Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Açılış: ¿Sí? / ¿Diga? / ¿Dígame? (İspanya), ¿Bueno? (Meksika), ¿Aló? (pek çok ülke), ¿Hola? (Arjantin).
- Tanıtma: Soy Oya; Habla Oya; Sí, soy yo.
- Birini istemek: ¿Está…? ¿Podría hablar con…? Cevaplar: Un momento; Ahora le paso; No está; Está comunicando / ocupado.
- Kimlik sorusu: ¿De parte de quién? → De parte de…
- Not: ¿Quiere dejarle un mensaje / recado? ¿Le puede decir que…? ¿Le puede decir que me llame? (kalıp)
- Geri arama: devolver la llamada; el contestador, el buzón de voz; el móvil / el celular.
- Sorun: ¿Puede repetir? ¿Puede hablar más despacio / más alto? No le oigo bien. Se corta. Hay mucho ruido.
- Kapanış: Gracias, adiós; colgar (görüşmeyi bitirmek) ve apagar (cihazı kapatmak) farklıdır.
Kanca
Oya iki aydır Santander'de bir dil okulunda akşam kursuna gidiyor. Yarın derse gelemeyecek ve öğretmenine haber vermek için okulu arıyor. Telefon açılınca karşıdan tek bir kelime geliyor: "¿Dígame?" Oya bu kelimeyi derste hiç duymamış. Birkaç saniye sessiz kalıyor, sonra alışkanlıkla Türkçe "Alo" diyor. Karşıdaki kadın gülümsediğini belli eden bir sesle tekrar ediyor: "Sí, dígame."
Telefonda yüz ifadesi, el hareketi ya da gösterilecek bir menü yoktur. Her şey sesle ve birkaç kalıplaşmış cümleyle yürür. Bu kalıplar ülkeden ülkeye değişir, ama sayıları azdır ve bir kez öğrenildiğinde telefon korkutucu olmaktan çıkar. Bu derste telefonu açmayı ve kendini tanıtmayı, birini istemeyi, not bırakmayı, hat kötüyken tekrar istemeyi ve görüşmeyi bitirmeyi göreceksin.
Anlatım
Telefonu açmak
Telefonu açan kişinin ilk kelimesi ülkeye göre değişir. İspanya'da "¿Sí?", "¿Diga?" ya da "¿Dígame?" denir; son ikisi "söyleyin" anlamındaki "usted" emridir. Meksika'da telefon "¿Bueno?" diye açılır. Peru, Kolombiya ve Şili gibi pek çok ülkede "¿Aló?" duyulur; Arjantin'de ise çoğu zaman "¿Hola?" denir.
Bir işyerinde telefonu açan kişi önce kurumun adını ve selamı söyler, sonra yardım teklif eder: "Hotel Mirador, buenas tardes, ¿en qué puedo ayudarle?" (Hotel Mirador, iyi günler, size nasıl yardımcı olabilirim?). Cep telefonuna İspanya'da "el móvil", Latin Amerika'da "el celular" denir.
Kendini tanıtmak ve birini istemek
Arayan kişi kendini "soy" ile tanıtır: "Hola, soy Oya." Latin Amerika'da "Habla Oya" (Oya konuşuyor) da çok yaygındır. Aradığın kişiyi istemenin en kısa yolu "¿Está…?" sorusudur: "¿Está Blanca?" (Blanca orada mı?). Daha resmî bir durumda "¿Podría hablar con…?" (…ile görüşebilir miyim?) kalıbı kullanılır.
Telefonu açan kişi senin kim olduğunu bilmek isterse "¿De parte de quién?" diye sorar; kelime kelime "kimin tarafından" demektir. Cevap "De parte de Oya" olur. Seni bağlamak için "Un momento, por favor" ya da İspanya'da "Ahora le paso" (Şimdi bağlıyorum) der. Aradığın kişi yoksa "No está en este momento" (Şu anda burada değil), hat meşgulse İspanya'da "Está comunicando", Latin Amerika'da "Está ocupado" duyarsın. Yanlış numarayı aradıysan karşı taraf "Se ha equivocado de número" (Yanlış numara) der.
Not bırakmak ve geri aranmak
Aradığın kişi yoksa sana bir teklif gelir: "¿Quiere dejarle un mensaje?" İspanya'da "mensaje" yerine sık olarak "recado" kelimesi kullanılır. Notu bırakmak için "¿Le puede decir que…?" (Ona …diye söyleyebilir misiniz?) kalıbı yeter: "¿Le puede decir que mañana no voy a clase?". Birinin seni aramasını istediğinde "¿Le puede decir que me llame?" dersin; buradaki "llame" ileride öğreneceğin bir kipte, şimdilik bu cümleyi bütün bir kalıp olarak al.
Not alan kişi adını ve numaranı ister: "¿Cómo se escribe su apellido?", "¿Me da su número?". Adını harf harf söylemek A1.1'deki "deletrear" işidir. İspanya'da telefon numaraları çoğu zaman gruplar hâlinde okunur: "seis cuatro cinco, treinta y dos, dieciocho, setenta". Numaranı söylerken kendi gruplarını belirginleştirmek, karşı tarafın yazmasını kolaylaştırır.
Hat kötü olduğunda
Telefonda anlamamak normaldir ve bunu söylemenin kibar kalıpları vardır: "¿Puede repetir, por favor?" (Tekrar eder misiniz?), "¿Puede hablar más despacio?" (Daha yavaş konuşabilir misiniz?), "No le oigo bien" (Sizi iyi duyamıyorum). Hat kesilip duruyorsa "Se corta" (Kesiliyor) denir, çevrede gürültü varsa "Hay mucho ruido". Görüşme sona ererken "Gracias, adiós" ya da "Hasta luego" söylenir ve telefon kapatılır; bu işin fiili "colgar"dır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede telefon neredeyse her durumda "Alo" diye açılır. İspanyolcada böyle tek bir kelime yoktur: "¿Aló?" Latin Amerika'nın bazı ülkelerinde Türkçedeki "Alo"ya çok yakın bir işlev görür, ama İspanya'da duyulan "¿Diga?" ya da Meksika'daki "¿Bueno?" bambaşka kelimelerdir. Türkçedeki işyeri kalıbı "Buyurun" ise İspanya'daki "¿Dígame?" ile aynı mantıkla kurulmuştur: ikisi de karşı tarafı konuşmaya davet eden bir emirdir.
Kendini tanıtırken Türkçe "Ben Oya" der; fiil yoktur. İspanyolca burada "ser" fiilini ister: "Soy Oya". "Estar" kullanılmaz, çünkü kim olduğun bir durum değil bir kimliktir. "Kim arıyor?" sorusu ise İspanyolcada arayanın kendisine değil, arayanın kimin adına konuştuğuna yönelir: "¿De parte de quién?".
Yanlış numarada da bakış açısı değişir. Türkçe numarayı suçlar: "Yanlış numara." İspanyolca hatayı kişiye yükler: "Se ha equivocado de número", kelime kelime "numarada yanıldınız". Türkçedeki "kapatmak" fiilinin iki anlamı da İspanyolcada ayrılır: görüşmeyi bitirmek "colgar", cihazı kapatmak "apagar"dır.
Örnekler
Her örnekte konuşanın arayan mı, aranan mı olduğunu bul.
Birinci örnek Meksika'da telefonu açan birine ait; "soy yo" (benim) cevabı da "ser" ile kurulmuş. İkinci ve üçüncü örnekler arayanla telefonu açan arasında geçiyor. Dördüncü örnekteki "está comunicando" hattın meşgul olduğunu, sekizinci örnekteki "estoy ocupado" ise konuşanın kendisinin meşgul olduğunu söylüyor. Altıncı örnek kısa bir not bırakıyor.
Örnek diyalog
Oya, Santander'deki dil okulunu arıyor. Telefonu açan sekreter Lorena Santanderli; Oya'yı tanımadığı için resmî "usted" biçimlerini seçiyor ("quiere", "puede", "su apellido").
Görüşme dersin sırasını baştan sona izliyor: açılış ("¿Dígame?"), birini isteme ("¿Podría hablar con…?"), kimlik sorusu ("¿De parte de quién?"), not ("¿Le puede decir que…?"), tekrar isteği ("¿Puede repetir?"), heceleme ve kapanış. Oya notu tekrar ederken cümlenin başına "que" koyuyor; bu, İspanyolcada söylediğini yinelerken çok kullanılan doğal bir başlangıçtır. Son iki replikte "gracias" kelimesi iki farklı söyleyişle duyuluyor: Oya "s" sesiyle, Santanderli Lorena ise dişler arası "th" sesiyle söylüyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKendini "estar" ile tanıtmak
— Türkçedeki "Ben Oya" cümlesinde fiil olmadığı için yanlış fiil seçilir: "Hola, estoy Oya." Doğrusu: kimlik "ser" ile söylenir: "Hola, soy Oya", "Sí, soy yo".
Yaygın yanlış"De parte" kalıbından "de"yi atmak
— "¿De parte de quién?" sorusuna "De parte Oya" diye cevap verilir. Kalıp iki "de" ister: "De parte de Oya". Kısa bir cevap istersen yalnız adını söylemek de doğaldır: "Oya Demir."
Yaygın yanlışGörüşmeyi bitirirken "apagar" demek
— Türkçedeki "Telefonu kapatıyorum" aktarılır: "Voy a apagar." Bu cümle cihazı kapatacağını söyler. Görüşmeyi bitirmek "colgar"dır: "Bueno, te dejo. Voy a colgar."
Mini alıştırma
Cevaplar
- İspanya: "¿Diga?" ya da "¿Dígame?" (ya da "¿Sí?"). Meksika: "¿Bueno?". Peru: "¿Aló?".
- Örnek cevap: "Buenos días, soy Oya Demir. ¿Podría hablar con el director?" Soru gelince: "De parte de Oya Demir."
- "No le oigo bien." "¿Puede hablar más despacio?" "Se corta."
- "¿Le puede decir que la reunión de mañana es a las diez?"
Özet kartı
- Açılış: ¿Sí? / ¿Diga? / ¿Dígame? (İspanya), ¿Bueno? (Meksika), ¿Aló? (pek çok ülke), ¿Hola? (Arjantin).
- Tanıtma: Soy Oya; Habla Oya; Sí, soy yo.
- Birini istemek: ¿Está…? ¿Podría hablar con…? Cevaplar: Un momento; Ahora le paso; No está; Está comunicando / ocupado.
- Kimlik sorusu: ¿De parte de quién? → De parte de…
- Not: ¿Quiere dejarle un mensaje / recado? ¿Le puede decir que…? ¿Le puede decir que me llame? (kalıp)
- Geri arama: devolver la llamada; el contestador, el buzón de voz; el móvil / el celular.
- Sorun: ¿Puede repetir? ¿Puede hablar más despacio / más alto? No le oigo bien. Se corta. Hay mucho ruido.
- Kapanış: Gracias, adiós; colgar (görüşmeyi bitirmek) ve apagar (cihazı kapatmak) farklıdır.
Sonraki derse köprü
Blanca akşam Oya'yı geri arıyor, ama yalnızca dersi konuşmak için değil: cumartesi günü kurstaki öğrencilerle bir akşam yemeği düzenliyor ve Oya'yı da çağırıyor. Oya'nın cumartesi başka bir planı var. Sıradaki ders davet etmeyi, bir daveti kabul etmeyi ve kırmadan reddetmeyi ele alıyor: birini bir yere çağırmanın kalıplarını, sevinçle "evet" demeyi ve bir "hayır"ı bahane ve teşekkürle yumuşatmayı göreceksin.