İçeriğe geç

Ders A1.42 · A1 · Temel Başlangıç

Kafede sipariş vermek

Modül: Gündelik Durumlar

1.489 kelime · 17 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Garsonun soruları: ¿Qué le pongo? (İspanya), ¿Qué le traigo? (Meksika), ¿Qué va a tomar?, ¿Algo más?
  2. En kısa sipariş: Un café, por favor.
  3. Grup siparişi: Para mí…, para él…, para ella…; "mí" çizgilidir.
  4. Kibar kalıplar: ¿Me pone…? (İspanya), ¿Me da…? / ¿Me trae…? (Meksika), Quisiera…
  5. Burada mı, paket mi: para tomar aquí / para llevar.
  6. Hesap: La cuenta, por favor; İspanya'da ¿Me cobras?
  7. İkram: Invito yo = Bu benden; La próxima vez, yo.
  8. Kahve adları: café solo, cortado, café con leche (İspanya); americano, café de olla (Meksika); tinto (Kolombiya).

Kanca

Madrid'de sabah dokuz. Berk, arkadaşı Sergio ile mahalledeki küçük bir bara giriyor. Tezgâhın arkasındaki garson onları görür görmez soruyor: "¿Qué os pongo?" Kelimesi kelimesine "Size ne koyayım?" Berk sorunun tuhaflığına takılırken Sergio çoktan cevap vermiş: "Para mí, un café solo." Berk kendi sırası gelince "Quiero un café" diyecek, ama bir an duraksıyor: kaba mı duyulur, yoksa burada herkes böyle mi konuşur?

Kafede sipariş vermek, yeni bir dilde yapılan ilk gerçek konuşmalardan biridir: kısa, hızlı ve arkada sıra bekleyenler varken. Bu derste siparişi vermenin birkaç yolunu, garsonun sana soracağı soruları, hesabı istemeyi ve İspanya ile Meksika'daki kafe dilinin nerelerde ayrıldığını öğreneceksin.

Anlatım

Garsonun soruları

Garson siparişi alırken bölgeye göre farklı sorular kullanır. İspanya'da en sık duyacağın soru "¿Qué le pongo?" (Size ne vereyim?) ya da bir gruba "¿Qué os pongo?" sorusudur. Genel ve her yerde geçen bir soru da "¿Qué va a tomar?" (Ne alırsınız?) sorusudur. Meksika'da garson çoğu zaman "¿Qué le traigo?" (Size ne getireyim?) ya da "¿Qué va a ordenar?" diye sorar.

Sipariş verdikten sonra sık duyacağın iki soru daha vardır: "¿Algo más?" (Başka bir şey?) ve "¿Para tomar aquí o para llevar?" (Burada mı, paket mi?). İlkine "No, nada más, gracias" (Hayır, o kadar, teşekkürler) diye cevap verebilirsin.

Siparişi vermenin yolları

En kısa ve en yaygın yol, istediğin şeyi söyleyip "por favor" eklemektir: "Un café con leche, por favor." Bu kalıp her ülkede doğal ve kibardır.

Bir grup adına sipariş verirken "para mí" (benim için) ve "para él / para ella" kalıpları kullanılır: "Para mí, un té. Para ella, un zumo de naranja." "Mí" kelimesindeki vurgu işaretine dikkat et; "mi" (benim) iyelik sıfatıdır, "mí" ise edattan sonra gelen zamirdir.

"Quiero un café, por favor" da doğrudur; tonun yumuşak olması ve "por favor" eklemen yeterlidir. İspanya'da garsona "¿Me pones un café?" (Bana bir kahve verir misin?) diye sormak da çok yaygındır; resmî biçimi "¿Me pone…?"dir. Meksika'da bunun yerine "¿Me da…?" ya da "¿Me trae…?" duyarsın. Bu kalıplardaki "me" (bana) kelimesini şimdilik kalıbın parçası olarak öğren. Daha da kibar olmak istersen "Quisiera un café" (Bir kahve rica ediyorum) diyebilirsin; "quisiera", "querer" fiilinin nezaket bildiren özel bir biçimidir.

Kahvenin adları

Kahve ülkeden ülkeye farklı adlarla istenir. İspanya'da "un café solo" küçük sade bir espressodur, "un cortado" biraz sütlü espresso, "un café con leche" ise bol sütlü kahvedir. Meksika'da "un café americano" yaygın bir sade kahvedir; "café de olla" ise tarçınla ve esmer şekerle pişirilen geleneksel bir kahvedir. Kolombiya'da "un tinto" sade siyah kahve demektir; İspanya'da aynı kelime kırmızı şarabı anlatır.

Kahvenin yanına gelen atıştırmalıklar da değişir. İspanya'da kahvaltıda "una tostada" (kızarmış ekmek, çoğunlukla domates ve zeytinyağıyla) ya da "un cruasán" istenir; öğlen "un bocadillo" (baget ekmek arası sandviç) yaygındır. Arjantin'den Kolombiya'ya pek çok ülkede ise "una empanada" (içi dolu hamur işi) kolayca bulunur.

Hesap

Hesabı istemek için "La cuenta, por favor" dersin. İspanya'da barlarda "¿Me cobras?" ya da resmî "¿Me cobra?" (Hesabı alır mısın?) da çok kullanılır. Kartla ödeyip ödeyemeyeceğini A1.34'teki gibi sorarsın: "¿Puedo pagar con tarjeta?"

Arkadaşlar arasında biri hesabı üstlenmek istediğinde "Invito yo" ya da "Hoy invito yo" der. Bu cümle "davet ediyorum" gibi görünse de "Bu benden" anlamı taşır. Karşılığında "¡Gracias! La próxima vez, yo" (Teşekkürler! Bir dahaki sefere benden) diyebilirsin.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçede kafede en doğal sipariş kısa bir isim öbeği ve "lütfen"dir: "Bir çay, lütfen." İspanyolcadaki "Un café, por favor" bunun birebir karşılığıdır ve iki dilde de kaba duyulmaz. Türkçe konuşanın İspanya'da şaşırabileceği şey, garsonla müşterinin birbirine çoğunlukla "tú" ile konuşmasıdır: "¿Qué te pongo?", "¿Me pones un café?" Bu samimiyet saygısızlık değildir; İspanya'nın bar kültürünün doğal bir parçasıdır. Latin Amerika'da ise garsona "usted" ile hitap etmek daha yaygındır.

İkram kültüründe iki dil birbirine yakındır. Türkçede arkadaşının hesabını ödemek isteyen biri "Bu benden" ya da "Ben ısmarlıyorum" der ve karşısındaki çoğunlukla bir sonrakini üstlenmeye söz verir. İspanyolcadaki "Invito yo" ve "La próxima vez, yo" aynı alışverişi kurar. "Invitar" fiilinin sözlük anlamı "davet etmek" olsa da bu bağlamda Türkçedeki "ısmarlamak" anlamını taşır.

Siparişte fiilin yeri ise farklıdır. Türkçe "Bana bir kahve verir misiniz?" diye sorarken fiili sona koyar. İspanyolca "¿Me pone un café?" diye sorar ve fiil, "me" ile birlikte cümlenin başına gelir. A1.31'de gördüğün soru sırası burada da işler.

Örnekler

Her örnekte siparişin hangi kalıpla verildiğine ve kimin konuştuğuna dikkat et: müşteri mi, garson mu?

Birinci ve sekizinci örnekler en kısa ve en güvenli kalıbı kullanıyor: istenen şey ve "por favor". Dördüncü örnek İspanya'ya özgü "¿Me pone…?" kalıbının resmî biçimi. Beşinci örnekteki "quisiera", siparişi en kibar hâliyle veriyor.

Örnek diyalog

Berk ile Sergio, Madrid'de bir mahalle barında kahvaltı ediyor. İspanya'da olduğu gibi garson onlara "vosotros" ile, onlar da garsona "tú" ile hitap ediyor. Garson İspanya söyleyişiyle "cinco" kelimesini dişler arası [th] sesiyle okuyor.

Sergio grubun siparişini "para mí" ile açıyor, Berk de aynı kalıpla devam ediyor. Berk suyu isterken garsona "tú" ile, "¿me pones…?" diye soruyor; İspanya'da bu, bir barda tamamen doğaldır. Sergio hesabı "¿Nos cobras?" ile istiyor: "nos" (bize), ikisinin hesabını birlikte istediğini gösteriyor. "Cinco euros con cuarenta" fiyatı söylemenin günlük biçimidir; fiyat sormayı sıradaki derste ayrıntılı göreceksin. Diyalogdaki tutar bir örnektir.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"Para mí" kalıbını çizgisiz yazmak
Doğrusu

— "Para mi un té" yazıldığında "mi" (benim) iyelik sıfatı gibi görünür ve arkasından bir isim beklenir. Doğrusu: edattan sonra gelen zamir çizgilidir: "Para mí, un té."

Yaygın yanlışHesap için "el cuento" demek
Doğrusu

— İki kelime birbirine çok benzer ve "La cuenta" yerine "El cuento, por favor" denir. "El cuento" masal ya da öykü demektir. Doğrusu: "La cuenta, por favor."

Yaygın yanlış"Invito yo" cümlesini davet sanmak
Doğrusu

— Arkadaşın "Hoy invito yo" deyince seni bir yere çağırdığı düşünülür ve "¿Adónde?" (Nereye?) diye sorulur. Doğrusu: bu cümle "Hesap benden" anlamına gelir; teşekkür edip "La próxima vez, yo" diyebilirsin.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. "Un zumo de naranja, por favor." "Para mí, un zumo de naranja." "Quisiera un zumo de naranja." (Latin Amerika'da "jugo de naranja" da doğrudur.)
  2. "Para llevar, por favor."
  3. "Para él, un té, y para ella, un café con leche." Arkadaşların iki kadınsa "para ella" iki kez, iki erkekse "para él" iki kez kullanılır.
  4. "Invito yo" (ya da "Hoy invito yo") ve "La cuenta, por favor."

Özet kartı

  1. Garsonun soruları: ¿Qué le pongo? (İspanya), ¿Qué le traigo? (Meksika), ¿Qué va a tomar?, ¿Algo más?
  2. En kısa sipariş: Un café, por favor.
  3. Grup siparişi: Para mí…, para él…, para ella…; "mí" çizgilidir.
  4. Kibar kalıplar: ¿Me pone…? (İspanya), ¿Me da…? / ¿Me trae…? (Meksika), Quisiera…
  5. Burada mı, paket mi: para tomar aquí / para llevar.
  6. Hesap: La cuenta, por favor; İspanya'da ¿Me cobras?
  7. İkram: Invito yo = Bu benden; La próxima vez, yo.
  8. Kahve adları: café solo, cortado, café con leche (İspanya); americano, café de olla (Meksika); tinto (Kolombiya).

Sonraki derse köprü

Garson "cinco euros con cuarenta" dediğinde fiyatı anlamak kolaydı, çünkü tutar küçüktü. Bir mağazada ise fiyatı sen soracaksın ve sayılar büyüyecek. Sıradaki ders alışverişte fiyat sormayı ele alıyor: "¿Cuánto cuesta?" ile "¿Cuánto es?" arasındaki farkı, avro ve peso tutarlarının nasıl okunduğunu, pahalı ve ucuz demenin yollarını ve A1.39'daki kıyafetleri alırken beden sormayı göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: Madrid'de bir bar tezgâhı; garsonun "¿Qué os pongo?" sorusu bir balonla belirir, altında kelimesi kelimesine çeviri "Size ne koyayım?" soluk yazıyla görünür.
  • Sipariş kalıpları: bir fincan simgesinin çevresinde dört kart döner: "Un café, por favor", "Para mí…", "¿Me pone…?", "Quisiera…"; her birinin yanında kullanıldığı bölgenin adı yazılır.
  • Kahve haritası: İspanya, Meksika ve Kolombiya üzerinde fincanlar; "cortado", "café de olla" ve "tinto" etiketleri belirir, "tinto" İspanya'da bir şarap kadehine dönüşür.
  • "Mi" ve "mí": iki kelime yan yana; çizgili olanın üstünde "ben", çizgisizin üstünde "benim" etiketi yanar.
  • Hesap: "Invito yo" cümlesinde bir el hesabı alır, Türkçe altyazıda "Bu benden" belirir.