İçeriğe geç

10.1 · Seviye 2 · Temel Beceriler

Açık ve kapalı sorular

Kapalı bir soruyu açığa çevirir, kapalı sorunun yerini bilir

Koçluk Akademisi — M10, Güçlü Sorular · 1.802 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Cuma akşamı. Umut Manisa'dan arıyor; yatay geçiş başvurusunun son haftası. Nehir telefonu hoparlöre almış, elinde bir kalem.

Nehir: Danışmanınla konuştun mu?
Umut: Konuştum.
Nehir: Not ortalaman yetiyor mu?
Umut: Yetiyor.
Nehir: Annem biliyor mu?
Umut: Abla, yine sorgu mu bu?
Nehir: (Kalemi bırakıyor. Bir süre susuyor.) Haklısın. Başka türlü soracağım. Bu karar şu an sana nasıl geliyor?
Umut: (Uzun bir sessizlik.) Korkutuyor. İki yılı çöpe atmış olacağım diye. Ama laboratuvarda olduğum günler... o günler bana kendimi işe yarar hissettiriyor. Bunu kimseye söylemedim.

Nehir'in ilk üç sorusu kapalıydı; Umut'a yalnızca "evet", "hayır" ya da bir kelimelik bilgi bırakıyordu. Üçü de doğru ve makul sorulardı, ama Umut'un yerine konuşmanın yönünü Nehir çiziyordu ve Umut bunu bir sorgu gibi yaşadı. Dördüncü soru açıktı: cevabın biçimini Umut'a bıraktı ve Umut korkusunu, laboratuvarda kendini nasıl hissettiğini söyledi. Bu derste bu iki soru türünü ayıracak, kapalı bir soruyu açığa çevirmeyi deneyecek ve kapalı sorunun koçlukta hâlâ yeri olan anları bulacaksın.

Kavram

Bir sorunun ne tür bir soru olduğunu anlamanın en hızlı yolu, cevabın nereye kadar uzayabileceğine bakmak.

Bu ayrım kelimeden çok sorunun işlevine bağlı. "Ne zaman başladın?" bir "ne" kelimesi taşısa da cevabı bir tarihtir; kapalıdır. "Bunu biraz anlatır mısın?" biçim olarak evet/hayır sorusudur, ama kimse ona "evet" deyip susmaz; işlevi açıktır. Kontrol için şunu sor: danışan bu soruya tek bir kelimeyle eksiksiz cevap verebilir mi?

Açık soru koçlukta neden ağır basar? Çünkü koçluğun varsayımı, cevabın danışanda olduğu. Kapalı soru, koçun aklındaki bir ihtimali doğrulatır; açık soru, danışanın aklındakini getirir. Umut'a "Annem biliyor mu?" diye sorulduğunda konuşma annesine yöneldi; "Bu karar sana nasıl geliyor?" diye sorulduğunda Umut kendi önceliğini, laboratuvarı, getirdi. Kapalı sorular art arda geldiğinde bir şey daha olur: danışan cevap vermeye, koç da bir sonraki soruyu bulmaya başlar. Görüşme danışanın düşünmesi olmaktan çıkar, koçun listesine dönüşür.

Kapalı bir soruyu açığa çevirmek için çoğu zaman sorunun arkasındaki merakı bulmak yeter. "Danışmanınla konuştun mu?" sorusunun arkasında "Kimden destek alıyorsun?" merakı olabilir; "Bu konuda kimlerle konuştun, ne dediler?" diye açılır. "Korkuyor musun?" sorusu "Bunu düşündüğünde içinde ne oluyor?" olur. "Bu işe yarar mı?" sorusu "Bu senin için nasıl işe yarar?" olur. Çevirirken dikkat: açık soru da yönlendirebilir. "Bu kararın ne gibi riskleri var?" açıktır ama yalnızca riskleri sorar; danışana riskler üzerine düşünmesini söyler.

Kapalı sorunun da yeri var. Birincisi bir bilgiyi netleştirmek: "Toplantı perşembe mi?" İkincisi izin istemek: "Bunu biraz daha konuşmak ister misin?", "Bir gözlemimi paylaşabilir miyim?" İzin sorusu kapalı olmalı; danışana "hayır" deme imkânı tanır. Üçüncüsü bir taahhüdü netleştirmek: görüşmenin sonunda "Bunu bu hafta yapacak mısın?" sorusu, danışanın kararını açıkça söylemesini sağlar. Dördüncüsü yoğun bir anda yükü azaltmak: çok dağılmış ya da duygusal olarak yorulmuş bir danışana "Devam edelim mi, biraz duralım mı?" gibi iki seçenekli bir soru, açık bir sorudan daha az yük bindirir.

Perde arkası

Puanlama göstergeleri ise bu ayrımı açıkça yapıyor.

Soru biçiminin alınan bilgiyi değiştirdiğine dair yakın bir deney sağlık alanından.

Bu deneyin koç için en dikkat çekici yanı son bulgu: ilk soru kapalıysa, arkasından eklenen sorular kaybı telafi etmiyor. Bir konunun ilk sorusu, o konuda danışanın ne kadar konuşacağını belirleyebilir.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"İyi bir koç hiç kapalı soru sormaz."
Doğrusu

— Kapalı soru bir bilgiyi netleştirirken, izin isterken, bir taahhüdü açıkça söyletirken ve yoğun bir anda yükü azaltırken doğru araçtır. ICF'nin puanlama göstergesi de "çoğunlukla açık" diyor, "yalnızca açık" değil. Sorun kapalı sorunun kendisi değil, art arda gelip görüşmeyi koçun listesine çevirmesi.

Yaygın yanlış"'Ne' ya da 'nasıl' ile başlayan her soru açıktır."
Doğrusu

— Açıklık kelimeden değil işlevden gelir. "Ne zaman başladın?" cevabı bir tarih olan kapalı bir sorudur; "Anlatır mısın?" biçimce evet/hayır sorusudur ama işlevi açıktır. Açık bir soru da, yalnız riskleri ya da yalnız iyi yanları sorarak, danışanı bir yöne itebilir.

İki sürüm

Çarşamba akşamı, Nehir'in evi. Bu kez danışan Nehir; konusu, pilotta koçluk yapmak istediğini Serap Hanım'a açmak. Koç Ozan, gözlemci Tuba. Tuba her soruyu yazıyor ve yanına bir harf koyuyor: A açık, K kapalı.

Zayıf sürüm

Nehir: Serap Hanım'a pilotta koç olarak yer almak istediğimi söylemem lazım.
Ozan: Söyledin mi daha?
Nehir: Hayır.
Ozan: Bu hafta söyleyecek misin?
Nehir: Bilmiyorum.
Ozan: Yazılı mı söylersin, yüz yüze mi?
Nehir: Belki yazılı. Bilmiyorum.

Güçlü sürüm

Nehir: Serap Hanım'a pilotta koç olarak yer almak istediğimi söylemem lazım.
Ozan: Ona söylemeyi düşündüğünde aklına neler geliyor?
Nehir: "Hayır" derse diye korkuyorum. Hayır derse, İK'daki yerimi de sorgulamaya başlarım galiba. Sanki koçluk istemek, şu anki işimi beğenmemek gibi görünecek.
Ozan: Bu iki şeyi, koçluk istemek ile işini beğenmemek, ona nasıl ayırarak anlatabilirsin?
Nehir: (Düşünüyor.) İK'da öğrendiklerimin koçlukta işe yarayacağını söyleyebilirim. Bu doğru da.
Ozan: Perşembeki toplantıdan sonra bunu ona söyleyecek misin?
Nehir: Evet. Söyleyeceğim.

Tuba'nın kâğıdında ilk sürümde üç K var, ikincisinde iki A ve bir K. İlk sürümün üç sorusu da makul ve kibardı; ama her biri Ozan'ın aklındaki bir adımı, yani zamanı ve yöntemi, doğrulatıyordu ve Nehir'in cevabı her seferinde biraz daha kısaldı. Asıl takıldığı yer, "hayır" cevabının işindeki yerini sorgulatacağı korkusu, hiç konuşulmadı. İkinci sürümde ilk iki soru açıktı ve Nehir hem korkusunu hem de çıkış yolunu kendisi buldu. Son soru bilerek kapalıydı: Nehir'in bir karar söylemesini istiyordu ve Nehir "evet" dedi. Kapalı soru burada konuşmayı daraltmadı, bir taahhüdü netleştirdi. Güçlü sürüm de kusursuz değildi: Tuba görüşmeden sonra, Ozan'ın ikinci sorusunun "nasıl ayırarak anlatabilirsin" diye bir çözüm yönünü önceden çizdiğini, Nehir'in belki de iki şeyi ayırmak istemeyebileceğini not etti.

Sınır notu

Kimin gündemi? Kapalı soru, koçun kafasındaki bir yolu danışana doğrulatmanın en kolay yoludur; art arda gelen kapalı sorular, görüşmenin yönünü sessizce koça verir. Nehir'in Umut'a sorduğu üç soru da Nehir'in merak ettiği şeylerdi: danışman, not, anne. Umut "yine sorgu mu?" dediğinde bunu adlandırmış oldu. Açık soru da bu tehlikeden tümüyle korunmaz: "Bu kararın riskleri neler?" açık bir sorudur ama koçun riskleri önemsediğini söyler. Koçun kendi tercihi varsa, örneğin Nehir'in Umut'un bölümde kalmasını istemesi gibi, en dürüst yol bunu sorulara saklamak yerine açıkça söylemek ve sonra soruyu danışanın gündemine geri vermektir. Bir de: izin soruları kapalı kalmalıdır. "Bunu konuşmak ister misin?" sorusunu "Bunu nasıl konuşmak istersin?" diye açmak, danışanın "hayır" deme hakkını sessizce ortadan kaldırır.

Pratik

Günlük sorusu

Bu hafta birine sorduğun kapalı bir soruyu hatırla. O sorunun arkasında hangi merak vardı, ve onu açık bir soru olarak nasıl sorardın?

Kapanış

  1. Kapalı soru cevabın sınırını soranın çizdiği, açık soru cevabın biçimini danışana bıraktığı sorudur. Ayrım kelimeden değil işlevden gelir: tek kelimeyle eksiksiz cevaplanabiliyorsa kapalıdır.
  2. Koçlukta açık soru ağır basar, çünkü danışanın aklındakini getirir; kapalı sorular art arda gelince görüşme koçun listesine dönüşür. Sağlık alanındaki bir deneyde açık ve yönlendirmesiz ilk soru daha fazla bilgi getirdi ve sonradan eklenen sorular kapalı başlangıcın kaybını kapatmadı.
  3. Kapalı sorunun yeri var: bilgiyi netleştirmek, izin istemek, taahhüdü söyletmek ve yoğun bir anda yükü azaltmak. İzin soruları kapalı kalır; açık bir soru da danışanı bir yöne itebilir.

Beş soru

  1. Umut neden "yine sorgu mu bu?" dedi, ve dördüncü soru neyi değiştirdi?
  2. "Ne zaman başladın?" ile "Anlatır mısın?" sorularını işlevlerine göre sınıflandır.
  3. Güçlü sürümde Ozan'ın son sorusu neden bilerek kapalıydı?
  4. McDonald ve arkadaşlarının deneyinden koç için en kullanışlı bulgu hangisi, ve sınırı ne?
  5. İzin sorusunu açık bir soruya çevirmek neden bir sorun olabilir?

Yanıtlar

  1. Çünkü Nehir'in üç sorusu art arda kapalıydı ve her biri Nehir'in kafasındaki bir başlığı, danışmanı, notu, anneyi, doğrulatıyordu; Umut cevap veren, Nehir yön çizen taraftı. Dördüncü soru açıktı ve cevabın biçimini Umut'a bıraktı. Umut korkusunu ve laboratuvarda kendini işe yarar hissettiğini, kimseye söylemediği bir şeyi, söyledi.
  2. "Ne zaman başladın?" bir "ne" kelimesi taşıyor ama cevabı bir tarih; kapalı bir soru. "Anlatır mısın?" biçimce evet/hayır sorusu ama işlevi açık; kimse ona "evet" deyip susmaz. Kontrol sorusu: danışan buna tek bir kelimeyle eksiksiz cevap verebilir mi?
  3. Çünkü görüşmenin sonunda Nehir'in bir kararı açıkça söylemesi gerekiyordu. Kapalı soru burada konuşmayı daraltmadı, bir taahhüdü netleştirdi; Nehir "evet, söyleyeceğim" dedi. İlk sürümdeki kapalı sorulardan farkı, danışan kendi meselesini zaten keşfettikten sonra gelmesiydi.
  4. Kapalı ya da yönlendirici bir soruyla başlayınca, arkasından eklenen "başka bir şey var mı?" sorularının ilk kaybı kapatmaması. Bir konunun ilk sorusu önemli. Sınırı: deney sağlık alanından, videodaki bir soruya verilen cevaplarla yapıldı ve koçluk görüşmesinde sınanmadı.
  5. Çünkü "Bunu konuşmak ister misin?" sorusu danışana "hayır" deme imkânı verir. "Bunu nasıl konuşmak istersin?" ise konuşulacağını varsayar; danışanın reddetme hakkını sessizce ortadan kaldırır. İzin sorusunun kapalı olması, danışanın seçimini korur.

Sonraki derse köprü

Umut'a "Bu karar sana nasıl geliyor?" yerine "Neden bölüm değiştirmek istiyorsun?" diye sorulsaydı ne olurdu? Bu soru da açık; ama çoğu insan ona bir savunma hazırlayarak cevap verir. 10.2 "Neden" sorusunun sorununu ele alıyor: "neden"i, aynı merakı taşıyan ama savunma doğurmayan bir soruya nasıl çevirirsin?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.