Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kuruluş: había, habías, había, habíamos, habíais, habían + participio (değişmez).
- Geçmişte bir referans noktasından önce biten eylem: Cuando llegué, ya había salido.
- Referans noktası bir olay, bir saat ya da bağlam olabilir.
- Ya (çoktan), todavía no (henüz), nunca / nunca antes (daha önce hiç); yardımcı fiilin önünde.
- Geçmişteki bir durumun nedeni: Estaba cansado porque no había dormido.
- Dolaylı anlatımda geçmiş bir basamak geri: dijo que había terminado.
- Türkçedeki "-mıştı" referans noktası yoksa indefinido ile çevrilir.
Kanca
Emel raporu elinde, Marta'nın masasına gidiyor. Yardım isteyecek, ama Marta gülümseyerek ekranını gösteriyor: rapor hazır. "Lo terminé esta mañana" diyebilirdi; bunun yerine başka bir cümle kuruyor: "Cuando llegaste, ya lo había terminado." Emel cümleyi kafasında çeviriyor: "Sen geldiğinde ben onu çoktan bitirmiştim." İki olay var, ikisi de geçmişte, ve biri ötekinden önce. İspanyolca bu sırayı tek bir fiil biçimiyle gösteriyor.
Hikâye anlatırken olayları her zaman oldukları sırayla söylemeyiz. Bazen bir anı anlatırken daha eskiye döneriz: "Tren kalkmıştı", "Daha önce hiç deniz görmemiştim". Bu geriye dönüş İspanyolcada kendi zamanıyla yapılır. Önce yapının kendisine, sonra ona her zaman eşlik eden bir geçmiş "referans noktası"na bakacağız; ardından aktarılan sözlerdeki görevine ve Türkçedeki "-mıştı" ekinin bu zamanla paylaştığı ve paylaşmadığı işlere geçeceğiz.
Anlatım
Kuruluş: "había" ve participio
Pluscuamperfecto, A2.10'daki pretérito perfecto ile aynı mantıkla kurulur; yalnız "haber" yardımcı fiili şimdiki zamanda değil imperfecto'dadır. Participio hiç değişmez.
| Özne | haber (imperfecto) | participio |
|---|---|---|
| yo | había | terminado |
| tú | habías | comido |
| él, ella, usted | había | salido |
| nosotros | habíamos | visto |
| vosotros | habíais | hecho |
| ellos, ustedes | habían | vuelto |
"Había" yazılırken "h" okunmaz ve vurgu "í" üzerindedir: [a-Bİ-a]. Düzensiz participiolar aynen geçerlidir: "había dicho", "había escrito", "había puesto". Zamir ve "no" yardımcı fiilin önüne gelir: "No lo había visto".
Referans noktası
Bu zamanın en önemli özelliği, tek başına durmamasıdır. Her zaman geçmişte bir referans noktası vardır ve anlatılan eylem o noktadan önce bitmiştir. Referans noktası bir olay olabilir: "Cuando llegué a la estación, el tren ya había salido" (İstasyona vardığımda tren çoktan kalkmıştı). Bir saat ya da tarih de olabilir: "A las nueve ya habíamos cenado" (Saat dokuzda akşam yemeğini yemiştik).
Referans noktası bazen söylenmez ama bağlamdan anlaşılır: "¿Por qué no fuiste a la fiesta? — Porque ya había quedado con otros amigos". Burada referans noktası partinin kendisidir; buluşma sözü partiden önce verilmiştir.
"Ya", "todavía no" ve "nunca"
Üç zaman kelimesi bu zamanla çok sık kullanılır. "Ya" (çoktan) eylemin referans noktasından önce bittiğini vurgular: "Ya se habían ido". "Todavía no" (henüz) eylemin o noktada henüz gerçekleşmediğini söyler: "Cuando me llamaste, todavía no había salido de casa". "Nunca" ve "nunca antes" ise o ana kadar hiç yaşanmamış bir deneyimi anlatır: "Nunca había visto un barco tan grande" (O kadar büyük bir gemi daha önce hiç görmemiştim).
Bu kelimeler yardımcı fiil ile participionun arasına girmez; genellikle önlerinde durur. "Ya había comido" doğaldır; "había ya comido" kulağa tuhaf gelir.
Açıklama ve dolaylı anlatım
Geçmişteki bir durumun nedenini açıklarken de bu zaman kullanılır: "Estaba muy cansado porque no había dormido" (Çok yorgundum çünkü uyumamıştım). Önce uyumama, sonra yorgunluk gelmiştir.
Dolaylı anlatımda ise geçmiş bir sözü aktarırken, aktarılan cümledeki geçmiş zaman bir basamak geriye kayar. Luis'in "Vendí el coche" cümlesini ertesi gün birine anlatırsan "Luis me contó que había vendido el coche" dersin. B1.2'de gelecek zamanın koşul kipine döndüğünü görmüştün; geçmiş zaman da aynı biçimde pluscuamperfecto'ya döner.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçedeki "-mıştı" ile İspanyolcadaki pluscuamperfecto büyük ölçüde örtüşür. "Vardığımda tren kalkmıştı" ile "Cuando llegué, el tren había salido" cümleleri aynı sırayı aynı yolla gösterir: önce kalkış, sonra varış. "Daha önce hiç görmemiştim" ile "Nunca había visto" de birebir karşılıklardır.
Ayrılık, Türkçenin "-mıştı" ekini referans noktası olmadan da kullanabilmesindedir. Türkçe konuşan uzak ya da unutulmaya yüz tutmuş bir geçmişi anlatırken bu eki seçebilir: "Geçen yaz Bodrum'a gitmiştik". İspanyolcada bu cümle, önünde ya da arkasında başka bir geçmiş olay yoksa, indefinido ile kurulur: "El verano pasado fuimos a Bodrum". Pluscuamperfecto ancak daha sonraki bir olaya göre geriye dönüldüğünde gerekir: "Cuando nos conocimos, ya habíamos ido a Bodrum dos veces".
Türkçedeki "-mış" ekinin taşıdığı "duydum ki, anlaşılan" anlamı da İspanyolcada yoktur. "Ali gitmiş" cümlesi bir tanıklık farkı taşır; İspanyolcanın "había ido" biçimi böyle bir fark bildirmez. Bu anlam İspanyolcada "parece que" (görünüşe göre) ya da "dicen que" (diyorlar ki) gibi ek kelimelerle verilir.
Örnekler
Her örnekte referans noktasının ne olduğunu ve hangi eylemin ondan önce bittiğini bul.
Birinci örnekte referans noktası varış anı, ikinci örnekte bir yaş. Üçüncü örnek o ana kadar yaşanmamış bir deneyim; dördüncü ve yedinci örnekler geçmişteki bir durumun nedenini açıklıyor. Beşinci örnekte "todavía no" eylemin henüz gerçekleşmediğini söylüyor. Altıncı örnek bir sözü aktarıyor. Sekizinci örnek karşılaştırma için: referans noktası olmadığı için Türkçedeki "gitmiştik" düşüncesine rağmen indefinido yeterli.
Örnek diyalog
Panama City'deki ofiste Emel, raporla ilgili yardım istemek için Marta'nın masasına geliyor. İki meslektaş "tú" ile konuşuyor.
Marta'nın ilk cümlesinde referans noktası Emel'in gelişi; rapor ondan önce bitmiş. "No había podido acabarlo" dünkü bir başarısızlığı bugünkü erken gelişin nedeni olarak açıklıyor. Emel'in "todavía no había abierto" cümlesinde referans noktası kendi girişi. Marta'nın son anısında "nunca había visto" o ziyarete kadar yaşanmamış bir deneyimi anlatıyor. Emel'in "todavía no he ido" cümlesi ise pluscuamperfecto değil perfecto'dur, çünkü referans noktası bugündür. Miraflores, Panama Kanalı'nın Pasifik tarafındaki havuzlu geçişlerden biridir ve ziyaretçilere açıktır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışReferans noktası olmadan "-mıştı" çevirmek
— Türkçedeki "Üniversitedeyken Sevilla'ya gitmiştim" doğrudan aktarılır: "En la universidad había viajado a Sevilla". Arkasında başka bir geçmiş olay yoksa cümle yarım kalmış gibi duyulur. Doğrusu: "En la universidad viajé a Sevilla".
Yaygın yanlışParticipioyu nesneye uydurmak
— "La carta que había escrita" gibi dişil bir participio kurulur. "Haber" ile birleşen participio hiç değişmez. Doğrusu: "La carta que había escrito", "Las fotos que había hecho".
Yaygın yanlışÖnce biten eylemi indefinido ile anlatmak
— "Vardığımda tren kalkmıştı" cümlesi "Cuando llegué, el tren ya salió" diye çevrilir; iki olay aynı anda olmuş gibi duyulur. Doğrusu: "Cuando llegué, el tren ya había salido".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Cuando llegué, mis amigos ya habían cenado." "Yo nunca había visto la nieve antes de ese viaje." "Ellos todavía no habían vuelto cuando empezó a llover."
- "Cuando llegué a la estación, el autobús ya había salido." "Estaba cansada porque no había dormido la noche anterior."
- "Pablo dijo que había hecho la compra." "Ana dijo que había perdido el teléfono."
- "La semana pasada llamé a mi madre." (referans noktası yok, indefinido) "Cuando la llamé, mi madre ya se había dormido." (arama anından önce bitmiş, pluscuamperfecto)
Özet kartı
- Kuruluş: había, habías, había, habíamos, habíais, habían + participio (değişmez).
- Geçmişte bir referans noktasından önce biten eylem: Cuando llegué, ya había salido.
- Referans noktası bir olay, bir saat ya da bağlam olabilir.
- Ya (çoktan), todavía no (henüz), nunca / nunca antes (daha önce hiç); yardımcı fiilin önünde.
- Geçmişteki bir durumun nedeni: Estaba cansado porque no había dormido.
- Dolaylı anlatımda geçmiş bir basamak geri: dijo que había terminado.
- Türkçedeki "-mıştı" referans noktası yoksa indefinido ile çevrilir.
Sonraki derse köprü
Artık İspanyolcada dört geçmiş biçimin hepsini tanıyorsun: indefinido, imperfecto, perfecto ve pluscuamperfecto. Tek tek öğrenmek bir şeydir, bir hikâyenin içinde doğru anda doğru biçime geçmek başka bir şey. Sıradaki ders bütün geçmiş zamanları birlikte kullanmayı ele alıyor: tek bir anlatıda sahneyi, olayları, önceki olayları ve bugüne uzanan sonuçları nasıl ayıracağını ve bunun için hangi ipuçlarına bakacağını göreceksin.