5.6 · Seviye 1 · Zemin
Mitler I: NLP
Temsil sistemleri ve göz hareketi iddialarının neden desteklenmediğini anlatır
Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 1.730 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Haftalık buluşmadan önce, Kültürpark'taki çay bahçesi. Ozan heyecanla geliyor: öğretmenler odasındaki meslektaşı Levent, sonunda Kenan'ın hafta sonu atölyesine gitmiş.
Ozan: Levent'in anlattığına göre Kenan ona birkaç soru sormuş, gözlerinin nereye kaydığına bakmış ve "sen görsel bir tipsin" demiş.
Nehir: Görsel tip mi?
Ozan: İnsanlar görsel, işitsel ya da dokunsal düşünüyormuş. Gözlerin hangi yöne kaydığı bunu gösteriyormuş. Bir de, biri sağ yukarı bakıyorsa yalan uyduruyormuş.
Nehir: Levent buna inandı mı?
Ozan: Çok etkilenmiş. Şimdi öğrencilerin gözlerine bakıp kim yalan söylüyor diye anlamaya çalışıyor.
Nehir: Bunun bir dayanağı var mı, hiç bakan oldu mu?
Ozan: Kenan "bilimsel" demiş. Ama ben de bilmiyorum.
Nehir, Kenan'ın atölyesine gülüp geçmek istiyor; sonra modülün başında kendine verdiği sözü hatırlıyor: Kenan'a gidenlerin orada ne bulduğunu anlamak. Levent'i etkileyen bir şey vardı: biri gözlerine bakıp ona kim olduğunu söylemişti. Bugünün konusu bu etkinin arkasındaki iddialar ve onları sınayan araştırmalar.
Kavram
NLP, yani nöro-dilbilimsel programlama, 1970'lerde ortaya çıkmış ve koçluk, satış ve kişisel gelişim eğitimlerinde çok yaygınlaşmış bir yaklaşım. Bir dizi tekniği ve iddiayı içeriyor; bu ders bunlardan ikisine bakıyor, çünkü koçluk eğitimlerinde en sık karşılaşılanlar onlar.
Bu iddiaların çekiciliği anlaşılır. Karmaşık bir insanı basit bir etikete indirgerler: görsel, işitsel, dokunsal. Gözlemciye bir güç verirler: karşındakinin aklından geçeni gözlerinden okumak. Ve bir eğitim salonunda gösterildiklerinde ikna edicidirler, çünkü insanlar kendilerine söylenen etiketlerde kolayca bir doğruluk payı bulurlar. Levent'in etkilenmesi tam da buradan geliyordu.
Ama bir iddianın çekiciliği ile desteklenmesi ayrı şeyler. Bu iddialar otuz yılı aşkın süredir araştırılıyor ve kanıt tablosu, bu modülün başından beri kullandığımız araçlarla okunduğunda oldukça net: temsil sistemleri ve göz hareketi iddiaları sınandıkları çalışmaların çoğunda desteklenmedi, destekleyen çalışmalar ise yöntem bakımından daha zayıf kaldı.
Bu kavram NLP tartışmasının önemli bir parçası. Olumsuz bir araştırma sonucu karşısında bir iddiayı "teknik doğru uygulanmadı" diyerek korumak her zaman mümkündür. Bir iddia her olumsuz sonuçtan sonra bu biçimde korunuyorsa, artık sınanabilir bir iddia olmaktan çıkar; Sharpley'nin başlığındaki ikinci ihtimal tam bu durumu soruyor. 5.1'de konuştuğumuz soru burada da geçerli: "Bunu nereden biliyorum?" Ve buna bir soru daha eklenir: "Yanlış olsaydı, bunu nasıl anlardım?"
Perde arkası
Sharpley'nin sorusundan yirmi yıldan fazla sonra bir araştırmacı, NLP araştırmalarının bir veritabanını sistemli olarak taradı.
Göz hareketi iddiasının en popüler uzantısı, yalanın gözlerden okunabileceği, ayrıca sınandı.
İki bulgu birlikte okunduğunda Levent'in yaptığı şeyin riski görünüyor. Öğrencilerinin gözlerine bakıp yalan söyleyeni bulmaya çalışıyor; ama bu yöntem, araştırmalara göre yalanı yakalamakta tahminden daha iyi değil. Daha kötüsü, bir öğrenciyi sırf bakışının yönüne göre yalancı sanabilir.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"NLP işe yarıyor, çünkü ben denedim ve gördüm."
Kişisel deneyim, 5.1'de konuştuğumuz uygulayıcı uzmanlığının bir parçasıdır ve değerlidir; ama bir yöntemin işe yaradığını tek başına göstermez. İnsanlar kendilerine söylenen etiketlerde kolayca doğruluk payı bulur ve beklentiyle gördüğümüz şeyler, plasebo tartışmasında olduğu gibi, bize gerçek gelir. Kontrol grubu olan araştırmalar bu yanılgıların payını ayırmaya çalışır.
Yaygın yanlış"NLP'nin her şeyi yanlıştır; içinde işe yarayan hiçbir şey yoktur."
NLP geniş bir yöntem ve iddialar bütünü; burada incelenen iki iddia, duyu kanalı tipleri ve gözlerden okuma, bu bütünün yalnızca bir parçası. NLP eğitimlerinde öğretilen bazı davranışlar, örneğin karşıdakini dikkatle dinlemek ya da onunla uyum kurmaya çalışmak, başka araştırma alanlarında incelenmiş ve kendi kanıtlarıyla değerlendirilmesi gereken şeyler. Bir iddianın çürütülmesi, bir yaklaşımın içindeki her şeyi otomatik olarak geçersiz kılmaz.
İki sürüm
Haftalık buluşmada Ozan, Levent'in hikâyesini kendi derdine bağlıyor: sınıfında kayıp bir telefon olmuş ve bir öğrenciden şüpheleniyor. Bu kez soruları Nehir soruyor; Tuba dinliyor.
Zayıf sürüm
Ozan: Levent'in anlattığını denedim. Öğrenciye sorunca gözleri sağ yukarı kaydı. Galiba yalan söylüyor.
Nehir: Ozan, o tamamen saçmalık. Bilimsel olarak çürütüldü.
Ozan: Nereden biliyorsun? Levent işe yaradığını söylüyor.
Nehir: Araştırmalar var. Kenan gibiler insanları kandırıyor.
Ozan: Peki, öğrenciye ne diyeceğim o zaman?
Güçlü sürüm
Ozan: Levent'in anlattığını denedim. Öğrenciye sorunca gözleri sağ yukarı kaydı. Galiba yalan söylüyor.
Nehir: Gözleri kaydı ve aklına yalan geldi. Bu senin için ne anlama geliyor, ne yapmak istiyorsun?
Ozan: Telefon kaybolan çocuğun ailesine bir şey söylemem lazım. Ama yanlış kişiyi suçlamaktan korkuyorum.
Nehir: Göz hareketleri ve yalan üzerine yapılmış bir araştırmayı biliyorum, ister misin?
Ozan: Söyle.
Nehir: Üç farklı çalışmada göz hareketlerinin yalanı göstermediği bulunmuş. Yani o bakış sana bir bilgi vermiyor olabilir. Yanlış kişiyi suçlamamak için başka neye bakabilirsin?
Ozan: Kimin ne zaman sınıfta olduğuna. Bir de öğrenciyle suçlamadan, sakin konuşmaya.
"Öğrenciye ne diyeceğim o zaman?" sorusu, ilk konuşmanın Ozan'ı nerede bıraktığını gösteriyor. Nehir doğru bir bilgiyi bir hükümle ve bir alayla sunuyor: "tamamen saçmalık", "Kenan gibiler insanları kandırıyor". Ozan bilgiyi tartmak yerine kendini savunmak zorunda kalıyor ve asıl derdi, yanlış kişiyi suçlamaktan korkması, hiç konuşulmuyor. Öbür konuşmada Nehir önce Ozan'ın asıl ihtiyacını soruyor; efsane bir araç olarak görünüyor, asıl konu bir öğrenciyi haksız yere suçlamamak. Bilgiyi izin isteyerek ve bir hüküm olarak değil, bir bulgu olarak sunuyor. Sonra bilgiyi Ozan'ın amacına bağlıyor: o bakış bir bilgi vermiyorsa, neye bakılabilir? Ozan kendi cevabını buluyor ve bu cevap, bir efsaneden çok daha adil bir yol.
Sınır notu
Seçimi kim yapıyor? Bir danışan NLP'ye ya da başka bir desteklenmeyen yönteme inanıyorsa, koçun işi onu bundan vazgeçirmek değildir; ama o yöntemi onaylamak ya da kendi çalışmasında kullanmak da değildir. Koç, bir bilgiyi izin isteyerek sunabilir ve kararı danışana bırakabilir. Koçluğun alanında mı? Bir koç, desteklenmeyen bir yöntemi danışanlarına "bilimsel" diye sunuyorsa, bu yalnızca bir bilgi hatası değil, 4.4'te konuştuğumuz dürüst vaat ilkesinin de ihlalidir. Bir insanı göz hareketlerine ya da kelime seçimine göre bir "tipe" yerleştirmek ise, o kişi hakkında yanlış ve kalıcı yargılara yol açabilir. NLP'nin uyum kurmaya dair iddiaları ve onların araştırmalarla ilişkisi ayrıca 9.6'da ele alınıyor.
Pratik
Günlük sorusu
Sana yapıştırılan ve hemen benimsediğin bir etiket var mı? O etiket sana neyi açıklıyormuş gibi geldi?
Kapanış
- NLP'nin temsil sistemleri ve göz hareketi iddiaları, koçluk eğitimlerinde çok yaygın olsa da sınandıkları çalışmaların çoğunda desteklenmedi; göz hareketlerinin yalanı gösterdiği iddiası da üç farklı tasarımda desteklenmedi.
- Bu iddiaların çekiciliği, karmaşık bir insanı basit bir etikete indirgemelerinden ve gözlemciye bir güç vermelerinden gelir; bir iddianın çekici olması desteklendiğini göstermez ve sınanamaz biçimde savunulan bir iddia yanlışlanamaz.
- Desteklenmeyen bir yönteme inanan bir danışanla çalışırken koç onu alaya almaz; asıl ihtiyacı sorar, bilgiyi izin isteyerek sunar ve kararı danışana bırakır.
Beş soru
- Levent'i Kenan'ın atölyesinde etkileyen şey neydi ve bu neden bir iddianın doğru olduğunu göstermez?
- Witkowski'nin taraması NLP'nin temel iddiaları hakkında ne gösteriyor?
- Wiseman ve arkadaşlarının üç çalışması göz hareketleri ve yalan hakkında ne buldu?
- Zayıf sürümde Nehir doğru bir bilgi verdiği hâlde konuşma neden işe yaramadı?
- "Sınanamaz iddia" kavramı NLP tartışmasında neden önemli?
Yanıtlar
- Birinin gözlerine bakıp ona kim olduğunu söylemesi: bir etiket ve bir tür okunma duygusu. İnsanlar kendilerine söylenen etiketlerde kolayca bir doğruluk payı bulur; bu, etiketin doğru olduğunu değil, insanların etiketlere kolayca anlam yüklediğini gösterir. Bir iddianın doğruluğu, bir salondaki etkiyle değil, kontrollü araştırmalarla sınanır.
- NLP'nin temel iddialarını sınayan 33 çalışmanın yalnızca yüzde 18,2'sinin bu iddiaları desteklediğini, yüzde 54,5'inin desteklemediğini ve yüzde 27,3'ünün belirsiz kaldığını. Desteklemeyen çalışmalar hem daha ağır basıyor hem de yöntem bakımından daha değerli; sonuçlar NLP'nin ampirik bir temeli olduğu iddiasıyla çelişiyor.
- Yalan söyleyen ve doğruyu söyleyen katılımcıların göz hareketlerinin NLP'nin öngördüğü örüntüye uymadığını; iddiayı öğrenen grubun öğrenmeyenlerden daha iyi yalan yakalayamadığını; kamuoyu önündeki basın toplantılarında da yalan söyleyenlerle doğruyu söyleyenler arasında anlamlı bir fark bulunmadığını.
- Çünkü bilgi bir hükümle ve bir alayla sunuldu: "tamamen saçmalık", "Kenan gibiler insanları kandırıyor". Ozan bilgiyi tartmak yerine kendini savunmak zorunda kaldı ve asıl derdi, yanlış kişiyi suçlamaktan korkması, hiç konuşulmadı. Doğru bir bilgi, yanlış biçimde sunulduğunda işe yaramaz.
- Çünkü olumsuz bir sonuç karşısında bir iddiayı "teknik doğru uygulanmadı" diyerek korumak her zaman mümkündür; Sharpley'nin başlığı da bu ihtimali soruyor. Bir iddia her olumsuz sonuçtan sonra bu biçimde korunursa, hiçbir gözlem onu yanlışlayamaz; o zaman da doğru olduğu gösterilemez. Bu yüzden bir iddiaya "yanlış olsaydı nasıl anlardım?" diye sormak gerekir.
Sonraki derse köprü
NLP'nin iddiaları bir yöntemin parçasıydı. Koçluk eğitimlerinde bundan daha da yaygın olan başka bir efsane türü var: herkesin bildiği, kaynağı unutulmuş sayılar. 5.7 bu popüler sayılara bakıyor: "21 günde alışkanlık", "yüzde 7, 38, 55" ve benzerlerini kaynaklarına göre düzeltmeye.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.