Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Quedar: buluşmak (¿quedamos?, he quedado con…), kalmak/artmak (quedan dos, no queda), yer (¿dónde queda?), yakışmak (te queda bien), anlaşmak (quedar en), izlenim (quedar bien/mal).
- Quedarse: bir yerde kalmak (me quedo en casa), bir hâle düşmek (quedarse dormido, sin batería, callado), quedarse con (almak, elinde tutmak).
- Ir: hedefe gitmek (voy a la biblioteca); irse: bulunulan yerden ayrılmak (me voy, ¿ya te vas?, se fue).
- Irse a: ayrılış ve uzaklık birlikte (me voy a Madrid); ¡vámonos!
- Benzer çiftler: dormir/dormirse, llevar/llevarse (llevarse bien), acordar/acordarse de, poner/ponerse, volver/volverse.
- Türkçedeki "kalmak" quedar/quedarse'nin çoğunu karşılar; "-a kalmak" = quedarse + ortaç.
Kanca
Ece bir dönemliğine İspanya'nın Salamanca şehrinde okuyor ve üniversiteli Lucía ile bir daireyi paylaşıyor. Cumartesi öğleden sonra mutfakta kısa bir konuşma geçiyor: Lucía, Ece'nin akşam evde olup olmayacağını soruyor; Ece sınıf arkadaşlarıyla sözleştiğini söylüyor, üstündeki elbisenin ona yakışıp yakışmadığını soruyor; buzdolabında süt kalmamış; Lucía da ertesi sabah erkenden Madrid'e gideceğini haber veriyor.
Bu kısa konuşmada "quedar" fiili beş ayrı anlamda geçiyor ve bunların bir kısmında yanına "se" geliyor. "Ir" fiili de bir yerde yalın, birkaç yerde "se" ile kullanılıyor. B2.7'de bu fiillerin "se" alınca anlam değiştirdiğini kısaca görmüştün. Bu derste "quedar" ile "quedarse"nin bütün yüzlerini, "ir" ile "irse" arasındaki farkı ve aynı mantıkla çalışan birkaç fiil çiftini ayrıntısıyla göreceksin.
Anlatım
"Quedar": buluşmak, kalmak, yakışmak
"Quedar" fiilinin "se" almadan kullanılan beş sık anlamı vardır. İlki, özellikle İspanya'da çok duyulan "sözleşmek, buluşmak" anlamıdır: "¿Quedamos a las siete en la plaza?" (Saat yedide meydanda buluşalım mı?), "He quedado con Lucía" (Lucía ile sözleştim). İkincisi "kalmak, artmak" anlamıdır ve özne kalan şeydir: "Solo quedan dos entradas" (Yalnızca iki bilet kaldı), "No queda leche" (Süt kalmadı).
Üçüncüsü bir yerin konumunu sorar: "¿Dónde queda la estación?" (İstasyon nerede?). Dördüncüsü "gustar" gibi bir dolaylı zamirle kurulur ve bir giysinin ya da rengin birine uyup uymadığını söyler: "Esa chaqueta te queda muy bien" (O ceket sana çok yakışıyor). Beşincisi "quedar en" kalıbıdır ve bir konuda anlaşmayı anlatır: "Quedamos en vernos el lunes" (Pazartesi görüşmek üzere anlaştık). Bunlara ek olarak "quedar bien" ya da "quedar mal" birinin önünde iyi ya da kötü bir izlenim bırakmak demektir.
"Quedarse": bir yerde ya da bir durumda kalmak
"Quedarse" öznenin kendisinin bir yerde kaldığını söyler: "Hoy me quedo en casa" (Bugün evde kalıyorum). Bu fark önemlidir: "quedan dos entradas" cümlesinde kalan şey biletlerdir, "me quedo en casa" cümlesinde ise kalan kişinin kendisidir.
İkinci olarak "quedarse" bir durum değişikliğini, çoğu zaman istemeden içine düşülen bir hâli anlatır: "Me quedé dormida en el tren" (Trende uyuyakaldım), "Me quedé sin batería" (Şarjım bitti), "Se quedó callado" (Sustu kaldı). Üçüncü olarak "quedarse con" bir şeyi almak ya da elinde tutmak demektir: alışverişte "Me quedo con la azul" (Maviyi alıyorum), bir kasiyere "Quédese con el cambio" (Para üstü kalsın).
"Ir" ile "irse"
"Ir" bir yöne doğru gitmeyi anlatır; dikkat varılacak yerdedir: "Voy a la biblioteca" (Kütüphaneye gidiyorum). "Irse" ise bulunulan yerden ayrılmayı anlatır; dikkat terk edilen yerdedir: "Ya es tarde; me voy a casa" (Geç oldu, ben kalkıyorum). "¿Ya te vas?" (Gidiyor musun artık?) sorusu karşındakinin nereye gideceğini değil, yanından ayrılışını sorar. "Se fue sin despedirse de nadie" (Kimseye veda etmeden çekip gitti) da bir ayrılışı anlatır.
Bir şehre taşınmak ya da bir yolculuğa çıkmak söz konusu olduğunda "irse a" ayrılışı ve uzaklığı birlikte vurgular: "Mañana me voy a Madrid". Aynı cümle "Mañana voy a Madrid" diye de kurulabilir; fark, konuşanın gözünün gideceği yerde mi, bıraktığı yerde mi olduğudur. Toplu bir çağrıda "¡Vámonos!" (Hadi gidelim!) biçimi kullanılır.
Aynı mantıkla çalışan çiftler
Başka fiiller de "se" alınca benzer bir kayma yaşar. "Dormir" uyumak, "dormirse" uykuya dalmak ya da uyuyakalmaktır. "Llevar" taşımaktır, "llevarse" alıp götürmek; "llevarse bien con" ise biriyle iyi geçinmek demektir. "Acordar" kararlaştırmak, "acordarse de" hatırlamaktır. "Poner" koymak, "ponerse" giymek ya da bir sıfatla bir hâle girmektir: "ponerse nervioso". "Volver" dönmek, "volverse" ise kalıcı bir biçimde bir şeye dönüşmektir: "Se volvió muy tímido".
Türkçe ile karşılaştırma
"Quedar" ile "quedarse" Türkçe konuşan için şaşırtıcı derecede tanıdıktır, çünkü Türkçedeki "kalmak" fiili de benzer bir yelpazeye yayılır. "İki bilet kaldı" "quedan dos entradas", "evde kaldım" "me quedé en casa", "şarjsız kaldım" "me quedé sin batería" demektir. En güzel örtüşme "uyuyakaldım" sözündedir: Türkçedeki "-a kalmak" yapısı İspanyolcadaki "quedarse dormido" ile aynı fikri, istemeden bir hâle düşmeyi anlatır.
Buna karşılık "quedar" fiilinin Türkçede "kalmak" ile hiç ilgisi olmayan anlamları da vardır. "Buluşmak, sözleşmek" ve "yakışmak" Türkçede ayrı fiillerle söylenir; bu yüzden "He quedado con Lucía" ya da "Te queda bien" cümlelerini ilk duyuşta "kalmak" üzerinden anlamaya çalışmak yanıltır.
"Ir" ile "irse" farkı Türkçede fiilde değil, seçilen kelimede görülür. "Gidiyorum" hem yönü hem ayrılışı anlatabilir; ayrılışı vurgulamak için Türkçe "kalkıyorum", "çıkıyorum" ya da gündelik dilde "ben kaçtım" gibi başka fiillere başvurur. İspanyolcada bu ayrımı tek bir "se" yapar.
Örnekler
İlk dört örnek "quedar", sonraki iki örnek "quedarse", son iki örnek "irse" ile kuruluyor.
Örnek diyalog
Salamanca, cumartesi öğleden sonra; Ece ile Lucía'nın paylaştığı dairenin mutfağı. İkisi de İspanya'da yaygın olan "vosotros" biçimini kullanıyor; okunuşlarda "c" ve "z" İspanya söyleyişiyle [th] olarak gösterildi.
Konuşmada "quedar" fiilinin bütün yüzleri geçiyor: Ece'nin sözleşmesi ("he quedado"), elbisenin yakışması ("me queda"), sütün kalmaması ("no queda"), vaktin yetmemesi ("me quedé sin tiempo"), para üstünü bırakmak ("quédate con la vuelta") ve Madrid'de kalmak ("te quedas allí").
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışEvde kalmak için "quedar" kullanmak
— Türkçedeki "kalmak" tek fiil olduğu için "Hoy quedo en casa" denir. Bu cümle "bugün evde buluşuyorum" gibi anlaşılabilir. Doğrusu: kişinin kendisi bir yerde kalıyorsa "quedarse": "Hoy me quedo en casa".
Yaygın yanlışAyrılışı "ir" ile sormak
— Yanından kalkan birine "¿Ya vas?" denir. Bu soru eksik kalır, çünkü "ir" bir hedef bekler. Doğrusu: ayrılış "irse" ile sorulur: "¿Ya te vas?".
Yaygın yanlışYakışmayı özneyle kurmak
— Türkçedeki "Bu ceket bana yakışıyor" yapısı "Esta chaqueta queda bien a mí" diye taşınır. Doğrusu: "quedar" bu anlamda "gustar" gibi dolaylı zamir alır ve zamir fiilin önüne gelir: "Esta chaqueta me queda bien".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Solo quedan cinco minutos para el final." (kalan şey dakikalar) "Esta noche me quedo en casa porque estoy cansada." (kalan kişi)
- "Mañana vamos al museo." (hedef) "¡Es tardísimo! Me voy ya." (ayrılış)
- "¿Quedamos el sábado a las cinco?" "Me quedé sin dinero." Konuşmada "Me he quedado sin dinero" da doğaldır.
- "Yarın birbirimizi aramak üzere anlaştık": quedar en = anlaşmak. "Eczane nerede?": quedar = bir yerde bulunmak.
Özet kartı
- Quedar: buluşmak (¿quedamos?, he quedado con…), kalmak/artmak (quedan dos, no queda), yer (¿dónde queda?), yakışmak (te queda bien), anlaşmak (quedar en), izlenim (quedar bien/mal).
- Quedarse: bir yerde kalmak (me quedo en casa), bir hâle düşmek (quedarse dormido, sin batería, callado), quedarse con (almak, elinde tutmak).
- Ir: hedefe gitmek (voy a la biblioteca); irse: bulunulan yerden ayrılmak (me voy, ¿ya te vas?, se fue).
- Irse a: ayrılış ve uzaklık birlikte (me voy a Madrid); ¡vámonos!
- Benzer çiftler: dormir/dormirse, llevar/llevarse (llevarse bien), acordar/acordarse de, poner/ponerse, volver/volverse.
- Türkçedeki "kalmak" quedar/quedarse'nin çoğunu karşılar; "-a kalmak" = quedarse + ortaç.
Sonraki derse köprü
Akşam Plaza Mayor'da Ece'nin sınıf arkadaşları hızlı hızlı konuşuyor ve Ece her kelimeyi bildiği hâlde bazı cümleleri anlamıyor. Biri sınavda aklının bulutlarda olduğunu söylüyor, biri yeni telefonunun bir göz ile bir yüze mal olduğundan yakınıyor, bir başkası da ötekinin saçıyla oynadığını iddia ediyor. Kelimeler tanıdık ama anlamları başka bir yerde. Sıradaki ders İspanyolcanın gündelik deyimlerini ve kalıp ifadelerini ele alıyor: kelime kelime çevrildiğinde ne dediklerini, gerçekte ne anlama geldiklerini ve Türkçede hangi deyimlerle karşılandıklarını göreceksin.