İçeriğe geç

2.3 · Seviye 1 · Zemin

Maslow ve piramit efsanesi

İhtiyaçlar hiyerarşisinin piramit çiziminin Maslow'a ait olmadığını ve katı sıralamanın desteklenmediğini bilir

Koçluk Akademisi — M02, Felsefi ve Psikolojik Kökler · 1.901 kelime · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Cumartesi sabahı Alsancak'ta bir otel salonu. Nehir, bir koçluk sertifika programının ücretsiz tanıtım seminerine katılmış. Perdede beş katlı, renkli bir piramit duruyor: en altta yemek ve uyku, en üstte "kendini gerçekleştirme". Eğitmen bir basamağı tamamlamadan üsttekine geçilemeyeceğini anlatıyor. Nehir slaytın fotoğrafını çekip öğleden sonra Feride Hanım'a gösteriyor.

Nehir: Eğitmen, danışanın hangi basamakta olduğunu bulmadan koçluğa başlanmaz dedi. Çok derli toplu geldi bana.
Feride Hanım: Fotoğrafın altında bir kaynak yazıyor mu?
Nehir: "Maslow, 1943" yazıyor.
Feride Hanım: O yılın makalesinde tek bir çizim yok. Piramit de yok.
Nehir: Nasıl yok? Her yerde bu piramit var.
Feride Hanım: Her yerde olması onu Maslow'un yapmıyor. Makaleyi aç, "katı" kelimesini ara. Ne bulduğunu bana yaz.

Nehir akşam makaleyi buluyor ve aradığı kelimeyi, beklediği cümlenin tam tersinin içinde buluyor. Bugünün konusu o cümle: hepimizin bildiğini sandığı bir çizim ile o çizime adını veren adamın gerçekte yazdıkları arasındaki mesafe.

Kavram

Abraham Maslow, 2.2'de konuştuğumuz Rogers'la birlikte hümanist psikolojinin kurucu adlarından biri. 1943'te yayımladığı makalede insan güdülenmesi için bir kuram önerdi. Kuramın merkezinde beş grup temel ihtiyaç vardı: bedensel ihtiyaçlar, güvenlik, sevgi ve ait olma, saygınlık ve kendini gerçekleştirme.

Buraya kadar anlatılan, seminerdeki slaytla örtüşüyor. Ayrılık, Maslow'un makalenin ilerisinde kendi şemasına koyduğu çekincelerde başlıyor. Maslow, o ana kadar hiyerarşiyi sabit bir düzenmiş gibi anlattığını, ama gerçekte bunun sanıldığı kadar katı olmadığını yazıyor. Birlikte çalıştığı insanların çoğunda ihtiyaçların aşağı yukarı bu sırada göründüğünü, ama istisnalar bulunduğunu söylüyor: bazı insanlar için saygınlık sevgiden daha önemli görünüyor ve Maslow bunu en sık rastladığı ters dönüş olarak anıyor.

İkinci çekince daha da önemli. Maslow, bir ihtiyacın yüzde yüz doyurulmadan bir sonrakinin ortaya çıkmayacağı izlenimini yanlış buluyor. Toplumdaki insanların çoğunun bütün temel ihtiyaçlarında aynı anda kısmen doymuş, kısmen doymamış olduğunu yazıyor. Bunu göstermek için, kendi deyişiyle keyfi sayılar veriyor: sıradan bir yurttaşın bedensel ihtiyaçlarında belki yüzde 85, güvenlikte yüzde 70, sevgide yüzde 50, saygınlıkta yüzde 40, kendini gerçekleştirmede yüzde 10 doymuş olduğunu düşünelim. Bu sayılar bir ölçüm değil, bir benzetme; ama gösterdiği resim bir merdiven değil, aynı anda dolmakta olan beş kap.

Piramit bu resmi kaybediyor. Basamaklar keskin çizgilerle ayrılıyor, her katın bir önceki tamamlanınca açılan bir kapısı varmış gibi duruyor. Koçluk eğitimlerinde ne yapıldığına bakınca bu fark önemli bir hâl alıyor. Piramit bir koça danışanını yerleştireceği bir harita sunar: "Sen henüz güvenlik basamağındasın, kendini gerçekleştirmeyi sonraya bırakalım." Bu cümle kulağa özenli gelir, ama içinde iki varsayım taşır. Birincisi, sıralamanın herkes için aynı olduğu. İkincisi, danışanın ihtiyaçlarını hangi sıraya koyacağına koçun karar verebileceği. Maslow'un kendi metni birincisini yumuşatıyor; ikincisini ise koçluğun en temel ilkesi, gündemin danışana ait olması, zaten reddediyor.

Perde arkası

Makale, bir psikoloji dergisinde, klinik gözlemlere ve kuramsal tartışmaya dayanan bir öneri olarak yayımlandı. Maslow orada deneysel bir test sunmuyor; kuramın sınanmasını sonraki çalışmalara bırakıyor.

Bu ikinci kaynak bize çizimin kime ait olmadığını söylüyor. Sıralamanın katı olup olmadığı ise ayrı bir soru ve onun için sahadan veri gerekiyor. Louis Tay ve Ed Diener, dünya çapında yapılan bir anketin verileriyle tam bu soruya baktılar.

Bulgu, kuramı ne bütünüyle kurtarıyor ne de bütünüyle yıkıyor. İhtiyaçların kendisi, dünyanın her yerinde insanların iyi oluşuyla bağlantılı görünüyor; Maslow'un sezgisinin bu kısmı ayakta. Ama bir ihtiyacın iyi oluşa katkısı, alttaki basamağın tamamlanmış olmasını beklemiyor. Saygınlık ihtiyacı karşılanan biri, güvenlik kaygısı sürerken de bundan bir şey kazanıyor.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Maslow'a göre bir basamak tamamen doymadan üstteki ihtiyaç ortaya çıkmaz."
Doğrusu

Maslow tam tersini yazdı: insanların çoğu bütün ihtiyaçlarında aynı anda kısmen doymuş durumda ve yeni bir ihtiyaç ani bir sıçramayla değil, yavaş yavaş belirginleşiyor. "Tamamlanmadan geçilmez" fikri, kuramın değil, piramit çiziminin söylediği bir şey.

Yaygın yanlış"Piramit yanlışsa, Maslow'un kuramı da tümüyle değersizdir."
Doğrusu

Çizimin Maslow'a ait olmaması ile kuramın içeriği ayrı konular. İhtiyaçların insanlar için önemli olduğu ve karşılanmamış bir ihtiyacın dikkati ele geçirebildiği fikri bugün de anlamlı; Tay ve Diener'in bulgusu ihtiyaçlarla iyi oluş arasındaki ilişkinin evrensel olduğunu gösteriyor. Atılması gereken, katı sıralama ve onu herkese uygulayan tek bir harita fikri.

İki sürüm

Üçlü yine toplanıyor. Danışan koltuğunda Tuba var; eczanedeki sorumlu teknisyenlik teklifine hâlâ cevap vermedi. Ozan bu kez defterine yalnızca sıralama sözcüklerini not ediyor: "önce", "sonra", "daha yüksek", "temel".

Zayıf sürüm

Tuba: Teklif güzel. Ama annemi akşamları yalnız bırakmak istemiyorum.
Nehir: Maslow'un piramidini düşünelim. Annenle ilgili kaygın ait olma basamağında; sorumlu teknisyenlik saygınlık ve kendini gerçekleştirme tarafında.
Tuba: Yani?
Nehir: Alttaki basamak çözülmeden üste çıkmak zor. Önce annenin durumunu düzene sokmak lazım, teklif sonra gelir.
Tuba: Öyleyse reddetmem gerekiyor galiba.

Güçlü sürüm

Tuba: Teklif güzel. Ama annemi akşamları yalnız bırakmak istemiyorum.
Nehir: İki şey var önünde. Teklifte senin için ne var?
Tuba: İlk kez birinin bana "sen yaparsın" demesi. Ve biraz daha fazla para; annemin ilaçlarına da yeter.
Nehir: Peki akşamları annene uğramanın senin için anlamı ne?
Tuba: Onu görmek. Bir de yalnız kalmasın diye içim rahat etsin.
Nehir: İkisini de sen anlattın. Bunlardan hangisini öne koyacağına karar verirken neye bakmak istiyorsun?
Tuba: Galiba önce bir soru sormam lazım: akşam saatleri gerçekten değişecek mi? Eczacı Hanım'a bunu hiç sormadım.

Tuba'nın "reddetmem gerekiyor galiba" cümlesi, ilk konuşmada kararın kimin elinde olduğunu gösteriyor. Nehir'in kurduğu cümleler kibar, ama bir sıralamayı dışarıdan getiriyor: annenin durumu "alt" basamak, teklif "üst" basamak, öyleyse önce annenin durumu çözülmeli. Bu sıralama Tuba'nın değil, bir çizimin. Ozan'ın defterinde "önce", "sonra", "alttaki" sözcüklerinin hepsi koçun ağzından çıkmış. Üstelik bu çerçeve, teklifin Tuba için para ve dolayısıyla annesinin ilaçları anlamına da geldiğini görmeyi engelliyor; bir ihtiyacı tek bir basamağa yerleştirmek, onun birden fazla ihtiyaca hizmet edebileceğini gizliyor. İkinci konuşmada sıralama sözcüğünü ilk kullanan Tuba oluyor. Nehir iki seçeneğin her birinin Tuba için anlamını ayrı ayrı açıyor ve sıralamayı kendisi yapmıyor; neye göre sıralanacağını Tuba'ya soruyor. Tuba da kararı veremeden önce eksik bir bilgiyi fark ediyor: akşam saatlerinin gerçekten değişip değişmeyeceğini bilmiyor. İkilem belki de sandığı kadar keskin değil.

Sınır notu

Maslow'un sezgisinin bir kısmı koç için bir uyarı olarak değerini koruyor. Tay ve Diener'in verisinde de temel ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanma durumu ülkeden ülkeye büyük farklar gösteriyor. Bir danışan barınma, beslenme ya da fiziksel güvenlik sorunu yaşıyorsa, örneğin evinde şiddet görüyor ya da kirasını ödeyemediği için evden çıkarılmak üzereyse, mesele artık bir sıralama tercihi değildir. Koçluğun alanında mı? Çoğu zaman hayır. Böyle bir durumda ihtiyaç bir hedef netleştirme görüşmesi değil; sosyal hizmet, hukuki destek ya da güvenli bir barınma imkânıdır. Koçun işi, bu kaynakları danışanla birlikte bulmak ve görüşmeyi orada askıya almaktır. Burada bir sıralama yapılıyorsa bunun gerekçesi bir piramit değil, danışanın güvenliğidir. Böyle durumlarda neyin yapılacağını Seviye 5 güvenlik modülleri ayrıntılı ele alıyor.

Pratik

Günlük sorusu

Kendi hayatında "önce şu çözülmeli, sonra ötekine sıra gelir" dediğin bir konu var mı? O sıralamayı kim koydu?

Kapanış

  1. İhtiyaçlar hiyerarşisini temsil eden piramit Maslow'a ait değil; 1943 makalesinde bir şekil bulunmuyor ve piramit sonradan yönetim yazınında ortaya çıktı.
  2. Maslow kendi hiyerarşisinin sanıldığı kadar katı olmadığını, istisnalar bulunduğunu ve insanların bütün ihtiyaçlarında aynı anda kısmen doymuş olduğunu yazdı; dünya çapındaki veriler de ihtiyaçların önemini desteklerken katı sıralamayı desteklemiyor.
  3. Koçlukta piramidin asıl tehlikesi, danışanın ihtiyaçlarını hangi sıraya koyacağına koçun karar vermesi; sıralama, bir güvenlik durumu yoksa, danışana aittir.

Beş soru

  1. Seminerdeki slaytın "tamamlanmadan üste geçilmez" iddiası Maslow'un 1943 metniyle hangi iki noktada çelişiyor?
  2. Maslow'un yüzde 85, 70, 50, 40 ve 10 gibi sayıları ne amaçla verdi ve bu sayılar neden bir ölçüm sonucu gibi aktarılmamalı?
  3. Tay ve Diener'in bulgusu Maslow'un kuramının hangi kısmını destekliyor, hangi kısmını desteklemiyor?
  4. Zayıf sürümde Nehir'in piramit çerçevesi, Tuba'nın teklifine dair hangi bilgiyi görünmez kıldı?
  5. Bir danışanın temel ihtiyaçları karşılanmıyorsa, koçun bir sıralama yapması neden piramit kullanmasından farklı bir şeydir?

Yanıtlar

  1. Birincisi katılık: Maslow hiyerarşinin sabit bir düzen olmadığını, bazı insanlarda saygınlığın sevgiden önce geldiğini yazıyor. İkincisi tamamlanma: bir ihtiyacın yüzde yüz doymadan bir sonrakinin ortaya çıkmayacağı fikrini reddediyor; ona göre ihtiyaçlar aynı anda kısmen doyuyor ve yeni bir ihtiyaç yavaş yavaş belirginleşiyor.
  2. Kısmi doyum fikrini somutlaştırmak için, kendi deyişiyle keyfi sayılar olarak verdi. Bir ankete ya da ölçüme dayanmıyorlar; bir benzetmenin parçası. Onları "insanların yüzde onu kendini gerçekleştirir" gibi bir bulgu olarak aktarmak, Maslow'un kendi çekincesini silmek olur.
  3. İhtiyaçların karşılanmasının iyi oluşla dünyanın her bölgesinde ilişkili olmasını, yani ihtiyaçların insan için evrensel bir önem taşıdığı fikrini destekliyor. Bir ihtiyacın katkısının öbürlerinin karşılanmasından büyük ölçüde bağımsız olması ise katı basamak sıralamasını desteklemiyor.
  4. Teklifin daha fazla para getirdiğini ve bu paranın annesinin ilaçlarına da yeteceğini. Piramit teklifi saygınlık basamağına yerleştirince, aynı seçeneğin annesine bakım ihtiyacına da hizmet ettiği görünmez oldu; ikilem gerçekte olduğundan daha keskin göründü.
  5. Çünkü bu sıralamanın gerekçesi bir kuramın genel şeması değil, o danışanın somut güvenliğidir. Koç burada danışanın değerlerini ya da hedeflerini sıralamıyor; koçluğun uygun yardım olmadığı bir durumu tanıyıp danışanı doğru kaynağa yönlendiriyor. Gündemin danışana ait olması ilkesi yerinde duruyor, yalnızca görüşmenin türü değişiyor.

Sonraki derse köprü

Maslow kendini gerçekleştirmeyi ihtiyaçların en ucuna yerleştirdi ve onu öbür ihtiyaçlar karşılandıkça belirginleşen bir şey olarak düşündü. Varoluşçu düşünürler ise anlamı, seçimi ve sorumluluğu insanın en zor koşullarda bile karşı karşıya kaldığı sorular olarak ele aldı. 2.4, Frankl ve Yalom üzerinden bu soruların koçluk sorularında nasıl iz bıraktığını sorgulayacak: bir danışana "Bu senin için ne anlama geliyor?" diye sormak, hangi düşünce geleneğinden geliyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.