Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Temel resim: "para" ileriye, hedefe; "por" geriye, nedene ya da yola.
- Por: fiyat ve değiş tokuş (por quinientos pesos), teşekkür (gracias por).
- Por: yerine, adına (trabajo por Marta); oran (por semana, por persona, por hora); çarpma.
- Por: süre (por tres años), yaklaşık yer (por aquí), almaya gitmek (voy por pan; İspanya'da voy a por pan).
- Para: görüş (para mí), beklentiye göre (para su edad), kullanım (taza para café), işveren (trabajo para una empresa).
- ¿Por qué? neden → porque…; ¿Para qué? amaç → para…
- Kalıplar: por fin, por supuesto, por cierto, por eso, por lo menos, por si acaso; para siempre, para nada.
- Türkçe ipucu: yüzünden, karşılığında, başına, yerine → por; -mek üzere, bence, -e göre → para.
Kanca
Guanajuato'daki dil okulunda ilk ders. Öğretmen Itzel tahtaya iki soru yazıyor: "¿Por qué estudias español?" ve "¿Para qué estudias español?". Sınıftaki herkes ikisine de aynı cevabı veriyor. Itzel gülümsüyor: "No es la misma pregunta." Birincisi insanı buraya getiren nedeni, ikincisi ulaşmak istediği hedefi soruyor. Barış'ın cevapları da farklı çıkıyor: "Por mi trabajo" ve "Para vivir aquí unos años".
A2.3'te "para" ile "por" arasındaki temel resmi gördün: "para" ileriye, bir hedefe bakar; "por" geriye, bir nedene ya da içinden geçilen bir yola. Bu resim yerinde duruyor, ama iki edatın gündelik İspanyolcada çok daha fazla işi var. Bu derste fiyat ve değiş tokuş, birinin yerine yapmak, oran ve sıklık, süre, bir kişiye göre görüş, beklentiye göre karşılaştırma ve iki edatla kurulan sık kalıpları göreceksin.
Anlatım
"Por": değiş tokuş, yerine, oran
"Por" bir şeyin karşılığında verileni gösterir: "Compré la chaqueta por quinientos pesos" (Ceketi beş yüz pesoya aldım), "Te cambio mi libro por el tuyo" (Kitabımı seninkiyle değişirim). Bu yüzden teşekkürde de "por" kullanılır: teşekkür, yapılan iyiliğin karşılığıdır.
"Por" birinin yerine ya da adına yapılan işi de anlatır: "Hoy trabajo por Marta, que está enferma" (Bugün Marta'nın yerine çalışıyorum, hasta). Oran ve sıklık da "por" ile söylenir: "dos veces por semana" (haftada iki kez), "cien kilómetros por hora" (saatte yüz kilometre), "quinientos pesos por persona" (kişi başı beş yüz peso). Matematikte çarpma da "por"dur: "dos por tres, seis".
"Por": süre, yaklaşık yer ve almaya gitmek
Bir eylemin ne kadar sürdüğü "por" ile de söylenebilir: "Viví en Monterrey por tres años". Burada "durante" da doğrudur ve İspanya'da daha sık tercih edilir. Kesin olmayan bir yer ya da zaman için de "por" kullanılır: "Vive por el centro" (Merkezin oralarda oturuyor), "¿Hay un cajero por aquí?" (Buralarda bir bankamatik var mı?).
Bir şeyi almak ya da birini getirmek için gitmek "ir por" ile anlatılır: "Voy por pan" (Ekmek almaya gidiyorum), "Paso por ti a las ocho" (Seni sekizde alırım). İspanya'da bu anlamda çoğu zaman "ir a por" denir: "Voy a por pan".
"Para": görüş, beklentiye göre, kullanım
"Para" bir görüşün kime ait olduğunu da söyler: "Para mí, este es el mejor restaurante de la ciudad" (Bence bu şehrin en iyi restoranı). Bir beklentiye göre yapılan karşılaştırma da "para" ile kurulur: "Para su edad, corre muy rápido" (Yaşına göre çok hızlı koşuyor), "Hace frío para ser mayo" (Mayıs ayı için hava soğuk).
Bir nesnenin ne için kullanıldığı "para" ile söylenir: "una taza para café" (kahve fincanı), "pastillas para el dolor de cabeza". Birinin çalıştığı kurum da "para" alır: "Trabajo para una empresa alemana" (Bir Alman şirketinde çalışıyorum). Bu cümleyi "Trabajo por mi familia" (Ailem için, onlar sayesinde çalışıyorum) ile karşılaştır: ilki işvereni, ikincisi motivasyonu söyler.
İki edatla kalıplar
Bazı kalıplar ayrıca öğrenilir, çünkü kurala bakarak tahmin edilemez. "Por" ile: "por fin" (sonunda), "por supuesto" (elbette), "por cierto" (bu arada), "por eso" (bu yüzden), "por lo menos" (en azından), "por ejemplo", "por si acaso" (ne olur ne olmaz). "Para" ile: "para siempre" (sonsuza kadar), "para nada" (hiç de değil), "¿para cuándo?" (ne zamana kadar?).
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçedeki tek "için" kelimesi İspanyolcada ikiye bölünür, ama Türkçenin kendisi de bu ayrımı başka kelimelerle zaten yapar. Neden bildirirken Türkçe sık sık "yüzünden", "sayesinde" ya da "-den dolayı" der: "Yağmur yüzünden çıkmadım" = "No salí por la lluvia". Amaç bildirirken "için" ya da "-mek üzere" der: "Öğrenmek için geldim" = "Vine para aprender". Türkçede "yüzünden" diyebildiğin yerde İspanyolca "por", "-mek üzere" diyebildiğin yerde "para" ister.
Bu dersin yeni kullanımlarının çoğu da Türkçede ayrı bir kelimeyle karşılanır. "Karşılığında" = "por": "Beş yüz peso karşılığında" = "Por quinientos pesos". "Başına" = "por": "Kişi başına" = "Por persona". "Yerine, adına" = "por": "Marta'nın yerine" = "Por Marta". "Bence" = "para mí". "Yaşına göre" = "para su edad". "Almaya gitmek" = "ir por". Türkçe cümlede bu kelimelerden birini görüyorsan, İspanyolca edat büyük olasılıkla belli olur.
Soru kelimelerinde de aynı ayrım vardır. Türkçe "Neden?" ile "Ne için?" arasında bir fark sezer, ama gündelikte ikisini karıştırır. İspanyolcada "¿Por qué?" ve "¿Para qué?" farklı cevaplar bekler: ilkine "porque…", ikincisine "para…" ile cevap verilir.
Örnekler
Her örnekte edatın hangi işi yaptığını bul.
Birinci örnekte "por" bir fiyatı, ikinci örnekte birinin yerine yapılan işi, üçüncü örnekte bir sıklığı gösteriyor. Dördüncü örnek "ir por": bir şeyi almaya gitmek. Beşinci örnekte iki "para" var: ilki görüşün sahibini, ikincisi amacı söylüyor. Altıncı örnek beklentiye göre bir karşılaştırma, yedinci örnek işvereni gösteriyor. Sekizinci örnek kalıplaşmış bir "por" ifadesi.
Örnek diyalog
Guanajuato'daki dil okulunda ders arası. Öğretmen Itzel Meksikalı; Barış'la "tú" ile konuşuyor, Barış da ona adıyla sesleniyor.
Barış'ın iki cevabı dersin ana ayrımını gösteriyor: "por mi trabajo" neden, "para hablar" amaç. "Por dos años" bir süre, "por mes" ve "por semana" bir oran. "Por cierto" kalıplaşmış bir ifade. "Para el jueves" bir son tarih, "por correo" bir iletişim aracı. "Voy por un café" bir şeyi almaya gitmek. Itzel'in son cümlesinde iki "para" var: "para mí" burada "benim için olan kahve" anlamında alıcıyı, "para ser principiante" ise beklentiye göre bir karşılaştırmayı gösteriyor. "Mándamela" kelimesindeki iki zamir ileride ayrıntılı işlenecek; burada "bana onu gönder" diye anla.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"¿Por qué?" ile "¿Para qué?" sorusunu karıştırmak
— "Ne için İspanyolca öğreniyorsun?" sorusu "¿Por qué estudias?" diye sorulur ve cevap "Para trabajar" olur; soru ile cevap birbirini tutmaz. Doğrusu: amacı "¿Para qué estudias?" sorar, cevabı "Para trabajar"dır. Nedeni "¿Por qué estudias?" sorar, cevabı "Porque me gusta"dır.
Yaygın yanlışFiyatı "para" ile söylemek
— "Beş yüz pesoya aldım" cümlesindeki "için" düşüncesiyle "Lo compré para quinientos pesos" denir. Doğrusu: bir şeyin karşılığı "por" ile söylenir: "Lo compré por quinientos pesos".
Yaygın yanlış"Bence" için "para mi opinión" demek
— "Benim görüşüme göre" kelime kelime aktarılır. İki doğru kalıp vardır ve karıştırılmaz: "Para mí, …" ya da "En mi opinión, …".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Gracias por la cena." (karşılık) "Este regalo es para tu madre." (alıcı) "Lo vendí por cien dólares." (fiyat) "Tomo esta pastilla para el dolor." (amaç)
- "Diez euros por persona." "Hoy trabajo por mi hermano." "Para su edad, es muy maduro."
- Örnek cevap: "Porque mi mejor amiga vive allí." "Para visitarla y conocer la ciudad."
- "Por fin llegó el verano." "Lleva dinero, por si acaso." "Por cierto, ¿viste a Marta ayer?"
Özet kartı
- Temel resim: "para" ileriye, hedefe; "por" geriye, nedene ya da yola.
- Por: fiyat ve değiş tokuş (por quinientos pesos), teşekkür (gracias por).
- Por: yerine, adına (trabajo por Marta); oran (por semana, por persona, por hora); çarpma.
- Por: süre (por tres años), yaklaşık yer (por aquí), almaya gitmek (voy por pan; İspanya'da voy a por pan).
- Para: görüş (para mí), beklentiye göre (para su edad), kullanım (taza para café), işveren (trabajo para una empresa).
- ¿Por qué? neden → porque…; ¿Para qué? amaç → para…
- Kalıplar: por fin, por supuesto, por cierto, por eso, por lo menos, por si acaso; para siempre, para nada.
- Türkçe ipucu: yüzünden, karşılığında, başına, yerine → por; -mek üzere, bence, -e göre → para.
Sonraki derse köprü
Kahveyi getirirken Barış bir öğrencinin Itzel'e "¿Estás lista?" diye sorduğunu duyuyor; biraz sonra da Itzel başka bir öğrenci için "Es muy lista" diyor. Aynı kelime, iki ayrı fiille, iki ayrı anlam taşıyor: biri "hazır", öteki "zeki". Sıradaki ders "ser" ve "estar" ile anlamı değişen sıfatları ele alıyor: "listo", "aburrido", "rico", "malo" gibi kelimelerin iki fiille nasıl farklı anlamlar kazandığını ve bu farkın Türkçede hangi kelimelere karşılık geldiğini göreceksin.