İçeriğe geç

Ders C1.8 · C1 · İleri Seviye

İş İspanyolcası: toplantı, sunum, müzakere

Modül: Üslup ve Ton

1.824 kelime · 19 örnek cümle · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 12 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Toplantı: orden del día, si les parece empezamos, el primer punto es…, pasemos al siguiente punto, le cedo la palabra a…, para resumir lo acordado, se levanta la sesión, acta.
  2. Sunum: hoy les voy a presentar…; en primer lugar, a continuación, por último; como pueden ver en la gráfica / diapositiva; para terminar, quisiera destacar…; ¿tienen alguna pregunta?
  3. Teklif ve ret: lo que podemos ofrecerles es…; me temo que no es posible; nos resultaría difícil; entiendo su postura; sin embargo…
  4. Koşullu teklif: estaríamos dispuestos a… siempre que + subjuntivo; si + imperfecto de subjuntivo → condicional.
  5. Uzlaşma: ¿qué les parecería si + imperfecto de subjuntivo?; cerrar el trato.
  6. Kelimeler: propuesta, contrapropuesta, margen, pedido, plazo de entrega, condiciones de pago, descuento, al contado, a treinta / sesenta días.

Kanca

Levent, Türkiye'den bir tekstil üreticisi adına Meksika'nın sanayi şehri Monterrey'e geldi. Şirketi ilk kez bu pazarda bir dağıtıcıyla çalışmak istiyor ve bugün belirleyici bir toplantı var. Karşısında dağıtıcı firmanın satın alma müdürü, ingeniera Garza oturuyor. Toplantı üç aşamadan oluşacak: önce gündemin açılması, ardından Levent'in on dakikalık sunumu, en sonda da fiyat, ödeme ve teslim süresi üzerine pazarlık.

Levent İspanyolcayı iyi konuşuyor, ama bir iş toplantısının kendine özgü bir dili ve ritmi var. Sözü kime ne zaman vereceğini, sunumu nasıl yapılandıracağını ve özellikle pazarlıkta hem kararlı hem kibar kalmayı bilmesi gerekiyor. Bu derste bir toplantıyı açmanın ve yönetmenin kalıplarını, kısa bir sunumun iskeletini ve müzakerede teklif, karşı teklif, koşul ve uzlaşma dilini göreceksin. Önceki seviyelerde öğrendiğin şart cümleleri ve koşul bağlaçları burada gerçek bir işe dönüşecek.

Anlatım

Toplantıyı açmak ve yönetmek

Bir iş toplantısı genellikle bir gündemle (orden del día) başlar. Toplantıyı açan kişi "Si les parece, empezamos" (Uygun görürseniz başlayalım) ya da "El primer punto del orden del día es…" (Gündemin ilk maddesi…) der. Bir maddeden öbürüne geçmek için "Pasemos al siguiente punto" kullanılır. Sözü birine bırakırken "Le cedo la palabra a la ingeniera Garza" denir; bu kalıp resmî ve saygılıdır.

Toplantının sonunda alınan kararlar özetlenir: "Para resumir lo acordado…" (Kararlaştırılanları özetlersek…). Resmî toplantılar "Se levanta la sesión" (Oturum kapanmıştır) ile biter ve kararlar bir tutanağa (acta) yazılır. Meksika'da iş hayatında meslek unvanları sık kullanılır: "ingeniero", "ingeniera", "licenciado", "licenciada".

Kısa bir sunumun iskeleti

İyi bir sunum, dinleyene yolun haritasını baştan verir. Açılışta konu tanıtılır: "Hoy les voy a presentar nuestra propuesta". Gövde sıralama belirleyicileriyle ilerler: "En primer lugar…", "A continuación…", "Por último…". Görsellere atıf yapılırken "Como pueden ver en la gráfica" (Grafikte görebileceğiniz gibi) denir; İspanya'da "diapositiva" (slayt) kelimesi de sık duyulur.

Kapanışta tek bir ana mesaj vurgulanır: "Para terminar, quisiera destacar…" (Son olarak şunu vurgulamak isterim…). Sunum her zaman bir soru davetiyle biter: "¿Tienen alguna pregunta?".

Müzakerenin dili

Müzakere bir teklifle (propuesta) başlar ve çoğu zaman bir karşı teklifle (contrapropuesta) devam eder. Teklif sunarken "Lo que podemos ofrecerles es…" (Size sunabileceğimiz şey…) kalıbı kullanılır. Bir teklifi reddederken kesin bir "no" yerine yumuşak kalıplar seçilir: "Me temo que eso no es posible" (Korkarım bu mümkün değil), "Nos resultaría difícil" (Bu bizim için zor olur). Karşı tarafın görüşünü kabul edip kendi pozisyonuna dönmek için "Entiendo su postura; sin embargo…" kullanılır.

Müzakerenin kalbi koşullu tekliflerdir ve burada önceki seviyelerin dil bilgisi iş başına geçer. "Estaríamos dispuestos a bajar el precio siempre que el pedido sea mayor" (Siparişin daha büyük olması şartıyla fiyatı düşürmeye hazır olurduk) cümlesinde koşul kipi teklifi yumuşatır, "siempre que" de dilek kipiyle bir şart koyar. Varsayımsal bir öneri ise ikinci tip şart cümlesiyle kurulur: "Si aumentaran el pedido, podríamos mejorar el precio". Bir uzlaşma önerisi "¿Qué les parecería si…?" ve dilek kipinin geçmiş biçimiyle yapılır: "¿Qué les parecería si dividiéramos el envío en dos partes?".

Türkçe ile karşılaştırma

İş Türkçesinin birçok kalıbı İspanyolcadakilerle doğrudan eşleşir. "Gündem" "orden del día", "sözü Garza Hanım'a bırakıyorum" "le cedo la palabra a la ingeniera Garza", "toplantı tutanağı" da "acta" demektir. "Pazarlık payı" ya da "marj" İspanyolcadaki "margen"e karşılık gelir. Bu kalıpları eşleştirerek öğrenmek, toplantının hızında onları bulmayı kolaylaştırır.

Koşullu tekliflerde iki dil benzer bir yapı kullanır ama farklı araçlarla. Türkçedeki "Siparişi artırırsanız fiyatı iyileştirebiliriz" cümlesi "-sa" ekiyle ve yeterlilik ekiyle kurulur; İspanyolcada aynı teklif, uzaklık derecesine göre "Si aumentan el pedido, podemos…" ya da daha yumuşak "Si aumentaran el pedido, podríamos…" olur. Türkçedeki "… şartıyla" ise "siempre que" ve "con tal de que"nin karşılığıdır; İspanyolcada bu bağlaçlardan sonra dilek kipi gelir.

Reddetmenin inceliği de iki dilde benzer biçimde kurulur. Türkçede "Bu biraz zor olur" ya da "Maalesef mümkün görünmüyor" gibi yumuşatılmış ifadeler, İspanyolcadaki "Nos resultaría difícil" ve "Me temo que no es posible" ile aynı işlevi görür: kapıyı tamamen kapatmadan hayır demek.

Örnekler

Örnekler toplantının üç aşamasını izliyor: toplantıyı açmak, sunum yapmak ve müzakere etmek. Köşeli parantezlerde Monterrey'de duyulacak söyleyiş var.

Örnek diyalog

Monterrey'de dağıtıcı firmanın toplantı odası. Levent sunumunu bitirdi; pazarlık başlıyor. İki taraf da "usted" kullanıyor.

Pazarlık tipik bir sırayı izliyor: teklif (tres por ciento), karşı teklif (ocho por ciento), gerekçeli ret (margen muy reducido), koşullu yeni teklif (siempre que… sea), bir orta yol önerisi (¿qué le parecería si… dejáramos?) ve kapanış (cerramos el trato). Levent hiçbir zaman kesin bir "no" demiyor, ama pozisyonunu da korumayı başarıyor.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışBir teklifi sert biçimde reddetmek
Doğrusu

— Türkçedeki "Olmaz" kısalığıyla "No, eso es imposible" denir. Cümle doğrudur ama müzakere ortamında kapıyı kapatır. Doğrusu: yumuşatılmış bir ret: "Me temo que eso no es posible" ya da "Nos resultaría muy difícil".

Yaygın yanlışKoşul bağlacından sonra bildirme kipi kullanmak
Doğrusu

— "Siparişin büyük olması şartıyla" cümlesi "siempre que el pedido es mayor" diye kurulur. Doğrusu: şart bildiren "siempre que" dilek kipi ister: "siempre que el pedido sea mayor".

Yaygın yanlış"¿Qué le parecería si…?" ardından şimdiki zaman kullanmak
Doğrusu

— "¿Qué le parecería si lo dejamos en cuarenta y cinco días?" denir. Konuşmada duyulur, ama koşul kipindeki soru özenli dilde dilek kipinin geçmiş biçimini çağırır: "¿Qué le parecería si lo dejáramos…?". Şimdiki zamanı kullanmak istiyorsan soruyu da şimdiki zamanda kur: "¿Qué le parece si lo dejamos…?".

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. "Pasemos al segundo punto del orden del día. Le cedo la palabra al director de contabilidad."
  2. Örnek cevap: "Entiendo la urgencia; sin embargo, me temo que una semana no es posible. Podríamos comprometernos a dos semanas."
  3. "Podríamos hacerles un cuatro por ciento de descuento siempre que el pago sea al contado." "Si el pago fuera al contado, podríamos hacerles un cuatro por ciento de descuento."
  4. "¿Qué les parecería si dividiéramos la diferencia?" ya da "¿Y si partimos la diferencia a la mitad?"

Özet kartı

  1. Toplantı: orden del día, si les parece empezamos, el primer punto es…, pasemos al siguiente punto, le cedo la palabra a…, para resumir lo acordado, se levanta la sesión, acta.
  2. Sunum: hoy les voy a presentar…; en primer lugar, a continuación, por último; como pueden ver en la gráfica / diapositiva; para terminar, quisiera destacar…; ¿tienen alguna pregunta?
  3. Teklif ve ret: lo que podemos ofrecerles es…; me temo que no es posible; nos resultaría difícil; entiendo su postura; sin embargo…
  4. Koşullu teklif: estaríamos dispuestos a… siempre que + subjuntivo; si + imperfecto de subjuntivo → condicional.
  5. Uzlaşma: ¿qué les parecería si + imperfecto de subjuntivo?; cerrar el trato.
  6. Kelimeler: propuesta, contrapropuesta, margen, pedido, plazo de entrega, condiciones de pago, descuento, al contado, a treinta / sesenta días.

Sonraki derse köprü

Anlaşmanın ertesi günü ingeniera Garza, Levent'e sunum hakkında kısa bir geri bildirim yazıyor. Mesaj baştan sona nazik: sunumun "çok bilgilendirici" olduğunu, belki "biraz daha kısa" bir versiyonun "de ilginç olabileceğini", grafiklerin "gözden geçirilmesinin faydalı olacağını" söylüyor. Levent mesajı iki kez okuyor ve satır aralarında gerçek bir eleştiri olduğunu fark ediyor. Sıradaki ders ima ve dolaylı anlatımı ele alıyor: İspanyolcada eleştiriyi kibarca dile getirmenin ve kibar bir mesajın ardındaki gerçek anlamı okumanın yollarını göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: Monterrey'de camlı bir toplantı odası; arka planda dağlar görünür. Masada bir gündem kâğıdı ve bir dizüstü bilgisayar; ekranda üç aşama sırayla belirir: "Orden del día", "Presentación", "Negociación".
  • Toplantı: bir mikrofon simgesi masanın bir ucundan öbürüne geçer; "le cedo la palabra" dendiğinde Garza'nın önünde durur.
  • Sunum: bir yol haritası; "en primer lugar", "a continuación", "por último" levhaları sırayla belirir, sonunda "¿Tienen alguna pregunta?" yazan bir soru işareti yanar.
  • Müzakere: iki tarafın teklifleri bir terazinin iki kefesinde gösterilir (3 % ve 8 %); her karşı teklifte kefeler yeniden dengelenir, sonunda "5 % · 45 días · 3 semanas" yazılı bir kartta buluşur.
  • Seslendirme: toplantı ve sunum satırları net ve ölçülü, pazarlık satırları kararlı ama sakin bir tonla okunur; "me temo que" ifadesi yumuşak bir tonla söylenir.