İçeriğe geç

Ders EN5.2 · C1 · Modül 5.1

What I need is…: vurgu cümleleri (cleft sentences)

1.388 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. What + yan cümle + is + vurgulanan bilgi: What I need is more time.
  2. Eylemi vurgulamak: What we did was redesign the sign; What happened was that …
  3. It + is/was + vurgulanan öğe + who/that: It was Maya who recommended me.
  4. Zaman vurgusu: It wasn't until … that …; düzeltme: It wasn't the poster, it was the talk.
  5. Diğer başlangıçlar: All I want is …, The thing is …, The reason … is that …; ters biçim: That's what I mean.
  6. Türkçe "-en şey", "-ydı" ve "asıl" yapıları vurgu cümlelerine doğal bir köprüdür.

Merak sorusu

Görüşmeden bir gün önce akşam, Maya ile Zeynep kafenin arka masasında prova yapıyor. Maya stüdyonun müdürünü oynuyor: "So, Zeynep, why do you want to work with us?" Zeynep cevap veriyor: "I like design. I like your projects. I want to learn." Cümleler doğru, ama birbirinin aynısı gibi akıp gidiyor. Maya başını sallıyor: "Try this: What I love about your studio is the way you design for real streets." Zeynep cümleyi tekrarlıyor ve farkı hemen duyuyor. Aynı bilgi, bu kez bir sahnenin perdesi açılır gibi ortaya çıkıyor. Bu küçük değişiklik neden bu kadar etkili?

Maya'nın önerdiği yapı, İngilizcede "cleft sentence", yani yarılmış cümle diye adlandırılır. Bir cümle ikiye bölünür: ilk parça dinleyiciyi bekletir, ikinci parça ise asıl bilgiyi, vurgulanmak istenen şeyi getirir. Bu yapı konuşmada ve yazıda önemli bilgiyi öne çıkarmanın, bir yanlışı düzeltmenin ya da bir düşünceyi ağırbaşlı biçimde sunmanın en güçlü yollarından biridir. Bu derste "what" ile kurulan, "it" ile kurulan ve "all", "the thing", "the reason" gibi sözcüklerle başlayan vurgu cümlelerini öğreneceğiz.

Anlatım

What ile kurulan vurgu cümlesi

"What" ile başlayan vurgu cümlesi şöyle kurulur: "what" ve bir yan cümle, ardından "is" ya da "was", en sonda da vurgulanan bilgi. Düz cümle "I need more time" iken, vurgulu hâli "What I need is more time" olur. Dinleyici "What I need is" kısmını duyduğunda bir cevap bekler ve dikkati son sözcüklere yoğunlaşır.

Bir eylemi vurgulamak için "do" ile kurulan biçim kullanılır: "What we did was redesign the whole sign." Burada "did" yan cümlede, vurgulanan eylem ise "was" sonrasında yalın fiille gelir. "What happened was that the client changed the brief" gibi bir cümle ise bir olayı bütün olarak öne çıkarır.

It ile kurulan vurgu cümlesi

"It" ile kurulan vurgu cümlesi, bir öğeyi seçip öne çıkarır: "It + is ya da was + vurgulanan öğe + who ya da that + cümlenin geri kalanı". Düz cümle "Maya recommended me" iken, "It was Maya who recommended me" cümlesi başka birinin değil, Maya'nın önerdiğini vurgular. Aynı yapı bir nesneyi, bir yeri ya da bir zamanı da öne çıkarabilir: "It was the pavement project that caught their attention."

Bu yapı özellikle bir yanlışı düzeltirken işe yarar: "It wasn't the poster that they liked, it was the talk." Bir de zamanla ilgili çok kullanılan bir kalıp var: "It wasn't until I saw their work that I understood their style." Bu cümle, anlamanın ancak o anda gerçekleştiğini vurgular.

All, the thing, the reason

"What" yerine başka sözcüklerle de benzer vurgu cümleleri kurulur. "All I want is a chance to show my work" cümlesi, istenen şeyin yalnızca bu olduğunu, fazlası olmadığını söyler. "The thing is, I've never worked in a studio before" konuşmada bir çekinceyi ya da bir sorunu dürüstçe ortaya koyar.

"The reason I applied is that I want to design for my own neighbourhood" bir gerekçeyi öne çıkarır. "The place where I feel most creative is the street itself" gibi cümleler ise bir yeri vurgular. Bu yapıların hepsinde ortak olan, asıl bilgiyi cümlenin sonuna, en çok dikkat çeken yere yerleştirmektir.

Ters çevrilmiş biçim

"What" ile kurulan cümle tersine de çevrilebilir: "More time is what I need", "That's what I mean", "This is why I applied." Bu ters biçimler konuşmada çok doğaldır, özellikle bir düşünceyi özetlerken ya da birinin söylediğini onaylarken: "Exactly, that's what I was trying to say."

Türkçe köprüsü

Türkçe, vurgu cümlesini İngilizceden çok daha kolay kurar, çünkü bir sıfat-fiil ve bir ek yeter: "Benim ihtiyacım olan şey zaman." Bu yapı İngilizcedeki "What I need is time" cümlesiyle neredeyse birebir örtüşür. "Beni öneren Maya'ydı" cümlesi de "It was Maya who recommended me" yapısının tam karşılığıdır: Türkçe "-en" sıfat-fiili ve "-ydı" ekiyle, İngilizce ise "it was … who" iskeletiyle aynı vurguyu kurar.

Fark, Türkçenin vurguyu ayrıca sözcük sırasıyla da yapabilmesidir. "Maya beni önerdi" cümlesinde vurgu yüklemin önündeki "beni"ye düşer; "Beni Maya önerdi" dendiğinde ise vurgu Maya'ya kayar. İngilizcede sözcük sırası sabit olduğu için, aynı vurguyu kurmak için "it was … who" gibi ek bir yapıya ihtiyaç duyulur.

Türkçe konuşanlar için en doğal köprü "asıl" sözcüğüdür. "Asıl önemli olan, kullanıcının ne hissettiği" cümlesi İngilizcede "What really matters is how the user feels" olur. "Asıl" ya da "şu var ki" diye başlayan Türkçe cümlelerin çoğu, İngilizcede bir vurgu cümlesine dönüştürülebilir: "Şu var ki, daha önce bir stüdyoda çalışmadım" cümlesi "The thing is, I've never worked in a studio before" olur.

Gerçek hayattan örnekler

Ertesi gün stüdyo müdürü Hannah Clarke, Zeynep'i küçük bir toplantı odasında karşılıyor. Stüdyo, belediyenin üç sokakta daha kaldırım çizgileri ve yönlendirme tabelaları tasarlatacağı bir projeyi yeni almış.

Hannah'nın iki cümlesinde iki vurgu yapısı vardı. Birincisi aranan kişinin niteliğini, ikincisi ise Zeynep'i neden çağırdıklarını öne çıkardı. Zeynep de Maya'yla prova ettiği cümleleri kullanarak cevap veriyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "What I need it is more time." ✓ "What I need is more time." "What" ile kurulan vurgu cümlesinde "what" yan cümlesi zaten öznedir; ardından ayrıca "it" eklemek cümleyi bozar.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "benim ihtiyacım olan şey, o da …" gibi bir yapıyı ya da başka bir dildeki tekrar eden zamiri İngilizceye taşımaktan gelir.

"It" ile kurulan cümlede "who" ile "that" seçimi de karışabilir. İnsanlar için "who" ya da "that", nesneler ve durumlar için "that" kullanılır: "It was Maya who recommended me", "It was the talk that impressed them." Bir de "It wasn't until" kalıbında "that" sözcüğünü unutma: "It wasn't until Friday that they called" doğrudur, "It wasn't until Friday they called" konuşmada duyulsa da yazıda eksik kalır.

Mini alıştırma

  1. "I want a quiet weekend" cümlesini "What" ile vurgula.
  2. "Sophie found the keys" cümlesini, anahtarları başka birinin değil Sophie'nin bulduğunu vurgulayarak "It" ile yeniden kur.
  3. "We changed the colours" cümlesindeki eylemi "What we did was" ile vurgula.
  4. "Asıl önemli olan, dinleyicinin ne hatırladığı" cümlesini İngilizceye çevir.
  5. "I only understood the problem when I read the report" cümlesini "It wasn't until" ile yeniden yaz.

Cevaplar

  1. What I want is a quiet weekend.
  2. It was Sophie who found the keys.
  3. What we did was change the colours.
  4. What really matters is what the listener remembers.
  5. It wasn't until I read the report that I understood the problem.

Sesli tekrar görevi

Ardından seni bir konuda etkilemiş birini "It was … who …" yapısıyla anlat ve bir anlayışa geç vardığın bir anı "It wasn't until … that …" ile söyle. Son olarak bir arkadaşının söylediğini "That's exactly what I mean" ile onayla. Kaydını dinlerken vurgunun cümlenin sonundaki asıl bilgiye düştüğünü ve ilk parçada sesinin merak uyandıracak biçimde askıda kaldığını kontrol et.

Özet kartı

  1. What + yan cümle + is + vurgulanan bilgi: What I need is more time.
  2. Eylemi vurgulamak: What we did was redesign the sign; What happened was that …
  3. It + is/was + vurgulanan öğe + who/that: It was Maya who recommended me.
  4. Zaman vurgusu: It wasn't until … that …; düzeltme: It wasn't the poster, it was the talk.
  5. Diğer başlangıçlar: All I want is …, The thing is …, The reason … is that …; ters biçim: That's what I mean.
  6. Türkçe "-en şey", "-ydı" ve "asıl" yapıları vurgu cümlelerine doğal bir köprüdür.

Sonraki derse köprü

Görüşmeden sonra Zeynep, Hannah'ya kısa bir teşekkür e-postası yazıyor. İlk taslağı uzun ve tekrarlı: aynı fiili iki kez, aynı ismi üç kez kullanmış. Hannah'nın cevabı ise tam tersine, kısacık ve akıcı; bazı sözcükleri hiç yazmamış, bazılarının yerine tek bir küçük sözcük koymuş, ama anlam eksiksiz. Zeynep, İngilizcede tekrar eden parçaları atlamanın ya da kısa bir sözcükle değiştirmenin belirli kuralları olduğunu fark ediyor. Sıradaki derste tekrardan kaçınmanın iki yolunu, ellipsis ve substitution yapılarını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: kafenin arka masası, akşam; Maya müdürü oynuyor, Zeynep kâğıdındaki düz cümleleri okuyor. Maya'nın önerisiyle cümle ortadan ikiye ayrılır ve bir perde gibi açılır.
  • Perde: "What I love about your studio is" kısmı kapalı bir perde, ardından perde açılır ve "the way you design for real streets" parlayarak belirir.
  • Işık halkası: "It was Maya who recommended me" cümlesinde "Maya" sözcüğü bir sahne ışığının altında kalır; diğer sözcükler hafifçe kararır.
  • Türkçe eşleşme: "Beni öneren Maya'ydı" ve "It was Maya who recommended me" yan yana dizilir; "-en" ile "who", "-ydı" ile "it was" aynı renkte parlar.
  • Seslendirme Matilda'nın. Maya oyunbaz ama yol gösterici, Hannah profesyonel ve sıcak, Zeynep önce çekingen sonra kendinden emin.
  • Kişiler, stüdyo ve proje kurgu; stüdyo ve belediye adsızdır.

Modül 5.1 — İleri Dilbilgisi

Hedef: Vurgu ve etki için ileri yapıları kullanır.