Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- It + edilgen aktarma fiili + that: It is said that …, It is believed that …, It is expected that …
- Özne + edilgen aktarma fiili + to: The work is expected to finish in August.
- Geçmiş için to have + üçüncü hâl: The street is said to have been a market; süren iş için to be + -ing.
- Varlık: There is thought to be …; There are believed to be …
- İleri zamanlarda edilgen: is being designed, have been approved, must be painted; to be consulted, being ignored.
- Yaptırmak: have ya da get + nesne + üçüncü hâl; Türkçe "-mış" ve ettirgen ekiyle köprü.
Merak sorusu
Pazartesi sabahı stüdyonun geniş masasında Zeynep'in önünde kalın bir dosya duruyor: belediyenin yeni sokak projesi için hazırladığı tasarım belgesi. Hannah kahvesini bırakıp gülümsüyor: "Read the first two pages and tell me what you think the council really wants." Zeynep okumaya başlıyor ve bir tuhaflık fark ediyor. Belgede neredeyse hiç kimse bir şey yapmıyor gibi: "The street is said to have been a market in the nineteenth century." "It is believed that most residents support the changes." "The new signs are expected to be installed by the end of the summer." Kim söylüyor, kim inanıyor, kim bekliyor? Bu kişisiz cümleler neden resmî belgelerin bu kadar sevdiği bir dil?
Belediye belgesi, İngilizcenin resmî metinlerde sık kullandığı ileri edilgen yapılarla yazılmıştı. Bu yapılar bilgiyi belirli bir kişiye bağlamadan, temkinli ve mesafeli bir dille verir. Bir bilginin kaynağı genel, belirsiz ya da önemsiz olduğunda, ya da yazar bir iddiayı kendi adına üstlenmek istemediğinde, bu yapılar devreye girer. Haberler, raporlar ve akademik metinler onları sürekli kullanır. Bu derste "It is said that" ve "is said to" yapılarını, geçmişe dair kişisiz aktarmayı, birine bir iş yaptırmayı anlatan yapıyı ve ileri zamanlarda edilgeni öğreneceğiz.
Anlatım
It is said that: kişisiz aktarma
İlk kalıp şöyle kurulur: "It" + edilgen bir aktarma fiili + "that" + bir cümle. "It is said that the street was once a market." "It is believed that most residents support the plan." "It is expected that the work will finish in August." Aktarma fiili olarak "say", "believe", "think", "expect", "report", "know", "estimate" ve "claim" sık kullanılır.
Bu yapının gücü, bilginin kaynağını belirsiz bırakmasıdır. "People say that…" demek günlük ve gevşek, "It is said that…" ise resmî ve temkinlidir. Okur, bilginin genel olarak kabul gördüğünü ama yazarın onu kesin bir olgu olarak sunmadığını anlar.
Özne + is said to: aynı bilgiyi başka bir yoldan
Aynı bilgi, cümlenin konusunu özne yaparak da verilebilir: özne + edilgen aktarma fiili + "to" ile bir mastar. "Most residents are believed to support the changes." "The work is expected to finish in August." Bu yapı daha kısa ve daha akıcıdır, bu yüzden haberlerde özellikle sevilir.
Aktarılan olay geçmişte kalmışsa, mastar "to have" ve üçüncü hâlle kurulur: "The street is said to have been a market in the nineteenth century." Burada söyleme şimdi, pazar ise geçmiştedir. Olay aktarma anında sürüyorsa, "to be" ve "-ing" ile kurulur: "The council is thought to be considering a second phase." Zaman farkı, aktarma fiilinde değil, mastarın biçiminde saklıdır.
There is thought to be ve daha fazlası
Varlık bildiren cümlelerde "there" ile benzer bir yapı kurulur: "There is thought to be an old well under the pavement." "There are believed to be more than forty shop signs on the street." Bu yapılar, bir şeyin var olduğunu kesin olarak değil, genel bir kanaat olarak bildirir. Belediye belgelerinde ve bilimsel raporlarda özellikle sık görülürler.
Edilgen, ileri zamanlarda ve kiplerle de kullanılır. "The signs are being designed right now" süren bir işi, "The plans have already been approved" tamamlanmış bir işi, "The lines must be painted before the autumn" bir zorunluluğu anlatır. Mastar ve "-ing" biçimleri de edilgen olabilir: "Residents want to be consulted." "Nobody likes being ignored."
Birine bir iş yaptırmak: have ve get
Bir işi kendin yapmadığını, başkasına yaptırdığını anlatmak için "have" ya da "get" + nesne + üçüncü hâl kullanılır: "We're having the signs made by a local workshop." "The council will get the lines painted in July." Burada işi yapan kişi önemli değildir; önemli olan, işin yaptırılmasıdır.
"Get" biraz daha günlük ve bazen daha fazla çaba ya da aciliyet taşır: "I need to get my laptop repaired before Friday." Bu yapı, Türkçenin ettirgen ekinin, yani "yaptırmak", "boyatmak" gibi fiillerin İngilizcedeki en yakın karşılığıdır.
Türkçe köprüsü
Türkçenin bu konuda çok güçlü bir aracı var: "-mış" eki. "Burası eskiden pazar yeriymiş" cümlesi, konuşanın bunu kendi gözüyle görmediğini, bir yerden duyduğunu anlatır. İngilizcede aynı mesafe, bir yapıyla kurulur: "This street is said to have been a market." Türkçe tek bir ekle yaptığı işi, İngilizce "is said to have been" gibi dört sözcüklük bir kalıpla yapar.
"-dığı söyleniyor", "-dığına inanılıyor", "-mesi bekleniyor" gibi Türkçe yapılar da İngilizce "It is said that", "It is believed that", "is expected to" kalıplarıyla neredeyse birebir eşleşir. Bu yüzden Türkçe konuşanlar bu kalıpları anlamakta zorlanmaz; zorluk, onları doğru zaman biçimiyle kurmaktadır. Geçmişe dair bir aktarmada "to have been" gerektiğini unutmak, en sık kaymadır.
Türkçedeki ettirgen ek de "have something done" yapısının kapısını açar. "Tabelaları yaptırıyoruz" cümlesi "We're having the signs made", "Saçımı kestirdim" cümlesi ise "I had my hair cut" olur. Türkçe konuşanların sık yaptığı hata, bu cümleleri "I cut my hair" diye kurmaktır; bu, saçı kendi eliyle kestiğini söyler.
Gerçek hayattan örnekler
Öğleden sonra Hannah, Zeynep'ten belgedeki ana bilgileri belediye için kısa bir özet paragrafında toplamasını istiyor. Zeynep yarım saat sonra taslağını gösteriyor.
Zeynep'in üç cümlesinde dört ileri edilgen yapı vardı: geçmişe dair bir aktarma, kişisiz bir inanç, süren bir iş ve beklenen bir gelecek. Hannah okuyup başını sallıyor: tam bir belediye dili, ama anlaşılır.
Akşam eve dönünce Zeynep, aynı haberi Ryan'a çok daha sade bir dille anlatıyor. Bu kez cümlelerde tek bir resmî kalıp yok.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "The street is said to be a market in the 1800s." ✓ "The street is said to have been a market in the 1800s." Aktarılan olay geçmişteyse mastar "to have" ve üçüncü hâlle kurulur; "to be" şimdiki bir durumu anlatır.
Hata, Türkçedeki "pazar yeriymiş" ekinin zaman bilgisini İngilizcede mastarın biçimiyle göstermeyi unutmaktan gelir.
"Have something done" yapısını düz etken cümleyle karıştırmak da sık görülür: "I repaired my phone" telefonu kendi elinle tamir ettiğini söyler, "I had my phone repaired" ise tamir ettirdiğini. Bir de "It is said that" yapısında "that" sonrasındaki cümleyi eksik bırakma: "It is said the street a market" değil, "It is said that the street was a market."
Mini alıştırma
- "People believe that the building is very old" cümlesini "It is believed that" ile yeniden yaz.
- Aynı cümleyi "The building is believed to" ile yeniden yaz.
- "People say that the café opened in 1962" cümlesini "The café is said to" ile yeniden yaz.
- "Saçımı kestirdim" cümlesini İngilizceye çevir.
- "People think there is a problem with the plan" cümlesini "There is thought to" ile yeniden yaz.
Cevaplar
- It is believed that the building is very old.
- The building is believed to be very old.
- The café is said to have opened in 1962.
- I had my hair cut.
- There is thought to be a problem with the plan.
Sesli tekrar görevi
Ardından yakında yapılması beklenen bir şeyi "is expected to" ile, şu anda süren bir işi "is being" ile anlat. Son olarak başkasına yaptırdığın iki işi "I had my … done" ya da "I'm getting my … done" ile söyle. Kaydını dinlerken geçmişe dair aktarmalarda "to have" biçimini kullandığından emin ol.
Özet kartı
- It + edilgen aktarma fiili + that: It is said that …, It is believed that …, It is expected that …
- Özne + edilgen aktarma fiili + to: The work is expected to finish in August.
- Geçmiş için to have + üçüncü hâl: The street is said to have been a market; süren iş için to be + -ing.
- Varlık: There is thought to be …; There are believed to be …
- İleri zamanlarda edilgen: is being designed, have been approved, must be painted; to be consulted, being ignored.
- Yaptırmak: have ya da get + nesne + üçüncü hâl; Türkçe "-mış" ve ettirgen ekiyle köprü.
Sonraki derse köprü
Hafta sonuna doğru belediyeden, projenin sorumlusu olan görevliden resmî bir e-posta geliyor. E-postada tabelalar için birkaç öneri sıralanmış ve Zeynep, bazı cümlelerde fiillerin tuhaf bir biçimde çekimsiz kaldığını fark ediyor. Öznesi tekil olduğu hâlde fiil "-s" almamış, "is" yerine yalın bir "be" kullanılmış. Önermek, ısrar etmek ya da bir şeyin zorunlu olduğunu söylemek için kullanılan bazı fiil ve sıfatlardan sonra İngilizce, özel ve oldukça resmî bir fiil biçimi kullanır. Sıradaki derste bu yapıyı, subjunctive biçimini öğreneceksin.