İçeriğe geç

5.5 · Seviye 1 · Zemin

Koçluğun yan etkileri

Koçluğun da istenmeyen sonuçları olabileceğini ve bunların nadiren ölçüldüğünü bilir

Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 1.670 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Barış'la yedinci görüntülü görüşme; Nehir yine izinli gözlemci. Barış ilk kez bir şikâyetle başlıyor.

Barış: Ekiple ilişkim düzeldi, bunu kabul ediyorum. Ama müdürümle aram bozuldu.
Feride Hanım: Nasıl bozuldu?
Barış: Artık her kararı sorguluyorum. "Bu hedef nereden geldi, neden şimdi?" diye. Eskiden sorgulamazdım. Müdür beni zorluk çıkaran biri gibi görmeye başladı.
Feride Hanım: Bu sorgulama alışkanlığı bizim görüşmelerimizden mi geliyor sence?
Barış: Galiba. Burada hep "neden?" diye soruyoruz. Ben de oraya taşıdım.
Feride Hanım: O zaman bunu birlikte konuşmamız gerekiyor. Koçluk sana bir şey kazandırırken bir şeye de mal olmuş olabilir.

Görüşmeden sonra Nehir bir şeyi fark ediyor: koçluğun bir zararı olabileceğini hiç düşünmemişti. Koçluğu hep bir iyilik, en kötü ihtimalle etkisiz bir iyilik olarak görmüştü. Feride Hanım'ın son cümlesi bu görüşü sarsıyor. Bugünün konusu, koçluğun da istenmeyen sonuçları olabileceği ve bunların neden nadiren konuşulduğu.

Kavram

İlaçların prospektüslerinde yan etkiler yazar. Psikoterapide de tedavinin istenmeyen sonuçları uzun zamandır araştırılıyor. Koçlukta ise bu soru çok daha geç sorulmaya başlandı. Bunun bir nedeni, koçluğun genellikle sağlıklı ve işlevsel insanlarla yapılan, düşük riskli bir konuşma olarak görülmesi. Ama her etkili müdahalenin, tam da etkili olduğu için, istenmeyen sonuçları da olabilir.

Barış'ın durumu bunun iyi bir örneği. Koçluk ona sorgulamayı öğretti; bu, ekiple ilişkisinde bir kazanç oldu. Ama aynı alışkanlık müdürüyle ilişkisinde bir maliyete dönüştü. Yan etki burada koçluğun başarısızlığından değil, başarısından doğuyor: bir beceri, uygun olmadığı bir bağlama taşındı.

Akademinin derslerinde karşılaşacağın yan etkilere birkaç örnek verilebilir; bunlar araştırmaların listesi değil, düşünmeye yardımcı örnekler. Danışanın iş yerindeki ya da ailesindeki ilişkilerinde gerilim çıkması. Koçlukta açılan ama kapatılmayan eski bir acının su yüzüne çıkması. Danışanın hedefine ulaşamadığında kendini daha çok suçlaması. Koça bağımlı hâle gelip kendi kararlarını veremez olması. Bunların ortak noktası, koçluğun bir şeyi harekete geçirmesi ve o şeyin koçluğun öngördüğünden başka bir yere gitmesi.

Yan etkiler neden nadiren ölçülür? Bunun birkaç nedeni var. Koçluk araştırmaları çoğunlukla koçluğun işe yaradığını göstermek için tasarlanır ve olumsuz sonuçları sormaz. Danışanlar, kendi bildirimini anlatan derste de değindiğimiz gibi, koçlarını kırmak istemeyebilir. Koçlar ise kendi işlerinin zarar verebileceğini düşünmek istemez. Sonuç, koçluğun yan etkilerinin büyük ölçüde görünmez kalması.

Zarar izlemenin bir zamanlaması da var. Koçluğun başında bu sorunun sorulacağını söylemek, danışana yan etkilerin konuşulabilir olduğunu baştan haber verir; böylece bir şey ters gittiğinde danışan bunu koçun başarısızlığı olarak değil, birlikte bakılacak bir bilgi olarak getirebilir.

Zarar izlemenin en basit hâli tek bir sorudur: "Koçluğa başladığımızdan beri kötüleşen ya da beklemediğin biçimde değişen bir şey oldu mu?" Bu soru, Feride Hanım'ın Barış'a yaptığı şeyin sistemli hâli: yan etkiyi bir tesadüf olarak değil, konuşulması gereken bir sonuç olarak ele almak.

Perde arkası

Nitel çalışma yan etkilerin nasıl göründüğünü anlatıyor. Ne kadar sık görüldüklerini ve neyle ilişkili olduklarını ise danışanlarla yapılan bir anket ölçtü.

Bu bulgu 5.4 ile birlikte okunduğunda anlamlı bir tablo çiziyor. İyi bir ilişki yalnızca daha iyi sonuçlarla değil, daha az yan etkiyle de birlikte görülüyor. Bu, ittifakın koçluğun bir tür güvenlik ağı olabileceğini düşündürüyor; danışan koçuna güvendiğinde, bir şeyin ters gittiğini söylemesi de kolaylaşıyor olabilir. Araştırmacılardan Schermuly, ayrı bir çalışmada koçların da kendi işlerinden olumsuz etkilendiğini bildirdi; bunun ayrıntısı, koçun kendi yorgunluğunu ele alan 64.4'ün konusu.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Koçluk sağlıklı insanlarla yapılan bir konuşmadır; zararı olmaz, en kötü ihtimalle işe yaramaz."
Doğrusu

Bir konuşma bir şeyi değiştirebiliyorsa, istenmeyen bir şeyi de değiştirebileceğini kabul etmek gerekir. Araştırmalar koçluk danışanlarının yan etkileri sık bildirdiğini gösteriyor; çoğu düşük yoğunlukta olsa da yok sayılmamalı. "Zararı olmaz" düşüncesi, yan etkileri fark etmeyi ve konuşmayı engeller.

Yaygın yanlış"Bir yan etki ortaya çıkarsa koçluk başarısız olmuştur."
Doğrusu

Yan etkiler çoğu zaman koçluğun başarısızlığından değil, etkisinden doğar; Barış'ın sorgulama alışkanlığı gibi. Nitel araştırmalar yan etkilerin koçluğun içinde ele alınabildiğini gösteriyor. Asıl sorun yan etkinin ortaya çıkması değil, fark edilmemesi ve konuşulmamasıdır.

İki sürüm

Haftalık buluşmada Tuba yeni görevinin ilk ayını anlatıyor. Soruları Nehir soruyor, Ozan not alıyor.

Zayıf sürüm

Tuba: Görev iyi gidiyor. Ama eczanedeki Derya benimle konuşmuyor artık. O da sorumluluğu istiyormuş.
Nehir: Kıskanıyor, aldırma. Bu senin başarın.
Tuba: Belki. Ama ben bu teklifi kabul etmeye bizim konuşmalarımızda cesaret ettim.
Nehir: Zaten doğru olanı yaptın. Derya'nın sorunu onun sorunu.
Tuba: Haklısın galiba.

Güçlü sürüm

Tuba: Görev iyi gidiyor. Ama eczanedeki Derya benimle konuşmuyor artık. O da sorumluluğu istiyormuş.
Nehir: Bunu söylemen önemli. Koçluğa başladığımızdan beri böyle beklemediğin biçimde değişen başka şeyler de oldu mu?
Tuba: Derya'dan başka... Anneme daha az uğruyorum. Kapanış akşamları dışında da yorgunum.
Nehir: İki şey söyledin: Derya'yla ilişkin ve annene ayırdığın zaman. Hangisini konuşmak istersin?
Tuba: Derya'yı. Onu kaybetmek istemiyorum. Yıllardır birlikte çalışıyoruz.

İlk konuşma Tuba'nın "haklısın galiba" cevabıyla kapanıyor ve bir kapıyı da kapatıyor. Nehir, Tuba'nın getirdiği gerilimi hemen bir başarının bedeli olarak paketliyor ve Derya'nın sorunu olarak dışarı itiyor. Tuba'nın "bu cesareti bizim konuşmalarımızda buldum" cümlesi aslında bir davetti: koçluğun bu sonuçtaki payını konuşmaya. Nehir bu daveti görmüyor; yan etki konuşulmadan kapanıyor. Ozan'ın notunda Nehir'in iki cümlesi de "kapatma" olarak işaretli. Öbür konuşmada Nehir yan etkiyi önemsiyor ve onu bir zarar izleme sorusuna çeviriyor: başka beklenmedik değişiklikler oldu mu? Bu soru ikinci bir yan etkiyi, annesine ayırdığı zamanın azalmasını, görünür kılıyor. Sonra hangisinin konuşulacağını Tuba'ya bırakıyor. Tuba'nın seçimi, koçluğun bu ilişkiye verdiği zararı onarmak.

Sınır notu

Koçluğun alanında mı? Bazı yan etkiler koçluğun içinde konuşulabilir: bir ilişkideki gerilim, bir alışkanlığın yanlış bağlama taşınması. Ama bazıları koçluğun alanını aşar. Danışanın kaygısı, uykusuzluğu ya da çökkünlüğü koçluk sürecinde belirgin biçimde artıyorsa, ya da koçluk eski ve derin bir acıyı açığa çıkarmışsa, koçun işi bunu koçlukla çözmeye çalışmak değil, danışanı uygun bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirmektir; bunun yolu 1.4'te ve Seviye 5'te anlatılıyor. Zarar izleme sorusu tam da bu ayrımı erken yapabilmek için var. Koçun kendi işinden etkilenmesi ise ayrı bir konu ve 64.4'te ele alınıyor.

Pratik

Günlük sorusu

Bir başkasına yardım ederken ya da kendine iyi gelecek bir şey yaparken, hiç beklemediğin bir şeyin bozulduğunu fark ettiğin oldu mu? Bunu kime söyledin?

Kapanış

  1. Koçluğun da yan etkileri olabilir: koçluk sürecinin doğrudan neden olduğu, amaçlanmayan ve istenmeyen sonuçlar; çoğu zaman koçluğun başarısızlığından değil, etkisinden doğar.
  2. Araştırmalar danışanların yan etkileri sık, ama çoğunlukla düşük yoğunlukta bildirdiğini ve yan etki sayısının ilişki kalitesiyle ters ilişkili olduğunu düşündürüyor; yan etkiler yine de nadiren ölçülüyor.
  3. Zarar izleme, neyin kötüleştiğini de düzenli olarak sormaktır; yan etkiler çoğu zaman koçluğun içinde konuşulabilir, ama ruh sağlığına dair bir kötüleşme koçluğun alanını aşar.

Beş soru

  1. Barış'ın müdürüyle ilişkisinin bozulması neden bir yan etki olarak görülebilir?
  2. Koçluğun yan etkileri neden nadiren ölçülür?
  3. Graßmann ve Schermuly'nin çalışması yan etkilerin sıklığı ve yoğunluğu hakkında ne söylüyor ve yan etki sayısı neyle ilişkili?
  4. Zayıf sürümde Tuba'nın "bu cesareti bizim konuşmalarımızda buldum" cümlesi neydi ve Nehir onu nasıl kaçırdı?
  5. Hangi tür bir yan etki koçluğun alanını aşar?

Yanıtlar

  1. Çünkü koçluk sürecinin doğrudan bir sonucu ve amaçlanmamış: Barış görüşmelerde "neden?" diye sormayı öğrendi ve bu alışkanlık ekibiyle ilişkisinde işe yaradı, ama müdürüyle ilişkisinde bir maliyete dönüştü. Yan etki koçluğun başarısızlığından değil, bir becerinin uygun olmadığı bir bağlama taşınmasından doğdu.
  2. Çünkü araştırmalar çoğunlukla koçluğun işe yaradığını göstermek için tasarlanır ve olumsuz sonuçları sormaz; danışanlar koçlarını kırmak istemeyebilir; koçlar da kendi işlerinin zarar verebileceğini düşünmek istemez. Sonuçta yan etkiler büyük ölçüde görünmez kalır.
  3. Danışanların yan etkileri sık bildirdiğini, ama yoğunluklarının düşük ile orta düzeyde olduğunu. Yan etki sayısı, iki ölçüm zamanında da ilişki kalitesiyle, ilk ölçümde koçun uzmanlığıyla ters yönde ilişkiliydi. Çalışma tek bir ülkeden, kendi bildirimine dayalı ve ilişkisel.
  4. Koçluğun bu sonuçtaki payını konuşmaya bir davetti. Nehir bunu görmedi: gerilimi bir başarının bedeli olarak paketledi, Derya'nın sorunu olarak dışarı itti ve Tuba'ya doğru olanı yaptığını söyledi. Yan etki konuşulmadan kapandı; Tuba da "haklısın galiba" diyerek konuyu bıraktı.
  5. Danışanın ruh sağlığında belirgin bir kötüleşme: kaygının, uykusuzluğun ya da çökkünlüğün koçluk sürecinde artması ya da koçluğun eski ve derin bir acıyı açığa çıkarması. Bu durumda koç bunu koçlukla çözmeye çalışmaz, danışanı uygun bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirir.

Sonraki derse köprü

Koçluğun yan etkilerini konuşmak, koçluk hakkında anlatılan her şeye eleştirel bakmayı gerektiriyor. Bazı iddialar ise yan etkiden önce gelen bir sorun taşıyor: hiç desteklenmemiş olmaları. 5.6 bu mitlerin ilkine, NLP'ye bakıyor: temsil sistemleri ve göz hareketi iddialarının neden desteklenmediğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.