İçeriğe geç

1.10 · Seviye 1 · Zemin

Koçluk işe yarıyor mu?

Meta-analizlerin ne gösterdiğini ve neyi göstermediğini (kendi bildirimi, kısa izlem) ayırır

Koçluk Akademisi — M01, Koçluğun Doğası · 1.617 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Perşembe öğleden sonra, firmanın insan kaynakları odası. Banu bütçe tablosunun başında, yüzü ekşi.

Banu: Yönetim, ekip liderleri için koçluk programı açmak istiyor. Ciddi bir bütçe. Sen bu işi okuyorsun, söyle bakalım: koçluk gerçekten işe yarıyor mu, yoksa moda mı?
Nehir: Araştırmalar işe yaradığını gösteriyor.
Banu: Hangi araştırmalar? Neye yaradığını? Kime?
Nehir: Şey... Bakmam lazım.
Banu: Bak. Yönetime "araştırmalar gösteriyor" diye bir slayt koyarsam ilk sorulacak soru bu olur.

Banu'nun üç sorusu, hangi araştırma, neye ve kime, bir koçun bu konuda sorulabilecek en iyi sorular. Nehir'in ilk cevabı yanlış değildi; ama boştu. Bu ders koçluğun etkisine dair en kapsamlı iki çalışmaya bakıyor ve onların ne gösterdiğini, neyi göstermediğini ayırıyor. Akşam Nehir'in Banu'ya yazdığı kısa not, bu dersin perde arkası bölümünün sonunda.

Kavram

Tek bir araştırma, ne kadar iyi yapılmış olursa olsun, bir sorunun cevabını vermeye yetmez: örneklemi küçük olabilir, belirli bir kuruma özgü olabilir, şans eseri bir sonuç bulmuş olabilir. Bu yüzden bir alandaki bulguları bir araya getiren çalışmalara bakılır.

Meta-analizler sonuçlarını çoğu zaman tek bir sayıyla özetler.

Etki büyüklüğü bir yüzde değildir. 0,74'lük bir etki "insanların yüzde yetmiş dördü iyileşti" demek değil; koçluk alan grubun ortalamasının, almayanlara göre belirli bir ölçüde kaydığı anlamına gelir. Bu ayrımı bilmek, bir tanıtım metnindeki ya da bir bütçe sunumundaki sayıyı doğru okumanın ilk adımı.

Bir meta-analizi okurken üç soru sorulur. Hangi bağlamdaki çalışmalar birleştirilmiş? Hangi sonuçlar ölçülmüş? Kaç çalışma var ve bunlar ne kadar birbirine benziyor? Banu'nun "neye ve kime" soruları tam olarak bu soruların gündelik hâli.

Perde arkası

Koçluğun etkisine dair en çok atıf alan meta-analizlerden biri, Hollandalı araştırmacıların kurumsal bağlamdaki koçluk çalışmalarını birleştirdiği çalışma.

Çalışma beş sonuç kategorisine baktı: performans ve beceri, iyi oluş, başa çıkma, işe yönelik tutumlar ve hedefe yönelik öz düzenleme.

İkinci büyük çalışma İngiltere'den geliyor ve yalnızca iç ya da dış koçlarla yapılan işyeri koçluğunu inceliyor; yöneticinin çalışanına ya da meslektaşların birbirine yaptığı koçluğu dışarıda bırakıyor.

Nehir'in akşam Banu'ya yazdığı not şöyleydi: "Kurumlardaki koçluğu inceleyen iki büyük meta-analiz, koçluğun performans, iyi oluş ve hedeflere yönelme gibi sonuçlarda orta düzeyde olumlu bir etkisi olduğunu gösteriyor. Bu kanıt yalnızca kurumsal bağlamla sınırlı, farklı ölçümleri birleştiriyor ve hangi uygulamanın neden daha etkili olduğunu henüz kesin söylemiyor. Bir programı savunmak için yeterince güçlü; ama sonuçları kendi kurumumuzda da ölçmemiz gerekir."

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Meta-analizler koçluğun her durumda işe yaradığını kanıtladı."
Doğrusu

İki büyük meta-analiz de kurumsal bağlamdaki koçluğa bakıyor. Yaşam koçluğu, sağlık koçluğu ya da spor koçluğu için aynı sonuç aynen geçerli sayılamaz; o bağlamların kendi kanıtı kendi modüllerinde ayrıca incelenecek. Ayrıca bir meta-analiz, birleştirdiği çalışmaların kalitesinden daha güçlü bir sonuç veremez.

Yaygın yanlış"0,74'lük etki, koçluk alanların yüzde yetmiş dördünün geliştiği anlamına gelir."
Doğrusu

Etki büyüklüğü bir yüzde değil, iki grubun ortalamaları arasındaki farkın ölçüsüdür. Koçluk alan bazı kişiler çok gelişmiş, bazıları hiç gelişmemiş olabilir; etki büyüklüğü yalnızca grubun ortalamasının nereye kaydığını söyler. Bir tanıtım metninde etki büyüklüğünü yüzdeye çeviren bir cümle görüldüğünde, o cümle yanlış okunmuş bir sayıdır.

İki sürüm

Aynı akşam Nehir, Banu'nun sorusuna yazılı bir cevap hazırlıyor. Ertesi sabah Banu'yla konuşuyor.

Zayıf sürüm

Banu: Ee, ne buldun?
Nehir: Araştırmalar koçluğun kesinlikle işe yaradığını kanıtlamış. Etkisi yüzde yetmiş dörde kadar çıkıyor. Hemen başlayalım derim.
Banu: Yüzde yetmiş dört mü? Bunu yönetime nasıl açıklarım?
Nehir: Meta-analiz diye yazarsın, kimse itiraz edemez.

Güçlü sürüm

Banu: Ee, ne buldun?
Nehir: İki büyük çalışma var, ikisi de kurumlardaki koçluğa bakıyor. Koçluğun performans, iyi oluş ve hedeflere yönelme gibi sonuçlarda orta düzeyde olumlu bir etkisi bulunmuş.
Banu: Orta düzey ne demek?
Nehir: Koçluk alan grubun ortalaması belirgin biçimde kaymış, ama herkes için değil. Bir de ilginç ayrıntı var: kurum içinden koçlarla etki daha güçlü çıkmış. Az sayıda çalışmaya dayanıyor, kesin bir kural değil.
Banu: Bu yönetime söyleyebileceğim bir şey. Ve dürüst.

Zayıf sürümde Nehir iki hata yapıyor ve ikisi de güveni sarsıyor. Birincisi bir etki büyüklüğünü yüzdeye çeviriyor; Banu'nun "yüzde yetmiş dört mü" sorusu, bu sayının yönetimde ilk itirazla dağılacağını sezdiğini gösteriyor. İkincisi "kimse itiraz edemez" diyerek araştırmayı bir tartışma kapatma aracı gibi kullanıyor. Güçlü sürümde Nehir önce bağlamı söylüyor: iki çalışma da kurumdaki koçluğa bakıyor. Sonra ölçülen sonuçları ve etkinin düzeyini sade bir dille aktarıyor, Banu sorduğunda "orta düzey"in ne demek olduğunu yüzdeye çevirmeden açıklıyor ve bir bulgunun az çalışmaya dayandığını söyleyerek sınırını da ekliyor. Banu'nun son cümlesi bu dersin özeti: dürüst bir kanıt, abartılı bir kanıttan daha ikna edicidir.

Sınır notu

Bu iki meta-analiz koçluğun kurumsal sonuçlarına baktı: performans, iyi oluş, başa çıkma, iş tutumları. Ruhsal bir bozukluğun belirtileri üzerindeki etkisini ölçmedi. 1.4'te gördüğümüz gibi, koçluğun alanında mı diye sorulması gereken bir durumda bu kanıt koçluğu terapinin yerine koymak için kullanılamaz. Ölçülmemiş bir sonuç, işe yaramadığı gösterilmiş bir sonuç değildir; ama işe yaradığı da gösterilmemiştir.

Kanıtın kurumsal bağlamdan geldiği de bir başka sınır çiziyor. Bir kurum koçluk satın aldığında hedefi ve beklenen sonucu çoğu zaman kurum belirler. Bir koç bütçe kararına bu bulgularla katkı verirken, sponsorun beklentisini danışanın kendi gündeminin önüne geçirmemeye dikkat eder: Kimin gündemi sorusu, bir programın satın alınma gerekçesinden ayrı tutulur.

Pratik

Günlük sorusu

Kendi işin ya da hayatın hakkında, kaynağını hiç sorgulamadan tekrar ettiğin bir sayı var mı?

Kapanış

  1. Kurumsal bağlamda yapılan meta-analizler koçluğun performans, iyi oluş, başa çıkma, iş tutumları ve hedefe yönelik öz düzenleme gibi sonuçlarda olumlu ve çoğunlukla orta düzeyde bir etkisi olduğunu gösteriyor.
  2. Bu kanıt kurumsal bağlamla sınırlı, farklı ölçümleri birleştiriyor ve kuramsal temeli zayıf; hangi uygulama özelliğinin neden fark yarattığı az sayıda çalışmaya dayanıyor.
  3. Etki büyüklüğü bir yüzde değildir; dürüst bir kanıt, bağlamını ve sınırını söyleyerek aktarıldığında abartılı bir kanıttan daha ikna edicidir.

Beş soru

  1. Bir koçun sitesinde "araştırmalar koçluğun etkisinin yüzde 74 olduğunu gösteriyor" yazıyor. Bu cümlenin hatası ne?
  2. Theeboom ve arkadaşlarının meta-analizi bir yaşam koçunun danışanlarına ne ölçüde genellenebilir?
  3. Jones ve arkadaşlarının "iç koçlarla daha güçlü etki" bulgusuna neden temkinle yaklaşılmalı?
  4. Bir meta-analizin "birleştirdiği çalışmalardan daha iyi olamaz" olması ne demek?
  5. Koçluğun ruhsal bozukluk belirtileri üzerindeki etkisi bu meta-analizlerde ölçülmediğine göre, koçluğun bu konuda işe yaramadığı söylenebilir mi?

Yanıtlar

  1. Bir etki büyüklüğünü yüzdeye çeviriyor. 0,74 bir etki büyüklüğü; koçluk alan grubun ortalamasının ne kadar kaydığını gösterir, insanların yüzde kaçının geliştiğini değil. Üstelik bu sayı yalnızca bir sonuç kategorisinde, hedefe yönelik öz düzenlemede bulunan en yüksek değer.
  2. Doğrudan genellenemez. Çalışma kurumsal bağlamdaki koçluğu birleştirdi; bir yaşam koçunun kendi hedefiyle gelen bireysel danışanları farklı bir bağlam. Bulgu bir ipucu sayılabilir; o bağlamın yine de kendi kanıtı gerekir.
  3. Çünkü genel olumlu etki tutarlı olsa da, koç türü gibi uygulama özelliklerinin etkisi on yedi çalışma içinde, daha da küçük alt gruplar üzerinden hesaplandı. Neden böyle olduğu da açık değil; bulgu sonraki araştırmalarla sınanmalı.
  4. Meta-analiz, kendisine giren çalışmaların sonuçlarını birleştirir. O çalışmalar zayıf ölçümler kullanıyorsa, küçük örneklemlere dayanıyorsa ya da kuramsal temelleri zayıfsa, birleştirme bu zayıflıkları ortadan kaldırmaz; yalnızca ortak bir tablo çizer.
  5. Hayır. Ölçülmemiş bir sonuç işe yaramadığı gösterilmiş bir sonuç değildir; ama işe yaradığı da gösterilmemiştir. Bu yüzden koçluk, ruhsal bir bozukluğun tedavisi gibi sunulamaz.

Sonraki derse köprü

Modül 1 burada bitiyor: koçluğun ne olduğunu, komşularını, tarihini ve kanıtını gördük. Modül 2 daha eskiye gidiyor. Kanıtlardan önce sorular vardı ve sorunun bir yardım biçimi olarak kullanılması koçluktan çok daha eski. 2.1, Sokrates'in kendi işini bir ebelik sanatına benzettiği konuşmayla açılıyor ve o "doğurtma" fikrinin bugünkü koçluk sorusuyla nerede buluşup nerede ayrıldığını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.