Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Davet: ¿Vienes…? ¿Quieres + mastar? ¿Te gustaría…? ¿Te apetece…? ¿Qué te parece si…? ¿Por qué no…? ¿Te apuntas? / ¿Te animas?
- Invitar: te invito a mi casa; bir kafede "te invito" = ben ödüyorum.
- Kabul: ¡Claro! ¡Por supuesto! ¡Qué buena idea! ¡Genial! ¡Vale! Con mucho gusto. Cuenta conmigo.
- Ayrıntı: ¿A qué hora quedamos? ¿Dónde quedamos? ¿Te va bien…? Me va bien. Mejor a las…
- Ret: ¡Qué pena! / Lo siento + Me encantaría, pero no puedo + Es que… + Otro día / ¿Lo dejamos para…?
- Kapanış: Otra vez será. Gracias por la invitación.
- Quedar con / en (buluşmak) ile quedarse (kalmak) farklıdır.
- Karşı tarafa hareket "ir" ile: Sí, voy. ¡Ya voy! (¡Ya vengo! = hemen dönüyorum)
Kanca
Akşam Oya'nın telefonu çalıyor. Arayan öğretmeni Blanca: notunu almış ve derse gelememesine hiç takılmamış. Asıl söylemek istediği başka: cumartesi akşamı kurstakilerle limanda bir yemek düzenliyor. "¿Te apetece venir?" diye soruyor. Oya'nın gözü takvimde: cumartesi gecesi kız kardeşi İstanbul'dan geliyor. Türkçe olsa ne diyeceğini biliyor: "Çok isterdim ama olmuyor, başka zaman inşallah." İspanyolcada bu "hayır"ı nasıl kuracağını ise bilmiyor.
Bir daveti kabul etmek kolaydır; zor olan, karşındakini kırmadan geri çevirmektir. İspanyolca bunun için kısa ama belirgin bir sıra izler: önce teşekkür ya da üzüntü, sonra bir bahane, en son da başka bir zaman önerisi. Bu derste bir plana çağırmanın yollarını, "evet" demenin sıcak biçimlerini, bir "hayır"ı yumuşatmayı ve buluşmanın ayrıntılarını konuşmayı göreceksin.
Anlatım
Davet etmek
Birini bir plana çağırmanın en sade yolu şimdiki zamanla sorulan bir sorudur: "¿Vienes a la cena?" (Yemeğe geliyor musun?), "¿Quieres venir al mercado conmigo?" (Benimle pazara gelmek ister misin?). A2.8'de gördüğün "¿Te gustaría…?" daha naziktir ve resmî davetlerde de kullanılır.
İspanya'da çok duyulan bir kalıp "¿Te apetece…?"dir; kelime kelime "canın ister mi?" demektir ve arkasından mastar ya da isim gelir: "¿Te apetece dar un paseo?" (Yürüyüş yapmak ister misin?), "¿Te apetece un café?". Bir öneriyi ortaya atmak için "¿Qué te parece si…?" (…sak ne dersin?) ve "¿Por qué no…?" (Neden …mıyoruz?) kalıpları kullanılır: "¿Qué te parece si vamos a la playa?", "¿Por qué no cenamos juntos?". Gündelik İspanyolcada bir gruba katılmaya çağırmak için "¿Te apuntas?" (Sen de var mısın?) denir; Arjantin ve başka birçok ülkede aynı işi "¿Te animás?" / "¿Te animas?" görür.
"Invitar" fiili "davet etmek" demektir: "Te invito a mi cumpleaños." Ama A1.42'de gördüğün gibi bir kafede ya da restoranda "Te invito" demek hesabı senin ödeyeceğin anlamına gelir.
Kabul etmek
Sıcak bir "evet" için kısa ünlemler yeter: "¡Claro!" (Tabii!), "¡Por supuesto!" (Elbette!), "¡Qué buena idea!" (Ne güzel fikir!), "¡Genial!" (Harika!), İspanya'da "¡Vale!" (Tamam!). Daha resmî bir kabul için "Con mucho gusto" (Seve seve) söylenir. "Cuenta conmigo" (Bana güvenebilirsin, ben varım) ise bir plana katılacağını güçlü biçimde söyler.
Kabulün arkasından ayrıntı gelir: saat, yer ve uygunluk. "¿A qué hora quedamos?" (Saat kaçta buluşuyoruz?), "¿Dónde quedamos?" (Nerede buluşuyoruz?), "¿Te va bien a las ocho?" (Sekiz sana uyar mı?). Cevap çoğunlukla "Me va bien" (Bana uyar) ya da "Mejor a las nueve" (Dokuz daha iyi) olur.
Kırmadan reddetmek
Açık bir "No quiero" cümlesi İspanyolcada da Türkçedeki "İstemiyorum" kadar serttir. Yumuşak bir ret üç adımda kurulur. Önce teşekkür ya da üzüntü: "Gracias por la invitación", "¡Qué pena!" (Ne yazık!), "Lo siento". Sonra bir "pero" ile engel: "Me encantaría, pero no puedo". İspanya'da "Me haría mucha ilusión, pero…" (Çok sevinirdim ama…) de sık duyulur; yapısı henüz görmediğin bir kipte olduğu için onu "me gustaría" ile aynı rafa koy ve ezberle. En son da bahane, çoğu zaman "es que" ile başlar: "Es que tengo que trabajar" (Şey, çalışmam gerekiyor).
"Es que" kalıbı bir açıklamanın başına konur ve cümleyi yumuşatır; "porque" kadar mantıklı bir gerekçe bildirmez, daha çok "işin aslı şu" havası taşır. Reddin sonuna bir kapı bırakmak da nezakettir: "Otro día, ¿vale?", "¿Lo dejamos para otro día?" (Başka bir güne bırakalım mı?), "La próxima vez, seguro". Daveti yapan kişi de bu kapıyı sık olarak şu kalıpla kapatır: "¡Otra vez será!" (Başka sefere artık!).
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede biri seni çağırdığında "Geliyorum!" ya da "Gelirim" dersin; konuşan kendini karşı tarafın yanına gidiyor gibi anlatır. İspanyolca burada bakış açısını değiştirir: konuşanın bulunduğu yerden uzaklaşan her hareket "ir" ile söylenir. "¿Vienes a la cena?" sorusunun doğal cevabı "Sí, voy" olur. Çağrıldığında "Geliyorum!" demek için de "¡Ya voy!" denir. "¡Ya vengo!" ise "Hemen dönüyorum" anlamına gelir.
Reddetmenin sırası iki dilde şaşırtıcı biçimde benzer. Türkçe "Çok isterdim ama…" diye başlar, İspanyolca "Me encantaría, pero…". Türkçedeki "Şey, …" ya da "Aslında …" girişi İspanyolcada "Es que…" olur. Türkçedeki "Başka zaman inşallah" kapanışının dinî yönü İspanyolcada yoktur; yerini "Otra vez será" ya da "Otro día" alır.
"Buluşmak" fiili ise iki dilde farklı kurulur. Türkçe "-la" ekiyle kimle buluştuğunu söyler: "Ana'yla buluşuyorum". İspanyolca "quedar" fiilini "con" ile bağlar ve bunu genellikle geçmiş bir sözleşme olarak anlatır: "He quedado con Ana" (Ana'yla sözleştim, buluşacağım).
Örnekler
Her örnekte cümlenin bir davet mi, kabul mü, ret mi olduğunu bul.
Birinci, ikinci ve dördüncü örnekler davet; üçü de farklı bir kalıpla kuruluyor. Üçüncü örnek kabulü hemen bir ayrıntı sorusuna bağlıyor. Beşinci ve altıncı örnekler reddin üç adımını gösteriyor: teşekkür ya da üzüntü, "es que" ile bahane, başka bir zaman önerisi. Sekizinci örnekte Türkçedeki "geliyorum" İspanyolcada "voy" olmuş.
Örnek diyalog
Blanca, Oya'yı akşam geri arıyor. Öğretmen ile öğrenci arasındaki bu konuşma "tú" ile geçiyor; İspanya'da dil okullarında bu yaygındır.
Blanca'nın daveti "¿Te apetece venir?" ile, ikincisi "¿Te apuntas?" ile kuruluyor. Oya'nın reddi dersteki üç adımı izliyor: "¡Qué pena!", "Me haría mucha ilusión, pero…", "Es que…". Blanca da reddi "Otra vez será" ile kapatıp hemen başka bir gün öneriyor. Oya kardeşini de plana kattığı için "conocéis" ve "os va bien" biçimleri İspanya'ya özgü "vosotros" ile kurulmuş. Blanca "hacemos", "cena", "apetece", "vez" ve "doce" kelimelerinde dilini dişlerinin arasına koyuyor; Oya aynı harfleri "s" diye okuyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÇağrılınca "vengo" demek
— Türkçedeki "Geliyorum!" kelime kelime aktarılır: "¡Ya vengo!". İspanyolcada bu "Hemen dönüyorum" anlamına gelir. Doğrusu: karşı tarafa doğru hareket "ir" ile söylenir: "¡Ya voy!", "¿Vienes? — Sí, voy."
Yaygın yanlışReddi tek cümleyle bırakmak
— Daveti "No quiero" ya da yalnız "No" ile cevaplamak kaba duyulur. Doğrusu: teşekkür ya da üzüntü, "pero" ve bir bahane: "Gracias, pero no puedo. Es que tengo que trabajar."
Yaygın yanlış"Quedar" ile "quedarse"yi karıştırmak
— "Ana ile buluşuyorum" derken "Me quedo con Ana" denir; bu cümle "Ana'nın yanında kalıyorum" gibi anlaşılır. Doğrusu: buluşmak "quedar con" ile, dönüşlü zamir olmadan: "Quedo con Ana a las ocho". Kalmak ise "quedarse": "Me quedo en casa".
Mini alıştırma
Cevaplar
- Örnek cevap: "¿Quieres dar un paseo el sábado?" "¿Te apetece dar un paseo el sábado?" "¿Qué te parece si damos un paseo el sábado?"
- Örnek cevap: "¡Qué buena idea! ¡Claro que sí! ¿A qué hora quedamos? ¿Y dónde?"
- Örnek cevap: "¡Qué pena! Me encantaría, pero el jueves no puedo. Es que tengo clase hasta las nueve. ¿Lo dejamos para el viernes?"
- "Sí, voy." "Quedo con Luis en la estación." "Hoy me quedo en casa."
Özet kartı
- Davet: ¿Vienes…? ¿Quieres + mastar? ¿Te gustaría…? ¿Te apetece…? ¿Qué te parece si…? ¿Por qué no…? ¿Te apuntas? / ¿Te animas?
- Invitar: te invito a mi casa; bir kafede "te invito" = ben ödüyorum.
- Kabul: ¡Claro! ¡Por supuesto! ¡Qué buena idea! ¡Genial! ¡Vale! Con mucho gusto. Cuenta conmigo.
- Ayrıntı: ¿A qué hora quedamos? ¿Dónde quedamos? ¿Te va bien…? Me va bien. Mejor a las…
- Ret: ¡Qué pena! / Lo siento + Me encantaría, pero no puedo + Es que… + Otro día / ¿Lo dejamos para…?
- Kapanış: Otra vez será. Gracias por la invitación.
- Quedar con / en (buluşmak) ile quedarse (kalmak) farklıdır.
- Karşı tarafa hareket "ir" ile: Sí, voy. ¡Ya voy! (¡Ya vengo! = hemen dönüyorum)
Sonraki derse köprü
Pazar sabahı Oya, buluşma saatini ve yerini unutmamak için Blanca'ya kısa bir mesaj atmak istiyor; kardeşinin de geleceğini yazılı olarak haber vermek niyetinde. Konuşurken tonun yaptığı işi yazıda kelimeler yapmak zorunda. Sıradaki ders kısa e-posta ve mesaj yazmayı ele alıyor: resmî ve samimi selamlama ile kapanışları, bir mesajı kısa ve açık tutmayı ve İspanyolca yazışmanın kendine özgü kısaltmalarını göreceksin.