Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "-o" → "-a": médico / médica, abogado / abogada, camarero / camarera.
- Sessizle bitenler "-a" alır: profesor / profesora, doctor / doctora.
- "-ista" ve bazı "-e" sonlu adlar değişmez: el/la periodista, el/la cantante.
- "-ero" bir şeyle uğraşanı anlatır: panadero, zapatero, cartero.
- Mesleği sormak: ¿A qué te dedicas? / ¿En qué trabajas?
- Anlatmak: Soy enfermera. Trabajo en un hospital. Trabajo de camarero.
- Çalışmama durumu "estar" ile: estoy jubilado, estoy en paro; okunan alan: Estudio Medicina.
- Garson: camarero (İspanya), mesero (Meksika, Kolombiya), mozo (Arjantin), garzón (Şili).
Kanca
Santiago de Chile'deki bir ortak çalışma alanında Ece, kahve makinesinin başında Tomás ile tanışıyor. Adlarını söyledikten hemen sonra Tomás soruyor: "¿A qué te dedicas?" Ece bir an duraksıyor. Soruda "trabajo" (iş) kelimesi yok, "profesión" (meslek) kelimesi de yok, ama belli ki mesleğini soruyor. Cevabı biliyor: grafik tasarımcı. Yalnız bir kadın olarak "diseñador" mu, "diseñadora" mı demesi gerektiğinden emin değil.
Tanışmanın ikinci sorusu hemen her dilde aynıdır: ne iş yapıyorsun? Bu derste meslek adlarını, bir meslek adından ötekine geçerken sonun nasıl değiştiğini, mesleği sormanın ve anlatmanın doğal kalıplarını ve bazı meslek adlarının ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini öğreneceksin.
Anlatım
"-o" ile bitenler: "-a" alır
Meslek adlarının büyük bir bölümü "-o" ile biter ve kadın için "-a" alır: "el abogado, la abogada" (avukat), "el enfermero, la enfermera" (hemşire), "el ingeniero, la ingeniera" (mühendis), "el arquitecto, la arquitecta" (mimar), "el cocinero, la cocinera" (aşçı), "el camarero, la camarera" (garson). Doktor da bu gruptandır: bir erkek doktor "médico", bir kadın doktor "médica"dır.
"-ero" sonu özellikle dikkat çekicidir, çünkü bir şeyle uğraşan kişiyi anlatır: "el panadero" (fırıncı, "pan"dan), "el zapatero" (ayakkabıcı, "zapato"dan), "el cartero" (postacı, "carta"dan). Bir kelimenin sonunda "-ero" görürsen onu yapan ya da satan kişiyi düşünebilirsin.
Sessizle bitenler: "-a" eklenir
"-or" ile biten meslekler kadın için sona "-a" ekler: "el profesor, la profesora" (öğretmen), "el doctor, la doctora" (doktor), "el conductor, la conductora" (sürücü), "el pintor, la pintora" (ressam), "el diseñador, la diseñadora" (tasarımcı), "el traductor, la traductora" (çevirmen). Bu kelimelerin erkek biçimini kadın için kullanmak, "Mi madre es doctor" gibi, yanlış duyulur.
Hiç değişmeyenler
A1.14'te "-ista" ile biten kelimelerin iki cinsiyet için de aynı kaldığını görmüştün. Meslek adlarının önemli bir kısmı bu gruptadır: "el/la periodista" (gazeteci), "el/la dentista" (diş hekimi), "el/la taxista" (taksici), "el/la artista" (sanatçı), "el/la recepcionista" (resepsiyonist). "-e" ile biten bazı meslekler de değişmez: "el/la cantante" (şarkıcı), "el/la intérprete" (tercüman). Bu kelimelerde kişinin cinsiyetini yalnız artikel ya da bağlam gösterir.
Mesleği sormak ve anlatmak
Mesleği sormanın en doğal yolu "¿A qué te dedicas?" sorusudur. Kelimesi kelimesine "Kendini neye adıyorsun?" gibidir ve "dedicarse" adlı dönüşlü bir fiilden gelir. Resmî konuşmada "¿A qué se dedica usted?" dersin. Daha basit bir soru da vardır: "¿En qué trabajas?" (Ne iş yapıyorsun?). "¿Cuál es tu profesión?" dilbilgisi olarak doğrudur ama bir form doldururken sorulan resmî bir soru gibi duyulur.
Cevapta en kısa yol, A1.19'da gördüğün gibi "ser" ile artikelsiz meslektir: "Soy enfermera". İşin ayrıntısını vermek için "trabajar" fiilinden yararlanırsın. Nerede çalıştığını "en" ile söylersin: "Trabajo en un hospital". Geçici ya da asıl mesleğinden farklı bir işi anlatırken "trabajar de" kullanılır: "Soy periodista, pero ahora trabajo de traductor" (Gazeteciyim ama şu anda çevirmen olarak çalışıyorum). "Trabajar de" kalıbında da meslek artikelsiz gelir.
Çalışmayan birinin durumu "estar" ile anlatılır, çünkü bu bir meslek değil, bir durumdur: "Estoy jubilado" (Emekliyim), "Estoy en paro" (İşsizim, İspanya), "Estoy desempleada" (İşsizim). Öğrenci ise okuduğu alanı "estudiar" ile söyler: "Estudio Medicina" (Tıp okuyorum). Alan adı genellikle büyük harfle yazılır, ama küçük harfle yazımı da kabul edilir.
Ülkeden ülkeye değişen meslek adları
Garson İspanya'da "el camarero", Meksika ve Kolombiya'da "el mesero", Arjantin'de "el mozo", Şili'de "el garzón" diye anılır. Sürücü için "el conductor" genel kelimedir; Latin Amerika'da "el chofer" da çok kullanılır. Bu farklar sipariş verirken işine yarayacak, çünkü garsonu nasıl çağıracağın da bölgeye göre değişir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede meslek adları cinsiyet taşımaz: "doktor", "öğretmen", "avukat" kelimeleri kadın için de erkek için de aynıdır. Türkçede cinsiyeti belirtmek gerektiğinde bir kelime eklenir: "kadın doktor". İspanyolcada ise mesleği söylerken cinsiyeti seçmek zorunludur: "médico" ya da "médica". Türkçe konuşan için bu, her meslek cümlesinde önce kiminden söz ettiğini düşünmek anlamına gelir.
Meslek türetmede ise iki dil birbirine benzer bir araç kullanır. Türkçedeki "-cı, -ci" eki bir şeyle uğraşan kişiyi anlatır: "balık-çı", "gazete-ci", "ayakkabı-cı". İspanyolcada "-ero" ve "-ista" aynı işi görür: "zapat-ero" (ayakkabıcı), "period-ista" (gazeteci). "Gazeteci" ile "periodista" kelimelerini yan yana koyduğunda ikisinin de "gazete" (periódico) kökünden türediğini görürsün.
Mesleği sorarken ise iki dil farklı bir fiil seçer. Türkçe "Ne iş yapıyorsun?" diye işin kendisini sorar. İspanyolcanın en yaygın sorusu "¿A qué te dedicas?", kişinin zamanını ve emeğini neye verdiğini sorar. Türkçedeki "Neyle uğraşıyorsun?" sorusu bu anlama daha yakındır.
Örnekler
Her örnekte meslek adının kadın mı erkek mi olduğunu ve nasıl bir kalıpla söylendiğini bul.
Üçüncü örnekte "profesora" sessizle biten "profesor" kelimesine "-a" eklenerek kurulmuş. Dördüncü örnekte "periodista" kadın için de aynı kalmış. Yedinci örnek bir meslek değil, bir durum anlattığı için "estar" kullanıyor. Son örnekte "trabajar de" ile geçici bir iş anlatılıyor.
Örnek diyalog
Ece ile Tomás, Santiago de Chile'deki ortak çalışma alanında kahve molasında tanışıyor. Ofiste herkes birbirine "tú" diyor.
Ece kendinden söz ederken dişi "diseñadora"yı seçiyor. Tomás'ın "trabajo de traductor" cümlesi, mesleği "periodista" olsa da şu anki işinin başka olduğunu anlatıyor. Aynı meslek iki kez geçiyor: Tomás'ın karısı için "médica", Ece'nin ağabeyi için "médico". Ece'nin babası için "estar" kullanılıyor, çünkü emeklilik bir durumdur.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKadın için "-or" ile biten erkek biçimini kullanmak
— Türkçedeki cinsiyetsiz "doktor" kelimesi olduğu gibi aktarılır: "Mi madre es doctor", "Ella es profesor". Doğrusu: "Mi madre es doctora", "Ella es profesora".
Yaygın yanlışMesleği "¿Qué es tu trabajo?" diye sormak
— Türkçedeki "İşin ne?" kelime kelime çevrilir. Soru anlaşılır ama doğal değildir. Doğrusu: "¿A qué te dedicas?" ya da "¿En qué trabajas?"
Yaygın yanlışOkunan alanı meslek adıyla söylemek
— "Tıp okuyorum" cümlesi "Estudio médico" diye kurulur; bu, "bir doktoru inceliyorum" gibi duyulur. Doğrusu: alan adı kullanılır: "Estudio Medicina". Aynı biçimde "Estudio Derecho" (hukuk), "Estudio Arquitectura".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "la ingeniera", "la pintora", "la taxista", "la cocinera", "la cantante".
- "¿A qué te dedicas?" (samimi) ve "¿A qué se dedica usted?" (resmî). "¿En qué trabajas?" de doğrudur.
- "Soy ingeniero (ingeniera), pero ahora trabajo de taxista."
- Örnek cevap: "Mi hermana es enfermera y trabaja en un hospital. Mi abuela está jubilada."
Özet kartı
- "-o" → "-a": médico / médica, abogado / abogada, camarero / camarera.
- Sessizle bitenler "-a" alır: profesor / profesora, doctor / doctora.
- "-ista" ve bazı "-e" sonlu adlar değişmez: el/la periodista, el/la cantante.
- "-ero" bir şeyle uğraşanı anlatır: panadero, zapatero, cartero.
- Mesleği sormak: ¿A qué te dedicas? / ¿En qué trabajas?
- Anlatmak: Soy enfermera. Trabajo en un hospital. Trabajo de camarero.
- Çalışmama durumu "estar" ile: estoy jubilado, estoy en paro; okunan alan: Estudio Medicina.
- Garson: camarero (İspanya), mesero (Meksika, Kolombiya), mozo (Arjantin), garzón (Şili).
Sonraki derse köprü
Bu derste öğrendiğin garson kelimelerini hemen kullanacaksın. Sıradaki derste bir kafeye giriyorsun: siparişi kibarca vermenin kalıplarını, bir şeyi paket olarak istemeyi, hesabı istemeyi ve aynı sipariş cümlesinin Madrid'deki bir barda ve Mexico City'deki bir kafede nasıl farklı duyulduğunu göreceksin.