Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Devrik yapı: Rarely do we …, Never have I …, Not once was …; yardımcı fiil özneden önce.
- Vurgu cümleleri: What we wanted was …; It was you who …; asıl bilgi sona.
- Eksiltme ve yerine koyma: Some will, some won't; the ones; So do we; I hope so.
- İleri edilgen: is said to have filled, there are thought to be, are being cut; have something done.
- Subjunctive: I suggest that a bench be placed; It is essential that it not block …
- Artikeller: Life in a small town genel, the life of a small town belirli; the elderly çoğul fiil.
Merak sorusu
Perşembe akşamı toplum merkezinin salonunda sandalyeler yarım daire biçiminde dizilmiş. Duvarda üç büyük pano asılı: yeni tabelaların çizimleri, kaldırım çizgilerinin planı ve Zeynep'in bilgi panosu metni. Ryan'ın öğüdüne uyup çizimlerin kâğıt kopyalarını da getirmiş; Mr Collins ve Edith onları dizlerinin üstünde inceliyor. Mr Evans en arkada not defteriyle oturuyor, Hannah ise Zeynep'e cesaret veren bir baş selamı veriyor. Zeynep ayağa kalkıyor. Bu akşam yalnızca tasarımları değil, son haftalarda öğrendiği bütün ileri yapıları da sınava sokacak.
Bu modül, İngilizcenin vurgu ve etki için kullandığı ileri araçlarını tanıttı: sözcük sırasını tersine çeviren devrik yapılar, asıl bilgiyi sona bırakan vurgu cümleleri, tekrarı atlayan ve kısa bir sözcükle karşılayan yollar, bilgiyi kişisizleştiren ileri edilgen yapılar, resmî önerilerin yalın fiili ve soyut isimlerde artikel seçimi. Bu tekrar dersinde, toplantının akışını adım adım izleyecek ve her anda hangi yapının iş başında olduğuna bakacağız.
Anlatım
Açılış: devrik yapı ve vurgu cümlesi
Zeynep konuşmasına güçlü bir cümleyle başlıyor: "Rarely do we get the chance to design something for our own street." Olumsuz anlamlı "rarely" öne alınmış ve özneden önce "do" gelmiş; cümle bir tespit, sonda sesi alçalıyor. Hemen ardından amacını bir vurgu cümlesiyle söylüyor: "What we wanted was a street that everyone can read, from children to the elderly."
İkinci cümlede asıl bilgi, "a street that everyone can read", sona saklandı ve salonun dikkatini oraya topladı. Üstelik "the elderly" ifadesi, bir insan grubunu "the" ve bir sıfatla anlattı. İki cümlede üç farklı ileri araç birlikte çalıştı.
Geçmişi anlatmak: ileri edilgen
Zeynep bilgi panosunu gösterirken sokağın geçmişinden söz ediyor ve bilginin kaynağını kişisiz bırakıyor: "The market is said to have filled the whole street every Saturday, and there are thought to be dozens of old shop signs still hidden under paint." "To have filled" biçimi, aktarılan bilginin geçmişe ait olduğunu gösterdi; "there are thought to be" ise kesin olmayan bir varlığı genel bir kanaat olarak sundu.
Tabelaların üretimini anlatırken de kişisiz ve yaptırma yapılarını kullanıyor: "The signs are being cut by a metalworker nearby, and we're having the first one tested next week." İşi yapanın kim olduğu değil, işin kendisi öne çıktı. Dinleyenler için önemli olan da buydu.
Sorular: eksiltme ve yerine koyma
Soru bölümü başlıyor. Edith soruyor: "Will the signs be lit at night?" Zeynep kısa ve net cevap veriyor: "Some will, and some won't. The ones near the bus stop will." Tekrar eden "be lit at night" iki kez atlandı, "signs" sözcüğünün yerine "ones" geldi. Mr Collins ekliyor: "I hope the lines are painted before the school holidays." Zeynep gülümsüyor: "So do we."
Bu kısa cevaplar, konuşmayı akıcı ve doğal tuttu. Her cevapta her şeyi tekrarlamak, toplantıyı uzatır ve konuşmacıyı mekanik gösterirdi.
Öneriler: subjunctive
Bir sakin, yaşlı bir hanım, ayağa kalkıp bir öneride bulunuyor: "I suggest that a bench be placed under the new sign, so we can rest while we read it." Mr Evans başını sallıyor ve notunu alıyor. Zeynep de bir koşul ekliyor: "It is essential that the bench not block the path for pushchairs." Salonda onaylayan mırıltılar yükseliyor.
İki cümlede de fiil yalın kaldı: "be placed" ve olumsuz "not block". Tekil öznelere rağmen ne "is" ne "-s" kullanıldı; çünkü iki cümle de gerçekleşmiş bir durumu değil, bir dileği dile getirdi.
Toplantı özeti: artikeller ve resmî dil
Toplantının sonunda Mr Evans, Zeynep'ten kısa bir resmî özet istiyor. Zeynep'in özetinde modülün bütün araçları sessizce yan yana duruyor: kişisiz edilgen, subjunctive ve inceden seçilmiş artikeller. "It was agreed that the design be approved, subject to two changes" gibi bir cümle, hem kişisiz hem de resmî bir karar dilidir.
Türkçe köprüsü
Toplantının her anında bir Türkçe köprü saklıydı. "Rarely do we get" yapısı, Türkçede bir vurgu sözcüğüyle karşılanır: "Böyle bir fırsatı pek sık bulamayız." Türkçedeki devrik cümle duygusal bir ton taşırken, İngilizce devrik yapı törensel ve resmî bir etki yarattı.
"The market is said to have filled the street" cümlesinin Türkçesi tek bir ekle kurulur: "Pazar eskiden bütün sokağı doldururmuş." Türkçenin "-mış" eki, İngilizcede dört sözcüklük bir kalıbın taşıdığı mesafeyi taşır. "I suggest that a bench be placed" cümlesi ise Türkçede "Bir bank konmasını öneriyorum" olur; "-masını" eki, İngilizce subjunctive gibi zamansız ve istek bildiren bir biçimdir.
Kısa cevaplarda Türkçe fiili tekrar eder, İngilizce ise atlar. "Bazıları aydınlatılacak, bazıları aydınlatılmayacak" yerine İngilizcede "Some will, and some won't" yeterlidir. "Biz de" cevabı da cümlenin olumlu olmasına göre "So do we" olur. Artikellerde ise Türkçenin belirtme hâli eki, İngilizcede "the" ile verilen belirliliğe en yakın köprüdür.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep'in toplantı özeti ertesi sabah Mr Evans'a gidiyor. Metin yalnızca dört cümleden oluşuyor.
Özetin dört cümlesinde beş ileri yapı vardı: iki subjunctive, kiple kurulmuş bir edilgen, bir kişisiz karar cümlesi ve sondaki "Not once was the plan opposed" devrik yapısı. Mr Evans cevabında yalnızca iki sözcük yazıyor: "Perfectly put."
Akşam Hannah, Zeynep'e kısa bir mesaj gönderiyor. İki cümlesinde de birer vurgu yapısı var.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Rarely we get the chance to design something like this." ✓ "Rarely do we get the chance to design something like this." Olumsuz anlamlı zarf öne alınınca cümle soru düzenine geçer; yardımcı fiil yoksa "do" eklenir.
Hata, yalnızca zarfın yerini değiştirmekle yetinmekten doğar.
Modülün öbür tuzakları da bir toplantıda kolayca ortaya çıkar. "I suggest that a bench is placed" yerine resmî dilde "be placed"; "The market is said to fill the street long ago" yerine "to have filled"; "What we wanted it was" yerine "What we wanted was"; "The life in a small town" yerine "Life in a small town"; "Some will be lit, and some won't be lit" yerine kısa ve doğal "Some will, and some won't".
Mini alıştırma
- "We have never had such a good turnout" cümlesini "Never" ile başlat.
- "Zeynep designed the signs" cümlesini "It was … who" ile vurgula.
- "People believe that the old well is under the pavement" cümlesini "The old well" ile başlayan kişisiz bir yapıya çevir.
- "Will you be there on Friday? — Yes, I will be there on Friday" cevabını kısalt.
- "They recommend that he waits until Monday" cümlesini resmî subjunctive ile düzelt.
Cevaplar
- Never have we had such a good turnout.
- It was Zeynep who designed the signs.
- The old well is believed to be under the pavement.
- Yes, I will.
- They recommend that he wait until Monday.
Sesli tekrar görevi
Ardından geçmişe dair bir bilgiyi "is said to have" kalıbıyla, sürmekte olan bir işi de "are being" kalıbıyla anlat. İki soru hayal et ve onlara eksiltmeli kısa cevaplar ver: "Some will, some won't", "So do we". Son olarak resmî bir öneriyi "I suggest that … be …" ile kur ve toplantıyı "It was agreed that …" ile özetle. Kayıtta iki şeye kulak ver: devrik cümleler soru gibi yükselmeden bitmeli, genel kavramların önünde de fazladan bir "the" duyulmamalı.
Özet kartı
- Devrik yapı: Rarely do we …, Never have I …, Not once was …; yardımcı fiil özneden önce.
- Vurgu cümleleri: What we wanted was …; It was you who …; asıl bilgi sona.
- Eksiltme ve yerine koyma: Some will, some won't; the ones; So do we; I hope so.
- İleri edilgen: is said to have filled, there are thought to be, are being cut; have something done.
- Subjunctive: I suggest that a bench be placed; It is essential that it not block …
- Artikeller: Life in a small town genel, the life of a small town belirli; the elderly çoğul fiil.
Sonraki derse köprü
Toplantıdan birkaç gün sonra Hannah, Zeynep'ten belediye için daha uzun bir rapor yazmasını istiyor. Zeynep'in ilk taslağı çok kesin konuşuyor: "The new signs will make the street safer. Everyone will love them." Hannah iki cümlenin de altını çiziyor ve bir soru soruyor: bunu gerçekten bilebilir misin? Resmî ve akademik yazıda, kanıtın tam desteklemediği bir iddiayı yumuşatmak, olasılık ve temkin bildiren sözcüklerle konuşmak, yazarın güvenilirliğini artırır. Yeni modülde üslup ve ton üzerinde çalışacaksın. Sıradaki derste kesin konuşmamayı, yani hedging yapısını öğreneceksin.