İçeriğe geç

Ders EN5.9 · C1 · Modül 5.2

Anlama nüans ve vurgu katmak

1.213 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fairly en hafif, pretty günlük ve orta, rather beklenenden fazla, quite bağlama göre değişir.
  2. Quite + derecelendirilebilen sıfat İngiliz İngilizcesinde ılımlı; quite + uç sıfat: tamamen, kesinlikle.
  3. Ses tonu anlamı değiştirir: QUITE good çekinceli, quite GOOD sıcak; Not bad at all gerçek takdir.
  4. Ölçülü söylem: It's a bit chilly, I'm not entirely convinced, a bit of a problem; anlamı çoğu zaman daha güçlüdür.
  5. Vurgu araçları: absolutely, utterly, at all, whatsoever, the very; uç sıfatlarla very değil absolutely.
  6. Türkçe köprüsü: biraz, oldukça, gayet, fena değil; ton aynı sezgiyle çalışır.

Merak sorusu

Salı akşamı Zeynep telefonunu Sophie'ye uzatıyor, yüzü gülüyor. Mr Evans rapora iki satırlık bir cevap yazmış: "Thank you, Zeynep. The report is quite good." Sophie okuyor ve kaşlarını hafifçe kaldırıyor: "Hmm. Quite good." Zeynep'in gülümsemesi donuyor. "Isn't that a compliment?" Sophie omuz silkiyor: "It depends. From an American, it's a real compliment. From a British council officer, it might mean 'fine, but not exciting'." Ertesi sabah ikinci bir e-posta geliyor: "Having read it again properly, I must say it's rather impressive." Zeynep artık hiç emin değil: "quite" azaltıyor muydu, "rather" artırıyor mu?

İngilizcede bir sıfatın önüne gelen küçük sözcükler, o sıfatın gücünü ince ayarlarla değiştirir. "Fairly", "pretty", "rather" ya da "quite" türünden sözcükler bazen övgüyü güçlendirir, bazen sessizce zayıflatır. İngiliz İngilizcesi ayrıca ölçülü söyleme, yani bir şeyi olduğundan daha hafif anlatma alışkanlığıyla bilinir: "not bad" çoğu zaman "iyi", "a bit of a problem" ise çoğu zaman "ciddi bir sorun" demektir. Bu derste derece bildiren sözcüklerin nüanslarını, ölçülü söylemeyi, vurgu kuran araçları ve ses tonunun bu sözcüklerin anlamını nasıl değiştirdiğini öğreneceğiz.

Anlatım

Fairly, quite, rather, pretty

Bu dört sözcük, bir sıfatın gücünü orta düzeye ayarlar, ama tonları farklıdır. "Fairly" en hafif olanıdır ve genellikle "yeterince, fena değil" anlamı taşır: "The report is fairly clear." Övgü içerir, ama coşkulu değildir. "Pretty" günlük konuşmaya aittir ve çoğu zaman "quite" kadar güçlüdür: "That's pretty good!"

"Quite" en karmaşık olanıdır. İngiliz İngilizcesinde "good", "nice", "interesting" gibi derecelendirilebilen sıfatlarla kullanıldığında gücü biraz azaltır: "quite good", "iyi, ama çok iyi değil" olarak anlaşılabilir. Amerikan İngilizcesinde ise aynı ifade daha güçlü bir övgüdür. "Rather" ise çoğu zaman beklenenden fazla olan bir niteliği vurgular ve hafif bir şaşkınlık taşır: "It's rather impressive" cümlesi, "beklediğimden etkileyici" demektir.

Quite: iki yüzlü bir sözcük

"Quite" sözcüğü, derecelendirilemeyen ya da uç anlamlı sıfatlarla kullanıldığında tamamen farklı bir anlam kazanır: "tamamen, kesinlikle". "You're quite right" "Kesinlikle haklısın", "It's quite impossible" ise "Tamamen imkânsız" demektir. "Quite amazing", "quite extraordinary" gibi ifadelerde de "quite" gücü azaltmaz, artırır.

Bu yüzden "quite" ile karşılaştığında önce sıfata bak. "Quite good" bir ayar, "quite perfect" ise bir onaydır. Karışıklığın çoğu, bu iki kullanımın aynı sözcükle yapılmasından doğar.

Ses tonu anlamı değiştirir

Konuşmada, "quite good" ifadesinin anlamını çoğu zaman vurgu belirler. Vurgu "quite" üzerinde olursa, "QUITE good", ton ılımlıdır, hatta hafif bir çekince taşır: "iyi, ama …". Vurgu "good" üzerinde olursa, "quite GOOD", övgü daha sıcak ve içtendir.

Aynı şey "not bad" için de geçerlidir. Düz bir tonla söylenen "not bad" yalnızca "idare eder" olabilir; yükselen, sıcak bir tonla söylenen "Not bad at all!" ise gerçek bir takdirdir. Yazıda bu ton kaybolduğu için, e-postada bu sözcükler daha belirsiz kalır.

Ölçülü söylem ve vurgu araçları

İngiliz konuşmasında bir şeyi olduğundan daha hafif anlatmak yaygın bir nezaket ve mizah biçimidir. Buna İngilizcede "understatement" denir. "It's a bit chilly" dondurucu bir havayı, "I'm not entirely convinced" ciddi bir itirazı, "That could have gone better" bir felaketi anlatabilir. Bu cümleleri kelimesi kelimesine anlamak, konuşanın asıl düşüncesini kaçırmak demektir.

Tersine, bir şeyi güçlü biçimde vurgulamak için de araçlar vardır. "Absolutely" ve "utterly" uç anlamlı sıfatlarla, "absolutely brilliant"; "at all" ve "whatsoever" olumsuz cümlelerde, "no doubt whatsoever"; "the very" bir şeyin tam kendisini vurgulamak için, "the very last thing I expected" kullanılır.

Türkçe köprüsü

Türkçede de derece sözcüklerinin ince farkları vardır: "biraz", "epey", "oldukça", "gayet", "fazlasıyla". "Rapor oldukça iyi" cümlesi, bağlama göre ılımlı ya da içten bir övgü olabilir; tıpkı İngilizcedeki "quite good" gibi. "Gayet iyi" ise daha kararlı bir onay taşır ve İngilizcedeki "really good" ya da "very good" ifadesine yakındır.

Ölçülü söylem Türkçeye de yabancı değildir. "Fena değil" çoğu zaman "iyi" anlamında kullanılır; "Biraz sorun çıktı" bazen büyük bir sorunu hafifletir. Ama İngiliz İngilizcesinde bu alışkanlık çok daha yaygın ve sistemlidir. Türkçe konuşan biri "It's a bit of a problem" cümlesini "küçük bir sorun" diye anlarsa, durumun ciddiyetini gözden kaçırabilir.

Vurgu tonunda da benzerlik var. Türkçede "iyi" sözcüğünü düz ve kısa söylemek ilgisizlik, uzatarak ve sıcak söylemek ise gerçek bir beğeni anlatır. İngilizcede "quite GOOD" ile "QUITE good" arasındaki fark da aynı sezgiye dayanır: sözcük aynı, anlamı taşıyan ses.

Gerçek hayattan örnekler

Zeynep, Mr Evans'ın ikinci e-postasını Hannah'ya gösteriyor. Hannah gülerek açıklıyor.

Hannah'nın iki cümlesi, İngiliz ölçülülüğünün iki yüzünü gösteriyor. "Rather impressive" gerçek bir takdirdi, "a little inconvenient" ise bir felaketin hafife alınarak anlatılmasıydı. Zeynep artık Mr Evans'ın ilk e-postasının da aslında olumlu olduğunu anlıyor.

Akşam Zeynep, Sophie'ye haberi veriyor ve Sophie'nin cevabında nüanslar bu kez bilerek kullanılıyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "The design is very perfect." ✓ "The design is absolutely perfect." Uç anlamlı sıfatlar, "perfect", "impossible", "amazing" gibi, "very" ile değil, "absolutely", "completely" ya da uç anlamıyla "quite" ile güçlendirilir.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "çok" sözcüğünün her sıfatla kullanılabilmesinden ve İngilizcede de "very" sözcüğünün her yere uyacağını sanmaktan gelir.

"Quite good" ifadesini her zaman güçlü bir övgü sanmak da bir kaymadır; İngiliz İngilizcesinde ton ve bağlama göre ılımlı, hatta çekinceli olabilir. Bir de ölçülü söylemi kelimesi kelimesine almaktan kaçın: bir İngiliz meslektaşın "I have a few small concerns" demesi, planın ciddi biçimde gözden geçirilmesi gerektiği anlamına gelebilir.

Mini alıştırma

  1. "Fairly good", "pretty good" ve "rather good" ifadelerinden hangisi en hafif övgüdür?
  2. "You're quite right" cümlesinde "quite" hangi anlamdadır?
  3. "The view was very amazing" cümlesini düzelt.
  4. Bir İngiliz "It's a bit of a problem" dediğinde, sorun büyük olabilir mi?
  5. "I have no doubt" cümlesini "whatsoever" ile güçlendir.

Cevaplar

  1. Fairly good.
  2. Tamamen, kesinlikle anlamında: Kesinlikle haklısın.
  3. The view was absolutely amazing.
  4. Evet; ölçülü söylemde küçük gibi anlatılan sorun ciddi olabilir.
  5. I have no doubt whatsoever.

Sesli tekrar görevi

Sonra bir arkadaşının yaptığı bir işi üç derecede değerlendir: "fairly good", "rather impressive" ve "absolutely brilliant". Son olarak kötü bir hava durumunu ya da küçük bir aksiliği ölçülü söylemle anlat: "It's a bit chilly", "That could have gone better". Kaydını dinlerken tonunun sözcüklerin taşıdığı nüansla uyumlu olup olmadığını kontrol et.

Özet kartı

  1. Fairly en hafif, pretty günlük ve orta, rather beklenenden fazla, quite bağlama göre değişir.
  2. Quite + derecelendirilebilen sıfat İngiliz İngilizcesinde ılımlı; quite + uç sıfat: tamamen, kesinlikle.
  3. Ses tonu anlamı değiştirir: QUITE good çekinceli, quite GOOD sıcak; Not bad at all gerçek takdir.
  4. Ölçülü söylem: It's a bit chilly, I'm not entirely convinced, a bit of a problem; anlamı çoğu zaman daha güçlüdür.
  5. Vurgu araçları: absolutely, utterly, at all, whatsoever, the very; uç sıfatlarla very değil absolutely.
  6. Türkçe köprüsü: biraz, oldukça, gayet, fena değil; ton aynı sezgiyle çalışır.

Sonraki derse köprü

Aynı hafta Zeynep'in, projenin onaylandığı haberini üç farklı kişiye iletmesi gerekiyor: belediyeye resmî bir e-posta, stüdyo ekibine yarı resmî bir güncelleme ve ev arkadaşlarına günlük bir mesaj. Haber aynı, ama sözcükler, cümle uzunluğu, selamlama ve kapanış her metinde değişiyor. Bir metinden ötekine geçerken nerede kısaltma kullanılır, nerede kullanılmaz, hangi fiil resmî, hangisi günlük duyulur? Sıradaki derste resmî, yarı resmî ve günlük dil arasında geçiş yapmayı öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: salı akşamı, Zeynep'in telefonunda Mr Evans'ın kısa e-postası; "quite good" sözcükleri bir terazinin üstünde sallanıyor, bir tarafında övgü, öbür tarafında çekince.
  • Derece çubuğu: yatay bir çubuk üzerinde "fairly", "pretty", "rather" ve "quite" kartları kendi yerlerine yerleşir; "quite" iki kez belirir, biri ortada, biri en uçta.
  • Ses dalgası: "QUITE good" ve "quite GOOD" söylenirken ses dalgasının tepesi farklı sözcüklere düşer.
  • Ölçülü söylem: "a little inconvenient" yazısının arkasında sular yükselen bir sokak çizimi belirir; seyirci aradaki farkı görür.
  • Seslendirme Matilda'nın. Sophie bilgili ve esprili, Hannah eğlenceli, Mr Evans'ın e-postaları ölçülü, Zeynep önce kararsız sonra rahatlamış.
  • Kişiler ve e-postalar kurgu; kurumlar adsız bırakılmıştır.

Modül 5.2 — Üslup ve Ton

Hedef: Duruma göre dilini ayarlar.