Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "-o" ile biten renkler dört biçimlidir: rojo, roja, rojos, rojas.
- "Verde", "azul", "gris", "marrón" erkek ve dişide aynıdır, yalnız çoğulda değişir.
- "Rosa", "naranja", "violeta" çoğunlukla hiç değişmez.
- "Claro" ve "oscuro" ile kurulan iki kelimeli renkler değişmez: azul claro.
- Renk "¿De qué color es…?" diye sorulur.
- "Llevar" üstündekini, "ponerse" giyme hareketini, "quitarse" çıkarmayı anlatır.
- Pantalones, gafas, tijeras çoğuldur; Türkçedeki pantolon, gözlük, makas tekildir.
- Bölgesel adlar: jersey / suéter, chaqueta / campera, falda / pollera.
Kanca
Zeynep, Bogotá'daki otobüs terminaline yeni vardı ve onu dil değişimi arkadaşı Andrés karşılayacak. İkisi birbirini yalnız görüntülü görüşmelerden tanıyor ve terminal kalabalık. Andrés telefonda soruyor: "¿Qué llevas?" Üstünde ne var? Zeynep'in cevabı bir renk ve kıyafet listesi olmak zorunda: kırmızı bir ceket, siyah bir pantolon, gri bir sırt çantası.
Kalabalıkta birini bulmak, bir mağazada aradığını anlatmak, kaybolan bir çantayı tarif etmek: bunların hepsi renk ve kıyafet kelimeleriyle yapılır. Bu derste en sık kullanılan renkleri ve kıyafetleri, bir renk sıfatının hangi durumlarda hiç değişmediğini ve "giymek" fiilinin İspanyolcada neden iki ayrı fiile bölündüğünü öğreneceksin.
Anlatım
Renkler ve uyum grupları
A1.18'de sıfatın ismin arkasına geçtiğini ve ona uyduğunu görmüştün. Renkler de bu kurala uyar, ama hepsi aynı ölçüde değişmez. "-o" ile bitenlerin dört biçimi vardır: "rojo" (kırmızı), "blanco" (beyaz), "negro" (siyah), "amarillo" (sarı). "Una camisa roja", "unos zapatos negros" dersin.
"-e" ya da sessiz harfle bitenlerin yalnız tekil ve çoğul biçimi vardır; erkek ve dişi için aynı kalırlar: "verde" (yeşil), "azul" (mavi), "gris" (gri), "marrón" (kahverengi). "Un abrigo verde, una falda verde", "unos pantalones azules". Latin Amerika'nın pek çok yerinde kahverengi için "café" de kullanılır.
Üçüncü bir grup, adını bir şeyden alan renklerdir: "rosa" (pembe, gülden), "naranja" (turuncu, portakaldan), "violeta" (mor, menekşeden). Bunlar çoğu zaman hiç değişmez: "un vestido rosa", "unas camisetas naranja". Çoğulda "rosas" ya da "naranjas" da duyulur; ikisi de kullanılır. Mor için "morado" da yaygındır ve "-o" grubundaki gibi dört biçimlidir.
Açık, koyu ve birleşik renkler
Bir rengin tonunu "claro" (açık) ve "oscuro" (koyu) ile belirtirsin: "azul claro" (açık mavi), "verde oscuro" (koyu yeşil). Bu iki kelimeli renkler, hangi ismi anlatırlarsa anlatsınlar değişmez: "una camisa azul claro", "unos pantalones verde oscuro". Bu kural ilk bakışta tuhaf gelebilir, ama işi kolaylaştırır: iki kelimeli bir renk gördüğünde uyum düşünmen gerekmez.
Rengi sormanın kalıbı "¿De qué color…?" sorusudur: "¿De qué color es tu coche?" (Araban ne renk?). Cevapta rengi tek başına söyleyebilir ya da "de color" ile açabilirsin: "Es rojo" ya da "Es de color rojo".
Kıyafetler
Günlük kıyafetler: "la camisa" (gömlek), "la camiseta" (tişört), "los pantalones" (pantolon), "los vaqueros" (kot pantolon), "la falda" (etek), "el vestido" (elbise), "la chaqueta" (ceket), "el abrigo" (palto), "el jersey" (kazak). Ayakta "los zapatos" (ayakkabı), "las zapatillas" (spor ayakkabı, İspanya), "los calcetines" (çorap) bulunur. Aksesuarlar: "el sombrero" (şapka), "la gorra" (kasket), "las gafas" (gözlük), "la mochila" (sırt çantası).
Bu kelimelerin bir kısmı da bölgeye göre değişir. Kazak İspanya'da "el jersey", Latin Amerika'da çoğunlukla "el suéter"dir. Arjantin'de ceket "la campera", etek "la pollera" diye anılır; Meksika'da spor ayakkabıya "los tenis", ceketin bir türüne "la chamarra" denir.
"Llevar" ve "ponerse": giymek iki fiildir
İspanyolca "giymek" fiilinin iki anlamını ayırır. Birinin üstünde bir şey olduğunu, yani bir durumu söylemek için "llevar" kullanılır: "Hoy llevo una camisa blanca" (Bugün beyaz bir gömlek giyiyorum, üstümde beyaz gömlek var). Bir kıyafeti üstüne geçirme hareketini söylemek için ise A1.35'te gördüğün türden bir dönüşlü fiil kullanılır: "ponerse". "Me pongo el abrigo" (Paltomu giyiyorum, sırtıma geçiriyorum). "Ponerse" fiilinin "yo" biçimi düzensizdir: "me pongo", ama "te pones", "se pone".
"Ponerse" ile vücuda giyilen şeyler için iyelik değil artikel kullanılır, çünkü kimin üstüne giyildiğini dönüşlü zamir zaten söyler: "Me pongo los zapatos" (Ayakkabılarımı giyiyorum). Tersi, yani kıyafeti çıkarmak, "quitarse" ile söylenir: "Me quito la chaqueta" (Ceketimi çıkarıyorum).
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede "giymek" tek bir fiildir ve hem hareketi hem de durumu anlatır: "Ceketimi giyiyorum" dediğinde onu sırtına geçiriyor olabilirsin, "Bugün kırmızı ceket giyiyor" dediğinde ise ceket zaten üstündedir. İspanyolca bu iki anlamı ayırır: hareket için "ponerse", durum için "llevar". Türkçe konuşan için ipucu şudur: "üstünde … var" diye söyleyebiliyorsan "llevar" kullan.
Bazı kıyafet kelimeleri iki dilde farklı sayıda düşünülür. Türkçede "pantolon", "gözlük" ve "makas" tekildir: "bir pantolon", "gözlüğüm". İspanyolcada bunların karşılıkları çoğunlukla çoğuldur, çünkü iki parçadan oluşan bir şeyi anlatırlar: "los pantalones", "las gafas", "las tijeras". "Gözlüğüm nerede?" sorusu İspanyolcada "¿Dónde están mis gafas?" olur; fiil de çoğul çekilir.
Renklerin kaynağında ise iki dil birbirine yakındır. Türkçedeki "turuncu" kelimesi de bir meyveden, turunçtan gelir; ama Türkçede bu bağ artık hissedilmez. İspanyolcada "naranja" ve "rosa" hâlâ her gün kullanılan bir meyvenin ve bir çiçeğin adıdır. Bu yüzden bu renkler, isim oldukları hissini koruyarak sıfat gibi değişmemeyi tercih eder.
Örnekler
Her cümlede rengin hangi gruptan olduğunu bul: dört biçimli mi, iki biçimli mi, yoksa hiç değişmeyen mi?
Dördüncü örnekte "azul oscuro" dişi "chaqueta" ile birlikte bile değişmiyor. Beşinci örnekte "gafas" çoğul olduğu için fiil de "son". Altıncı ve yedinci örnekler kıyafeti giyme ve çıkarma hareketini dönüşlü fiillerle anlatıyor. Son örnekte "rosa" çoğul "faldas" ile birlikte değişmeden kalmış.
Örnek diyalog
Zeynep ile Andrés, Bogotá'daki otobüs terminalinde telefonla birbirlerini arıyor. Aylardır yazıştıkları için aralarında samimi "tú" kullanılıyor.
İkisi de üstlerindekini anlatırken "llevar" kullanıyor; Zeynep'in son cümlesindeki "me lo pongo" ise giyme hareketini anlatıyor. Buradaki "lo", paltoyu yeniden söylememek için kullanılan bir nesne zamiridir; bu küçük kelimeleri ilerideki bir derste ayrıca göreceksin. "Azul oscuro" sorusuna Andrés'in yalnız "oscuro" demesi yeterli, çünkü rengi ikisi de biliyor. "El chico de las gafas" kalıbında "de" bir kişiyi üstündeki bir şeyle tanımlıyor: "gözlüklü çocuk".
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışRengi "¿Qué color es?" diye sormak
— Türkçedeki "Ne renk?" kelime kelime aktarılır. Doğrusu: renk "de" ile sorulur: "¿De qué color es?"
Yaygın yanlışBirleşik renge uyum eklemek
— "Açık mavi gömlekler" için her iki kelime de isme uydurulur: "camisas azules claras". Doğrusu: iki kelimeli renkler değişmez: "camisas azul claro".
Yaygın yanlışDurum için "ponerse" kullanmak
— Türkçedeki tek "giymek" fiili yüzünden "Bugün kırmızı elbise giyiyorum" cümlesi "Hoy me pongo un vestido rojo" diye kurulur; bu cümle elbiseyi o anda üstüne geçirdiğini anlatır. Doğrusu: üstündekini anlatıyorsan "Hoy llevo un vestido rojo."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "unas camisas blancas", "un jersey gris", "dos vestidos rosa" (ya da "rosas"), "una falda verde oscuro".
- "Hace frío, me pongo el abrigo." "Hoy Ana lleva unos vaqueros y una camiseta blanca."
- "¿Dónde están mis gafas?" ve "¿De qué color son tus pantalones?"
- Örnek cevap: "Hoy llevo una camiseta azul y unos vaqueros. Mis zapatos son negros."
Özet kartı
- "-o" ile biten renkler dört biçimlidir: rojo, roja, rojos, rojas.
- "Verde", "azul", "gris", "marrón" erkek ve dişide aynıdır, yalnız çoğulda değişir.
- "Rosa", "naranja", "violeta" çoğunlukla hiç değişmez.
- "Claro" ve "oscuro" ile kurulan iki kelimeli renkler değişmez: azul claro.
- Renk "¿De qué color es…?" diye sorulur.
- "Llevar" üstündekini, "ponerse" giyme hareketini, "quitarse" çıkarmayı anlatır.
- Pantalones, gafas, tijeras çoğuldur; Türkçedeki pantolon, gözlük, makas tekildir.
- Bölgesel adlar: jersey / suéter, chaqueta / campera, falda / pollera.
Sonraki derse köprü
Kıyafetlerin altında bir de beden var ve Zeynep'in Bogotá'da ilk gece üşüdüğünü düşün. Sıradaki ders vücudun bölümlerini ve sağlıkla ilgili temel kelimeleri ele alıyor: başın, kolun, midenin adlarını, bir ağrıyı ya da hastalığı anlatmanın kalıplarını ve vücut bölümlerinde iyelik yerine artikel kullanma kuralının burada nasıl yeniden karşına çıktığını göreceksin.