İçeriğe geç

0.6 · Seviye 0 · Kapı

Başlangıç kaydı

Bir pratik görüşmesini kaydeder, kendi soru/tavsiye oranını sayar

Koçluk Akademisi — M00, Koçluğun Kapısında · 1.612 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Pazar akşamı, Nehir'in annesinin Karşıyaka'daki evi. Kardeşi Umut Manisa'da üniversitede okuyor, hafta sonu gelmiş ve bölüm değiştirip değiştirmemeyi düşünüyor. Nehir, Feride Hanım'ın önerisiyle bu konuşmayı başlangıç kaydı olarak kullanmak istiyor.

Nehir: Bölüm meselesini konuşmak ister misin? Bir şey soracağım: konuşmayı on dakika telefona kaydetsem olur mu? Sadece ben dinleyeceğim, sorularımı saymak için.
Umut: Beni mi inceleyeceksin?
Nehir: Hayır, kendimi. Ne kadar soru sorup ne kadar akıl verdiğimi görmek istiyorum. Saydıktan sonra silerim. İstediğin an durdururuz.
Umut: Tamam. Ama ablalık yapma.
Nehir: Deneyeceğim. Başlıyorum.

On dakika sonra Nehir kaydı kulaklıkla dinledi. Konuşma sırasında çoğunlukla soru sorduğunu düşünüyordu. Kâğıda dokuz soru, altı tavsiye ve yalnızca iki yansıtma yazdı. Tavsiyelerin dördü soru biçimindeydi: "Hocayla konuşmayı hiç düşündün mü?" Bu ders bu tür bir kaydı nasıl alacağını, neyi sayacağını ve sayıları neden saklayacağını anlatıyor.

Kavram

Bir beceriyi geliştirmeden önce bugün nerede durduğunu bilmek gerekir. Koçlukta bu, bir görüşmeni kaydedip içindeki birkaç basit davranışı saymak demek. Amaç kendini notlamak değil; bugünü bir yere yazmak ki aylar sonra neyin değiştiğini görebilesin.

Bu akademinin başlangıç kaydında üç davranış sayılıyor. Soru, karşındakinin cevap vermesini isteyen her cümle. Tavsiye, karşındakine ne yapacağını söyleyen ya da öneren her cümle; içinde bir öneri taşıyan sorular, "şunu denedin mi?" gibi, tavsiye sayılıyor. Yansıtma ise karşındakinin söylediğini kendi kelimeleriyle ya da kısaltarak geri vermek. Bu üçü kayıtta kolayca duyulur ve iki farklı dinleyici büyük ölçüde aynı sayıya varır.

Sayarken birkaç durum kafa karıştırır. "Hı hı", "anlıyorum", "evet" gibi onay sesleri hiçbir sütuna girmez; konuşmayı sürdürürler ama bir şey istemez, önermez ya da geri vermezler. Kapalı sorular da soru sayılır; "yorgun musun?" bir sorudur, ama başlangıç kaydında açık ve kapalı soruyu ayırmak gerekmez, o ayrım ileride gelecek. Karşındakinin uzun bir anlatısını iki üç cümleyle toparlamak, yani özetlemek, yansıtma sütununa girer. Kendi deneyimini anlatmak, "ben de öyle yapmıştım, işe yaradı" gibi, içinde bir öneri taşıyorsa tavsiye sayılır. Bir cümlede hem soru hem öneri varsa, "şunu denesene, ne dersin?" gibi, tavsiye sütununa yazılır: karşındaki önce öneriyi duyar.

Nehir'in kaydında dokuz soruya altı tavsiye düşüyor. Ama dokuz sorudan dördü aslında tavsiye taşıdığı için gerçek tablo beş soruya on tavsiye. Konuşma sırasındaki "çoğunlukla soru sordum" izlenimi ile sayılar arasındaki fark, 0.3'te Miller ve arkadaşlarının çalışmasında gördüğümüz farkın küçük bir örneği.

Perde arkası

Bir görüşmenin içindeki davranışları saymak bir icat değil. Motivasyonel görüşme alanında bunun için geliştirilmiş, araştırmalarda yaygın kullanılan bir kodlama aracı var: kodlayıcılar kaydı dinler ve soruları, yansıtmaları, bilgi vermeyi ve ikna etmeye çalışmayı tek tek işaretler.

Makalenin en öğretici bulgusu, sayımı kimin yaptığıyla ilgili. Araştırmacılar profesyonel olmayan dört lisans öğrencisini bu araçla eğitti ve gerçek tedavi görüşmelerinin elli ses kaydını kodlattı. Kodlayıcılar arasındaki uyum çoğu öğede iyi ile mükemmel arasında çıktı. İki öğede ise düşüktü: danışanın özerkliğinin vurgulanmasını değerlendirmek ve yansıtmaların ne kadarının karmaşık olduğunu ayırt etmek.

Bu bulgu başlangıç kaydının neden yalnızca üç basit davranışı saydığını açıklıyor. Soru, tavsiye ve yansıtmayı ayırt etmek eğitimsiz bir kulak için de görece kolay. Bir yansıtmanın ne kadar derin olduğunu, bir sorunun danışanın özerkliğine ne kadar alan açtığını değerlendirmek ise eğitimli kodlayıcılar arasında bile tartışmalı. O yargılar ileride, rubrikle ve bir gözlemcinin yardımıyla gelecek.

Karşılaştırmanın da bir sınırı var. Akademinin sonunda aynı kaydı yeniden yaptığında büyük olasılıkla başka bir kişiyle, başka bir konuyu konuşacaksın. Sayılardaki değişimin bir kısmı senden değil, konuşmanın kendisinden gelebilir: kolay bir konu daha az tavsiye çağırır, kardeşinle konuşmak bir iş arkadaşınla konuşmaktan farklıdır. Bu yüzden günlüğe yalnızca sayıları değil, bağlamı da yaz: kiminle konuştun, konu neydi, kaç dakika sürdü. İki kayıt yan yana konduğunda bu satırlar, farkın ne kadarını kendine yazabileceğini gösterecek.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Başlangıç kaydı bir sınavdır; iyi çıkması gerekir."
Doğrusu

Başlangıç ölçümünün işi bugünü dürüstçe yazmaktır. Kaydı iyi çıksın diye en sakin arkadaşını seçmek ya da kayıt sırasında bilerek hiç tavsiye vermemek, sonraki karşılaştırmayı anlamsız kılar. On tavsiyeli bir başlangıç, yalnızca nereden yola çıktığını gösterir.

Yaygın yanlış"Soru sayısı arttıkça görüşme iyileşir."
Doğrusu

Sorudan sonra soru soran bir koç, görüşmeyi bir sorguya çevirebilir. Soru–tavsiye oranı yalnızca bir göstergedir. Zamanla oranın değişmesi kadar, yansıtmaların artması ve soruların kısalması da önemlidir. Sayılar bir şeyi göstermek için var; hedefin kendisi değiller.

İki sürüm

Başlangıç kaydının en hassas anı kayıt düğmesine basılmadan önceki an. Aynı akşam, Umut'la konuşmanın başı.

Zayıf sürüm

Nehir: Telefonu şuraya koyuyorum, kayıt alıyor, sorun değil değil mi?
Umut: Neden kayıt?
Nehir: Öyle, ödev gibi bir şey. Hadi anlat, bölümde ne oldu?
Umut: Şey... aslında bir şey olmadı.

Güçlü sürüm

Nehir: Konuşmayı on dakika kaydetsem olur mu? Kendi sorularımı saymak için; senin söylediklerini kimseye dinletmeyeceğim, saydıktan sonra sileceğim.
Umut: Beni mi inceleyeceksin?
Nehir: Hayır, kendimi. İstemezsen kaydetmeden konuşuruz, istediğin an da durdururuz.
Umut: Tamam, kaydet. Ama ablalık yapma.

Zayıf sürümde Nehir kaydı bir soru gibi soruyor ama cevabını beklemiyor; "sorun değil değil mi" cümlesi bir izin istemekten çok bir onay almak. Kaydın neden alındığı, kimin dinleyeceği, ne zaman silineceği söylenmiyor. Umut'un "aslında bir şey olmadı" cevabı da bunun bedeli: kayıt cihazının ne için orada olduğunu bilmeyen biri anlatmaktan vazgeçebilir. Güçlü sürümde Nehir üç şeyi açıkça söylüyor: kaydın amacı kendi sorularını saymak, kayıt kimseye dinletilmeyecek ve sayımdan sonra silinecek. Ardından iki seçenek sunuyor: kaydetmeden konuşmak ya da istediği an durdurmak. Umut'un "beni mi inceleyeceksin" sorusu çok yerinde bir soru ve Nehir ona dürüst bir cevap veriyor. Kayıt ancak bundan sonra başlıyor.

Sınır notu

Kaydı yapacağın kişinin konuşmaya kendi konusunu getirmesi gerekir; Kimin gündemi sorusu burada da geçerli. Bir aile üyesini ya da arkadaşı yalnızca sayı toplamak için bir konuya sürüklemek, başlangıç kaydını bir deneye çevirir. Konuşma kendiliğinden ağır bir yere, bir yasa, bir krize ya da uzun süredir süren bir mutsuzluğa giderse kayıt durdurulur ve o konuşma kaydedilmeden, gerekiyorsa profesyonel bir destek önerilerek sürdürülür.

Kayıt kişisel veridir. Karşındakinin açık izni olmadan alınmaz, başkasıyla paylaşılmaz ve sayım bittikten sonra silinir. Günlüğe kaydın kendisi değil, yalnızca sayılar ve senin notun girer. Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili kurallar ilerideki bir modülde ayrıca işlenecek; başlangıç kaydı için bu üç kural yeterli: izin, paylaşmamak, silmek.

Pratik

Günlük sorusu

Kaydı dinlemeden önceki tahminin ile saydığın sayılar arasındaki fark sana ne söylüyor?

Kapanış

  1. Başlangıç ölçümü bugünü dürüstçe yazmak içindir; olmadan sonraki her "geliştim" bir izlenim olarak kalır.
  2. Başlangıç kaydında yalnızca soru, tavsiye ve yansıtma sayılır, çünkü bu üçünü eğitimsiz bir kulak da büyük ölçüde güvenilir biçimde ayırt edebilir; daha ince yargılar sonra gelir.
  3. Kayıt kişisel veridir: izinle alınır, paylaşılmaz, sayımdan sonra silinir; günlüğe yalnızca sayılar girer.

Beş soru

  1. Nehir "Hocayla konuşmayı hiç düşündün mü?" cümlesini hangi sütuna yazmalı ve neden?
  2. Başlangıç kaydını iyi çıksın diye en sakin arkadaşınla yapmak neden ölçümü bozar?
  3. Moyers ve arkadaşlarının bulgusu, başlangıç kaydında neden yalnızca üç basit davranışın sayıldığını nasıl açıklıyor?
  4. Zayıf sürümde "sorun değil değil mi" cümlesinin eksiği nedir?
  5. Kaydın sırasında karşındaki kişi bir yakınını yeni kaybettiğini anlatmaya başlıyor. Ne yaparsın?

Yanıtlar

  1. Tavsiye sütununa. Soru biçiminde olsa da içinde bir öneri taşıyor: "hocayla konuş." 0.1'de gördüğümüz gibi, soru kılığındaki öneri karşıdakinin kulağına öneri olarak gider. Bu tür cümleleri soru saymak, oranı olduğundan iyi gösterir.
  2. Çünkü başlangıç ölçümünün değeri, sonraki ölçümle karşılaştırılabilmesindedir. Kolay bir konuşmayı seçmek bugünkü hâlini olduğundan iyi gösterir ve akademinin sonunda yapılacak karşılaştırma, gelişimi değil iki farklı konuşmayı ölçmüş olur.
  3. Profesyonel olmayan kodlayıcılar davranışların çoğunu birbirleriyle uyumlu biçimde kodlayabildi, ama özerkliği vurgulamak ve karmaşık yansıtma oranı gibi ince yargılarda uyum düştü. Soru, tavsiye ve yansıtmayı saymak kolay ve tutarlıdır; derinlik yargıları eğitim ve gözlemci gerektirir.
  4. Bir izin istemiyor, bir onay alıyor. Kaydın amacını, kimin dinleyeceğini ve ne zaman silineceğini söylemiyor; karşındakine kaydetmeden konuşma seçeneği de vermiyor.
  5. Kaydı durdurursun. Yas bir başlangıç kaydının konusu değildir; konuşmayı kaydetmeden, onun hızında sürdürürsün ve gerekirse profesyonel destek önerirsin. Başlangıç kaydı için o akşam değil, sonraki hafta ve daha hafif bir konu uygundur.

Sonraki derse köprü

Seviye 0 burada bitiyor: cevap vermeden durmayı, gündemin kime ait olduğunu sormayı, bir dökümü okumayı ve bugünkü hâlini kaydetmeyi denedin. Seviye 1 koçluğun zeminini kuruyor ve ilk iş olarak 1.1'de koçluğun tanımlarını yan yana koyuyor: Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun, Avrupa'daki meslek kuruluşu EMCC'nin ve akademisyenlerin tanımları. 0.2'de tek bir ölçüte indirdiğimiz soru orada daha geniş bir zemine yayılacak: bu tanımların hepsinde ortak olan üç öğe ne?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.