İçeriğe geç

0.4 · Seviye 0 · Kapı

Bu akademi nasıl işler

Yolunu seçer; pratik üçlüsü, günlük, kapılar ve akreditasyon sınırını bilir

Koçluk Akademisi — M00, Koçluğun Kapısında · 1.688 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.

Görüşmeden bir an

Tuba'yla yaptığı görüşmenin kaydı silindikten iki gün sonra Nehir, Feride Hanım'ı yeniden arıyor. Bu kez sorusu tekniklerle ilgili değil. Kafasında bir plan kurmaya çalışıyor ve nereden başlayacağını bilmiyor.

Nehir: İnternette bir sürü program var. Üç hafta sonu, sertifika, "uluslararası geçerli" yazıyor. Hangisini seçeyim?
Feride Hanım: Önce şunu söyle: bu işi ne için öğreniyorsun? Kendin için mi, işinde kullanmak için mi, yoksa bundan para kazanmak için mi?
Nehir: Bilmiyorum. Belki önce işimde. İK'da her gün bu konuşmaları yapıyorum.
Feride Hanım: O zaman ilk soru hangi sertifika değil. İlk soru, haftada kaç kez, kiminle, kim dinlerken pratik yapacağın.
Nehir: Kim dinlerken mi?
Feride Hanım: Tuba'yla yaptığın görüşmeyi ben dinlemesem, dokuzuncu satırda neyi doğru yaptığını bilecek miydin?

Nehir'in sorusu, bu akademiye başlayan çoğu kişinin sorusu: neyi, hangi sırayla, ne kadar ve ne için. Bu ders akademinin nasıl kurulduğunu anlatıyor. Ama önce Feride Hanım'ın cevabının arkasındaki fikri, yani pratiğin biçiminin pratiğin miktarından daha önemli olabileceğini konuşacağız.

Kavram

Koçluk okuyarak öğrenilemez, ama yalnızca görüşme yaparak da öğrenilmez. Yüz görüşme yapan biri yüz kez aynı hatayı tekrarlayabilir. Becerinin gelişmesi için görüşmenin dışarıdan görülmesi, bir gözlemin dönmesi ve bir sonraki görüşmede tek bir şeyin bilinçle denenmesi gerekir. Akademi bu yüzden her pratiği üç kişiyle kurar.

Üçlünün arkasında, uzmanlık araştırmasının uzun süredir tartıştığı bir kavram var.

Akademinin geri kalan yapısı bu iki fikrin üzerine kurulu. Program sekiz seviyeden oluşuyor. Seviye 0 ve 1 zemini kuruyor: koçluğun ne olduğu, nereden geldiği, kanıtın ne söylediği. Seviye 2 temel becerileri, Seviye 3 süreci ve değişim bilimini, Seviye 4 farklı yaklaşımları işliyor. Seviye 5 sınır, etik ve güvenlik seviyesi; tamamlanmadan gönüllü bir danışanla süreç başlatılmıyor. Seviye 6 sekiz kümelik bir uzmanlık havuzu, Seviye 7 ise süpervizyon, araştırma ve mesleğin kendisi.

Her dersin sonunda Koçluk Günlüğü'ne tek bir soru yazılıyor. Seviye 2'den itibaren her dersin pratiği üçlüyle yapılıyor ve pratik saatleri bir uygulama defterine işleniyor. Üç noktada kapı var. Birinci kapı Seviye 2'nin sonunda, yirmi dakikalık kayıtlı bir pratik görüşmesi. İkinci kapı Seviye 5'in sonunda, bir etik vaka seti ve bir yönlendirme rol oyunu. Üçüncü kapı bitirme: gönüllü danışanlarla yürütülen üç süreç, bir süpervizyon, bir kayıt ve bir vaka çalışması.

Perde arkası

Kasıtlı alıştırma fikri K. Anders Ericsson ve arkadaşlarının müzisyenler üzerine yaptığı çalışmayla yaygınlaştı. Ericsson'a göre uzman performansını açıklayan şey yalnızca toplam çalışma süresi değil, o sürenin ne kadarının özel olarak tasarlanmış, geri bildirimli alıştırmayla geçtiğiydi.

Bu iddia sonradan sınandı. Brooke Macnamara, David Hambrick ve Frederick Oswald, kasıtlı alıştırmanın incelendiği alanların hepsini kapsayan bir meta-analiz yaptılar. Alıştırma, performanstaki farkların oyunlarda yaklaşık dörtte birini, müzikte beşte birini, sporda biraz daha azını açıkladı. Eğitimde bu oran yüzde dörde, mesleklerde yüzde birin altına düştü. Ericsson bu sonuca itiraz etti; ona göre meta-analiz kasıtlı alıştırmayı fazla geniş tanımlamış, öğretmen eşliğinde bireysel alıştırma ile ders dinlemek gibi etkinlikleri aynı torbaya koymuştu.

Bu tartışma akademiye iki şey söylüyor. Birincisi, saat biriktirmek tek başına koç yetiştirmez; özellikle mesleklerde alıştırmanın miktarı, performansın çok azını açıklıyor. İkincisi, alıştırmanın biçimi önemli olabilir: bir gözlemcinin geri bildirimi ve tek bir şeye odaklanmak. Pratik üçlüsü bu ikinci fikrin uygulaması. Bir garanti değil, makul bir tasarım.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Ne kadar çok görüşme yaparsan o kadar iyi koç olursun."
Doğrusu

Görüşme sayısı deneyim kazandırır, ama aynı hatayı yüz kez tekrar etmek onu alışkanlığa da çevirir. Meta-analizin meslekler için bulduğu küçük oran, saatin kendi başına çok az şey açıkladığını gösteriyor. Fark yaratan, görüşmenin dışarıdan görülmesi ve bir sonrakinde tek bir şeyin bilinçle denenmesidir.

Yaygın yanlış"Sertifika, iyi koç olduğunu gösterir."
Doğrusu

Bir sertifika belli bir eğitimin tamamlandığını gösterir; kayıtta duyulan beceriyi göstermez. Bu akademinin verdiği belgeler de "akademiyi tamamladı" der, "sertifikalı koç" ya da "lisanslı" demez. Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun kimlik belgeleri ayrı bir yoldur ve şartlarını kurumun kendisi belirler; ayrıntısı ileride ayrı bir başvuru dersinde.

İki sürüm

Bir hafta sonra Nehir ilk pratik üçlüsünü kuruyor. Koç Nehir, danışan Tuba, gözlemci de çalışma grubundan Ozan: Bayraklı'da bir ilkokul öğretmeni. On beş dakikalık görüşme bitti. Söz gözlemcide.

Zayıf sürüm

Ozan: Bence çok iyiydin. Gayet doğal, rahat bir görüşmeydi.
Nehir: Sağ ol, ben de öyle hissettim.
Tuba: Evet, rahattım.
Ozan: Belki biraz daha soru sorabilirdin, ama genel olarak güzeldi.

Güçlü sürüm

Ozan: Yirmi bir soru saydım, on beşi açıktı. Üç kez Tuba'nın kendi kelimesini geri verdin.
Nehir: Üç kez mi? Daha fazla sanıyordum.
Ozan: Bir de sekizinci dakikada "bence akşam yürüyüşü daha kolay" dedin. O andan sonra Tuba'nın cevapları kısaldı.
Tuba: Doğru, o noktada biraz kapandım galiba.
Nehir: Hiç fark etmemişim. Bir sonrakinde yalnız buna dikkat edeyim: öneri gelince bir soruya çevirmek.

Zayıf sürümdeki geri bildirim nazik ve samimi, ama Nehir'e bir sonraki görüşmede neyi farklı yapacağını söylemiyor. "Çok iyiydin" ve "biraz daha soru sorabilirdin" izlenimdir; Nehir bunlarla ne yapacağını bilemez ve zaten kendisi de "öyle hissettim" diyerek konuşmayı kapatıyor. Güçlü sürümde Ozan saydığını ve duyduğunu söylüyor: soru sayısı, yansıtma sayısı, bir tavsiyenin dakikası ve ardından Tuba'nın cevaplarında olan değişiklik. Nehir'in "daha fazla sanıyordum" cümlesi, bir önceki derste konuştuğumuz bulgunun küçük bir örneği: kendi görüşmemiz hakkındaki izlenimimiz kayıtla örtüşmeyebilir. Son replikte Nehir tek bir şey seçiyor. Kasıtlı alıştırma tam olarak budur: bir sonraki görüşmede bilinçle denenecek tek bir davranış.

Sınır notu

Akademinin yapısı bir öneri, bir zorunluluk değil. Seçimi kim yapıyor sorusu burada öğrencinin kendisine dönüyor: kendine koç, koç tavrı, profesyonel koç, kurumsal koç, uzmanlaşma ve koç yetiştirme diye altı yol var ve hangisinin sana uyduğuna sen karar veriyorsun. Kendi gelişimi için okuyan biri kapılardan geçmek zorunda değil.

Pratik üçlüsünün de bir sınırı var. Danışan rolündeki kişi taşıyabileceği büyüklükte, kendi yaşadığı bir konuyla gelir: bir alışkanlık, bir iş kararı, ertelenen bir konuşma. Yas, ağır bir ilişki krizi ya da kendine zarar düşüncesi pratik konusu değildir; bu bir Koçluğun alanında mı sorusudur ve üçlünün işi orada durmaktır. Pratik sırasında biri gerçekten zorlanırsa görüşme durdurulur, gerekirse profesyonel yardıma ya da acil durumda 112'ye yönlendirilir.

Son olarak belge sınırı. Bu akademi Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun onayladığı bir program değil. Federasyon onaysız programlardaki eğitimi de bazı koşullarla kabul ediyor, ama bu saatlerin en az yarısının bir eğitmenle eşzamanlı yapılmasını ve tamamlandığının doğrulanabilmesini istiyor. Kendi hızında okunan bu dersler o şartı tek başına karşılamaz.

Pratik

Günlük sorusu

Bu işi gerçekte ne için öğreniyorsun ve bu cevap bir ay önce verseydin aynı olur muydu?

Kapanış

  1. Koçluk becerisi saat biriktirerek değil, görüşmenin dışarıdan görülüp bir sonrakinde tek bir şeyin bilinçle denenmesiyle gelişir; pratik üçlüsü bunun için kurulur.
  2. Kasıtlı alıştırmanın performansı ne kadar açıkladığı tartışmalıdır ve mesleklerde açıkladığı pay çok küçüktür; bu, saatin tek başına yetmediğini gösterir.
  3. Akademi altı yol, üç kapı ve bir günlükle işler; verdiği belge "tamamladı" der ve uluslararası bir kimlik belgesinin yerine geçmez.

Beş soru

  1. Bir arkadaşın "iki yüz saat görüşme yaptım, artık iyi bir koçum" diyor. Bu derste konuşulan araştırma bu cümle hakkında ne söyler?
  2. Gözlemci "Çok iyiydin, gayet doğaldın" diyor. Bu geri bildirimi gözlenebilir davranışa nasıl çevirirsin?
  3. Bir pratik üçlüsünde danışan rolündeki kişi babasını yeni kaybettiğini anlatmaya başlıyor. Üçlü ne yapmalı?
  4. Ericsson ile Macnamara ve arkadaşları arasındaki anlaşmazlık neden bir "tanım" anlaşmazlığıdır?
  5. Bu akademiyi tamamlayan biri neden "ICF onaylı sertifikalı koçum" diyemez?

Yanıtlar

  1. Macnamara ve arkadaşlarının meta-analizi, mesleklerde alıştırma miktarının performans farklarının çok küçük bir bölümünü açıkladığını gösteriyor. Saat sayısı tek başına beceri söylemez; o saatlerin ne kadarının gözlemli ve geri bildirimli geçtiği sorulmalı. "On bin saat kuralı"na bakıp iki yüz saati az bulmak kolay bir tuzak; asıl mesele sayı değil biçim.
  2. Görüşmede sayılabilecek ve satıra gösterilebilecek şeylere dönülür: kaç açık soru soruldu, kaç kez danışanın kelimesi geri verildi, hangi dakikada tavsiye verildi ve ardından danışanın cevaplarında ne değişti. Böyle bir not koça bir sonraki görüşmede denenecek tek bir davranış verir.
  3. Görüşmeyi durdurmalı. Yas bir pratik konusu değildir; bu bir koçluğun alanında mı sorusudur. Kişiye nazikçe alan açılır, gerekirse profesyonel destek önerilir ve pratik başka bir gün, başka bir konuyla yapılır.
  4. Çünkü iki taraf aynı veriye farklı etkinlikleri sayarak bakıyor. Ericsson'a göre kasıtlı alıştırma öğretmen eşliğinde, bireysel, geri bildirimli bir etkinliktir; meta-analiz ise bir alanda performansı geliştirmek için yapılan yapılandırılmış etkinliklerin hepsini saydı. Tanım genişledikçe açıklanan pay değişebilir.
  5. Çünkü akademi Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun onayladığı bir program değil ve kendi hızında okunan dersler federasyonun onaysız eğitimler için istediği eğitmenle eşzamanlı saat şartını tek başına karşılamaz. Akademinin belgesi "tamamladı" der; kimlik belgesi ayrı bir yoldur.

Sonraki derse köprü

Bu derste akademinin iskeletini gördük: seviyeler, yollar, kapılar ve günlük. Koçluğun haritası 0.5'te açılıyor: Seviye 6'daki sekiz uzmanlık kümesi, yönetici ve takım koçluğundan sağlık, spor ve eğitime kadar. Orada her kümenin hangi tür danışanla ve hangi sınırla çalıştığını görecek ve kendine en yakın iki alanı işaretleyeceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.