İçeriğe geç

4.6 · Seviye 1 · Zemin

Yeterlilik sınırı

Bir talebin kendi yeterliliğinin dışında kaldığını söylemenin cümlesini kurar

Koçluk Akademisi — M04, Etik Pratiğin Temelleri · 1.653 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Cumartesi öğleden sonra, apartmanın merdiven boşluğu. Alt kattaki komşu Güler Hanım, elinde poşetlerle Nehir'i durduruyor.

Güler Hanım: Kızım, koçluk öğreniyormuşsun. Bana bir diyet koçluğu yapsana.
Nehir: Diyet mi?
Güler Hanım: Doktor şekerim yüksek dedi, kilo ver dedi. Ama ne yiyeceğimi bilmiyorum. Sen bana bir liste yaparsın, her hafta da kontrol edersin.
Nehir: Ben... aslında biraz okumuştum bu konuda. Ekmeği azaltmak lazım, akşam yemeğini erken yemek...
Güler Hanım: Gördün mü, biliyorsun işte!
Nehir: Şey, bir düşüneyim.

Nehir kapıyı kapatınca rahatsız oluyor. İnternette okuduğu birkaç cümleyi bir anda tavsiye gibi söylemişti, üstelik kan şekeri yüksek bir kadına. Güler Hanım'ın "biliyorsun işte" cevabı da hoşuna gitmişti; bu hoşlanma, rahatsızlığın bir parçasıydı. Bugünün konusu, bir talebin koçun elindeki donanımı aştığını fark etmek ve bunu söyleyebilmek.

Kavram

Bir koçluk talebi bazen koçun yapabileceği şeyin ötesinde durur. Bu her zaman açık değildir; talep bir koçluk sözcüğüyle gelir, "diyet koçluğu", "kariyer koçluğu", "ilişki koçluğu", ve koçun işi gibi görünür.

ICF'nin etik kuralları bu sınırı birkaç yerden çiziyor. Koçtan, ne bildiğini ve neyi belgelediğini abartmadan söylemesini ve o çerçevenin dışına taşmamasını bekliyor. Koçun kendi kişisel sınırlılıklarını ya da performansını bozabilecek koşullarını tanımasını ve gerekirse destek istemesini, hatta ilişkiyi askıya almasını bekliyor. Ve koçluk ilişkisinin sağladığı değerin değiştiğini fark ettiğinde bunu danışanla konuşmasını, gerekirse başka bir koçu, profesyoneli ya da kaynağı önermesini istiyor.

Yeterlilik sınırının dört yüzü var. Birincisi alan bilgisi: beslenme, tıp, hukuk, finans ya da psikoterapi gibi uzmanlık gerektiren konular. Güler Hanım'ın talebi tam burada. İkincisi yöntem: koçun eğitim almadığı bir çalışma biçimi, örneğin bir ekip koçluğu ya da bir aile görüşmesi. Üçüncüsü deneyim düzeyi: bir koç adayının, kendisinden çok deneyimli bir koçun ele alabileceği karmaşık bir vakayı üstlenmesi. Dördüncüsü kişisel durum: koçun o dönem yaşadığı bir kaybın ya da yorgunluğun, belirli bir danışanla çalışmasını zorlaştırması.

Sınırı görmek kolay değildir, çünkü bilmediğimizi fark etmek için tam da bilmediğimiz şeyi bilmemiz gerekir.

Nehir'in merdiven boşluğundaki cümleleri bunun küçük bir örneği: birkaç yazı okumuştu ve o an bunu yeterli bir bilgi gibi hissetti. Yeterlilik sınırını korumanın en güvenilir yolu bu yüzden bir his değil, bir sorudur: bu konuda eğitim aldım mı, belgem var mı, bu alanın uzmanı benim söyleyeceğimi onaylar mı?

Sınırı fark ettikten sonra onu söylemek gerekir. Akademinin önerdiği cümlenin dört parçası var. Sınırı adlandır: "Bu konu benim bilgimin dışında." Doğru kaynağı göster: "Bunu bir hekimle ya da diyetisyenle planlamak gerekir." Varsa kendi yapabileceğini söyle: "Benim yapabileceğim, onların önerdiği planı uygularken zorlandığın yerleri seninle konuşmak." Seçimi danışana bırak: "İstersen bunu birlikte düşünelim." Cümle bir reddediş değil, bir yönlendirme ve bir öneridir.

Bir koçluk görüşmesinin içinde bu sınır çoğu zaman bir ilk talep olarak değil, ortada bir yerde belirir. Bir kariyer görüşmesi bir anda bir iş sözleşmesinin maddelerine, bir alışkanlık görüşmesi bir ilacın dozuna kayabilir. Böyle anlarda koçun ilk işi konuyu kendi bilgisiyle cevaplamak değil, konunun değiştiğini fark etmek ve bunu danışana söylemektir: "Şu an konuştuğumuz şey bir hukuk sorusu; bunu bir avukata sormanız gerekir. İstersen o görüşmeye nasıl hazırlanacağını konuşabiliriz."

Perde arkası

Yeterlilik sınırını fark etmenin neden zor olduğuna dair, psikolojide çok tartışılmış bir bulgu var.

Bu tartışma, bulgunun koç için çıkardığı dersi tamamen ortadan kaldırmıyor, ama ölçülü okunmasını gerektiriyor. Kendi bilgimizi değerlendirmede yanılabileceğimiz düşüncesi, yeterlilik sınırını bir hisse değil, dışarıdan kontrol edilebilir sorulara dayandırmak için yeterli bir gerekçe. Bir koçun "bu konuyu biliyorum" hissi, eğitim, belge ve uzman onayı gibi dış ölçütlerle sınanmalı.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Koçluk bir süreç becerisidir; iyi bir koç her konuda koçluk yapabilir."
Doğrusu

Koçluk becerileri, soru sormak, dinlemek, danışana alan açmak, birçok konuya taşınabilir. Ama bazı konular bu becerilerin yanında alan bilgisi ister ve o bilginin yokluğu danışana zarar verebilir. Kan şekeri yüksek birine bir beslenme planı çizmek, en iyi soruların bile telafi edemeyeceği bir sorumluluktur.

Yaygın yanlış"Yeterliliğimin dışında olduğunu söylemek, danışanı kaybetmek ve beceriksiz görünmek demektir."
Doğrusu

Sınırı söylemek bir beceriksizlik itirafı değil, bir mesleğin olgunluk işaretidir. Danışan, koçun bir şeyi bilmediğini söylediğinde, bildiğini söylediği şeylere daha çok güvenir. Üstelik dört parçalı cümle danışanı reddetmez; ona doğru kaynağı ve koçun hâlâ sunabileceği şeyi gösterir.

İki sürüm

Ertesi gün Nehir, Güler Hanım'ın kapısını bir cevapla çalıyor. Kapı aralanınca söylenebilecek iki farklı şey var.

Zayıf sürüm

Nehir: Güler Hanım, düşündüm, yapalım. Her hafta size bir liste hazırlarım.
Güler Hanım: Çok iyi! Ne yiyeceğim peki?
Nehir: Ekmeği yarıya indirin, tatlıyı tamamen bırakın. Bir de akşamları meyve yemeyin.
Güler Hanım: Meyveyi de mi? Doktor meyve ye dedi ama.
Nehir: Bence şeker için meyve de iyi değil.

Güçlü sürüm

Nehir: Güler Hanım, düşündüm. Ne yiyeceğiniz konusu benim bilgimin dışında; kan şekeriniz yüksekken bunu bir hekimle ya da bir diyetisyenle planlamanız gerekir.
Güler Hanım: Doktor bir şeyler dedi ama aklımda kalmadı.
Nehir: O zaman bir sonraki randevuda sormak istediklerinizi birlikte yazabiliriz, isterseniz. Plan çıktıktan sonra da uygularken zorlandığınız yerleri konuşabiliriz.
Güler Hanım: Bu iyi olur. Ben doktorun yanında hep unutuyorum.
Nehir: Hangi sorulardan başlamak istersiniz?

İlk konuşmadaki tehlike Güler Hanım'ın itirazında açığa çıkıyor: "Doktor meyve ye dedi ama." Nehir'in önerileri artık yalnızca bir koçun ötesinde değil, hekimin söylediğiyle de çelişiyor; Güler Hanım iki ses arasında kalıyor. Nehir'in son cümlesi ise bir kanaati bilgi gibi sunuyor: "bence şeker için meyve de iyi değil." Öbür konuşmada Nehir dört parçanın dördünü de söylüyor: sınırı adlandırıyor, doğru kaynağı gösteriyor, kendi yapabileceğini öneriyor ve seçimi Güler Hanım'a bırakıyor. Ortaya çıkan iş de beklenmedik biçimde değerli: Güler Hanım doktorun yanında unuttuklarını söylüyor ve Nehir ona doktor görüşmesine hazırlanmakta eşlik etmeyi öneriyor. Bu, Nehir'in yeterliliğinin içinde kalan, gerçek bir yardım.

Sınır notu

Koçluğun alanında mı? Bu ders bu sorunun en somut hâli. Güler Hanım'ın talebinde bir koçluk payı var: bir planı uygulamaya geçirmek, alışkanlıkları değiştirmek, kendine hatırlatmak. Ama planın kendisi tıbbi bir karar ve koçun alanının dışında. Sağlık, beslenme, hukuk ya da para gibi konularda koç, uzmanın kararını değiştiren ya da onun yerine geçen bir şey söylememeli. Ruh sağlığına dair işaretler, 1.4'te konuştuğumuz gibi, ayrı bir dikkat gerektirir. Bir danışanı uygun bir uzmana yönlendirme konuşmasının nasıl yapılacağı, ne söyleneceği, nasıl söyleneceği ve sonra ne olacağı, 35.4'ün konusu.

Pratik

Günlük sorusu

Biri sana "sen bilirsin" dediğinde, aslında bilmediğin bir konuda konuşmaya başladığın oluyor mu? O an seni konuşmaya iten neydi?

Kapanış

  1. Yeterlilik sınırı, koçun bilgisinin, eğitiminin, deneyiminin ve belgesinin çizdiği sınırdır; alan bilgisi, yöntem, deneyim düzeyi ve kişisel durum olarak dört yüzü vardır.
  2. Bu sınırı fark etmek zordur, çünkü az bildiğimiz bir alanda ne kadar az bildiğimizi de fark edemeyebiliriz; bu yüzden sınır bir hisse değil, eğitim, belge ve uzman onayı gibi dış sorulara dayanmalıdır.
  3. Akademinin dört parçalı cümlesi sınırı bir reddediş değil bir yönlendirmeye çevirir: sınırı adlandır, doğru kaynağı göster, kendi yapabileceğini söyle ve seçimi danışana bırak.

Beş soru

  1. Merdiven boşluğunda Nehir'in rahatsızlığının iki parçası neydi?
  2. Yeterlilik sınırının dört yüzü nedir? Güler Hanım'ın talebi hangisine giriyor?
  3. Kruger ve Dunning'in bulgusu neden "Tartışmalı" olarak etiketlendi ve buna rağmen koç için ne söylüyor?
  4. Zayıf sürümde Nehir'in önerileri hangi noktada tehlikeli hâle geldi?
  5. Güçlü sürümde Nehir, yeterliliğinin içinde kalan hangi yardımı buldu?

Yanıtlar

  1. Birincisi, internette okuduğu birkaç cümleyi kan şekeri yüksek bir kadına tavsiye gibi söylemesi. İkincisi, Güler Hanım'ın "biliyorsun işte" cevabından hoşlanması; bu hoşlanma, bilmediği bir konuda uzman rolüne kaymasını kolaylaştırıyordu.
  2. Alan bilgisi, yöntem, deneyim düzeyi ve kişisel durum. Güler Hanım'ın talebi alan bilgisine giriyor: kan şekeri yüksek birinin ne yiyeceği, beslenme ve tıp alanında bir uzmanlık gerektiriyor.
  3. Çünkü etkinin büyüklüğü ve yorumu sonraki çalışmalarda tartışıldı ve bir çalışma etkinin büyük ölçüde istatistiksel bir yapı olduğunu savundu. Buna rağmen, kendi bilgimizi değerlendirmede yanılabileceğimiz düşüncesi, yeterlilik sınırını bir hisse değil dış ölçütlere dayandırmak için yeterli bir gerekçe.
  4. Hekimin söylediğiyle çeliştiğinde: Güler Hanım'ın doktoru meyve yemesini söylemişti, Nehir ise meyveyi de bırakmasını önerdi. Güler Hanım iki ses arasında kaldı ve Nehir bir kanaatini bilgi gibi sundu: "bence şeker için meyve de iyi değil."
  5. Güler Hanım'ın doktor görüşmesine hazırlanmasına eşlik etmek: bir sonraki randevuda soracağı soruları birlikte yazmak, sonra da hekimin planını uygularken zorlandığı yerleri konuşmak. Bu yardım tıbbi kararın yerine geçmiyor, onu destekliyor.

Sonraki derse köprü

Güçlü sürümde Nehir, Güler Hanım'a "hangi sorulardan başlamak istersiniz?" diye sordu. Ama bir koçun sorusu her zaman bu kadar açık değildir; bazen soru, danışanı fark ettirmeden belli bir cevaba iter. 4.7 bu ince çizgiyi ele alıyor: etki ile manipülasyon arasındaki farkı ve koçun bir sorusunun danışanı belli bir cevaba ittiği anı tanımayı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.