1.6 · Seviye 1 · Zemin
Koçluğun kökleri
Spor koçluğundan *The Inner Game of Tennis*'e (Gallwey 1974) uzanan çizgiyi anlatır
Koçluk Akademisi — M01, Koçluğun Doğası · 1.600 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Cumartesi sabahı, Karşıyaka sahiline yakın bir tenis kortu. Nehir, yetişkinler için başlangıç dersi alan arkadaşı Selda'yı beklerken kenardaki banka oturmuş. Hoca, Selda'ya forehand vuruşunu çalıştırıyor.
Hoca: Dirsek içeride! Bilek sabit, raketi geç bırakma, ağırlığı ön ayağa ver!
Selda: Tamam, tamam... Yine fileye gitti.
Hoca: Çünkü dirsek yine açıldı. Bir daha. Dirsek, bilek, ağırlık.
Selda: Düşündükçe daha kötü oluyor, kolum kaskatı kesildi.
Hoca: Düşünme o zaman, sadece doğru yap.
Hoca işini biliyor; söylediklerinin hepsi doğru. Ama Selda her vuruştan önce üç talimatı aklında tutmaya çalışıyor ve kolu kasılıyor. "Düşünme, sadece doğru yap" cümlesi de bir talimat; Selda'nın bunu nasıl yapacağını kimse söylemiyor. Nehir'in aklına Feride Hanım'ın önerdiği bir kitap geliyor: elli yıl önce bir tenis öğretmeninin tam olarak bu sahneyi anlattığı kitap. Bu ders koçluğun o kökünü, söylemeyi bırakıp gözlemeyi seçen bir öğretmenin fikrini anlatıyor.
Kavram
Koçluk kelimesinin spora girişi eski. Ama bugünkü koçluğun en çok dayandığı spor kökü, 1970'lerde Amerika'da tenis dersi veren Timothy Gallwey'in bir gözlemi. Gallwey öğrencilerine talimat verdikçe onların daha kötü oynadığını, talimatı bırakıp yalnızca topu izlemelerini istediğinde ise vuruşlarının kendiliğinden düzeldiğini fark etti. Bunu oyuncunun içinde iki ayrı sesin çatışması olarak tarif etti.
Selda'nın kortta yaşadığı şey bu ilişkinin bozulması. Hocanın sesi Selda'nın Benlik 1'ine yeni talimatlar ekliyor; Benlik 1 her vuruştan önce bunları sayıyor ve Benlik 2'nin işine karışıyor. Gallwey'in önerisi teknik bilgiyi atmak değildi. Önerisi, oyuncunun dikkatini talimattan alıp gözleme vermekti: topun nereye düştüğüne, raketin topa değdiği sese, topun dönüşüne. Bu yüzden yaptığı şey çoğu zaman bir soru sormaktı: "Top nereye gitti? Ne fark ettin?"
Bugünkü hareket bilimi bu sezginin bir kısmına benzer bir bulgu ekliyor.
Aynı ayrım bir koçluk görüşmesinde de duyulur, yalnızca kort yerine iş yerinde ya da evde. Bir yönetici "iyi bir lider böyle konuşmaz" diye kendini düzeltip duruyorsa, bir öğrenci sınavdan önce kafasında sürekli "şunu unutma, bunu karıştırma" diye tekrar ediyorsa, Benlik 1'in sesi yüksektir. Gallwey'in mirası koçlukta iki biçimde görünür. Birincisi koçun kendi sesini bir talimat kaynağı olarak eklememesidir: danışanın kafasında zaten yeterince talimat vardır. İkincisi dikkati yargıdan gözleme çeviren sorulardır: "Ne oldu?", "Ne fark ettin?", "En iyi gittiği anda ne farklıydı?" Bu sorular danışanın kendi deneyiminden öğrenmesine yer açar.
Gallwey'in fikri tenisle sınırlı kalmadı. Kitap çok okundu, Gallwey aynı yaklaşımı başka alanlara taşıdı ve fikirleri iş dünyasına uyarlayan uygulayıcılar oldu. Bunların en tanınanı John Whitmore'dur; Whitmore'un iş dünyasında yaygınlaştırdığı koçluk anlayışı doğrudan Gallwey'den beslenir. O çizginin bir modele dönüşmesini ilerideki görüşme modelleri modülünde göreceğiz.
Perde arkası
Gallwey'in gözlemi deneysel değildi. Ama hareket öğrenmesi alanında dikkatin nereye verildiğini sınayan çok sayıda çalışma yapıldı. Gabriele Wulf, on beş yılı kapsayan bu araştırmaları bir derlemede topladı.
Bu bulgu Gallwey'i doğrulamıyor; Gallwey'in Benlik 1 ve Benlik 2 ayrımı bilimsel bir kuram değil, bir öğretim dili. Ama aynı yöne bakıyor: talimatla bedene yöneltilen dikkat hareketi bozabilir, dışarıdaki sonuca yöneltilen dikkat onu serbest bırakabilir. Hocanın "dirsek, bilek, ağırlık" sayması bir iç odak talimatı; "topun fileyi ne kadar yüksekten geçtiğine bak" demek ise bir dış odak.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Gallwey teknik öğretmeye karşıydı."
Kitabın derdi tekniğin değil, tekniğin sözle dayatılmasının yarattığı kasılmanın. Gallwey teknik bilgisinin eyleme nasıl dönüştüğünü sorguluyordu; bunun için gözlemi ve deneyimi talimatın önüne koydu. Bir hoca teknik bilgisini kullanmaya devam edebilir; değişen, o bilginin oyuncuya hangi yoldan ulaştığıdır.
Yaygın yanlış"Koçluk sporda doğdu ve iş dünyasına aynen taşındı."
Taşınma sırasında koçluk değişti. Spor koçluğu bugün de büyük ölçüde yönlendiricidir; antrenör programı kurar ve hareketi düzeltir. İş dünyasına uyarlanan koçluk ise Gallwey'in soru sorma ve gözleme dayanan yanını aldı ve 1.1'de konuştuğumuz yönlendirici olmayan uca doğru ilerledi. Ortak kök, iki dalın aynı şey olduğu anlamına gelmiyor.
İki sürüm
Aynı kort, birkaç vuruş sonra. Selda'nın topu yine fileye gidiyor.
Zayıf sürüm
Selda: Yine fileye gitti.
Hoca: Dirseğin açıldı. Raketi aşağıdan yukarı getir, bileği kilitle, ağırlığı ön ayağa ver. Bir daha.
Selda: Hepsini aynı anda düşünemiyorum.
Hoca: Düşüneceksin. Bir daha.
Güçlü sürüm
Selda: Yine fileye gitti.
Hoca: Sonraki beş topta hiçbir şeyi düzeltmeye çalışma. Sadece topun fileyi ne kadar yüksekten geçtiğine bak ve bana söyle.
Selda: Bu çok alçaktı... Bu biraz daha yüksek... Bu file üstünden bir karış geçti.
Hoca: Bir karış geçen vuruşta neyi farklı hissettin?
Selda: Raket daha aşağıdan geldi galiba. Kolum gevşekti.
Zayıf sürümde hoca her hatada bir talimat daha ekliyor. Talimatların hepsi doğru, ama hepsi bedene dönük ve hepsi aynı anda isteniyor. Selda'nın "hepsini aynı anda düşünemiyorum" cümlesi, Benlik 1'in yükünü tarif ediyor; hocanın cevabı yükü artırıyor. Güçlü sürümde hoca talimatı geri çekip Selda'nın dikkatini dışarıya, topun file üstündeki yüksekliğine çeviriyor. Bu bir dış odak. Ardından tek bir soru soruyor: en iyi vuruşta ne farklıydı? Selda'nın cevabı, hocanın zayıf sürümde verdiği talimatlardan birini kendi kelimeleriyle buluyor: raket aşağıdan geliyor. Fark, bilginin Selda'ya hocanın sesinden değil kendi gözleminden gelmesi. Sahne bir tenis dersi olarak kalıyor; ama koçluğun soru ve gözlem duruşu tam olarak böyle bir kortta doğdu.
Sınır notu
Sporda talimat vermek hocanın meşru işidir. Antrenör hareketi bilir ve öğretir; Gallwey'in yaklaşımı onu bir koçluk görüşmesine çevirmez, öğretim biçimini değiştirir. Seçimi kim yapıyor diye bakıldığında, bir tenis dersinde programı ve hareketin doğru biçimini hoca belirler. Bir koçluk görüşmesinde ise danışanın kendi gündemi ve kendi seçimi merkezdedir. Spor kökünden gelen soru sorma alışkanlığını bir koçluk görüşmesine taşırken bu fark akılda tutulur.
Sporun bir sınırı daha var. Performans kaygısı, bir sakatlıktan sonra kortu bırakma isteği ya da her maçtan önce uyuyamamak, bir teknik düzeltmeyle ya da bir dikkat alıştırmasıyla geçmeyebilir. Koçluğun alanında olmayan bir sıkıntı sporun içinde de karşımıza çıkabilir; spor ve performans koçluğunu işleyen uzmanlık modülü, sporcunun ruh sağlığı ve spor psikoloğunun rolüyle bu sınırı ayrıca ele alıyor.
Pratik
Günlük sorusu
Bir şeyi yaparken içindeki talimat veren sesi en son ne zaman duydun ve sana yardım mı etti, engel mi oldu?
Kapanış
- Bugünkü koçluğun en güçlü spor kökü, talimatı bırakıp gözlem ve soruyu öne koyan bir tenis öğretmeninin, Timothy Gallwey'in, 1974'te yayımlanan fikirleri.
- Gallwey oyuncunun içinde talimat veren Benlik 1 ile gözleyerek öğrenen Benlik 2'yi ayırdı; hareket bilimindeki dış odak bulgusu, aynı yöne bakan sağlam bir bulgu.
- Koçluk sporda köklense de iş dünyasına taşınırken değişti: spor koçluğu büyük ölçüde yönlendirici kalırken, bugünkü koçluk soru ve gözlem yanını aldı.
Beş soru
- Bir hoca öğrencisine "Topun nereye düştüğüne bak" diyor. Bu bir iç odak mı, dış odak mı ve neden?
- Selda'nın "düşündükçe daha kötü oluyor" cümlesi Gallwey'in ayrımıyla nasıl açıklanır?
- Wulf'un derlemesi Gallwey'in Benlik 1 ve Benlik 2 kavramlarını kanıtlıyor mu?
- Spor koçluğu ile bugünkü iş dünyasındaki koçluk arasındaki temel fark nedir?
- Güçlü sürümde Selda raketin aşağıdan gelmesi gerektiğini kendisi buluyor. Bu, hocanın zayıf sürümde verdiği talimattan neden farklı bir öğrenme?
Yanıtlar
- Dış odak. Dikkat bedenin hareketine değil, hareketin dışarıdaki sonucuna yöneliyor. Wulf'un derlediği araştırmalar, bu tür bir dikkatin bedenin hareketine odaklanmaya göre performansı ve öğrenmeyi iyileştirdiğini gösteriyor.
- Hocanın talimatları Benlik 1'in sesine ekleniyor ve Selda her vuruştan önce onları sayıyor. Benlik 1 Benlik 2'nin işine karıştıkça hareket kasılıyor ve bozuluyor.
- Hayır. Benlik 1 ve Benlik 2 bir öğretim dili, bilimsel bir kuram değil. Wulf'un derlemesi dikkatin yönüyle ilgili ayrı bir bulgu; Gallwey'in sezgisiyle aynı yöne bakıyor ama onu kanıtlamıyor; bir bulgunun bir sezgiyle uyuşması, o sezgiyi bütünüyle doğrulamaya yetmez.
- Spor koçluğu büyük ölçüde yönlendiricidir; antrenör programı kurar ve hareketi düzeltir. İş dünyasına uyarlanan koçluk ise Gallwey'in soru sorma ve gözleme dayanan yanını alıp danışanın kendi gündemine ve seçimine odaklandı.
- Çünkü bilgi Selda'ya kendi gözleminden ve kendi bedenindeki farktan geliyor. Hocanın talimatı bir dış ses olarak kalırken, Selda'nın kendi bulduğu fark onun deneyimine bağlı; bir sonraki vuruşta onu hatırlamak için bir talimatı saymasına gerek yok.
Sonraki derse köprü
Gallwey'in fikirleri bir kitaptan ve bir tenis kortundan başladı; ama 1990'larda bambaşka bir şeye dönüştü: kendi eğitim programları, meslek kuruluşları ve kimlik belgeleri olan bir mesleğe. 1.7 bu mesleğin doğuşunu anlatıyor: ilk koçluk okullarının açıldığı, meslek kuruluşlarının kurulduğu ve kimlik belgelerinin ortaya çıktığı yılları; koçluğun bir uygulama olmaktan bir meslek olmaya nasıl geçtiğini ve bu gelişmenin Türkiye'ye hangi yollardan ulaştığını.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.