5.9 · Seviye 1 · Zemin
"Nöro" önekine dikkat
Beyin terimli bir koçluk iddiasını üç soruyla sınar
Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 2.149 kelime · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Çarşamba öğleden sonra, Serap Hanım'ın odası. Ekip liderleri pilotu için koçlarla tanışma görüşmeleri başlamak üzere. Masada yeni bir dosya var: Kenan'ın çalıştığı eğitim şirketi, pilota eklenmek üzere bir teklif göndermiş. Kapağında renkli bir beyin kesiti, başlıkta "Nöro-Liderlik Koçluğu".
Serap Hanım: Buna bir bak. "Liderlerinizin beynini yeniden kablolayın" diyor. Amigdala kaçırmasını önleyen bir protokolleri varmış, nöroplastisite sayesinde sekiz haftada kalıcı değişim sağlıyormuş.
Nehir: Görsel etkileyici.
Serap Hanım: Değil mi? Yönetim kurulu da bayılır buna. Bizim pilottaki koçlar hep "ilişki", "hedef", "soru" diyor. Bunlar beyinden bahsediyor, kulağa çok daha bilimsel geliyor.
Nehir: Kulağa gelmesiyle olması arasında bir fark olabilir. Teklifte bu protokolün liderler üzerinde denendiğine dair bir şey var mı?
Serap Hanım: Bilmiyorum. Bir sürü beyin bölgesi adı var, bir de grafik.
Nehir: O zaman beyin bölgelerini bir kenara koyup ne vaat ettiklerine bakalım.
Serap Hanım'ın "kulağa daha bilimsel geliyor" cümlesi bu modülün son sorusunu taşıyor. Önceki derslerde araştırma okumayı, kendi bildirimini, yan etkileri ve üç efsane ailesini konuştuk. Efsanelerin en az ikisi beyinden söz ediyordu. Şimdi şunu soruyoruz: bir iddiaya "beyin" ya da "nöro" kelimesi eklendiğinde neden daha inandırıcı görünüyor, ve bir koç bu çekiciliğe karşı nasıl bir alışkanlık geliştirebilir?
Kavram
Beyin araştırmaları gerçek ve değerli. İnsanların nasıl öğrendiğine, korktuğuna, karar verdiğine dair bildiklerimizin bir kısmı bu araştırmalardan geliyor. Sorun beyin biliminin kendisi değil; bir açıklamaya beyin bilgisi eklenmesinin, o açıklamanın doğru olup olmadığından bağımsız olarak, okuru ikna edebilmesi.
Bu etkinin bir adım ötesi de bulundu. İnsanlar yalnız beyin bilgisini değil, bir olguyu daha küçük parçalarına ya da daha temel süreçlerine indiren her türlü bilgiyi çekici bulabiliyor. Bir davranışı hücrelere, kimyasallara, devrelere bağlayan cümle, mantığa bir şey katmasa da açıklamayı daha derin gösteriyor.
Koçluk pazarı bu çekiciliği iyi tanıyor. "Nöro-koçluk", "beyin temelli liderlik", "nörolinguistik", "dopamin orucu", "amigdala kaçırması" gibi ifadeler programların tanıtımında sık geçer. Bu ifadelerin bazıları gerçek bir araştırmaya gevşek biçimde dayanır, bazıları hiçbir araştırmaya dayanmaz. Ama okuyan biri için ikisini ayırmak zordur, çünkü beyin bölgesi adları kulağa tek başına bilimsel gelir.
Bu yüzden bir koçun ihtiyaç duyduğu şey beyin bilimi uzmanlığı değil, beyin kelimeleriyle gelen bir iddiayı sınamak için kısa bir alışkanlık. Akademinin önerdiği alışkanlık üç sorudan oluşuyor.
Birinci soru, beyin kelimelerini silmek. "Amigdala kaçırmasını önleyen protokol" cümlesinden beyin bölgesini çıkarınca geriye kalan iddia şu: "Bu program liderlerin öfkeyle ya da korkuyla ani karar vermesini azaltır." Bu cümle hâlâ bir şey söylüyor ve sınanabilir. Beyin kelimesi iddiaya hiçbir şey eklemiyordu; sadece onu daha etkileyici gösteriyordu.
İkinci soru, beyin bilgisinin neyi gösterdiği. "Beyin değişebilir" genel olarak doğru bir cümle. Ama bu cümle, belirli bir sekiz haftalık programın belirli bir değişikliği yarattığını göstermez. Bir beyin bölgesinin bir duyguyla ilişkili olması da o bölgeyi bir egzersizle değiştirebileceğimiz anlamına gelmez. Genel bir beyin gerçeği ile bir uygulamanın etkisi iki ayrı iddiadır.
Üçüncü soru, davranış kanıtı. Program insanlar üzerinde denendi mi; denendiyse kontrol grubu, örneklem, ölçüm ve izlem süresi neydi? Bu, 5.2'de Serap Hanım'la birlikte kurduğumuz kontrol listesinin ta kendisi. Beyin kelimeleri bu listeden muaf tutmak için bir gerekçe değil; tersine, listeyi daha dikkatle uygulamak için bir işaret.
Koçluk görüşmesinde de bu çekicilik iki yönden gelir. Danışan bir videoda, bir kitapta, bir atölyede duyduğu beyin terimli bir açıklamayla gelebilir. Koç da danışanını etkilemek ya da kendi yöntemini daha ciddi göstermek için beyin dilini kullanma isteği duyabilir. İkinci yön daha az fark edilir, çünkü koç bunu çoğu zaman iyi niyetle yapar.
Perde arkası
Etki o günden bu yana birkaç kez tekrarlandı ve kapsamı genişletildi.
Ama bu alanın kendisi de bir efsane üretti: renkli bir beyin görüntüsünün tek başına bir iddiayı inandırıcı kıldığı fikri.
İki kart birlikte bir ayrımı gösteriyor. Etkileyen şey resmin kendisi olmayabilir; açıklamanın içine yerleştirilmiş, mantıkla ilgisiz beyin cümleleri daha tutarlı bir etki gösteriyor. Eğitim konulu popüler makalelerle yapılan bir çalışmada ise yalnız sözel beyin bilgisi makalelerin inandırıcılığını değiştirmedi; sözel bilgiye bir beyin görüntüsü de eklendiğinde etki ortaya çıktı (Im, Varma ve Varma, 2017, British Journal of Educational Psychology). Yani etki her yerde aynı biçimde çıkmıyor. Bu da koç için şu anlama geliyor: hangi biçimde gelirse gelsin, beyin dilini bir kanıt yerine değil, bir soru işareti yerine koymak.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Bir koçluk yöntemi beyin araştırmalarına dayanıyorsa, işe yaradığı kanıtlanmıştır."
Bir yöntemin beyin hakkında genel bir bulguya atıf yapması, o yöntemin insanlar üzerinde denendiği ve işe yaradığı anlamına gelmez. "Beyin değişebilir" bilgisi doğrudur, ama hangi programın neyi ne kadar değiştirdiği ayrı bir sorudur ve ancak o programı sınayan bir çalışmayla cevaplanır.
Yaygın yanlış"Beyin hakkında biraz bilgim varsa, bu tür iddialara kanmam."
Weisberg ve arkadaşlarının deneyinde nörobilim dersi alan öğrenciler de ilgisiz beyin bilgisinden etkilendi; bir önceki derste de beyin konusunda daha donanımlı öğretmenlerin efsanelere üstelik daha sık inandığını görmüştük. Koruyan şey bilginin miktarı değil, iddiayı sınama alışkanlığı.
İki sürüm
Haftalık üçlü buluşma. Bu hafta danışan rolünde Tuba, koç Ozan, gözlemci Nehir. Tuba akşam yürüyüşlerini sürdürüyor, ama yatmadan önce telefonda geçirdiği saatten rahatsız. Bir video izlemiş.
Zayıf sürüm
Tuba: Kenan'ın bir videosunu izledim. Telefon dopamin bağımlılığı yapıyormuş. Otuz gün "dopamin orucu" yaparsam beynim sıfırlanacakmış.
Ozan: Aslında haklı olabilir. Beyin ödül arıyor, telefon da sürekli ödül veriyor. Ben de bir yerde okumuştum, ön beyin bölgesi zayıflıyormuş.
Tuba: Yani otuz gün hiç telefon açmasam mı?
Ozan: Bence denemeye değer. Beynini yeniden kurmak gibi düşün.
Tuba: Ama annemden haber almam lazım, işten de aranıyorum. Hiç açmamak olmaz ki.
Güçlü sürüm
Tuba: Kenan'ın bir videosunu izledim. Telefon dopamin bağımlılığı yapıyormuş. Otuz gün "dopamin orucu" yaparsam beynim sıfırlanacakmış.
Ozan: Videodaki beyin kısmını bir kenara koyalım mı bir an? Senin kendi gözlemin ne, telefon akşamları sana ne yapıyor?
Tuba: Yatağa girip "beş dakika bakayım" diyorum, bir bakıyorum bir saat geçmiş. Sabah da yorgun kalkıyorum.
Ozan: Bu bir saatin yerine ne olmasını isterdin?
Tuba: Uyumayı. Belki biraz kitap okumayı.
Ozan: Annenden ve işten gelen aramalar da var. Bunları kaçırmadan, akşamları neyi denemek istersin?
Tuba: Telefonu yatak odasına sokmayabilirim. Sesi açık, mutfakta şarja takarım. Çalarsa duyarım ama yatakta elimde olmaz. Bir hafta deneyip ne kadar uyuduğumu yazarım.
Nehir'in gözlem notu ilk konuşmayı tek cümleyle özetliyor: "Koç beyin açıklamasını sınamadı, üstüne kendi beyin cümlesini ekledi." Ozan'ın niyeti iyi; Tuba'yı desteklemek istiyor. Ama yaptığı şey, okuduğunu hatırladığı bir beyin bilgisini kaynağı belirsiz biçimde aktarmak ve videonun vaadini onaylamak. Sonuç, Tuba'nın hayatına uymayan bir plan: otuz gün hiç telefon açmamak, annesinin bileği burkulmuşken ve işten aranırken. Güçlü sürümde Ozan videoyla tartışmıyor, dopamin hakkında da tek kelime söylemiyor. Yalnız beyin kelimelerini bir kenara koyuyor ve geriye kalanı Tuba'nın kendi gözlemine çeviriyor: yatakta geçen bir saat, sabah yorgunluk. Böylece süzgecin birinci sorusunu bir görüşme sorusuna dönüştürmüş oluyor. Ortaya çıkan plan küçük, Tuba'nın koşullarına uyuyor ve bir haftalık bir kayıtla kendi kendini sınıyor. Nehir notuna bir ekleme daha yapıyor: Ozan "Kenan yanılıyor" demedi; demesine de gerek yoktu.
Sınır notu
Kimin gündemi? Tuba bir video izleyip bir plan kurmak istiyor; koçun işi videonun doğru olup olmadığına hüküm vermek değil, Tuba'nın kendi gözlemine ve kendi hedefine dönmesine yardım etmek. Koçluğun alanında mı? Danışan bir beyin açıklamasını bir sağlık sorununa bağlıyorsa, örneğin "beynimde kimyasal dengesizlik var", "dikkat eksikliğim olabilir" ya da "uyku sorunum beynimden" diyorsa, koç bu açıklamayı ne onaylar ne çürütür. Uzun süren uykusuzluk, sürekli çökkünlük, dikkatte okulu ya da işi bozan güçlük hekimin ya da ruh sağlığı uzmanının değerlendireceği konulardır; koç danışanı oraya yönlendirir. Koçun kendisi için de bir sınır var: kendi tanıtımında ya da görüşmelerinde, sınanmamış bir beyin iddiasını yöntemini daha bilimsel göstermek için kullanmak, dürüst vaat ilkesine (4.4) ters düşer.
Pratik
Günlük sorusu
Son bir ayda seni etkileyen bir beyin açıklaması hatırlıyor musun? Beyin kelimelerini çıkarınca o açıklama sana ne söylüyordu, ve onu nasıl sınayabilirdin?
Kapanış
- Bir açıklamaya mantıkla ilgisiz beyin bilgisi eklemek, uzman olmayan okurlara onu daha tatmin edici gösterebilir; etki özellikle zayıf açıklamalarda kusurları örtüyor ve beyin hakkında biraz bilgi sahibi olmak bu etkiden korumuyor.
- Nöro süzgeci üç sorudan oluşur: beyin kelimeleri silinince iddia ne söylüyor, beyin bilgisi uygulamanın etkisini mi yoksa genel bir gerçeği mi gösteriyor, uygulama insanlar üzerinde davranış ya da sonuç ölçülerek sınandı mı.
- Görüşmede süzgeç bir tartışmaya değil bir soruya dönüşür: koç danışanın getirdiği beyin açıklamasını ne onaylar ne çürütür, onu danışanın kendi gözlemine ve kendi denemesine çevirir.
Beş soru
- Weisberg ve arkadaşlarının deneyinde ilgisiz beyin bilgisi en çok hangi açıklamalarda etkili oldu ve bu neden önemli?
- Hopkins ve arkadaşlarının çalışması etkinin kapsamını nasıl genişletti?
- Renkli bir beyin görüntüsünün tek başına bir iddiayı inandırıcı kıldığı fikri hakkında araştırmalar ne söylüyor?
- "Amigdala kaçırmasını önleyen protokol" cümlesine nöro süzgecinin ilk iki sorusunu uygula.
- Güçlü sürümde Ozan, Tuba'nın getirdiği video hakkında neden hiçbir yorum yapmadı?
Yanıtlar
- Kötü açıklamalarda. Uzman olmayan katılımcılar için beyin bilgisi, bu açıklamaların gözle görülür kusurlarını örttü. Bu önemli, çünkü bir koçluk tanıtımında beyin dili en çok, kendi başına zayıf kalacak bir iddiayı güçlü göstermeye yarayabilir.
- Etkinin yalnız psikolojiye ve beyin bilgisine özgü olmadığını gösterdi. Birkaç bilim dalında, bir olguyu daha küçük bileşenlerine ya da daha temel süreçlerine indiren ama mantıkla ilgisiz bilgi, açıklamaları daha tatmin edici gösterdi.
- Bu fikri ilk ortaya koyan bulguyu on deney ve yaklaşık 2.000 katılımcıyla tekrarlayan bir meta-analizde görüntünün etkisi çok az ya da hiç bulunmadı. Eğitim makaleleriyle yapılan bir çalışma ise sözel beyin bilgisine bir görüntü eklendiğinde etki buldu. Yani resmin tek başına etkisi tartışmalı; açıklamaya yerleştirilmiş beyin cümleleri daha tutarlı bir etki gösteriyor.
- Beyin kelimesi silinince iddia şuna dönüşür: "Bu program liderlerin öfkeyle ya da korkuyla ani karar vermesini azaltır." Bu sınanabilir bir iddia. İkinci soruda, korkuyla ilişkili bir beyin bölgesinin varlığının, bu programın o bölgeyi ya da liderlerin kararlarını değiştirdiğini göstermediğini fark ederiz; bunun için programı sınayan bir çalışma gerekir.
- Çünkü videonun doğru olup olmadığına hüküm vermek Tuba'nın hedefine bir şey katmıyordu. Ozan beyin kelimelerini bir kenara koyup Tuba'nın kendi gözlemine döndü; böylece Tuba kendi koşullarına uyan, bir hafta içinde kendisinin sınayabileceği bir plan kurdu.
Sonraki derse köprü
Seviye 1 burada kapanıyor: koçluğun ne olduğu, nereden geldiği, hangi zihniyetle ve hangi etik çerçevede yapıldığı, kanıtın nasıl okunduğu. Seviye 2 becerilerle açılıyor ve ilk beceri, Serap Hanım'ın pilotunda liderlerin yapacağı şey: koçla ilk karşılaşma. 6.1, yirmi dakikalık bir tanışma görüşmesinde koçla danışanın birlikte çalışıp çalışamayacağını nasıl birlikte sınadığını ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.