra seçimi Volkan'a bırakıyor. Volkan'ın söylediği şey, işe aldığı birinin yanlış bir karar olduğu, tam da bir İK raporuna girmesinden korkacağı türden bir şey. Bu sürümde de dikkat edilecek bir nokta var: Sevgi Hanım kendi hatasını kabul ederken kısa tuttu; uzun bir özür odağı Volkan'dan kendisine çevirebilirdi. İlişkideki kopukluklarla daha ayrıntılı çalışmak bir sonraki dersin konusu.

Sınır notu

Kimin gündemi? Sponsorlu bir süreçte danışanın en büyük kaygısı çoğu zaman bilginin kuruma ulaşması. Koç bu kaygıya cevap verirken sözleşmede ne yazdıysa onu söylemeli; danışanı rahatlatmak için sözleşmede olmayan bir söz vermemeli, ve sözleşmede bir şeyin paylaşılacağı yazıyorsa bunu saklamamalı. Psikolojik güvenlik, gizliliğin sınırlarını belirsiz bırakmak değil, onları açıkça bilmek demektir. Bir başka sınır: psikolojik güvenlik bir koçun danışanı her şeyi söylemeye teşvik etmesi anlamına gelmez. Danışan ağır bir şeyi, örneğin bir başkasına ya da kendisine yönelik bir tehlikeyi dile getirirse, sözleşmedeki gizlilik istisnaları işler; koç bunu saklamaz, açıkça dile getirir. Yaşamına son vermeyi aklından geçirdiği ortaya çıkarsa koçluk bir yana bırakılır; o an tek konu güvenliktir, acil yardım hattı 112'dir.

Pratik

Günlük sorusu

Son zamanlarda birine söylemeye başlayıp vazgeçtiğin bir şey var mı? Söyleseydin ne olacağından çekindin?

Kapanış

  1. Psikolojik güvenlik, kişilerarası risk almanın güvenli olduğuna dair inançtır; ekip araştırmalarından geliyor ve bire bir koçlukta danışanın bir şeyi söylemeden önce yaptığı "ne olur?" hesabında görünür.
  2. Koç bu kaygıyı genel bir güvenceyle değil, duraklamayı adlandırıp içindeki özgül kaygıyı sorarak ve ona somut bir cevap vererek ele alır; danışanın söylemememe hakkını da korur.
  3. Psikolojik güvenlik gizliliğin sınırlarını belirsiz bırakmak değil, onları açıkça bilmektir; koç sözleşmede olmayan bir söz vermez ve sözleşmedekini saklamaz.

Beş soru

  1. Volkan'ın ekip toplantısındaki sessizlik ile Sevgi Hanım'a bir şey söyleyememesi arasındaki ortak şey ne?
  2. "Burada her şeyi rahatça söyleyebilirsin" cümlesi neden yetmedi?
  3. Güçlü sürümde Sevgi Hanım, Volkan'ın iki kaygısına nasıl cevap verdi?
  4. Edmondson'ın çalışması bu derse ne taşıyor, ne taşımıyor?
  5. Psikolojik güvenlik neden danışanın her şeyi söylemesi anlamına gelmez?

Yanıtlar

  1. İkisinde de bir kişi bir şeyi söylemeden önce ne olacağını tarttı ve sustu. Emir forkliftin arızasını toplantıda söylerse kimin bozduğunun sorulacağından, Volkan da söylediğinin İK'ya gideceğinden ve başkasına anlatılacağından çekindi. Kişilerarası risk ikisinde de sessizliği doğurdu.
  2. Çünkü genel bir güvenceydi ve Volkan'ın özgül kaygısına dokunmadı. Volkan bilginin Serap Hanım'a gidip gitmeyeceğini ve kendisinin başkasına anlatılıp anlatılmayacağını merak ediyordu; "rahat ol" bu sorulara cevap vermiyordu. Cümle sıcak ve içten olduğu için yeterli görünür.
  3. Başka danışanları anlatmasıyla ilgili kaygıyı haklı bulup kabul etti ve bunu bir daha yapmayacağını söyledi. Raporla ilgili kaygıya sözleşmeye dayanarak cevap verdi: raporda yalnızca görüşme sayısı var. Sonra seçimi Volkan'a bıraktı: söylemek ister misin, istemezsen de olur.
  4. Psikolojik güvenliği, kişilerarası risk almanın güvenli olduğuna dair bir inanç olarak tanımlıyor ve ekiplerde bunun öğrenme davranışıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Ama bu bir ekip araştırması; bire bir koçluk ilişkisine taşınması bir aktarım, Edmondson'ın sınadığı şey değil.
  5. Çünkü psikolojik güvenlik, söyleyip söylememeyi kişinin kendisinin seçebilmesidir. "Söylemek zorunda değilsin" demek baskıyı kaldırır ve çoğu zaman söylemeyi kolaylaştırır; danışan söylememeyi seçtiğinde bu da kabul edilir.

Sonraki derse köprü

Sevgi Hanım, Volkan'ın kaygısını duyunca kendi hatasını kabul etti ve kısa bir onarım cümlesi kurdu. Ama bazen kopukluk bu kadar açık söylenmez: danışan sessizleşir, kısa cevaplar verir, ya da koça itiraz etmeye başlar. 7.7, ittifaktaki bu kopmaları, geri çekilmeyi ve karşı çıkmayı tanımayı ve onarmayı ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.