İçeriğe geç

5.3 · Seviye 1 · Zemin

Kendi bildirimi ve plasebo

Koçluk sonuçlarının çoğunun kendi bildirimine dayanmasının ne anlama geldiğini açıklar

Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 1.704 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Bütçe toplantısından bir gün önce Serap Hanım, Nehir'i masasına çağırıyor. Satıcı şirket, Nehir'in yazdığı üç soruya cevap vermiş.

Serap Hanım: Okudum ama anlamadım. Ölçümler "katılımcıların doldurduğu standart ölçekler"miş. İzlem yokmuş. Bu iyi mi, kötü mü?
Nehir: Ne iyi ne kötü. Ama ne ölçtüğünü değiştiriyor.
Serap Hanım: Nasıl yani? İnsanlar daha az stresli olduklarını söylüyorsa, daha az streslidirler.
Nehir: Belki. Belki de koçluk aldıklarını bildikleri, bir şeyin değişmesini bekledikleri ve koçlarını sevdikleri için öyle söylüyorlar.
Serap Hanım: Yani yalan mı söylüyorlar?
Nehir: Hayır. Çoğu gerçekten öyle hissediyor. Asıl soru, o his koçluğun kendisinden mi, yoksa başka bir şeyden mi geliyor.

Nehir'in son cümlesi Serap Hanım'ın kafasını karıştırıyor; aslında Nehir'in de. Bir koçluk araştırmasının sonuçlarını katılımcıların kendisi bildiriyorsa, o sonuç neyin kanıtıdır? Bugünün konusu bu soru: kendi bildirimi ve onun en ünlü gölgesi, plasebo.

Kavram

5.2'de bir özeti okurken üçüncü sorumuz ölçümdü: sonuç neyle ölçülmüş? Satıcı şirketin cevabı koçluk literatüründe en sık rastlanan cevap: sonuçları katılımcılar kendileri doldurmuş.

Kendi bildirimini küçümsemek yanlış olur. Bir danışanın ne kadar stresli olduğunu, hayatından ne kadar memnun olduğunu, kendine ne kadar güvendiğini en iyi o bilir; hiçbir gözlemci bunu ondan daha doğru söyleyemez. Koçluğun önemsediği birçok sonuç da tam olarak böyle iç deneyimlerdir. Sorun kendi bildiriminin kendisi değil, tek başına kalmasıdır.

Kendi bildirimini etkileyen birkaç güç var. Birincisi beklenti: bir şeyin değişmesini bekleyen biri, değişimi daha kolay fark eder ve bildirir. İkincisi ilişki: koçunu seven, ona emek veren biri, koçluğun işe yaradığını söylemek ister; bu yalan değil, insanın ilişkiye sadakatidir. Üçüncüsü ölçümün kendisi: aynı kişi aynı anda, aynı ankette hem koçluk hakkında hem de sonuç hakkında soru cevapladığında, iki cevap birbirine olduğundan daha yakın çıkabilir.

Beklentinin gücünü en iyi anlatan kavram tıptan geliyor.

Plasebonun koçluk için asıl dersi, nerede güçlü olduğudur. Tıp araştırmaları, plasebonun en çok kişinin kendi bildirdiği, öznel sonuçlarda görüldüğünü düşündürüyor; nesnel olarak ölçülen sonuçlarda ise çoğu zaman kayboluyor. Koçluk sonuçlarının çoğu öznel ve kendi bildirimine dayalı olduğuna göre, bir koçluk araştırmasında görülen iyileşmenin bir kısmının beklentiden gelmesi mümkün. Bu, koçluğun işe yaramadığı anlamına gelmez; ama bir araştırmanın ne gösterdiğini okurken bu ihtimali akılda tutmak gerekir.

Bu yüzden iyi bir koçluk araştırması, kendi bildirimini başka kaynaklarla destekler: danışanın çevresindeki insanların gözlemi, davranışa dair kayıtlar, performans verileri ve aylar sonra yapılan izlem ölçümleri. 1.10'daki meta-analizin bir bulgusu bu açıdan dikkat çekiciydi: çok kaynaklı geri bildirimin kullanıldığı çalışmalarda koçluğun etkisi daha küçük çıkıyordu. Bunun tek bir açıklaması yok; ama kendi bildirimi dışındaki kaynakların sonucu daha temkinli gösterebileceğini düşündürüyor.

Perde arkası

Plasebonun nerede güçlü olduğuna dair en çok tartışılan çalışmalardan biri, plasebo ile hiçbir tedavi almamayı karşılaştıran klinik denemeleri birleştirdi.

Bu bulgu koçluk için iki yönlü bir uyarı. Bir yandan, koçluk araştırmalarındaki öznel sonuçların beklentiyle şişebileceğini düşündürüyor. Öte yandan plaseboyu "sahte" bir etki olarak küçümsemek de doğru değil; beklenti, ilişki ve bağlam gerçek bir deneyim üretir. Koçun sorusu "bu etki gerçek mi?" değil, "bu etki nereden geliyor ve kalıcı mı?" olmalı.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Kendi bildirimine dayanan bir sonuç güvenilmezdir; işe yaramaz."
Doğrusu

Kendi bildirimi, bir kişinin iç dünyasını öğrenmenin çoğu zaman tek yoludur ve koçluğun önemsediği birçok sonuç tam olarak böyle iç deneyimlerdir. Sorun kendi bildiriminin kendisi değil, tek başına kalmasıdır. Başka kaynaklarla, gözlemle, davranışla ve izlemle desteklendiğinde kendi bildirimi değerli bir kanıttır.

Yaygın yanlış"Plasebo etkisi sahte bir etkidir; kişi aslında iyileşmemiştir."
Doğrusu

Plasebo etkisi, kişinin deneyiminde gerçek bir değişimdir; yalnızca kaynağı müdahalenin etkin bileşeni değil, beklenti ve bağlamdır. Koçlukta bunun anlamı, koçluğun etkisinin bir kısmının yöntemden değil, ilişkiden ve beklentiden gelebileceğidir. Bu, koçluğu değersiz kılmaz; ama "hangi yöntem işe yarıyor?" sorusunu daha zor hâle getirir.

İki sürüm

Serap Hanım, bütçe toplantısında ne söyleyeceğini soruyor. İki farklı cevap.

Zayıf sürüm

Serap Hanım: Peki toplantıda ne diyeyim? Kendi bildirimi diye bir sorun varmış.
Nehir: Aslında önemli değil. İnsanlar iyi hissediyorsa sonuç sonuçtur.
Serap Hanım: Programın ölçümünü de anketle mi yapalım o zaman?
Nehir: Evet, programdan sonra katılımcılara memnuniyet anketi dağıtırız.
Serap Hanım: Tamam. Yüksek çıkarsa devam ederiz.

Güçlü sürüm

Serap Hanım: Peki toplantıda ne diyeyim? Kendi bildirimi diye bir sorun varmış.
Nehir: Şunu diyebilirsiniz: çalışmada katılımcılar iyileştiklerini söylüyor, bu değerli. Ama bunun ne kadarının koçluktan, ne kadarının beklentiden geldiğini bilmiyoruz.
Serap Hanım: Bizim pilotta bunu nasıl ayırırız?
Nehir: Tam ayıramayız ama yaklaşabiliriz. Ekip liderlerinin kendi anketine ek olarak ekip üyelerinden kısa bir gözlem alalım. Bir de davranışa dair bir veri seçelim, toplantılarda geri bildirim verme sıklığı gibi.
Serap Hanım: Ve programın sonunda mı ölçelim?
Nehir: Sonunda ve üç ay sonra. Etki sürüyor mu, onu da görmek isteriz.

"Yüksek çıkarsa devam ederiz" cümlesi, ilk cevabın kurduğu tuzağı gösteriyor. Nehir kendi bildirimini önemsizleştiriyor ve pilotun ölçümünü de tek bir memnuniyet anketine bırakıyor. Böyle bir anket, katılımcıların beklentisini, koçlarına duydukları yakınlığı ve programın kendisine yapılan yatırımı ölçecek; yüksek çıkması neredeyse kesin, ama neyi gösterdiği belirsiz. Öbür cevapta Nehir kendi bildirimini küçümsemiyor; değerini söylüyor ve sınırını ekliyor. Sonra ölçümü üç kaynağa yayıyor: liderlerin kendi bildirimi, ekip üyelerinin gözlemi ve bir davranış verisi. Son olarak bir izlem ekliyor. Kontrol grubu yok, ama pilot artık beklentinin etkisini biraz daha görünür kılabilecek; 5.1'de konuştuğumuz bağlam kanıtı da daha güvenilir hâle geliyor.

Sınır notu

Kimin gündemi? Kendi bildirimi yalnızca araştırmalarda değil, koçun kendi görüşmelerinde de vardır. Bir koç her görüşmenin sonunda danışanına "bugün ne kadar faydalı oldu?" diye sorduğunda, danışanın cevabı koçu memnun etme isteğinden etkilenebilir. Koçun kendi başarı ihtiyacı bu soruyu sık sormasına neden oluyorsa, ölçüm danışana değil koça hizmet ediyordur. Dürüst bir cevap için danışana düşük bir puanın da değerli olduğunu açıkça söylemek gerekir. Plaseboya dair bir sınır daha var: beklentinin bir etki ürettiğini bilmek, koçun bilerek boş vaatlerle beklenti yaratmasını meşru kılmaz; 4.4'teki dürüst vaat ilkesi burada da geçerli.

Pratik

Günlük sorusu

Bir şeyin sana iyi geldiğini hissettiğinde, o hissin ne kadarı o şeyden, ne kadarı ondan beklediğinden geliyordu?

Kapanış

  1. Koçluk araştırmalarının çoğu sonuçları katılımcıların kendi bildirimiyle ölçer; kendi bildirimi iç dünyayı öğrenmenin çoğu zaman tek yoludur, ama beklenti, ilişki ve ortak yöntem yanlılığı gibi güçlerden etkilenir.
  2. Tıp araştırmaları plasebonun en çok öznel, kendi bildirilen sonuçlarda görüldüğünü düşündürüyor; bu yüzden koçluktaki öznel iyileşmenin bir kısmı beklentiden gelebilir, ama plasebo etkisi sahte değil, gerçek bir deneyimdir.
  3. Çözüm kendi bildirimini atmak değil, onu başka kaynaklarla desteklemektir: çevredeki insanların gözlemi, davranış verisi ve izlem ölçümleri.

Beş soru

  1. Serap Hanım'ın "insanlar daha az stresli olduklarını söylüyorsa, daha az streslidirler" cümlesinde doğru olan ve eksik kalan ne?
  2. Kendi bildirimini etkileyebilecek üç güç nedir?
  3. Hróbjartsson ve Gøtzsche'nin derlemesi plasebonun nerede güçlü, nerede zayıf olduğunu gösteriyor?
  4. Zayıf sürümde Nehir'in önerdiği memnuniyet anketi neden neredeyse kesin yüksek çıkacaktı ve bu neden bir sorun?
  5. Bir koçun her görüşmenin sonunda danışana "ne kadar faydalı oldu?" diye sorması hangi riski taşır?

Yanıtlar

  1. Doğru olan: kişinin stresini en iyi o bilir ve "daha az stresliyim" demesi gerçek bir deneyimi anlatıyor olabilir. Eksik kalan: bu deneyimin kaynağı. Katılımcılar koçluk aldıklarını bildikleri, bir değişim bekledikleri ve koçlarını sevdikleri için de öyle hissedebilir; his gerçek, ama onu koçluğun kendisinin mi ürettiği belirsiz.
  2. Beklenti: bir değişim bekleyen biri onu daha kolay fark eder ve bildirir. İlişki: koçunu seven biri koçluğun işe yaradığını söylemek ister. Ölçümün kendisi: aynı kişi aynı ankette hem koçluk hem sonuç hakkında cevap verdiğinde, iki cevap birbirine olduğundan daha yakın çıkabilir; buna ortak yöntem yanlılığı denir.
  3. Evet ya da hayır biçiminde ölçülen sonuçlarda ve nesnel sonuçlarda plasebonun anlamlı bir etkisi bulunmadı. Sürekli ve öznel sonuçlarda, örneğin ağrıda, küçük bir etki görüldü; bu etki de çalışmalar büyüdükçe azalıyordu. Bulgu tıbbi denemelerden geliyor; koçlukta sınanmadı ve yorumu sonradan da tartışıldı.
  4. Çünkü katılımcıların beklentisini, koçlarına duydukları yakınlığı ve programa yapılan yatırımı ölçecekti; insanlar bir programdan sonra çoğunlukla memnun olduklarını söyler. Yüksek bir puan programın işe yaradığını değil, katılımcıların onu sevdiğini gösterirdi; karar da bu belirsiz bilgiye dayanmış olurdu.
  5. Danışanın cevabının koçu memnun etme isteğinden etkilenmesi ve ölçümün danışana değil koçun başarı ihtiyacına hizmet etmesi. Dürüst bir cevap için koç, düşük bir puanın da değerli olduğunu açıkça söylemeli ve ölçümü kendi güvencesi için değil, danışanın yararı için kullanmalı.

Sonraki derse köprü

Plasebo tartışması bir soruyu açıkta bırakıyor: koçluğun etkisi yöntemden değil de ilişkiden geliyorsa, koçlukta gerçekten ne işe yarıyor? 5.4 bu soruya araştırmaların verdiği en tutarlı cevaba bakıyor: koç ile danışan arasındaki çalışma ittifakına ve onun sınırlarına.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.