4.5 · Seviye 1 · Zemin
Etik karar verme adımları
Bir ikilemde Üç Soru Süzgeci'ni ve bir karar modelini adım adım uygular
Koçluk Akademisi — M04, Etik Pratiğin Temelleri · 1.631 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Salı sabahı, İK müdürü Serap Hanım'ın odası. Haftalık planlama toplantısı bitmek üzereyken Serap Hanım kapıyı kapatıyor.
Serap Hanım: Nehir, bir şey soracağım. Banu'nun başka bir şirketle görüştüğü söyleniyor. Biliyor musun?
Nehir: Ben... şey.
Serap Hanım: İkiniz yakınsınız. Planlama yapmam lazım; giderse yerine birini bulmamız gerek.
Nehir: Anlıyorum. Ama bu soruya hemen cevap vermesem olur mu? Biraz düşünmem lazım.
Serap Hanım: Tamam, ama çok uzatma. Bütçe dönemi geliyor.
Nehir masasına döndüğünde iki şey biliyor. Banu'nun teklifi, otoparkta bir arkadaşa anlatılmış bir sırdı; koçluk değildi, ama Nehir onu bir sır olarak almıştı. Öte yandan Serap Hanım'ın sorusu meşru: Nehir bir insan kaynakları uzmanı ve birimin planlaması onun işinin parçası. İki doğru, birbirine ters düşüyor. Bugünün konusu, böyle bir anda düşünmeyi düzenlemenin yolları.
Kavram
Bu modülde etik konuları tek tek ele aldık: gizlilik, gizliliğin sınırları, çoklu ilişki, dürüst vaat. Gerçek bir ikilem ise genellikle birkaç konuyu birden içerir ve hangisinin ağır bastığı ilk bakışta belli değildir. Nehir'in durumunda gizlilik, çoklu ilişki ve kurumsal sorumluluk aynı soruda buluşuyor.
Bir ikilem karşısında ilk tepki çoğu zaman hızlı bir karardır: ya hemen cevap verip rahatlamak ya da hiçbir şey söylememek. Nehir'in toplantıda yaptığı şey küçük ama önemliydi: zaman istedi. Etik karar verme modellerinin hepsi, bir şekilde, bu zamanı yapılandırmaya çalışır.
Akademinin bu iş için iki aracı var. Birincisi, Seviye 0'dan beri kullandığımız Üç Soru Süzgeci. Kimin gündemi? Koçluğun alanında mı? Seçimi kim yapıyor? Bu sorular bir ikilemin hangi yöne baktığını hızlıca gösterir. Nehir'in durumunda gündem Serap Hanım'ın ve kurumun; bilgi koçluk ilişkisinden değil bir arkadaşlıktan geliyor, ama Nehir onu bir sır olarak almış; ve ayrılık haberini kime, ne zaman söyleyeceğine karar verecek olan Banu.
İkinci araç daha uzun bir süreç. Jonathan Passmore ve Lance Mortimer, koçlar için altı aşamalı bir karar modeli öneriyor.
Aşamaları Nehir'in durumu üzerinden okumak mümkün. Farkındalık: Nehir'in hem bağlı olduğu meslek kurallarını hem de kendi değerlerini bilmesi; burada gizliliğe verdiği değer ve işine duyduğu sorumluluk. Sınıflandırma: durumu bir ikilem olarak tanımak; bunu bir "bilgi verme" sorusu olarak değil, iki yükümlülüğün çatışması olarak görmek. Düşünme ve destek için zaman: kendi deneyimine, bir meslektaşa ya da bir süpervizöre başvurmak; yazarlara göre yeni koçlar için süpervizörün rolü özellikle önemli. Seçenek üretme: birden çok yol çıkarmak; Serap Hanım'a doğrudan söylemek, hiçbir şey söylememek, Banu'yla konuşup onun kendisinin söylemesini önermek. Seçenekleri değerlendirme: her seçeneği meslek kurallarıyla, kendi değerleriyle, çoklu ilişki meselesiyle ve varsa yapılmış anlaşmalarla karşılaştırmak. Kayda geçirme: kararı verdikten sonra durumu kendi etik defterine yazmak ve uygunsa, gizliliği koruyarak, meslektaşlarıyla paylaşmak.
Modelin en önemli özelliği doğrusal olmaması. Seçenekleri değerlendirirken farkındalık aşamasına, kendi değerlerine, dönmek gerekebilir. Bir aşamayı atlamak ise çoğu zaman ikilemi bir refleksle çözmeye dönüşür.
Perde arkası
Bölümün en ilginç kısımlarından biri, farklı mesleklerin etik kurallarını yan yana okuması. Bu karşılaştırma, koçlukta ikilemlerin neden sık ortaya çıktığına dair bir ipucu veriyor.
Bu gözlem, Nehir'in ikileminin özünü adlandırıyor. Nehir aynı kurumun içinde iki rol taşıyor: insan kaynakları uzmanı olarak kurumun, bir arkadaş ve koç adayı olarak bireyin tarafında. Koçluk bir kurumun içinde yapıldığında bu soru çok sık sorulacak ve tek bir kural onu çözmeyecek. Karar modelleri tam bu yüzden var.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Etik ikilemlerde doğru cevap kurallarda yazar; yalnızca bulmak gerekir."
Kurallar ilkeleri ve standartları verir, ama iki standart çatıştığında hangisinin ağır basacağını çoğu zaman söylemez. Passmore ve Mortimer de standartların eylem için bir rehber olduğunu, ama tek başına etik karar verdirmediğini vurguluyor. İkilem, kuralın bittiği yerde başlar.
Yaygın yanlış"İyi bir koç etik bir soruya anında doğru cevabı verir."
Deneyim bazı kararları hızlandırır, ama gerçek bir ikilem karşısında en değerli beceri çoğu zaman beklemektir. Nehir'in "hemen cevap vermesem olur mu?" sorusu bir kararsızlık değil, karar modelinin üçüncü aşamasının, düşünme ve destek zamanının, başlangıcıydı.
İki sürüm
Akşam, Nehir Serap Hanım'ın sorusunu düşündükten sonra iki farklı yoldan ilerleyebilirdi. İki yolun ilk adımları.
Zayıf sürüm
Nehir: Serap Hanım, düşündüm. Evet, Banu bir teklif almış. Büyük ihtimalle gidiyor.
Serap Hanım: Teşekkürler. Hemen ilan hazırlayalım o zaman.
Nehir: Ama benden duyduğunuzu söylemeseniz...
Serap Hanım: Tabii, merak etme.
Güçlü sürüm
Nehir: Banu, bugün Serap Hanım teklifi duyduğunu ve bana sorduğunu söyledi. Ben bir şey söylemedim.
Banu: Eyvah. Ne dedin?
Nehir: Düşünmek için zaman istedim. Bu senin haberin; kime, ne zaman söyleyeceğine sen karar verirsin. Ama Serap Hanım bütçe için bilmek istiyor; bunu da bilmeni istedim.
Banu: Haklısın. Zaten bu hafta karar verecektim. Yarın kendim konuşurum onunla.
Nehir: Ben de Serap Hanım'a bu soruyu Banu'yla doğrudan konuşmasını söyleyeceğim; benden bir bilgi gelmeyecek.
"Benden duyduğunuzu söylemeseniz" cümlesi, ilk yolun nerede yanlış gittiğini gösteriyor. Nehir ikilemi bir refleksle çözdü: kurumun gündemini seçti ve Banu'nun haberini Banu'nun yerine verdi. Sonra fark etti ki yaptığı şey bir sır ihlaliydi; bunu bir başka gizlilik ricasıyla örtmeye çalıştı. Karar modelinin seçenek üretme ve değerlendirme aşamaları hiç yaşanmadı; tek bir seçenek vardı ve o da en kolayıydı. Öbür yolda Nehir önce zaman istedi, sonra seçenekleri tarttı ve Üç Soru Süzgeci'nin üçüncü sorusunda durdu: seçimi kim yapıyor? Haber Banu'nundu. Nehir Banu'ya Serap Hanım'ın sorusunu bildirdi, kararı ona bıraktı ve kendi rolünü de netleştirdi: Serap Hanım'a bilgi değil, bir yön verecekti. Böylece hem arkadaşının güvenine hem işinin sorumluluğuna sadık kaldı.
Sınır notu
Seçimi kim yapıyor? Bu ikilemde cevap açıktı, ama her ikilemde bu kadar açık olmayabilir. Bazı durumlarda gizliliği korumak bir başkasına ciddi bir zarar vermek anlamına gelebilir; o zaman karar modeli çok daha ağır bir tartma gerektirir ve 4.2'de konuştuğumuz gizlilik sınırları devreye girer. Böyle bir durumda tek başına karar vermek yerine bir süpervizöre ya da meslek kuruluşunun etik danışma kaynaklarına başvurmak, modelin üçüncü aşamasının gereğidir. Nehir'in güçlü sürümünde bile bir risk kaldı: "düşünmem lazım" demek bile Serap Hanım'a bir şey ima edebilirdi. Etik kararların çoğu böyledir; bedelsiz bir seçenek yoktur, yalnızca daha düşünülmüş bir seçenek vardır. Daha karmaşık vakaların bir panelde tartışılması 39.9'un konusu.
Pratik
Günlük sorusu
Bir ikilemde aceleyle karar verip sonradan pişman olduğun oldu mu? O gün hangi aşamayı atlamıştın?
Kapanış
- Etik ikilem, iki meşru yükümlülüğün çatıştığı bir durumdur; doğru ile yanlış arasında değil, iki doğru arasında bir seçimdir ve çoğu zaman birkaç etik konuyu birden içerir.
- Üç Soru Süzgeci bir ikilemin yönünü hızlıca gösterir; Passmore ve Mortimer'in altı aşamalı ACTION modeli ise kararı yapılandırır: farkındalık, sınıflandırma, düşünme ve destek zamanı, seçenek üretme, değerlendirme ve kayda geçirme.
- Model doğrusal değildir; bir aşamayı atlamak ikilemi bir reflekse çevirir. Bedelsiz bir seçenek yoktur, yalnızca daha düşünülmüş bir seçenek vardır.
Beş soru
- Nehir'in ikileminde hangi iki doğru çatışıyordu?
- Üç Soru Süzgeci Nehir'in durumuna uygulandığında her soru neyi gösteriyor?
- ACTION modelinin altı aşaması nelerdir ve Nehir'in "hemen cevap vermesem olur mu?" sorusu hangisine karşılık geliyor?
- Zayıf sürümde Nehir'in "benden duyduğunuzu söylemeseniz" ricası neden durumu düzeltmedi?
- Passmore ve Mortimer'in kural karşılaştırması, kurum içinde yapılan koçluktaki ikilemler hakkında ne düşündürüyor?
Yanıtlar
- Bir arkadaşın kendisine anlattığı sırrı koruma sorumluluğu ile bir insan kaynakları uzmanı olarak birimin planlamasına katkıda bulunma görevi. Serap Hanım'ın sorusu meşruydu; Banu'nun güveni de. Hangisi seçilirse seçilsin bir şeyin bedel ödeyeceği bir durumdu.
- Kimin gündemi: soruyu soran Serap Hanım'ın ve kurumun planlama gündemi. Koçluğun alanında mı: bilgi bir koçluk görüşmesinden değil bir arkadaşlıktan geliyor, ama Nehir onu bir sır olarak almış. Seçimi kim yapıyor: ayrılık haberini kime ve ne zaman söyleyeceğine Banu karar verecek; bu soru ikilemin çözümünü gösterdi.
- Farkındalık, sınıflandırma, düşünme ve destek için zaman, seçenek üretme, seçenekleri değerlendirme ve deneyimi kayda geçirme. Nehir'in zaman istemesi, üçüncü aşamanın, düşünme ve destek zamanının, başlangıcıydı.
- Çünkü asıl ihlal çoktan gerçekleşmişti: Banu'nun haberini Banu'nun yerine vermişti. Gizlilik ricası, ihlali geri almıyor, yalnızca onu örtmeye çalışıyordu; üstelik Serap Hanım'dan Nehir'in kendisinin tutamadığı bir sözü istiyordu.
- Kişi merkezli mesleklerde danışanın merkezde, iş dünyasında ise kimin merkezde olduğunun belirsiz olduğunu gösteriyor. Koçluk bir kurumun içinde yapıldığında "danışan kim, odadaki kişi mi kurum mu?" sorusu sık sık sorulacak ve tek bir kural onu çözmeyecek. Bu bir belge karşılaştırması; ampirik bir bulgu değil.
Sonraki derse köprü
Bu ikilemde Nehir'in sorunu bilgisi değil, rolüydü. Bazen sorun tam tersidir: bir danışanın talebi, koçun bilgisinin, eğitiminin ya da deneyiminin ötesindedir. 4.6 yeterlilik sınırını ele alıyor: bir talebin kendi yeterliliğinin dışında kaldığını söylemenin cümlesini kurmayı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.