5.8 · Seviye 1 · Zemin
Mitler III: öğrenme stilleri, sol beyin–sağ beyin
Koçluk eğitimlerinde dolaşan iki öğrenme mitini kaynağıyla düzeltir
Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 1.702 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Haftalık buluşma. Ozan elinde bir fotokopi destesiyle geliyor: okulunun hizmet içi eğitiminde dağıtılmış.
Ozan: Bize bir test verdiler. Öğrencilere uygulayıp kimin görsel, kimin işitsel, kimin dokunsal öğrendiğini bulacakmışız. Sonra dersi her çocuğun stiline göre ayarlayacakmışız.
Tuba: Mantıklı geliyor ama.
Ozan: Bir de "sağ beyinli çocuklar yaratıcıdır, sol beyinliler analitiktir" diye bir sayfa var. Bizim sınıfta sağ beyinlilere resim ağırlıklı ödev verelim demişler.
Nehir: Bu öğrenme stili kısmını duymuştum. Hatta bir derste kısaca konuşmuştuk.
Ozan: Sorun şu: müdür bunu uygulamamızı istiyor. Ben de içimden emin değilim ama nedenini bilmiyorum.
Nehir: O zaman nedenine birlikte bakalım.
Ozan'ın elindeki deste, koçluk eğitimlerinde de sık karşılaşılan iki fikri aynı sayfalara sığdırmış: her çocuğun ölçülebilir bir öğrenme kalıbı taşıdığı ve beynin iki yarısından birinin bir insanı tanımladığı. İkisi de çekici, ikisi de bir insanı anlamanın kolay bir yolunu vaat ediyor. Bugün bu iki fikrin kaynaklarına bakıyoruz.
Kavram
Önceki iki derste duyu kanalı tiplerini ve bağlamından koparılmış sayıları konuştuk. Bu dersteki iki efsane eğitimin kendisini hedef alıyor: insanların nasıl öğrendiğini.
Birinci efsane öğrenme stilleri. Fikrin kendisi insanların öğrenme biçimlerinin farklı olduğu değil; bu doğrudur, insanların tercihleri ve yatkınlıkları farklıdır. Efsane, bu farkın bir teste göre ölçülüp öğretimin ona göre ayarlanması gerektiği, ayarlanırsa öğrenmenin artacağı iddiası. 2.5'te Kolb'un döngüsünü konuşurken bu iddiaya değinmiştik: öğretimi kişinin tercih ettiği stile uydurmanın öğrenmeyi artırdığına dair yeterli kanıt bulunamadı. Ozan'ın elindeki test, tam bu uydurma fikrinin bir uygulaması.
İkinci efsanenin de gerçek bir kökü var: beynin bazı işlevleri gerçekten bir yarıda daha belirgindir; örneğin dil ile ilgili bazı bölgeler çoğu insanda sol yarıdadır. Efsane, bu yerel farkın bütün bir kişiye genellenmesinden doğuyor: bir insanın tümüyle tek bir yarıya, sola ya da sağa, yaslandığı fikri. Beyin görüntüleme araştırmaları bu genellemeyi desteklemiyor.
Bu iki efsanenin koçluk için asıl tehlikesi etiketlemedir. Bir danışan kendini "ben sayısal değilim, sağ beyinliyim" diye tanımladığında, bu tanım bir bilgiden çok bir sınır gibi çalışabilir: denemeyeceği şeyleri baştan belirler. Bir koç da danışanını "görsel öğrenen" diye etiketlediğinde, onun başka yollarla öğrenebileceğini gözden kaçırabilir.
Bu efsanelerin neden bu kadar kolay yayıldığı da önemli. Öğretmenler ve eğitimciler arasında yapılan araştırmalar, beyin bilimine ilgi duyan ve beyin hakkında genel bilgisi daha fazla olan kişilerin bu efsanelere daha az değil, bazen daha çok inandığını gösteriyor. İlgi, eleştirel okumanın yerini tutmuyor.
Perde arkası
Yarıküre efsanesi ise doğrudan beyin görüntüleme verileriyle sınandı.
Bu efsanelerin eğitimciler arasında ne kadar yaygın olduğunu ölçen bir çalışma da var.
İki bulgu birlikte Ozan'ın durumunu açıklıyor. Elindeki iki fikirden biri beyin görüntülemeyle desteklenmiyor, öbürü öğretim deneyleriyle. Ve onu bu fikirlere ikna etmeye çalışan bir eğitim programının olması şaşırtıcı değil: öğretmenler arasındaki araştırma, en çok inanılan mitlerin tam da ticari programlara bağlı olanlar olduğunu gösteriyor.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"İnsanlar farklı öğrendiğine göre, öğretimi her birinin stiline göre ayarlamak öğrenmeyi artırır."
İnsanların öğrenme tercihlerinin farklı olduğu doğru; ama öğretimi bu tercihe uydurmanın öğrenmeyi artırdığına dair yeterli kanıt yok. Bir konunun nasıl en iyi öğretileceği çoğu zaman öğrencinin stilinden çok konunun kendisine bağlıdır: bir haritayı göstermek, bir şarkıyı dinletmek, bir hareketi yaptırmak gerekir.
Yaygın yanlış"Beynin bazı işlevleri bir yarıda olduğuna göre, her insanın baskın bir yarısı vardır."
Bazı işlevlerin bir yarıda daha belirgin olması gerçek bir bulgudur. Ama bu yerel farklar, bütün bir insanın bir yarısını öbüründen daha çok kullandığı anlamına gelmez. Beyin görüntüleme verileri, insanların iki gruba, sola yaslananlar ve sağa yaslananlar diye ayrıldığını göstermiyor.
İki sürüm
Buluşmanın ikinci yarısında Ozan, müdürüne ne diyeceğini konuşmak istiyor. Bu sefer koç rolünde Nehir; Tuba gözlemci.
Zayıf sürüm
Ozan: Müdür testi uygulamamızı istiyor. Ne yapayım?
Nehir: Uygulama. Bu tamamen bilim dışı. Müdüre de bunu söyle.
Ozan: Ama müdürle ters düşmek istemiyorum. Yeni geldi zaten.
Nehir: O zaman araştırmaları gönder, okusun.
Ozan: Müdür bir öğretmenden makale istemez ki.
Güçlü sürüm
Ozan: Müdür testi uygulamamızı istiyor. Ne yapayım?
Nehir: Bu durumda senin için en önemli olan ne?
Ozan: Çocukların gerçekten öğrenmesi. Bir de hiçbir çocuğa "sen şusun" diye bir etiket yapıştırmamak.
Nehir: Bu konuda bildiğim iki araştırma var; ister misin?
Ozan: Söyle.
Nehir: Öğretimi stile uydurmanın öğrenmeyi artırdığına dair yeterli kanıt bulunamamış. Sağ beyin sol beyin ayrımı da beyin taramalarında desteklenmemiş. Bu bilgiyle müdüre ne önermek istersin?
Ozan: Testi bir etiket olarak değil, çocukların neyi sevdiğini öğrenmek için kullanırım belki. Ama dersi herkes için farklı yollardan anlatırım, kimseyi bir kutuya koymadan. Bunu müdüre bir öneri olarak götürürüm.
"Müdür bir öğretmenden makale istemez ki" cümlesi, ilk konuşmanın neyi atladığını gösteriyor. Nehir'in bilgisi doğru, ama bilgiyi bir karar olarak veriyor: uygulama, söyle, gönder. Ozan'ın durumunu, yeni bir müdürle ters düşmek istememesini, hiç hesaba katmıyor; ortaya Ozan'ın uygulayamayacağı bir tavsiye çıkıyor. Tuba'nın notunda Nehir'in üç cümlesi de "tavsiye" olarak işaretli. Öbür konuşma bir soruyla açılıyor; Ozan'ın neyi önemsediğiyle: çocukların öğrenmesi ve etiketlenmemesi. Araştırmayı Ozan istedikten sonra aktarıyor ve onu Ozan'ın değerlerine bağlıyor. Ozan kendi çözümünü buluyor: ne testi reddetmek ne de uygulamak, ama ondan bir etiket değil bir merak çıkarmak ve müdüre bir yasak değil bir öneri götürmek. Bu, kanıtı bir silah olarak değil, bir düşünme aracı olarak kullanmanın örneği.
Sınır notu
Seçimi kim yapıyor? Ozan'ın okulunda ne uygulanacağına Ozan, müdürü ve kurumu karar verecek; koçun işi bu kararı vermek değil, Ozan'ın bilgiyle ve kendi değerleriyle düşünmesine eşlik etmek. Koçluğun alanında mı? Bir danışan öğrenmede ciddi ve süregelen bir güçlük yaşadığını anlatıyorsa, örneğin okumada, dikkatte ya da sayılarda, bunun bir "öğrenme stili" meselesi olarak ele alınması bir uzman değerlendirmesini geciktirebilir. Böyle bir durumda koç, danışanı uygun bir değerlendirmeye yönlendirir. Etiketlerin bir sınırı daha var: bir danışan bir testin ona verdiği etikete güçlü biçimde bağlıysa, koçun bu etiketi bir anda yıkmaya çalışması danışanı savunmaya iter. Koç etiketi tartışmak yerine onun danışanın neyi denemesini engellediğini merak edebilir. Yetişkinlerin nasıl öğrendiğine dair daha kapsamlı bir bakış M24'ün konusu.
Pratik
Günlük sorusu
Kendine yapıştırdığın bir etiket seni hangi kapının önünde durdurdu? O kapıyı bir kez denesen ne olurdu?
Kapanış
- Öğrenme stilleri efsanesi, insanların öğrenme tercihlerinin farklı olmasından değil, öğretimi bu tercihe uydurmanın öğrenmeyi artırdığı iddiasından oluşur; bu iddia için yeterli deneysel kanıt bulunamadı.
- Yarıküre baskınlığı efsanesi gerçek ama yerel farkları bütün bir kişiye genellemekten doğar; beyin görüntüleme verileri bir kişiyi tek yarıya bağlayan fikri desteklemiyor.
- Bu efsanelerin koçluk için asıl tehlikesi etiketlemedir; beyne ilgi eleştirel okumanın yerini tutmaz ve kanıt bir danışana bir karar olarak değil, bir düşünme aracı olarak sunulur.
Beş soru
- Öğrenme stilleri efsanesinde doğru olan ve yanlış olan ne?
- Nielsen ve arkadaşlarının çalışması sol beyin–sağ beyin fikri hakkında ne buldu?
- Dekker ve arkadaşlarının anketinin en şaşırtıcı bulgusu neydi?
- Zayıf sürümde Nehir'in bilgisi doğru olduğu hâlde neden işe yaramadı?
- Bir danışanın "ben sağ beyinliyim" demesi bir koç için neden dikkat edilmesi gereken bir cümle?
Yanıtlar
- Doğru olan, insanların öğrenme tercihlerinin ve yatkınlıklarının farklı olması. Yanlış olan, bu farkın bir teste göre ölçülüp öğretimin ona göre ayarlanmasının öğrenmeyi artırdığı iddiası; bu iddiayı geçerli kılacak deneysel desenle yapılmış çok az çalışma var ve bunların bir kısmı iddiayla çelişiyor.
- Bazı beyin bölgelerinin gerçekten bir yarıya daha yatkın olduğunu, örneğin dil bölgelerinin sola, dikkat denetimi bölgelerinin sağa; ama bu yatkınlığın bütün beyne yayılan değil yerel bir özellik olduğunu. Veriler, bir kişinin bütünüyle tek bir yarıküreye yaslandığı fikriyle tutarlı değildi.
- Beyin hakkında genel bilgisi daha fazla olan öğretmenlerin nöromitlere daha az değil, daha çok inanması. Beyin bilimine ilgi ve genel bilgi, eleştirel okumanın yerini tutmuyordu; en çok inanılan mitler de ticari eğitim programlarına bağlı olanlardı.
- Çünkü bilgiyi bir karar olarak verdi ve Ozan'ın durumunu hesaba katmadı: yeni bir müdürle ters düşmek istemediğini. Ortaya Ozan'ın uygulayamayacağı tavsiyeler çıktı: "uygulama", "söyle", "araştırmaları gönder". Doğru bilgi, danışanın koşullarına bağlanmadığında işe yaramaz.
- Çünkü bu cümle bir bilgiden çok bir sınır gibi çalışabilir: danışanın hangi şeyleri denemeyeceğini baştan belirler. Üstelik desteklenmeyen bir fikre dayanır. Koç etiketi tartışmak yerine, onun danışanın neyi denemesini engellediğini merak edebilir.
Sonraki derse köprü
Bu dersteki iki efsanenin ortak bir yanı var: ikisi de beyinden söz ediyor. "Beyin", "nöro" ve "nörobilim" kelimeleri bir iddiaya kendi başına bir güvenilirlik katıyor gibi görünüyor. 5.9 bu çekiciliği ele alıyor: "nöro" önekiyle gelen bir koçluk iddiasını üç soruyla sınamayı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.