1.4 · Seviye 1 · Zemin
Koçluk ve terapi: ilk çizgi
Bir talepte terapi gerektirebilecek üç işaret adlandırır
Koçluk Akademisi — M01, Koçluğun Doğası · 1.624 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
- Komşu: Terapi Akademisi
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Pratik üçlüsünün üçüncü buluşması, Bayraklı'da Ozan'ın evi. Bu kez danışan Ozan, koç Nehir, gözlemci Tuba. Ozan konu olarak dönem sonu not girişlerini ve bir türlü bitmeyen evrak işini getirmiş. Görüşmenin beşinci dakikası.
Nehir: Evrak işinin en çok neresi seni zorluyor?
Ozan: Aslında evrak değil galiba. Üç haftadır doğru dürüst uyuyamıyorum. Sabah dörtte uyanıyorum, bir daha dalamıyorum.
Nehir: Üç hafta.
Ozan: Okulda da bir şey yapasım gelmiyor. Eskiden çocuklarla uğraşmayı severdim, şimdi hiçbir şeyden tat almıyorum. Hepsi saçma geliyor.
Nehir: Bunu anlatırken içinden ne geçiyor?
Ozan: Yorgunum. Çok yorgunum.
Bu anda Nehir'in önünde iki yol var. Biri bir koçluk görüşmesini sürdürmek: uyku düzeni için bir hedef koymak, evrak işini küçük parçalara bölmek. Öteki durmak. Bu ders hangi yolun neden doğru olduğunu ve koçun bunu hangi işaretlerden anlayacağını konuşuyor. Ozan'ın anlattıkları bir tanı değil ve Nehir'in bir tanı koyması gerekmiyor. Ama bazı cümleler, konuşmanın koçluğun çizgisine yaklaştığını söyler.
Kavram
Koçluk ile terapi arasındaki farkı klinik taraftan Terapi Akademisi anlatıyor: koçluğun bir değerlendirme yapmadığını, sorumluluk düzeninin farklı olduğunu ve bir süreç ilerlemediğinde koçluğun hedefi değiştirdiğini, terapinin ise yeniden değerlendirme yaptığını. Bu ders aynı çizgiye koçun tarafından bakıyor: görüşmenin içinde, danışanın karşısında, hangi işaret koçu durdurmalı?
Bu akademi bir ilk ayrım olarak üç işareti öne çıkarıyor. Bunlar bir tanı listesi değil; koçun konuşmayı yavaşlatıp sorusunu değiştirmesi gereken anları adlandıran bir başlangıç çerçevesi. Ayrıntılı uyarı işaretleri Seviye 5'te ayrı bir modülde işleniyor.
Birinci işaret süre ve yaygınlık. Sıkıntı günlerdir değil haftalardır sürüyor ve hayatın tek bir alanında değil birçoğunda görünüyor: uyku, iştah, iş, ilişkiler, eskiden zevk alınan şeyler. Ozan'ın üç haftalık uykusuzluğu ve okulda hiçbir şeyden tat alamaması bu işareti taşıyor.
İkinci işaret işlev kaybı. Danışan bir hedefi ertelemiyor, gündelik hayatını yürütmekte güçlük çekiyor: işe gidemiyor, yemek yiyemiyor, evden çıkamıyor ya da yapması gerekenleri hiç yapamıyor. Üçüncü işaret umutsuzluk ve zarar dili. "Hepsi saçma", "hiçbir şeyin anlamı yok", "herkese yük oluyorum" gibi cümleler, özellikle de kendine zarar vermeyi ya da yaşamamayı düşündüren her söz. Bu üçüncü işaret duyulduğunda konuşma artık bir koçluk görüşmesi değildir; kişiyi yalnız bırakmamak ve gerekirse 112'yi aramak gerekir.
Perde arkası
Koçların böyle anlarla ne sıklıkla karşılaştığına dair ilk verilerden biri Avustralya'dan geliyor. Gordon Spence, Michael Cavanagh ve Anthony Grant, koçların eğitimini, deneyimini ve uygulamasını inceleyen bir anket yaptılar ve sonuçlarını mesleğin danışanlarına karşı özen yükümlülüğü sorusuyla birlikte tartıştılar.
Ankete 148 koç katıldı. Psikoloji ya da psikolojik danışmanlık geçmişi olanlar azınlıktaydı. Buna karşın koçların yüzde onundan fazlası, danışanlarıyla ciddi psikolojik sıkıntıyla sık ilişkilendirilen konularda düzenli olarak çalıştığını bildirdi: kişisel kayıp korkuları, yaşam krizleri, sosyal yalnızlık ve özsaygı. Yazarlar bu verinin, koçların ruh sağlığı sorunlarını tanıyıp yönlendirebilmesi için gereken eğitimin ve özen yükümlülüğünün sınırlarının belirlenmesi gerektiğini gösterdiğini söylüyor.
Bu bulgu tek başına bir yaygınlık oranı vermiyor; koçların kendi anlatımına dayanıyor ve danışanları değerlendirmiyor. Ama yön açık: koçun karşısına bir terapötik ihtiyaçla gelen danışan nadir değil. Hazırlıksız bir koç bunu bir koçluk konusu gibi ele alabilir.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Terapiye ihtiyacı olan biri bunu zaten bilir ve koça gelmez."
Spence ve arkadaşlarının tartıştığı olasılık tam tersini söylüyor: bazı insanlar koçluğu, terapiye gitmekten daha kolay söylenen, daha az damgalanan bir kapı olarak seçebilir. Ozan da bir uyku sorununu değil, evrak işini getirdi. Talebin kendisi, ihtiyacın tamamını göstermeyebilir.
Yaygın yanlış"Yönlendirmek danışanı reddetmektir; iyi bir koç her konuyla çalışabilir."
Yönlendirme, danışana duyduğu güvenle verdiği bilgiyi ciddiye almanın bir biçimidir. Koç yönlendirdikten sonra da kişinin yanında kalabilir; gerektiğinde terapisti bilgilendirilerek koçluk sürebilir. Her konuyla çalışabileceğini düşünen koç ise kendi yeterliliğinin sınırını görmediği için danışanı asıl yardımdan uzak tutabilir.
İki sürüm
Aynı dakika. Ozan "Hepsi saçma geliyor, çok yorgunum" demiş.
Zayıf sürüm
Ozan: Yorgunum. Çok yorgunum.
Nehir: O zaman uyku düzeninle ilgili küçük bir hedef koyalım mı? Mesela bu hafta her gece on bir buçukta yatmak.
Ozan: Olur, deneyebilirim.
Nehir: Harika. Evrak işini de günde yarım saate bölelim.
Güçlü sürüm
Ozan: Yorgunum. Çok yorgunum.
Nehir: Üç haftadır uyuyamıyorsun, eskiden sevdiğin şeylerden tat alamıyorsun ve çok yorgunsun. Doğru mu anladım?
Ozan: Evet. Söyleyince daha ağır geliyor.
Nehir: Bunu ciddiye almak istiyorum. Anlattıkların bir pratik konusundan büyük. Pratiği burada bırakalım mı?
Ozan: Olur. Rahatladım aslında.
Nehir: Bunu bir hekimle ya da bir psikologla konuşmayı düşünür müsün? İstersen birlikte nereye başvurabileceğine bakarız.
Zayıf sürümde Nehir koçluk becerisini doğru uyguluyor gibi görünüyor: küçük bir hedef, somut bir saat, bir sonraki adım. Ama Ozan'ın anlattıkları bir hedef sorunu değildi. Haftalardır süren uykusuzluk, zevk alamamak ve derin yorgunluk birlikte geldiğinde, bunlara bir uyku hedefiyle karşılık vermek konuyu küçültür ve Ozan'ın asıl yardımı geciktirmesine yol açabilir. "Harika" kelimesi de Ozan'ın durumuyla örtüşmüyor. İkinci konuşma bir yansıtmayla açılıyor: Nehir duyduğu üç şeyi geri veriyor, böylece Ozan anlaşıldığını hissediyor ve kendisi de söylediğinin ağırlığını duyuyor. Sonra pratiği durdurmayı bir soru olarak öneriyor ve Ozan kabul ediyor. Son replikte Nehir tanı koymuyor, "depresyonsun" demiyor; yalnızca bir uzmanla konuşmayı öneriyor ve yalnız bırakmayacağını söylüyor. Ozan'ın konuşmasında kendine zarar verme düşüncesi duyulsaydı adım farklı olurdu: onu yalnız bırakmamak ve acil yardıma bağlamak.
Sınır notu
Bu ders Üç Soru Süzgeci'nin ikinci sorusunun ilk sınavı: Koçluğun alanında mı? Bu soru tanımlarla, yetkinliklerle ya da yardım biçimleriyle cevaplanmıyor; bu üçü bir konuşmanın koçluğa benzeyip benzemediğini gösterir, ama o konuda asıl ihtiyacın koçluk olup olmadığını göstermez. Cevabı danışanın anlattığı şeyin süresinde, yaygınlığında ve onun gündelik hayatını ne kadar zorladığında aranır.
Bu dersteki üç işaret bir tanı aracı değildir ve koçun kimseyi teşhis etmesi beklenmez. Beklenen, işareti duyduğunda koçluk tekniğini bir kenara bırakıp önce kişiyi duymak, sonra doğru yardımı önermektir. Klinik tablo, değerlendirme ve tedavi Terapi Akademisi'nin alanında. Koçun hangi işareti nasıl tanıyacağı, risk dilini duyduğunda tam olarak ne yapacağı ve yönlendirme konuşmasının nasıl kurulacağı ise bu akademinin Seviye 5'inde ayrıntılı olarak işleniyor. Gönüllü danışanlarla süreçlerin ancak o seviyeden sonra başlamasının sebebi de bu.
Pratik
Günlük sorusu
Bir konuşmada karşındakinin anlattığı şeyin senin taşıyabileceğinden büyük olduğunu fark ettiğin bir an hatırlıyor musun; o an ne yaptın?
Kapanış
- Koçluk ile terapi arasındaki çizgi tanımlarla değil, danışanın anlattığı şeyin süresi, yaygınlığı ve gündelik hayatını ne kadar zorladığıyla görülür.
- Üç ilk işaret, süre ve yaygınlık, işlev kaybı ve umutsuzluk ya da zarar dili, koçun tekniği bırakıp önce duymasını ve doğru yardımı önermesini gerektirir; zarar dili duyulduğunda kişi yalnız bırakılmaz ve gerekirse 112 aranır.
- Bazı danışanlar koçluğu terapötik bir ihtiyaç için daha kolay bir kapı olarak seçebilir; yönlendirmek onları reddetmek değil, doğru yardıma ulaşmalarına eşlik etmektir.
Beş soru
- Bir danışan iki gündür işle ilgili bir sunum yüzünden gergin olduğunu ve uyuyamadığını söylüyor. Bu, dersin üç işaretinden birini taşıyor mu?
- Ozan'a "uyku düzeni için bir hedef koyalım" demek neden zayıf bir karşılıktır?
- Spence ve arkadaşlarının bulgusu neden Tartışmalı rozeti taşıyor?
- Güçlü sürümde Nehir'in tanı koymadan durması nasıl mümkün oldu?
- Pratik görüşmesinde danışan "bazen hiç uyanmasam diye düşünüyorum" derse ne yaparsın?
Yanıtlar
- Büyük olasılıkla hayır. Gerginlik kısa süreli, tek bir duruma bağlı ve gündelik hayatın geri kalanına yayılmamış görünüyor. Bu bir koçluk konusu olabilir; yine de koç sorularıyla uykusuzluğun ne kadar sürdüğünü ve başka alanlara yayılıp yayılmadığını merak eder.
- Çünkü Ozan'ın anlattıkları bir hedef sorunu değildi: haftalardır süren uykusuzluk, zevk alamamak ve derin yorgunluk birlikte geliyordu. Bunlara bir uyku hedefiyle karşılık vermek konuyu küçültür ve asıl yardımı geciktirebilir.
- Çünkü tek bir ülkeden, koçların kendi bildirimine dayanan bir anket. Danışanların gerçekte hangi durumda olduğu ölçülmedi; bulgu bir yön gösterir ama bir yaygınlık oranı vermez.
- Nehir duyduğu şeyleri danışanın kendi kelimeleriyle geri verdi, pratiği durdurmayı bir soru olarak önerdi ve bir uzmanla konuşmayı teklif etti. Hiçbir aşamada bir tablo adı kullanmadı; yalnızca anlatılanın bir pratik konusundan büyük olduğunu söyledi.
- Pratiği hemen durdurursun, kişiyi yalnız bırakmazsın, onun güvende olup olmadığını merak edip doğrudan konuşursun ve acil bir risk varsa 112'yi ararsın. Bu bir koçluk anı değildir. Böyle anlarda tam olarak ne yapılacağı Seviye 5'te ayrıntılı olarak işleniyor; o zamana kadar akılda tutulacak şey, yalnız bırakmamak ve acil yardıma bağlamaktır.
Sonraki derse köprü
Terapi koçluğun bir yanındaki komşu; öbür yanında danışmanlık duruyor. 1.5'te aynı iş sorununa iki farklı yardımın nasıl yaklaştığını göreceğiz: bir uzmanın teşhis edip önerdiği danışmanlık ile cevabı danışana bırakan koçluk sorusu. Örgüt psikoloğu Edgar Schein'ın süreç danışmanlığı fikri o ayrımın tam ortasında duruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.