4.3 · Seviye 1 · Zemin
Çıkar çatışması ve çoklu ilişki
Arkadaşa, akrabaya, astına koçluk talebini değerlendirir
Koçluk Akademisi — M04, Etik Pratiğin Temelleri · 1.727 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Cuma akşamı, iş çıkışı. Banu, Nehir'i otoparkta yakalıyor; bir süredir bir şey söylemek istediği belli.
Banu: Sana bir şey soracağım. Başka bir şirketten teklif aldım. Gidip gitmemeyi düşünüyorum.
Nehir: Ciddi misin? Hiç bahsetmedin.
Banu: Kimseye bahsetmedim. Düşündüm ki sen koçluk öğreniyorsun, benimle birkaç görüşme yapsan? Seni tanıyorum, güveniyorum.
Nehir: Tabii, olur. Ama...
Banu: Ama ne?
Nehir: Bilmiyorum. Bir şey içime oturdu ama ne olduğunu çıkaramıyorum.
Eve dönerken Nehir içine neyin oturduğunu buluyor. Banu giderse birimde iş yükü Nehir'e kalacak; Banu'yu da seviyor, onu özleyecek. Banu'nun kararında Nehir'in de bir payı var, bir isteği var. Bu isteği taşıyarak Banu'ya nasıl koç olacak? Bugünün konusu bu soru: aynı kişiyle birden fazla ilişki içinde olmak ve bunun koçluğa ne yaptığı.
Kavram
Bir koç, danışanıyla çoğu zaman yalnızca koçluk ilişkisi içindedir. Ama bazen koçluk talebi zaten bir ilişkinin içinden gelir: bir arkadaştan, bir akrabadan, bir iş arkadaşından, bir asttan, hatta bir yöneticiden.
Çoklu ilişkinin asıl riski, bir ilişkinin öbürünü bozmasıdır. Bunun en net hâli çıkar çatışmasıdır.
Nehir'in otoparkta hissettiği şey bir çıkar çatışmasıydı. Banu'nun kalması Nehir'in işine gelirdi. Bu istek, görüşmede soracağı soruların yönünü, neyi merak edip neyi geçeceğini, sessizce belirleyebilirdi. Banu'nun "gitmek" seçeneği konuşulurken Nehir'in sorusu biraz daha şüpheci, "kalmak" seçeneği konuşulurken biraz daha meraklı olabilirdi; Nehir bunu fark etmeden.
ICF'nin yenilenen kurallarında çıkar çatışmasına ayrılmış başlık dikkat çekici biçimde çoklu ilişkiyi yasaklamıyor. Bunun yerine bir süreç tarif ediyor: koç birden fazla anlaşma ve ilişkinin doğuracağı sonuçların ve çıkar çatışması ihtimalinin farkında olur ve bunu ilgili herkesle konuşur; çatışmayı öz değerlendirme, koçluk anlaşması ve süren bir diyalogla yönetir; çözemiyorsa konuyu ilgili taraflarla birlikte ele alır, profesyonel destek ister ya da ilişkiyi askıya alır veya bitirir. Kurallar ayrıca, koçun başka bir rolde, örneğin bir insan kaynakları uzmanı ya da bir mentor olarak hareket ettiği anlarda bunu danışana açıkça söylemesini istiyor.
Kuralların çoklu ilişkiyi yasaklamaması, kararı koça bırakması demek. Bu kararı vermek için akademinin önerdiği dört soru var. Birincisi çıkar: danışanın kararında benim bir payım, bir isteğim var mı? İkincisi rol: bu kişiyle hangi rolleri taşıyorum ve görüşmede hangisi baskın çıkabilir? Üçüncüsü gizlilik: koçlukta öğreneceğim bir şeyi öbür ilişkide nasıl taşıyacağım; bilmediğim gibi davranabilir miyim? Dördüncüsü sonrası: koçluk bittiğinde iki ilişkiden hangisi kalacak ve koçluk onu nasıl etkileyecek?
Bu dört sorunun cevabına göre üç yol açılır. Talep reddedilip danışan başka bir koça yönlendirilebilir. Talep kabul edilip çatışma açık bir anlaşmayla yönetilebilir. Ya da başka bir yardım biçimi, adıyla, önerilebilir: bir arkadaş sohbeti, bir mentorluk görüşmesi. 1.3'te konuştuğumuz yardım biçimleri burada bir kaçış değil, dürüst bir seçenektir.
Perde arkası
Kurallar bir süreç tarif ediyor. Koçların bu süreci gerçek ikilemlerde nasıl yaşadığına bakan bir çalışma, kuralların neden tek başına yetmediğini gösteriyor.
Bu çalışma, çoklu ilişkinin neden zor bir alan olduğunu açıklıyor. Kural "farkında ol ve konuş" diyor; ama Nehir'in neyin farkında olması gerektiğini, otoparktaki o belirsiz "içime oturdu" duygusunu söylemiyor. Akademinin dört sorusu tam da bu boşluğu dolduran türden bir araç: kuralın bir soruya çevrilmiş hâli.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Tanıdığın birine koçluk yapmak daha kolaydır; zaten bir güven var."
Var olan güven bir avantaj olabilir, ama aynı zamanda bir yük. Tanıdığın biri sana bazı şeyleri anlatmaktan çekinebilir, çünkü ertesi gün iş yerinde ya da aile sofrasında yeniden karşılaşacaksınız. Sen de onun hakkında zaten bildiklerinle görüşmeye girersin; Tanıdık birini dinlerken, onun hakkında çoktan vardığın sonuçlar soruların önüne geçer.
Yaygın yanlış"Çoklu ilişki her zaman yasaktır; arkadaşa ya da akrabaya asla koçluk yapılmaz."
ICF'nin kuralları çoklu ilişkiyi yasaklamıyor; onu fark etmeyi, konuşmayı ve yönetmeyi istiyor. Bazı durumlarda bu yönetim mümkündür; bazılarında, özellikle koçun danışanın kararında doğrudan bir çıkarı varsa, reddetmek en dürüst yoldur. Karar bir yasakla değil, dört soruyla verilir.
İki sürüm
Pazartesi sabahı Nehir, Banu'ya cevabını veriyor. İki farklı cevabın ilk dakikaları.
Zayıf sürüm
Nehir: Tamam, yapalım. Zaten seni tanıyorum, daha kolay olur.
Banu: Süper. O zaman başlayalım mı? Teklif çok iyi ama burayı da seviyorum.
Nehir: Peki orada seni neler bekliyor? Yani gerçekten bu kadar iyi mi?
Banu: Bilmiyorum, öyle görünüyor.
Nehir: Bence acele etme. Burası sensiz çok zor olur zaten.
Güçlü sürüm
Nehir: Hafta sonu düşündüm. Sana bir şeyi açıkça söylemem lazım: sen gidersen birimde işler bana kalacak, seni de özleyeceğim. Bu kararda tarafsız olamam.
Banu: Hiç öyle düşünmemiştim.
Nehir: Bu yüzden sana koç olmayayım. Feride Hanım'ın tanıdığı, seni tanımayan bir koç önerebilirim; orada her şeyi rahatça anlatırsın.
Banu: Peki seninle hiç konuşamaz mıyım?
Nehir: Konuşabilirsin, arkadaşın olarak. Ama ona koçluk demeyelim; ben de fikrimi söylerim, sen de bunun arkadaş fikri olduğunu bilirsin.
Banu: Anlaştık. Koçun adını gönderir misin?
"Burası sensiz çok zor olur" cümlesi, ilk konuşmada çatışmanın nasıl sızdığını gösteriyor. Nehir'in ilk sorusu masum görünüyor ama şüpheci bir tonu var: "gerçekten bu kadar iyi mi?" Son cümlesi ise Nehir'in isteğini doğrudan söylüyor; artık bir koç değil, kalmasını isteyen bir iş arkadaşı konuşuyor ve Banu bunun farkında bile değil, çünkü ilişkinin adı koçluk. Öbür konuşmada Nehir çıkarını ilk cümlede söylüyor; dört sorunun ilkine, çıkar sorusuna, verdiği cevap bu. Sonra üç yoldan ikisini birlikte kullanıyor: koçluk talebini başka bir koça yönlendiriyor ve kendisiyle yapılacak konuşmanın adını değiştiriyor. Banu bir şey kaybetmiyor; aksine, hem tarafsız bir koça hem de fikrini açıkça söyleyen bir arkadaşa sahip oluyor ve hangisinin hangisi olduğunu biliyor.
Sınır notu
Kimin gündemi? Çoklu ilişkide bu soru en sinsi biçimini alır, çünkü koçun gündemi görüşmeye bir soru olarak değil, bir ton olarak, bir merak eksikliği olarak, bir vurgu olarak girer. Koç bunu her zaman kendisi fark edemez; bu yüzden çoklu ilişki içeren bir koçluğu kabul eden bir koç, onu düzenli olarak bir süpervizörle konuşmalıdır. Yönetici ile ast arasındaki koçluk ayrı bir zorluk taşır: yöneticinin değerlendirme yetkisi, astın açık konuşmasını sınırlar; 2.7'deki Cengiz Bey örneği bunu göstermişti. Bir kurumun koçluğu ödediği ve koçla danışan arasına üçüncü bir taraf olarak girdiği sponsor ilişkisi ise 39.1'in konusu.
Pratik
Günlük sorusu
Hayatında, iyiliğini isterken aslında kendi isteğini de taşıdığın bir ilişki var mı? O kişiye son verdiğin tavsiyede hangisi daha ağır basıyordu?
Kapanış
- Çoklu ilişki, koçun danışanıyla koçluğun yanında başka bir ilişki taşımasıdır; çıkar çatışması ise koçun kendi isteğinin ya da rolünün danışanın yararıyla çatışmasıdır ve çoğu zaman bir soru değil, bir ton olarak sızar.
- ICF'nin 2025 kuralları çoklu ilişkiyi yasaklamaz; farkında olmayı, konuşmayı, yönetmeyi, gerekirse askıya almayı ya da bitirmeyi ve başka bir rolde konuşurken bunu açıklamayı ister.
- Akademinin dört sorusu, çıkar, rol, gizlilik ve sonrası, bir talebi değerlendirmeye yardım eder; üç yol vardır: reddet ve yönlendir, açık bir anlaşmayla yönet ya da başka bir yardım biçimini adıyla öner.
Beş soru
- Otoparkta Nehir'in içine oturan şey neydi?
- ICF'nin 2025 kuralları çoklu ilişki konusunda bir yasak mı koyuyor, yoksa bir süreç mi tarif ediyor?
- Fatien Diochon ve Nizet'in çalışması, etik kuralların çoklu ilişki gibi durumlardaki yeri hakkında ne düşündürüyor?
- Zayıf sürümde çıkar çatışması görüşmeye hangi yollardan sızdı?
- Güçlü sürümde Nehir hangi yolları seçti ve Banu bundan ne kazandı?
Yanıtlar
- Bir çıkar çatışması: Banu giderse birimdeki iş Nehir'e kalacak ve Nehir onu özleyecek. Banu'nun kararında Nehir'in de bir isteği var, ve bu istek görüşmede soracağı soruların yönünü sessizce belirleyebilirdi. Nehir bunu otoparkta adlandıramadı; ancak eve dönerken buldu.
- Bir süreç tarif ediyor: koçun birden fazla ilişkinin sonuçlarının ve çıkar çatışması ihtimalinin farkında olması ve bunu ilgili herkesle konuşması, çatışmayı öz değerlendirme, anlaşma ve diyalogla yönetmesi, çözemiyorsa profesyonel destek istemesi ya da ilişkiyi askıya alması veya bitirmesi. Başka bir rolde konuşurken bunu açıklamasını da istiyor.
- Kuralların her durumda ve her uygulayıcı için yeterli olmadığını: koçlar bazen kuralı ilgisiz, eksik ya da kendi etiklerine engel buluyor. Çoklu ilişkide kural "farkında ol" diyor ama neyin farkında olunacağını söylemiyor; kuralı bir soruya çeviren araçlar bu boşluğu doldurabilir. Çalışma nitel ve küçük; koç nüfusunu temsil etmiyor.
- İki yoldan. Önce bir sorunun tonundan: "gerçekten bu kadar iyi mi?" sorusu yeni teklife şüpheyle bakıyordu. Sonra açık bir görüşten: "burası sensiz çok zor olur." Nehir bir koç gibi değil, kalmasını isteyen bir iş arkadaşı gibi konuştu; ama ilişkinin adı koçluk olduğu için Banu bunu fark edemedi.
- Önce çıkarını açıkça söyledi; sonra koçluk talebini tanıdığı bir koça yönlendirdi ve kendisiyle yapılacak konuşmayı arkadaş sohbeti olarak yeniden adlandırdı. Banu hem tarafsız bir koça hem de fikrini açıkça söyleyen bir arkadaşa kavuştu ve hangisinin hangisi olduğunu bildi.
Sonraki derse köprü
Nehir Banu'ya dürüst davrandı: tarafsız olamayacağını söyledi. Ama dürüstlük bir koçun yalnızca danışanla değil, onu henüz tanımadan, dünyaya ne vaat ettiğiyle de ilgili. 4.4 dürüst vaadi ele alıyor: "doksan günde hayatını değiştir" türünden bir vaadi yeniden yazmayı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.