10.5 · Seviye 2 · Temel Beceriler
"Başka?" sorusu
Danışanın ilk cevabında durmayıp alanı genişleten tek kelimelik soruyu kullanır
Koçluk Akademisi — M10, Güçlü Sorular · 1.819 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Çarşamba sabahı, depo girişindeki bank. Volkan elinde bir bardak çayla Nehir'i bekliyor; bir önceki akşam Sevgi Hanım'la yine görüşmüş.
Volkan: Sevgi Hanım bu sefer başka türlü başladı. "Bugün ne konuşmak istersin?" dedi, ben "Emir meselesi" dedim. Sonra tek kelime sordu: "Başka?"
Nehir: Ne dedin?
Volkan: Müdürle performans görüşmem var dedim, bu hafta. Yine "Başka?" dedi. Durdum. Sonra ağzımdan çıktı: terfi listesinde adım yokmuş. Kimseye söylememiştim.
Nehir: Hangisini konuştunuz?
Volkan: Terfiyi. Emir meselesi de, müdürle görüşme de aslında onunla ilgiliymiş. Sevgi Hanım ilk cevabımda dursaydı, bir saat Emir'i konuşurduk.
Nehir: İlk cevap neden Emir'di sence?
Volkan: En kolay söylenen oydu.
Volkan'ın ilk cevabı yanlış değildi; Emir gerçekten bir konuydu. Ama ilk cevap çoğu zaman en kolay söylenen cevaptır, en önemli olan değil. Sevgi Hanım'ın tek kelimelik sorusu, Volkan'ın kimseye söylemediği asıl konuyu, terfi listesini, ortaya çıkardı. Bu derste bu tek kelimelik soruyu, onu nerede ve nasıl kullanacağını ve nerede bırakacağını ele alıyoruz.
Kavram
Danışanlar bir soruya çoğu zaman ilk akla gelenle cevap verir. İlk akla gelen, en kolay söylenebilen, en az utandıran ya da en son yaşanan şey olabilir. Koç bu ilk cevabı alıp hemen üzerine çalışmaya başlarsa, 3.1'de konuştuğumuz erken kapanışa düşer: konuşma, danışanın masaya koyduğu ilk şeyle sınırlanır.
Genişletme sorusu görüşmenin birkaç yerinde işe yarar. Başında, gündemi kurarken: danışanın getirdiği ilk konudan sonra "Başka?" sorusu, bazen asıl konuyu çıkarır, Volkan'ın terfi listesi gibi. Seçenek ararken: danışan bir seçenek bulduğunda "Başka?" sorusu ikinci ve üçüncü seçeneği getirir; 10.4'teki gibi ilk bulunan çözüm tek çözüm değildir. Anlam ararken: "Bu senin için ne ifade ediyor?" sorusunun ilk cevabından sonra bir "Başka?" daha derine götürebilir.
Sorunun biçimi önemli. "Başka bir şey var mı?" kapalı bir sorudur ve en kolay cevabı "yok"tur; danışana konuşmayı kapatma kapısını açar. "Başka?" ya da "Başka ne var?" ise bir şeyin daha olabileceğini varsayar ve danışanı aramaya davet eder. Bu farkın İngilizcedeki bir karşılığı bir deneyde sınandı; Türkçe kalıplar için aynı sonucun geçerli olduğunu varsaymak bizim çıkarımımız, sınanmış bir bulgu değil.
"Başka?" sorusunun durması gereken yerler de var. Danışan iki kez "bu kadar" ya da "aklıma gelmiyor" dediyse, üçüncü kez sormak bir zorlamaya dönüşür. Danışan ağır bir şey söylediyse, hemen "Başka?" demek o şeyi listeye bir madde gibi ekler; önce söyleneni kabul etmek gerekir. Ve soru mekanik bir alışkanlığa dönüştüğünde, her cevabın arkasından gelen bir refleks olduğunda, danışan onu bir sınav gibi yaşamaya başlar. Genişletme sorusu, bir şeyin daha olabileceğini sezdiğinde ya da ilk cevabın çok kolay geldiğini hissettiğinde gelir.
Perde arkası
Genişletme sorusunun bir de seçenek üretirken işe yaradığına dair yakın bir veri, yaratıcılık araştırmasından.
Ama ilk fikirlerden sonra gelenlerin daha iyi olduğu iddiasını abartmamak gerek.
Üç çalışma birlikte şunu düşündürüyor: "Başka?" sorusunun değeri, ikinci cevabın kesin olarak daha iyi olmasında değil, danışanın erken bırakmasını önlemesinde ve söylenmemiş bir konuya kapı açmasında.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"'Başka?' sorusunu her cevaptan sonra sormak gerekir; danışan hep daha fazlasını taşır."
— Danışan iki kez "bu kadar" dediyse ya da ağır bir şey söylediyse, yeniden sormak bir zorlamaya dönüşür. Soru bir refleks değil, bir şeyin daha olabileceği sezildiğinde gelen bir davettir. Yaratıcılık araştırmasında da sonraki fikirlerin üstünlüğü küçük ve kişiden kişiye değişken bulundu.
Yaygın yanlış"'Başka bir şey var mı?' ile 'Başka?' aynı sorudur."
— Birincisi kapalıdır ve en kolay cevabı "yok"tur. İkincisi bir şeyin daha olabileceğini varsayar. Benzer bir fark İngilizcede bir sağlık çalışmasında sınandı ve karşılanmayan kaygılarda büyük bir fark yarattı; Türkçede aynı büyüklükte olduğu bilinmiyor, ama yön aynıdır.
İki sürüm
Cuma akşamı, Tuba'nın evinin balkonu. Koç Nehir, danışan Ozan, gözlemci Tuba. Komisyonun sonucu açıklanmış: Ozan yedek listede. Tuba her "Başka?" sorusunu ve arkasından gelen cevabı not ediyor.
Zayıf sürüm
Ozan: Yedek listedeyim. Yani bu yıl giremiyorum, büyük ihtimalle.
Nehir: Bu sonuçla ne yapmak istersin?
Ozan: Beklerim herhalde. Belki biri çekilir.
Nehir: Bekleme sürecinde kendini nasıl hazırlarsın?
Ozan: Bilmem. Takip ederim duyuruları.
Nehir: Güzel. Ne zaman bakarsın duyurulara?
Güçlü sürüm
Ozan: Yedek listedeyim. Yani bu yıl giremiyorum, büyük ihtimalle.
Nehir: Bu sonuçla ne yapmak istersin?
Ozan: Beklerim herhalde. Belki biri çekilir.
Nehir: Başka?
Ozan: (Düşünüyor.) Müdüre gidip neden yedekte olduğumu sorabilirim. Ama koridordaki o müdür...
Nehir: Başka?
Ozan: (Uzun bir duraklama.) Aslında komisyona girmeden de yapabilirim bunu. Okuma etkinliğini kendi sınıfımda kurdum. Yan sınıftaki iki öğretmen de sormuştu. Onlarla başlayabilirim.
Nehir: Komisyon olmadan.
Ozan: Evet. Komisyon bir unvandı. İşin kendisi zaten bende.
Tuba'nın notu: ilk sürümde Nehir, Ozan'ın ilk cevabını, beklemeyi, alıp onun üzerine üç soru kurdu. Sorular kendi içinde iyiydi, ama hepsi beklemenin ayrıntısıydı; Ozan beklemeden başka bir seçeneği hiç aramadı. İkinci sürümde Nehir iki kez tek kelime sordu. İkinci cevap, müdüre gitmek, hâlâ eski bir düğümün etrafındaydı. Üçüncü cevap ise bambaşka bir yerden geldi: komisyona girmeden aynı işi yapabileceği. Bu, Ozan'ın aylardır taşıdığı "komisyon" hedefini yeniden çerçeveledi. Ama bir bedel de görünüyor: Tuba, ikinci "Başka?"dan sonra Ozan'ın bir an kaşlarını çattığını, "sınav mı bu?" der gibi baktığını not etti. Üçüncü kez sorulsaydı, büyük ihtimalle öyle duyulacaktı. Nehir de ikinci cevaptaki müdür meselesini, "sen de mi" düğümünü, bilerek bıraktı; o düğüm hâlâ orada.
Sınır notu
Kimin gündemi? "Başka?" sorusu danışanın gündemini genişletmek içindir, koçun aradığı bir cevaba ulaşmak için değil. Koç aklındaki belirli bir cevabı, örneğin "müdürle konuşmak"ı, duyana kadar "Başka?" diye sormaya devam ederse, soru açık görünür ama bir yönlendirmeye dönüşür; danışan koçun ne beklediğini tahmin etmeye başlar. Bunun işareti, koçun cevapları dinlerken içinden "hayır, o değil" demesidir. Bir de: gündemi açarken sorulan "Başka?", danışanın koçluğun alanına girmeyen bir konuyu, örneğin bir sağlık sorununu ya da bir hukuki meseleyi, getirmesine de yol açabilir. Bu bir hata değildir; danışanın neler taşıdığını görmek koça da danışana da yardım eder. Koç o konuyu duyar, koçluğun alanında olup olmadığını danışanla birlikte açıkça konuşur ve gerekiyorsa doğru kaynağa yönlendirir.
Pratik
Günlük sorusu
Son zamanlarda verdiğin bir kararı düşün. O karar için aklına gelen ilk seçenek neydi? Bir "Başka?" daha sorsaydın, ne gelirdi?
Kapanış
- Danışanın ilk cevabı çoğu zaman en kolay söylenen cevaptır, en önemli olan değil. Genişletme sorusu, "Başka?", ilk cevabı ne onaylayıp ne de üzerinde çalışmaya başlayarak aynı soruya bir cevap daha davet eder.
- Bir sağlık çalışmasında tek kelimelik bir fark, karşılanmayan kaygıları büyük ölçüde azalttı; yaratıcılık araştırmasında insanlar fikirlerinin tükeneceğini erken sandı. Ama sonraki fikirlerin üstünlüğü küçük ve kişiden kişiye değişken.
- "Başka bir şey var mı?" kapalıdır ve "yok"u davet eder; "Başka?" bir şeyin daha olabileceğini varsayar. Soru iki kezden fazla sorulmaz, ağır bir sözün hemen arkasından gelmez ve koçun aradığı bir cevaba ulaşmanın aracına dönüşmez.
Beş soru
- Volkan'ın ilk cevabı neden Emir'di, ve "Başka?" neyi değiştirdi?
- "Başka bir şey var mı?" ile "Başka?" arasındaki fark nedir?
- Güçlü sürümde Ozan'ın üç cevabı nasıl bir yol izledi?
- Lucas ve Nordgren ile Barbot ve arkadaşlarının bulguları birlikte "Başka?" sorusu hakkında ne söylüyor?
- "Başka?" sorusu ne zaman bir yönlendirmeye dönüşür?
Yanıtlar
- Volkan'ın kendi sözüyle, en kolay söylenen oydu. Emir gerçek bir konuydu ama asıl konu değildi. İki "Başka?" sorusu önce müdürle görüşmeyi, sonra kimseye söylemediği terfi listesini getirdi; ve görüştükçe ilk iki konunun da aslında terfiyle ilgili olduğu anlaşıldı.
- "Başka bir şey var mı?" kapalı bir sorudur ve en kolay cevabı "yok"tur; danışana konuşmayı kapatma kapısı açar. "Başka?" ya da "Başka ne var?" bir şeyin daha olabileceğini varsayar ve aramaya davet eder. İngilizcede benzer bir fark bir sağlık çalışmasında sınandı; Türkçe için bu bir çıkarım.
- Önce en kolayı, beklemek; sonra hâlâ eski bir düğümün, müdürün, etrafında dolaşan bir seçenek; sonra bambaşka bir yerden gelen bir seçenek: komisyon olmadan, yan sınıftaki öğretmenlerle aynı işi yapmak. Üçüncü cevap Ozan'ın hedefini bir unvandan işin kendisine taşıdı.
- İnsanlar fikir üretirken erken tükendiklerini sanıyor ve bu yüzden erken bırakabiliyor; ama sonraki fikirlerin daha iyi olması küçük ve kişiden kişiye kararsız bir etki. "Başka?" sorusunun değeri ikinci cevabın kesin daha iyi olması değil, erken bırakmayı önlemesi. Bulgular laboratuvar görevlerinden, koçlukta sınanmadı.
- Koç aklındaki belirli bir cevabı duyana kadar sormaya devam ettiğinde. O zaman soru açık görünür ama danışan koçun ne beklediğini tahmin etmeye başlar. İşareti, koçun cevapları dinlerken içinden "hayır, o değil" demesidir. Danışan iki kez "bu kadar" dedikten sonra sormak da bir zorlamaya dönüşür.
Sonraki derse köprü
Ozan'a "Komisyon olmadan bu işe şu an ne kadar yakınsın?" diye sorulsaydı, belki bir sayı söylerdi: on üzerinden dört, beş. Ve bir sonraki soru, o sayıyı bir puan artırmanın ne gerektirdiği olurdu. 10.6 ölçek sorularını ele alıyor: 0–10 ölçeğini bir not vermek için değil, bir sonraki adımı bulmak için kullanmak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.