Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Skimming: genel fikri yakalamak için göz gezdirmek; başlık, özet, bölüm başlıkları, ilk ve son paragraflar.
- İngilizce akademik paragrafta ana fikir çoğu zaman ilk cümlededir; Overall, In summary gibi levhalara dikkat et.
- Scanning: belirli bir bilgiyi aramak; sayılar, adlar, anahtar sözcükler ve onların eş anlamlıları.
- Skimming "Bu metin işime yarar mı?", scanning "Aradığım bilgi nerede?" sorusuna cevap verir.
- Hızlı okuma derinlemesine okumanın yerini tutmaz, onu seçer: önce skim, sonra scan, en sonda dikkatli okuma.
- Türkçe köprüsü: göz gezdirmek ve taramak; İngilizcede ana fikir başta, Türkçede çoğu zaman sonda.
Merak sorusu
Cuma öğleden sonra Zeynep'in masasında beş belge duruyor, raporlar ve makaleler, hepsi Dr Holloway'in okuma listesinden. Toplam sayfa sayısı yüzü geçiyor. Pazartesiye kadar yapması gereken iş ise tek: aydınlatma ve sokak güvenliği arasındaki ilişkiyi anlatan bölümleri bulmak ve kısa bir not çıkarmak. Zeynep ilk raporu açıyor ve alışkanlıkla ilk sayfadan okumaya başlıyor. Yirmi dakika sonra hâlâ giriş bölümünde, ve aradığı konuya henüz rastlamadı. Her sayfayı baştan sona okumadan, bir metnin neyle ilgili olduğunu ve aranan bilginin nerede olduğunu nasıl bulursun?
İyi okuyucular her metni aynı hızda ve aynı derinlikte okumaz. Bir metnin genel fikrini yakalamak için ona hızla göz gezdirirler; İngilizcede buna "skimming" denir. Belirli bir bilgiyi, bir sayıyı, bir adı ya da bir anahtar sözcüğü bulmak için ise metni tararlar; buna da "scanning" denir. Bu iki teknik, özellikle akademik ve profesyonel hayatta, zamanın en değerli kaynak olduğu durumlarda büyük fark yaratır. Bu derste iki tekniğin nasıl uygulandığını, hangi durumda hangisinin seçildiğini ve ikisinin derinlemesine okumayla nasıl birleştirildiğini öğreneceğiz.
Anlatım
Skimming: genel fikri yakalamak
Skimming, bir metnin ne hakkında olduğunu ve ana fikrinin ne olduğunu hızla anlamak için yapılır. Her sözcük okunmaz; bunun yerine metnin iskeleti okunur. Başlık, varsa özet, bölüm başlıkları, ilk ve son paragraflar, grafik ve tabloların altındaki açıklamalar bu iskeletin parçalarıdır.
İngilizce akademik metinlerde paragrafların çoğu, ana fikri ilk cümlede verir; buna konu cümlesi denir. Bu yüzden skimming yaparken her paragrafın yalnızca ilk cümlesini okumak, metnin akışını büyük ölçüde gösterir. "In summary", "The main finding", "Overall" gibi ifadeler de metnin en önemli cümlelerini işaret eden levhalardır.
Scanning: belirli bilgiyi bulmak
Scanning, metinde belirli bir bilgiyi aramak için yapılır: bir tarih, bir sayı, bir isim ya da bir anahtar sözcük. Göz satır satır okumaz; aranan biçime takılana kadar sayfanın üzerinde hızla gezinir. Rakamlar, büyük harfle başlayan adlar ve kalın yazılmış sözcükler, taranırken gözü kendiliğinden yakalar.
Scanning'in püf noktası, aranan sözcüğün eş anlamlılarını da aklında tutmaktır. Zeynep "lighting" sözcüğünü arıyorsa, metinde "street lamps", "illumination" ya da "lit streets" gibi ifadeler de geçebilir. Dijital metinlerde arama işlevi büyük kolaylık sağlar, ama yalnızca tek bir sözcüğü aramak, farklı ifadelerle yazılmış önemli bölümleri kaçırtabilir.
Hangisi, ne zaman?
İki teknik farklı sorulara cevap verir. "Bu metin benim işime yarar mı?" sorusu skimming ile, "Bu metinde aradığım bilgi nerede?" sorusu ise scanning ile cevaplanır. Bir okuma listesiyle karşılaşan bir öğrenci önce her belgeye kısa bir skimming yaparak hangilerinin ilgili olduğuna karar verir, sonra ilgili belgelerde scanning ile doğru bölümü bulur.
Bu iki hızlı teknik, derinlemesine okumanın yerini tutmaz; ona yol açar. Doğru bölüm bulunduktan sonra o bölüm dikkatle, not alarak ve gerekirse birkaç kez okunur. Hızlı okuma, bütün metni değil, yavaş okunmayı hak eden kısmı seçmeyi sağlar.
Bir okuma listesiyle çalışmak
Zeynep yöntemi değiştiriyor. Her belge için beş dakika ayırıyor: başlık, özet, bölüm başlıkları ve sonuç. Beş belgeden ikisinin aydınlatmayla hiç ilgisi olmadığını hemen görüyor ve onları bir kenara koyuyor. Kalan üç belgede ise "lighting", "lamps" ve "safety" sözcüklerini tarıyor.
Tarama sonucunda, üç belgede toplam dört sayfalık ilgili bir bölüm buluyor. Bu dört sayfayı dikkatle, kalemle okuyor ve not alıyor. Yüz sayfalık bir yığın, iki saatte, yarım sayfalık odaklı bir nota dönüşüyor.
Türkçe köprüsü
Türkçede de iki tekniğin gündelik adları vardır: bir gazeteye "göz gezdirmek" skimming'e, bir listede adını "aramak" ya da bir sayfayı "taramak" scanning'e karşılık gelir. Türkçe konuşanlar bu becerileri kendi dillerinde sezgiyle kullanır; sorun, yabancı bir dilde her sözcüğü anlamak zorundaymış gibi hissetmek ve bu yüzden yavaşlamaktır.
Paragraf yapısında iki dil arasında önemli bir fark var. İngilizce akademik yazıda ana fikir çoğu zaman paragrafın başında, konu cümlesinde verilir. Türkçe yazıda ise paragraf daha sık bir girişle başlayıp asıl fikre sonda varabilir. Bu yüzden İngilizce bir metinde ilk cümleleri okumak, Türkçe bir metne göre daha verimli bir skimming yöntemidir.
Türkçe cümle yapısı da bir alışkanlık yaratır: Türkçede yüklem sonda olduğu için okur cümlenin sonunu bekler. İngilizcede ise özne ve yüklem başa yakındır; cümlenin ilk birkaç sözcüğü, onun ne hakkında olduğunu çoğu zaman söyler. Skimming yaparken bu İngilizce düzeni kullanmak, gözün daha hızlı ilerlemesini sağlar.
Gerçek hayattan örnekler
Pazar akşamı Zeynep, notunu Dr Holloway'e gönderiyor.
E-posta, iki tekniğin sonucunu açıkça gösteriyor: skimming ile hangi belgelerin ilgili olduğu belirlendi, scanning ile tam sayfa aralığı bulundu. Dr Holloway'in cevabı: "Very efficient. That's exactly the section I had in mind."
Sophie, Zeynep'in iki saatte bitirdiği işi duyunca gülüyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ Uzun bir raporu ilk sayfadan başlayıp her sözcüğü anlamaya çalışarak okumak.
✓ Önce başlıklara, özete ve sonuca göz gezdirip raporun ilgili olup olmadığına karar vermek, sonra ilgili bölümü dikkatle okumak. Her metni aynı derinlikte okumak, zamanın büyük kısmını gereksiz sayfalara harcatır. Hata, yabancı bir dilde okurken her sözcüğü anlamak zorunda olduğunu düşünmekten gelir.
Scanning'de yalnızca tek bir sözcüğü aramak da bir kaymadır: "lighting" arayan biri, "street lamps" ya da "illumination" geçen önemli bir paragrafı kaçırabilir. Bir de hızlı okumayı derinlemesine okumanın yerine koymaktan kaçın; skimming ile anlaşılan genel fikir, bir sınav sorusuna ya da bir alıntıya dayanak olacak kadar kesin değildir.
Mini alıştırma
- Bir makalenin ilgili olup olmadığına hızla karar vermek için hangi tekniği kullanırsın?
- Bir raporda belirli bir tarihi bulmak için hangi tekniği kullanırsın?
- Skimming yaparken metnin hangi dört bölümüne bakarsın?
- "Safety" sözcüğünü tararken aklında tutabileceğin iki eş anlamlı ya da yakın ifade yaz.
- İngilizce akademik bir paragrafta ana fikir genellikle nerede bulunur?
Cevaplar
- Skimming.
- Scanning.
- Başlık, özet, bölüm başlıkları ve sonuç.
- Security, feeling safe. ya da crime, risk.
- Paragrafın ilk cümlesinde, yani konu cümlesinde.
Sesli tekrar görevi
Sonra kendine makalede geçebilecek belirli bir bilgi sor, bir sayı, bir isim ya da bir tarih, ve bir dakika içinde onu taramaya çalış. Bulduğunda cümleyi sesli oku. Son olarak makalenin en önemli paragrafını dikkatle oku ve kendi sözcüklerinle özetle. Kaydını dinlerken ilk özetinle son özetinin ne kadar örtüştüğünü kontrol et.
Özet kartı
- Skimming: genel fikri yakalamak için göz gezdirmek; başlık, özet, bölüm başlıkları, ilk ve son paragraflar.
- İngilizce akademik paragrafta ana fikir çoğu zaman ilk cümlededir; Overall, In summary gibi levhalara dikkat et.
- Scanning: belirli bir bilgiyi aramak; sayılar, adlar, anahtar sözcükler ve onların eş anlamlıları.
- Skimming "Bu metin işime yarar mı?", scanning "Aradığım bilgi nerede?" sorusuna cevap verir.
- Hızlı okuma derinlemesine okumanın yerini tutmaz, onu seçer: önce skim, sonra scan, en sonda dikkatli okuma.
- Türkçe köprüsü: göz gezdirmek ve taramak; İngilizcede ana fikir başta, Türkçede çoğu zaman sonda.
Sonraki derse köprü
Dr Holloway, Zeynep'in notunu okuduktan sonra onu üniversitenin düzenlediği çevrim içi bir panele davet ediyor. Panelde dört konuşmacı var: biri Londra'dan, biri Chicago'dan, biri Melbourne'den, biri de Bengaluru'dan. Hepsi aynı dili konuşuyor, ama Zeynep panelin ilk dakikalarında bazı sesleri tanıdığı hâlde anlamakta zorlanıyor. Sesli harfler farklı, bazı ünsüzler farklı, cümlelerin melodisi farklı. İngilizce dünyanın dört bir yanında konuşulur ve her bölgenin kendine özgü bir aksanı vardır. Sıradaki derste farklı aksanları tanımayı öğreneceksin.