İçeriğe geç

2.6 · Seviye 1 · Zemin

Koçluk psikolojisi bir alan olarak

Koçluk psikolojisinin akademik bir alt alan olarak doğuşunu ve dergilerini tanır

Koçluk Akademisi — M02, Felsefi ve Psikolojik Kökler · 1.800 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Kültürpark'ta bir pazar sabahı. Çalışma grubu, Nehir, Tuba ve Ozan, haftalık buluşmasında. Ozan telefonunda bir ilan gösteriyor: "Koçluk psikoloğundan bireysel görüşme."

Ozan: Koçluk psikolojisi diye ayrı bir şey mi varmış? Ben psikolog değilim. Demek ki ben eksik bir koç olacağım.
Tuba: Bilmiyorum. Ama ilanı veren kişinin psikolog olup olmadığını merak ettim.
Nehir: Feride Hanım bir keresinde bir alan olduğunu söylemişti. Üniversitelerde okutuluyormuş, dergileri varmış.
Ozan: O zaman asıl bilgi orada. Biz burada ne yapıyoruz?
Tuba: Belki biz de oradan okuyoruz. Hangi araştırmayı okuduğumuzu hiç düşünmedim.

Ozan'ın sorusu iki ayrı soruyu birlikte taşıyor. Birincisi bir unvan sorusu: kim kendine "koçluk psikoloğu" diyebilir? İkincisi bir bilgi sorusu: koçluk hakkında bildiklerimiz nereden geliyor ve o bilginin kendisi ne kadar sağlam? Bugünkü konu ikincisi. Birincisine de sınır notunda kısaca değineceğiz.

Kavram

Bu modülde koçluğun köklerini başka alanlarda aradık: felsefede, hümanist psikolojide, varoluşçu düşüncede, eğitim kuramında. Bunların hiçbiri koçluk için kurulmamıştı. Koçluk uzun süre bu alanlardan ödünç aldığı fikirlerle, uygulayıcıların deneyimleriyle ve eğitim şirketlerinin modelleriyle büyüdü. Bu ödünç alma yirmi birinci yüzyılın başında değişmeye başladı: koçluk, psikolojinin içinde kendi araştırma alanını kurdu.

Bu tanımın iki parçası koçluk için önemli. "Sistemli uygulama" koçluğun bir sezgi ya da kişisel karizma işi değil, sınanabilir yöntemlerin işi olması gerektiğini söylüyor. "Klinik düzeyde sorun yaşamayan kişiler" ise 1.4'te çizdiğimiz koçluk ile terapi arasındaki çizgiyi alanın kendi tanımına yerleştiriyor.

Alanın kurucu adlarından biri olan Grant, okulu on beş yaşından önce bırakmış, uzun yıllar marangoz ve inşaatçı olarak çalışmıştı. Kişisel gelişim seminerlerine katılırken bu fikirlerin ne kadarının sınanmış olduğunu merak etti ve psikoloji okumaya karar verdi. 2001'de koçluğun psikolojisi üzerine bir doktora tezi tamamladı. Sydney Üniversitesi'nde kurduğu Koçluk Psikolojisi Birimi, 2020'de yirminci yılını kutladı; Grant o dönemde dünyada başka böyle bir lisansüstü program olmadığını anlatıyor.

Bir alan, kendi bilgisini yayımlayacak yerleri kurduğunda oturur. Koçluk psikolojisi için bu yerler 2000'lerde açıldı. İngiliz Psikoloji Derneği'nin yayımladığı International Coaching Psychology Review'un ilk sayısı 2006'da çıktı; Coaching: An International Journal of Theory, Research and Practice ikinci cildine 2009'da ulaştı. Aynı yıllarda kapsamlı el kitapları da yayımlandı. Bunlardan biri, Stephen Palmer ve Alison Whybrow'un derlediği Handbook of Coaching Psychology.

Koçluk psikolojisinin koçluğun geneline en önemli katkısı belki bu tavır: bir koçluk yaklaşımı hakkında "işe yarıyor mu, kimde, hangi koşulda?" diye sormak. 1.10'da okuduğumuz meta-analizler bu sorunun bugünkü cevapları. Ama o meta-analizlerin dayandığı çalışmaların çoğu son yirmi yılın ürünü. Daha önce ne vardı, sorusu ise alanın ne kadar genç olduğunu gösteriyor.

Perde arkası

Alan kurulurken eldeki kanıt neydi? Grant ve Cavanagh 2007'de bunu saydılar.

Bu sayılar bugün okununca iki şey söylüyor. Birincisi, koçluğun bugün "bilimsel" diye anlatılan yöntemlerinin çoğu, ilk ortaya çıktıklarında sınanmamıştı; sınanmaları sonradan geldi, bazıları hâlâ bekliyor. İkincisi, alanın kurucuları bu boşluğu saklamadılar. Kendi alanlarını "henüz bilim öncesi" diye nitelemek, bir alanın sağlığına işarettir.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Koçluk psikolojisi, psikologların yaptığı koçluktur; psikolog olmayan bir koçu ilgilendirmez."
Doğrusu

Koçluk psikolojisi bir araştırma alanı ve bu alanın ürettiği bilgi herkesin kullanımına açık. Psikolog olmayan bir koç bu araştırmaları okuyabilir, yöntemlerini sınanmışlıklarına göre seçebilir ve kendi uygulamasını bu bilgiyle karşılaştırabilir. Psikolog olmamak, bu bilgiden uzak durmak için bir gerekçe değil.

Yaygın yanlış"Koçluğun akademik bir alanı olduğuna göre, koçluk artık kanıtlanmış bir bilimdir."
Doğrusu

Bir alanın kurulması, her sorusunun cevaplandığı anlamına gelmez. Grant ve Cavanagh 2007'de alanı bilim öncesi diye nitelemişti; bugün kanıt daha fazla, ama hâlâ eşitsiz: bazı bağlamlarda ve bazı sonuçlarda güçlü, birçok yerde zayıf. Akademik bir alanın varlığı, koçluk hakkındaki her iddianın sınanmış olduğunu göstermez.

İki sürüm

Buluşmanın ikinci yarısı. Bu kez danışan Ozan, koç Nehir, gözlemci Tuba. Ozan'ın konusu kendi okuma alışkanlığı: her dönem başında "her gün yarım saat okuyacağım" diye karar veriyor ve ikinci haftada bırakıyor. Tuba, Nehir'in araştırmaya ya da kitaba her değinişini ve Ozan'ın hemen ardından ne söylediğini yazıyor.

Zayıf sürüm

Ozan: Her dönem aynı şey. Yarım saat okuma kararı, iki hafta, sonra hiç.
Nehir: Araştırmalar belirsiz hedeflerin tutmadığını gösteriyor. Hedefini daha ölçülebilir yazman lazım.
Ozan: Yarım saat zaten ölçülebilir ama.
Nehir: O zaman ne zaman ve nerede okuyacağını da yazmalısın. Bu da araştırmalarda var.
Ozan: Tamam. Yazarım herhalde.

Güçlü sürüm

Ozan: Her dönem aynı şey. Yarım saat okuma kararı, iki hafta, sonra hiç.
Nehir: İkinci haftada ne oluyor?
Ozan: Sınav haftası başlıyor. Akşam kâğıt okuyorum, kitap okuyacak gözüm kalmıyor.
Nehir: Bu tür takılmalar üzerine yapılmış çalışmalardan bildiğim bir şey var, dinlemek ister misin? Yoksa önce sen mi düşünmek istersin?
Ozan: Söyle.
Nehir: Bir niyetin ne zaman ve hangi durumda uygulanacağını önceden belirlemek, bazı çalışmalarda yardımcı olmuş. Ama senin durumuna uyar mı, bilmiyorum.
Ozan: Uymaz galiba. Sorun ne zaman değil, sınav haftasında yarım saatin çok gelmesi. Belki o haftalar beş dakika yeter.

Ozan'ın "yazarım herhalde" cümlesi, Tuba'nın defterinde Nehir'in üç değinişinden sonra gelen tek cevap. İlk görüşmede araştırma bir otorite olarak kullanılıyor: Nehir, Ozan'ın ne yaşadığını sormadan bir bulguyu reçeteye çeviriyor, Ozan itiraz ettiğinde de ikinci bir bulguyla üstüne gidiyor. Bulgular doğru olabilir; ama Ozan'ın neden takıldığı hiç ortaya çıkmadığı için hangisinin onun durumuna uyduğu da bilinemiyor. İkinci görüşmede Nehir önce olanı soruyor ve takılmanın sebebi beliriyor: sınav haftası. Bir bulguyu ancak bundan sonra, izin isteyerek ve kesinlik iddia etmeden sunuyor; "senin durumuna uyar mı, bilmiyorum" diye ekleyerek. Ozan bulguyu kendi durumuyla karşılaştırıyor, uymadığını söylüyor ve kendi çözümüne varıyor. Kanıta dayalı koçluk tanımındaki üç ayağın üçü de bu kısa konuşmada görünüyor: araştırma bulgusu, koçun onu sunma biçimindeki mesleki yargı ve sonunda belirleyici olan danışanın tercihi.

Sınır notu

Grant'in tanımı, koçluk psikolojisini klinik düzeyde sorun yaşamayan kişilerle sınırlıyor; bu, alanın kendisinin çizdiği bir sınır. Koçluğun alanında mı sorusunun cevabı, bir koçun psikolog olup olmamasına göre değişmiyor: klinik düzeyde bir sıkıntı yaşayan bir danışan, bir koçluk psikoloğunun da koçluk işinin dışında kalıyor ve uygun ruh sağlığı hizmetine yönlendirilmesi gerekiyor. Unvan sorusu ise ayrı. Psikolog unvanı psikoloji eğitimine bağlıdır; psikolog olmayan bir koçun kendini "koçluk psikoloğu" olarak tanıtması danışanı yanıltır. Ozan'ın gördüğü ilan için yapılacak ilk şey, ilanı verenin psikoloji eğitimini ve mesleki kaydını sormaktır. Koçların unvan ve belge meselelerini 40.1 ve 40.3 ayrıntılı ele alıyor.

Pratik

Günlük sorusu

Bir koçluk iddiasını, kaynağına bakmadan doğru kabul ettiğin oldu mu? Onu sana inandırıcı kılan neydi?

Kapanış

  1. Koçluk uzun süre başka alanlardan ödünç alınan fikirlerle büyüdü; 2000'lerin başında psikolojinin içinde kendi araştırma alanını, dergilerini ve el kitaplarını kurdu.
  2. Koçluk psikolojisi, davranış bilimlerinin klinik düzeyde sorun yaşamayan kişilerin iyi oluşunu ve performansını geliştirmek için sistemli biçimde uygulanmasıdır; ürettiği bilgi psikolog olmayan koçların da kullanımına açıktır.
  3. 2007'de alanın kurucuları eldeki kanıtı sayarak alanı bilim öncesi diye nitelediler; kanıta dayalı koçluk, bulguyu danışana dayatmak değil, araştırmayı, koçun yargısını ve danışanın tercihini birlikte gözetmektir.

Beş soru

  1. Grant'in koçluk psikolojisi tanımındaki hangi ifade, koçluk ile terapi arasındaki çizgiyi alanın tanımına yerleştiriyor?
  2. Grant ve Cavanagh'ın 2007'deki sayımı neden önemli ve bugün nasıl okunmalı?
  3. Grant'in 2001 tezindeki 20 kişilik çalışma, koçluğun işe yaradığını tek başına gösterebilir mi?
  4. Zayıf sürümde Nehir'in araştırmaya değinmesi neden işe yaramadı, oysa bulgular doğru olabilirdi?
  5. Psikolog olmayan bir koç, koçluk psikolojisinin ürettiği bilgiyle nasıl bir ilişki kurmalı?

Yanıtlar

  1. Klinik düzeyde bir ruh sağlığı sorunu ya da olağan dışı bir sıkıntı yaşamayan kişilerden söz etmesi. Bu ifade, koçluk psikolojisinin hedef kitlesini terapiyle örtüşmeyecek biçimde sınırlıyor; klinik düzeyde sıkıntı yaşayan biri, koçluk psikoloğu da olsa koçluğun alanının dışında kalıyor.
  2. Çünkü alanın kuruluş anındaki kanıt tablosunu gösteriyor: 69 çalışmanın yalnızca sekizi randomize kontrollüydü. Bugün bu sayım, koçluk yöntemlerinin çoğunun ortaya çıktıklarında sınanmamış olduğunu hatırlatmalı; kanıt o günden beri arttı, ama her yöntem için aynı ölçüde değil.
  3. Hayır. Katılımcı sayısı küçük ve özetteki bilgilere göre bir kontrol grubu yok; iyileşmenin koçluktan mı, zamandan mı, katılımcıların beklentisinden mi kaynaklandığını ayırt etmek mümkün değil. Bir başlangıç çalışması olarak değerli, ama kanıt olarak sınırlı.
  4. Çünkü Nehir bulguyu Ozan'ın neden takıldığını sormadan bir reçeteye çevirdi. Takılmanın sebebi, sınav haftası, hiç ortaya çıkmadığı için hangi bulgunun Ozan'ın durumuna uyduğu bilinemedi. Araştırma bir otorite olarak kullanılınca Ozan'ın yapabileceği tek şey onaylamaktı: "yazarım herhalde".
  5. Bu bilgiyi okuyup değerlendiren ve uygulamasına seçerek taşıyan bir kullanıcı olarak. Kaynağına, katılımcılarına ve kendi danışanlarına taşınıp taşınamayacağına bakmalı; ama psikolog unvanını ya da klinik bir yetkinliği üstlenmemeli. Bilgiye erişim herkese açık, unvan ve klinik iş değil.

Sonraki derse köprü

Koçluk psikolojisi alanın akademik kimliğini kurarken, uygulamadaki koçluk zaten üç farklı yerden beslenmişti: sporun antrenörlüğünden, iş dünyasının yönetim ve gelişim pratiklerinden ve terapinin konuşma yöntemlerinden. 2.7 bu üç kaynağa bakıyor ve koçluğun her birinden neyi aldığını, neyi bilerek dışarıda bıraktığını ayırıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.