5.1 · Seviye 1 · Zemin
Kanıta dayalı uygulama nedir
Kanıta dayalı koçluğun üç ayağını (araştırma, uzmanlık, danışan tercihi) açıklar
Koçluk Akademisi — M05, Kanıta Dayalı Koçluk · 1.696 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Alsancak'ta bir otel salonunda koçlar için düzenlenen bir tanışma akşamı. Nehir, kartvizitinde "Başarı Koçu" yazan, enerjik bir adamla aynı masada. Adı Kenan. İki hafta sonunda bir sertifika almış; şimdi sosyal medyada "90 günde hayatını değiştir" programını yürütüyor.
Kenan: Benim yöntemim bilimsel olarak kanıtlanmış. Nörobilim, beynin istediğin şeyi çektiğini söylüyor.
Nehir: Hangi araştırmayı kastediyorsunuz?
Kenan: Adını hatırlamıyorum ama herkes biliyor. Asıl kanıt şu: danışanlarım sonuç alıyor. Geçen ay biri terfi aldı, biri evlendi.
Nehir: Onlar sizinle çalışmasaydı ne olurdu?
Kenan: Bilmem. Ama bana geliyorlar, memnunlar, arkadaşlarını getiriyorlar. Bu kanıt değil mi?
Nehir: Bir şeyin kanıtı. Ama hangi şeyin, emin değilim.
Eve dönerken Nehir Kenan'ın sözlerini düşünüyor. Onu küçümseyemiyor: danışanları gerçekten geliyor, gerçekten memnun ayrılıyor, Kenan da gerçekten onlara yardım etmeye çalışıyor. Ama "kanıt" kelimesini kullanma biçimi Nehir'i rahatsız ediyor. Kenan'ın elinde bir şey var; o şeyin ne olduğunu ve ne olmadığını ayırmak, bu modülün başlangıç noktası.
Kavram
2.6'da kanıta dayalı koçluğu kısaca tanımlamıştık: araştırma bulgularını, koçun mesleki deneyimini ve danışanın tercihlerini birlikte gözeterek çalışmak. Bu modülde o tanımın içine giriyoruz. İlk soru, bu fikrin nereden geldiği ve neden üç ayağı olduğu.
Kanıta dayalı uygulama fikri tıpta yerleşti: klinik kararların gelenekten, alışkanlıktan ya da tek bir uzmanın görüşünden çok sistemli araştırmalara dayanması gerektiği düşüncesi. Fikir oradan hemşireliğe, sosyal politikaya, yönetime ve psikolojinin uygulama alanlarına yayıldı. Koçlukta bu yayılmanın ilk büyük adımlarından biri, Dianne Stober ile Anthony Grant'in 2006'da derlediği Evidence Based Coaching Handbook oldu.
Üç ayak birbirinin yerine geçmez; her biri öbürlerinin eksiğini kapatır.
Araştırma, tek bir koçun göremeyeceği şeyi görür: yüzlerce danışanın ortalamasını, kontrol gruplarını, beklenmedik yan etkileri. Ama araştırmanın da sınırı var: çoğu zaman bir ortalamayı anlatır ve karşındaki danışan o ortalamaya uymayabilir.
Kenan'ın elindeki şey tam olarak bu ayağın bir parçası: deneyimi ve danışanlarından gelen geri bildirim. Bu değersiz değil. Ama tek başına kaldığında bir sorunu var: Kenan, danışanlarının onunla çalışmasalar da terfi alıp almayacaklarını bilemiyor. Başarılı olanlar arkadaşlarını getiriyor; vazgeçenler sessizce gidiyor. Uygulayıcı uzmanlığı, kararları sonuçlarına göre yargılama eğilimine ve akılda kalan başarılara açıktır; araştırma bu yanılgıları dengelemek için var.
Üçüncü ayak danışanın kendisidir. En iyi kanıt bir yöntemi destekliyor olabilir; koç onu ustalıkla uygulayabilir; ama danışan bu yöntemi istemiyorsa ya da koşulları ona uymuyorsa, kanıta dayalı uygulama o yöntemi dayatmak değildir. 2.6'da Ozan'ın okuma alışkanlığı örneği bunu göstermişti: bulgu, Ozan'ın sınav haftalarına uymuyordu.
Kanıta dayalı uygulamanın ne olmadığını da söylemek gerekiyor. "Bilimsel olarak kanıtlanmış yöntem" sloganı değildir; koçluğun hiçbir yöntemi her danışan için kanıtlanmış değildir. Tek bir çalışmaya dayanmak değildir. Araştırmayı bir otorite gibi danışana dayatmak hiç değildir. Kanıta dayalı uygulama bir sonuç değil, bir düşünme biçimidir: "Bunu nereden biliyorum?" sorusunu sürekli sormak.
Perde arkası
Bir fikre olumlu bakmak ile onu uygulamak ayrı şeyler. Bu ayrımı, kanıta dayalı uygulamanın koçluğa çok yakın bir alanında, yönetimde ölçen bir anket var.
Bu bulgunun koç adayı için anlamı açık. Kanıta dayalı olmak istemek yetmiyor; zamana ve araştırma okuma becerisine ihtiyaç var. Bu modülün geri kalanı tam da ikincisini kurmaya çalışıyor: bir araştırmayı okumak, bir iddianın kaynağını sormak, kanıtın gücünü tartmak.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Kanıta dayalı koçluk, araştırmayla kanıtlanmış yöntemleri uygulamaktır."
Bu, üç ayağın yalnızca birini almak demek. Kanıta dayalı uygulama araştırmayı, koçun yargısını ve danışanın tercihlerini ve koşullarını birlikte gözetir. "Kanıtlanmış yöntem" ifadesi ise çoğu zaman bir abartıdır; koçlukta hiçbir yöntem her danışan için kanıtlanmış değildir.
Yaygın yanlış"Danışanlarım memnunsa, yöntemim kanıta dayalıdır."
Memnun danışanlar değerli bir bilgi, ama yöntemin işe yaradığının kanıtı değil. Memnuniyet, ilişkinin sıcaklığından, danışanın kendi çabasından ya da zamanın kendisinden gelebilir; memnun olmayanlar da çoğu zaman geri bildirim vermeden ayrılır. Bu bilgi uygulayıcı uzmanlığının bir parçasıdır, ama öbür iki ayağın yerini tutmaz.
İki sürüm
Haftalık buluşmada Ozan, öğretmenler odasında bir meslektaşının Kenan'ın programına yazılmak üzere olduğunu anlatıyor ve Nehir'e soruyor. Tuba dinliyor.
Zayıf sürüm
Ozan: Meslektaşım "onun yöntemi bilimsel" diyor. Senin yaptığın koçluk da bilimsel mi?
Nehir: Tabii ki. Araştırmalar koçluğun işe yaradığını kanıtladı.
Ozan: Her koçluğun mu?
Nehir: Yani, genel olarak. Kenan'ınki sahte bilim, benimki gerçek.
Ozan: Peki aradaki farkı meslektaşıma nasıl anlatayım?
Güçlü sürüm
Ozan: Meslektaşım "onun yöntemi bilimsel" diyor. Senin yaptığın koçluk da bilimsel mi?
Nehir: "Bilimsel" demek yerine sana nereden bildiğimi söyleyebilirim. Koçluğun bazı bağlamlarda orta düzeyde bir etkisi olduğunu gösteren araştırmalar var; ama her yöntem, her danışan için değil.
Ozan: Kenan'ın danışanları memnunmuş ama.
Nehir: Bu önemli bir bilgi. Yalnız memnuniyet ile işe yarama aynı şey değil. Meslektaşına bir soru önerebilirim: "Bu yöntem hangi araştırmaya dayanıyor ve o araştırmada kimler vardı?"
Ozan: Ve cevap gelmezse?
Nehir: O da bir cevap. Sonra kararı yine o verir; neyi önemsediğine o karar verecek.
"Benimki gerçek" cümlesi, ilk konuşmanın neyi kaçırdığını gösteriyor. Nehir, Kenan'ı eleştirirken onun yaptığı şeyi kendisi de yapıyor: genel bir "kanıtlandı" iddiasıyla kendi koçluğunu savunuyor. Ozan'ın "her koçluğun mu?" sorusu bu iddianın zayıf yerine dokunuyor; Nehir'in cevabı ise bir ayrım değil, bir etiket: sahte ve gerçek. Öbür konuşmada Nehir "bilimsel" kelimesini bırakıp "nereden biliyorum" sorusuna geçiyor. Kanıtın sınırını söylüyor: bazı bağlamlarda, orta düzeyde, her yöntem için değil. Kenan'ın danışanlarının memnuniyetini küçümsemiyor, ama onu doğru yere koyuyor. Ozan'ın meslektaşına verdiği şey bir hüküm değil, bir soru; ve kararı meslektaşına bırakıyor. Bu, kanıta dayalı düşünmenin danışan dışındaki birine de nasıl taşınabileceğinin bir örneği.
Sınır notu
Seçimi kim yapıyor? Kanıta dayalı uygulamanın üçüncü ayağı tam bu sorunun cevabıdır: en iyi kanıt bir yönü gösterse bile danışan başka bir yolu seçebilir ve bu onun hakkıdır. Koçun işi kanıtı dürüstçe sunmak, seçimi danışana bırakmaktır. Ama bazen kanıt koçluğun dışını gösterir: bir danışanın yaşadığı sorun için en güçlü kanıt bir terapi yöntemini ya da tıbbi bir müdahaleyi destekliyorsa, kanıta dayalı bir koçun ilk işi danışanı o yardıma yönlendirmektir. Koçluğun alanında mı sorusu, kanıtın kendisi tarafından da cevaplanabilir. Kenan gibi bir koçla karşılaşıldığında da bir sınır var: kanıta dayalı düşünmek, başka bir uygulayıcıyı küçümsemenin aracı değildir. Danışanların neden ona gittiğini anlamak, yani hangi ihtiyacın orada karşılandığını görmek, kanıta dayalı bir koçun da öğrenmesi gereken bir şeydir.
Pratik
Günlük sorusu
Bir yöntemin işe yaradığına inanırken dayandığın şey hangi ayaktı: bir araştırma mı, bir deneyim mi, yoksa sana iyi gelmesi mi?
Kapanış
- Kanıta dayalı uygulama tıpta yerleşti ve uygulamalı psikolojiye, yönetime ve koçluğa yayıldı; üç ayağı vardır: en iyi mevcut araştırma, uygulayıcı uzmanlığı ve danışanın tercihleri ve koşulları.
- Üç ayak birbirinin yerine geçmez: araştırma ortalamayı görür ama bireyi kaçırabilir, uzmanlık bireyi görür ama yanılgılara açıktır, danışanın tercihi ise kararı sahibine bırakır.
- Kanıta dayalı uygulama bir slogan değil, bir düşünme biçimidir: "Bunu nereden biliyorum?" diye sormak. Olumlu bakmak yetmez; zaman ve araştırma okuma becerisi gerekir.
Beş soru
- Kenan'ın "danışanlarım sonuç alıyor" cümlesi hangi ayağa ait ve neden tek başına yeterli değil?
- Kanıta dayalı uygulamanın üç ayağı nedir ve her biri öbürlerinin hangi eksiğini kapatır?
- Barends ve arkadaşlarının anketi, kanıta dayalı uygulamanın önündeki engeller hakkında ne söylüyor?
- Zayıf sürümde Nehir, Kenan'ı eleştirirken hangi hatayı tekrarladı?
- Kanıt bazen koçluğun dışını nasıl gösterebilir?
Yanıtlar
- Uygulayıcı uzmanlığına: Kenan'ın deneyimine ve danışanlarından gelen geri bildirime. Tek başına yeterli değil, çünkü Kenan danışanlarının onunla çalışmasalar ne olacağını bilemiyor; başarılı olanlar arkadaşlarını getiriyor, vazgeçenler sessizce gidiyor. Bu bilgi, sonuç yanlılığına ve hatırlanan başarılara açık.
- En iyi mevcut araştırma, uygulayıcı uzmanlığı ve danışanın tercihleri ve koşulları. Araştırma, tek bir koçun göremeyeceği ortalamaları ve kontrol gruplarını görür. Uzmanlık, genel bulguyu belirli bir danışana uyarlar. Danışanın tercihi ve koşulları, bir yöntemin bu kişi için uygun olup olmadığını ve kararın kime ait olduğunu belirler.
- Yöneticilerin çoğunun kanıta dayalı uygulamaya olumlu baktığını, ama zaman yetersizliğinin ve araştırmayı sınırlı anlamanın başlıca engeller olduğunu. Bu engeller kanıta dayalı uygulamanın daha yerleşik olduğu mesleklerde de bildiriliyor. Anket yöneticilerle yapıldı; koçlara taşınması bir aktarım.
- Kendi koçluğunu da genel bir "kanıtlandı" iddiasıyla savundu: "araştırmalar koçluğun işe yaradığını kanıtladı". Ozan "her koçluğun mu?" diye sorunca da bir ayrım yerine bir etiket koydu: Kenan'ınki sahte, kendisininki gerçek. Kanıta dayalı bir cevap, kanıtın sınırını da söylerdi.
- Bir danışanın sorunu için en güçlü kanıt bir terapi yöntemini ya da tıbbi bir müdahaleyi destekliyorsa, kanıta dayalı bir koç danışanı o yardıma yönlendirir. Kanıta dayalı olmak, koçluğun bir sorunun en iyi cevabı olmadığını kabul etmeyi de içerir.
Sonraki derse köprü
Nehir, Ozan'ın meslektaşına bir soru önerdi: "Bu yöntem hangi araştırmaya dayanıyor ve o araştırmada kimler vardı?" Ama bir araştırmayı bulmak yetmez; onu okumak da gerekir. 5.2 bir koçluk araştırmasını okumayı ele alıyor: bir özette kontrol grubunu, örneklemi, ölçümü ve izlem süresini işaretlemeyi.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.