İçeriğe geç

1.7 · Seviye 1 · Zemin

Bir mesleğin doğuşu

1990'lardaki meslekleşmeyi (Coach U, ICF'nin kuruluşu) ve Türkiye'deki yayılışı tarih sırasıyla verir

Koçluk Akademisi — M01, Koçluğun Doğası · 1.625 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Çarşamba akşamı, Nehir ile Feride Hanım'ın görüntülü görüşmesi. Nehir, Gallwey'in kitabını okuduktan sonra merak ettiği bir şeyi soruyor.

Nehir: Bir tenis öğretmeninin fikri nasıl oldu da bugün sertifikaları, federasyonları, etik kuralları olan bir işe dönüştü?
Feride Hanım: Ben koçluğa geçtiğimde Türkiye'de bu kelimeyi duyan çok azdı. İnsanlar "spor hocası mısın?" diye sorardı.
Nehir: Peki siz nereden öğrendiniz?
Feride Hanım: Yurt dışında açılmış programlardan, kitaplardan, birbirimizden. Bir meslek, insanların kendilerine bir ad koyup bir araya gelmesiyle başlar. Sonra kurallar gelir.
Nehir: Kurallar herkes için aynı mı?
Feride Hanım: İşte bu, hâlâ tartışılan bir soru.

Feride Hanım'ın cevabı bir mesleğin nasıl doğduğuna dair kısa bir tarif: önce bir ad ve bir topluluk, sonra eğitim programları, sonra kurallar ve belgeler. Koçluk bu yolu son otuz yılda hızla yürüdü ve yürümeye devam ediyor. Bu ders o yolun duraklarını tarih sırasıyla anlatıyor ve Türkiye'nin bu yola nereden katıldığını gösteriyor.

Kavram

Bir iş, bir meslek olmaya başladığında birkaç şey bir araya gelir: o işi yapanların kendilerini aynı adla anması, işin öğretildiği programlar, ortak bir etik metni, iyi uygulamanın neye benzediğini tarif eden ölçütler ve bu ölçütlere uyduğunu gösteren belgeler.

Koçluğun meslekleşmesi 1990'larda hızlandı. 1974'te yayımlanan Gallwey'in kitabının ardından iş dünyasına uyarlanan koçluk yaygınlaştı. Bu dönemin en çok anılan adlarından biri Thomas Leonard. Leonard finansal planlamacı olarak çalışırken müşterileriyle yaptığı konuşmaların bir finans danışmanlığından çok daha fazlası olduğunu fark etti ve koçluğa yöneldi. 1990'ların başında profesyonel yaşam koçlarını yetiştirmek için Coach U adıyla bilinen bir okul kurdu; bu okul, alanın ilk koç okullarından biri olarak anılır. 1995'te de koçların birbirini desteklemesi ve güvenilir bir meslek inşa etmesi amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde Uluslararası Koçluk Federasyonu'nu kurdu. Leonard 2003'te öldü; kurduğu federasyon bugün mesleğin en büyük kuruluşlarından biri.

Federasyonun adı bile mesleğin yolculuğunu anlatıyor. Kuruluşunda İngilizce adı "International Coach Federation", yani koçların federasyonuydu. Bugün "International Coaching Federation", yani koçluğun federasyonu. Odak, işi yapan kişiden işin kendisine kaydı.

Meslekleşmenin bir sonraki adımı belgelerdi.

Türkiye bu yola 2000'lerde katıldı. Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun Türkiye şubesi 2005'te kuruldu ve 24 Aralık 2009'da Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği adıyla resmi bir dernek kimliğine kavuştu. Bugün Türkiye'de farklı meslek kuruluşlarına bağlı çok sayıda eğitim programı ve koç bulunuyor.

Bu tarih bir danışan için somut bir anlam taşıyor. Genç bir meslekte aynı "koç" adının altında çok farklı eğitimler, deneyimler ve belgeler durabilir. Bir koçu seçerken hangi eğitimi aldığını, hangi kuruluşa bağlı olduğunu, süpervizyon alıp almadığını ve hangi etik kurallara uyduğunu sormak, mesleğin henüz kendi standartlarını oturtmakta olduğu bir dönemde danışanın kendini korumasının en basit yolu.

Perde arkası

Bir mesleğin tarihi çoğu zaman kendi kuruluşları tarafından anlatılır. Bu anlatılar değerlidir ama kurumun kendine bakışını taşır; bu yüzden aşağıdaki iki kaynak, kurumların kendi kendilerini nasıl tarif ettiğinin kaynağı olarak okunmalı.

Meslekleşme her zaman nitelik getirmez. Bir alanın hızla büyümesi, onu kimin, nasıl ve hangi standartla öğrettiğinin çok farklı olabileceği anlamına da gelir. 1.4'te gördüğümüz Avustralya araştırmasının yazarları bunu açıkça not etmişti.

Koçluğun tarihini daha geniş anlatan kaynaklar da var. Vikki Brock'un Sourcebook of Coaching History adlı kitabı, koçluğun köklerini ve ortaya çıkışını kapsamlı biçimde derleyen bir çalışma olarak anılıyor; bu derste içeriğine değil, varlığına işaret ediyoruz.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Koçluk eski bir meslektir."
Doğrusu

Bir başkasına soru sorarak yardım etmek eskidir; ama koçluğu bir meslek yapan okullar, kuruluşlar ve belgeler son otuz yılın ürünü. İlk koç okulları 1990'ların başında, en büyük meslek kuruluşlarından biri 1995'te, Türkiye'deki ilk kurumsal adım 2005'te geldi. Genç bir meslek, kurallarını hâlâ tartışıyor demektir.

Yaygın yanlış"Bir meslek kuruluşunun belgesi, devletin verdiği bir ruhsat gibidir."
Doğrusu

Meslek kuruluşlarının verdiği belgeler kendi ölçütlerine göre verilir ve gönüllülük esasına dayanır. Bir psikolog ya da hekim gibi devletin düzenlediği bir mesleğin ruhsatıyla aynı şey değildir. Bu fark, bir danışanın koç seçerken neye güvenebileceğini belirler; ayrıntısı koçluk endüstrisinin gölgesini işleyen Seviye 5 modülünde.

İki sürüm

Cuma öğle arası, firmanın kantini. Depo sorumlusu Emre, Nehir'in koçluk okuduğunu duymuş.

Zayıf sürüm

Emre: Sen artık koç musun? Belgen var mı?
Nehir: Evet, uluslararası bir eğitim programındayım. Yakında sertifikalı koç olacağım, her şey uluslararası standartlarda.
Emre: Yani benimle de çalışabilirsin?
Nehir: Tabii, ne zaman istersen.

Güçlü sürüm

Emre: Sen artık koç musun? Belgen var mı?
Nehir: Koçluk eğitimimin başındayım. Henüz bir meslek kuruluşunun verdiği bir belgem yok; olursa bunun için ayrı şartlar var.
Emre: Peki şimdi ne yapıyorsun o zaman?
Nehir: Arkadaşlarımla pratik yapıyorum, kayıt alıp dinliyorum. Seninle ileride, eğitimimde güvenli bir noktaya gelince ve iş yerindeki rolümü düşünerek bakabiliriz.
Emre: Dürüst cevap. Merak ettim, o kadar.

İlk cevapta açık bir yalan yok; sorun belirsizlik ve şişirme. "Uluslararası bir program" ve "uluslararası standartlar" ifadeleri neyi kastettiğini söylemiyor; "yakında sertifikalı koç olacağım" ise hangi belge, hangi kuruluş ve hangi şartlarla sorularını cevaplamadan bir vaat veriyor. Ardından Emre'nin çalışma teklifini, hem eğitimin başında olduğu hem de Emre'yle aynı iş yerinde çalıştığı hâlde hemen kabul ediyor. Güçlü sürümde Nehir bulunduğu yeri açıkça söylüyor: eğitimin başında, henüz belgesi yok, belgenin ayrı şartları var. Emre'nin teklifini reddetmiyor ama ertelemesinin iki gerekçesini veriyor: eğitimdeki yeri ve iş yerindeki rolü. Emre'nin "dürüst cevap" demesi, dürüstlüğün güveni azaltmadığını, tersine kurduğunu gösteriyor.

Sınır notu

Seçimi kim yapıyor? Bir danışan koç seçerken o seçimi ancak doğru bilgiyle yapabilir. Belgeler, kuruluşlar ve eğitimler hakkında belirsiz ya da şişirilmiş ifadeler, danışanın seçimini onun elinden almanın sessiz bir yoludur. Genç ve hızla büyüyen bir meslekte, koçun kendi eğitimi ve belgesi hakkında açık konuşması bir nezaket değil bir yükümlülüktür.

Bu derste aktarılan tarihler kurumların kendi anlatımlarından geliyor. Bir kurumun kendi tarihini anlatışı değerli bir kaynaktır ama tek kaynak değildir. Koçluğun Türkiye'deki yasal durumu, kimlik belgelerinin güncel şartları ve hangi programın hangi kuruluşça tanındığı ise zamanla değişen bilgiler; ileride bunları işleyen derslerde kurumların güncel sayfalarından okunacak.

Pratik

Günlük sorusu

Birine kendi eğitimini ya da işini anlatırken, en çok hangi kelimeyi şişirmeye eğilimlisin?

Kapanış

  1. Koçluğun bir meslek olarak eğitim programları, kuruluşları ve belgeleri son otuz yılın ürünü; ilk koç okulları 1990'ların başında, Uluslararası Koçluk Federasyonu 1995'te Thomas Leonard tarafından kuruldu.
  2. Türkiye'deki ilk kurumsal adım ICF'nin 2005'te kurulan şubesi oldu; şube 24 Aralık 2009'da Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği olarak resmi dernek kimliği kazandı.
  3. Meslekleşme her zaman nitelik getirmez: eğitimler içerik ve kalite bakımından çok değişken ve meslek kuruluşlarının belgeleri devlet ruhsatı değildir; koç kendi eğitimi ve belgesi hakkında açık konuşmakla yükümlüdür.

Beş soru

  1. Bir koçun tanıtım metninde "uluslararası onaylı koç" yazıyor. Bu ifadeyi değerlendirmek için hangi soruları sorarsın?
  2. Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun İngilizce adının değişmesi meslekleşme hakkında ne söylüyor?
  3. Bir meslek kuruluşunun belgesi ile bir devlet ruhsatı arasındaki fark nedir ve danışan için neden önemlidir?
  4. Spence ve arkadaşlarının koç eğitimleri hakkındaki tespiti neden Tartışmalı rozeti taşıyor?
  5. Güçlü sürümde Nehir, Emre'nin teklifini neden hemen kabul etmedi?

Yanıtlar

  1. Hangi kuruluşun onayından söz ediliyor, bu kuruluş bir meslek kuruluşu mu, koçun kendisi ya da eğittiği program o kuruluşun kendi sitesinde listeleniyor mu ve onay hangi düzeyde, hangi şartlarla verilmiş? Belirsiz bir "uluslararası" ifadesi tek başına hiçbir şey göstermez.
  2. Odağın işi yapan kişiden işin kendisine kaydığını. "Koçların federasyonu" bir topluluğu, "koçluğun federasyonu" bir uygulamayı ve onun standartlarını öne çıkarıyor; bu, bir topluluğun bir mesleğe dönüşme yolculuğunun küçük bir izi.
  3. Meslek kuruluşunun belgesi kuruluşun kendi ölçütlerine göre ve gönüllülük esasıyla verilir; devlet ruhsatı ise yasal bir düzenlemeye dayanır. Danışan bir koçun belgesine güvenirken bunun yasal bir güvence değil, bir kuruluşun ölçütlerine uyum olduğunu bilmelidir.
  4. Çünkü yazarlar bunu önceki araştırma ve deneyime dayanarak bir arka plan olarak belirtiyor; eğitim programlarını sistematik olarak karşılaştıran bir çalışma sunmuyorlar. Tespit makul ama ölçülmüş bir bulgu değil.
  5. İki gerekçesi vardı: eğitiminin başındaydı ve Emre'yle aynı iş yerinde, üstelik insan kaynaklarında çalışıyordu. Hem yeterlilik hem de iş yerindeki rolün yaratacağı çıkar çatışması, bir koçluk ilişkisine başlamadan önce düşünülmesi gereken şeyler.

Sonraki derse köprü

Koçluğun meslek olarak doğduğu yıllarda bir varsayım alanın temeline yerleşti: danışan kendi hayatının uzmanıdır ve cevaplar onun içindedir. 1.8 bu varsayımı sınıyor: danışan uzmandır, ama her konuda değil. Varsayımın işe yaradığı ve yaramadığı yerleri, koçun bilgisinin ne zaman masaya gelebileceğini soracağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.