Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Denotation sözlük anlamı, connotation çağrışım ve değerlendirmedir.
- Üçlüler: slim / thin / skinny; cosy / small / cramped; thrifty / economical / stingy.
- Kişilik: determined / persistent / stubborn; confident / self-assured / arrogant; curious / inquisitive / nosy.
- Bağlam çağrışımı değiştirir: a cheap flight iyi, cheap furniture kötü; affordable, historic güvenli seçimler.
- Yumuşatılmış ifadeler: pass away, older people, on a low income; aşırıya kaçırma.
- Türkçe üçlüler: ince / zayıf / sıska, tutumlu / idareli / cimri, kararlı / ısrarcı / inatçı.
Merak sorusu
Cumartesi öğleden sonra Mr Wright, Zeynep'in vaka çalışması için yazdığı sokak paragrafını kafenin önündeki bankta okuyor. Paragrafın ilk cümlesi şöyle: "The street is narrow and cramped, with old shops and a crowded pavement." Mr Wright gözlüklerini indiriyor ve kalemle bir sözcüğün üstünü hafifçe çiziyor. Zeynep'e dönüp yumuşak bir sesle, kendi sokağının hiçbir zaman "sıkış tıkış" bir yer olmadığını, olsa olsa "sıcak ve samimi" olduğunu söylüyor. Zeynep şaşırıyor: sokak gerçekten dar, bu bir olgu. Ama Mr Wright'ın gözünde yanlış bir şey söylemiş gibi. Aynı gerçeği anlatan iki sözcükten biri neden kırıcı, öbürü neden sevecen?
Bir sözcüğün sözlükteki anlamına İngilizcede "denotation", o sözcüğün taşıdığı duygu, değerlendirme ve çağrışımlara ise "connotation" denir. "Thin", "slim" ve "skinny" üçü de az kilolu birini anlatır; ama "slim" övgü, "thin" tarafsız, "skinny" ise çoğu zaman olumsuz ya da alaycıdır. C1 düzeyinde bir öğrenci için sözcüğün doğru anlamını bilmek yetmez; doğru çağrışımı seçmek, metnin tonunu ve okurun hissettiklerini belirler. Bu derste olumlu, tarafsız ve olumsuz çağrışımlı sözcük üçlülerini, bağlamın çağrışımı nasıl değiştirdiğini ve hassas konularda yumuşak ifadelerin rolünü öğreneceğiz.
Anlatım
Aynı gerçek, üç farklı ton
Birçok niteliği anlatan üç sözcük vardır: biri olumlu, biri tarafsız, biri olumsuz. Beden için "slim" olumlu, "thin" tarafsız, "skinny" olumsuzdur. Bir mekân için "cosy" olumlu, "small" tarafsız, "cramped" olumsuzdur. Parayla ilgili bir alışkanlık için "thrifty" olumlu, "economical" tarafsız, "stingy" ise olumsuzdur: tutumlu, idareli ve cimri.
Kişilik sözcüklerinde de aynı tablo görülür. "Determined" kararlı, "persistent" ısrarcı, "stubborn" inatçıdır. "Confident" kendine güvenen, "self-assured" kendinden emin, "arrogant" kibirlidir. "Curious" meraklı, "inquisitive" soru soran, "nosy" ise burnunu her şeye sokan biridir. Seçtiğin sözcük, anlattığın kişi hakkında ne düşündüğünü de söyler.
Bağlam çağrışımı değiştirir
Bir sözcüğün çağrışımı her zaman sabit değildir; bağlam onu değiştirebilir. "Cheap" bir fiyat için olumlu olabilir, "a cheap flight"; ama bir ürünün kalitesi için olumsuzdur, "cheap furniture". Bu yüzden bir ürünü överken "inexpensive" ya da "affordable" daha güvenli sözcüklerdir. "Old" da benzer biçimde çalışır: "an old friend" sevecen, "old shops" tarafsız ya da biraz olumsuz, "historic shops" ise olumlu ve saygılıdır.
Metnin türü de önemlidir. Bir reklam metninde olumlu çağrışımlar beklenir: "a charming, compact street". Akademik bir vaka çalışmasında ise tarafsız sözcükler tercih edilir: "a narrow street with small, long-established shops". Tarafsız ton, yazarın bir şeyi övmediğini ya da yermediğini, yalnızca betimlediğini gösterir.
Yumuşatılmış ifadeler
Hassas konularda İngilizce, sert ya da kırıcı sözcüklerin yerine yumuşatılmış ifadeler kullanır; bunlara "euphemism" denir. "Die" yerine "pass away", "old people" yerine "older people" ya da "the elderly", "unemployed" yerine bazen "between jobs" kullanılır. "Poor" yerine resmî metinlerde "on a low income" tercih edilir.
Bu ifadeler kibarlık ve saygı taşır, ama aşırıya kaçtığında metni belirsiz ve samimiyetsiz hâle getirebilir. Resmî bir raporda "the neighbourhood faces some economic challenges" demek, "the neighbourhood is poor" demekten daha saygılıdır; ama okur gerçeği görmek istiyorsa, sayılar ve olgular da eklenmelidir.
Beden ve kişi sözcüklerinde dikkat
İnsanların bedenini ve görünüşünü anlatan sözcükler, çağrışım bakımından en hassas olanlardır. "Skinny" ve "fat" gibi sözcükler, özellikle başkası için kullanıldığında kırıcıdır. Birini anlatmak gerekiyorsa tarafsız ya da olumlu sözcükler seçmek, ya da görünüş yerine başka özellikler üzerine konuşmak daha saygılıdır.
Kişilik sözcüklerinde de aynı özen gerekir. Bir iş arkadaşı için "stubborn" yerine "determined", "bossy" yerine "assertive" demek, aynı davranışı hem daha adil hem de daha yapıcı bir çerçevede anlatır. Hangi sözcüğü seçtiğin, çoğu zaman karşındakine nasıl baktığını gösterir.
Türkçe köprüsü
Türkçede de aynı üçlüler vardır ve Türkçe konuşanlar çağrışım kavramını sezgiyle bilir. "İnce", "zayıf" ve "sıska" sözcükleri İngilizcedeki "slim", "thin" ve "skinny" sıralamasıyla neredeyse birebir örtüşür. "Tutumlu", "idareli" ve "cimri" ile "kararlı", "ısrarcı" ve "inatçı" da aynı basamakları izler.
Sorun, iki dilin üçlüleri her zaman aynı yerden kesmemesidir. Türkçede "yaşlı" tarafsız bir sözcüktür ve günlük dilde saygısız sayılmaz; İngilizcede ise "old people" biraz sert duyulabilir ve "older people" ya da "the elderly" daha uygundur. Türkçedeki "ucuz" da İngilizcedeki "cheap" gibi iki yüzlüdür: "ucuz bilet" iyi, "ucuz mobilya" ise kötü bir çağrışım taşır.
Mr Wright'ın itirazının Türkçe karşılığı çok tanıdıktır. Türkçede de kendi mahallesi için "dar sokak" diyen birine, bir komşu "Dar değil, şirin" diyebilir. İki dilde de mekânları anlatan sözcükler, o mekâna duyulan sevgiyi ya da mesafeyi taşır.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep paragrafı akşam yeniden yazıyor. Akademik bir metin olduğu için ne övgü ne yergi seçiyor, tarafsız ve saygılı bir ton kuruyor.
"Cramped" yerine "compact", "old shops" yerine "long-established shops", "crowded" yerine "busy" geldi. Sakinlerin sıcak bakışı ise yazarın kendi değerlendirmesi olarak değil, onların sözü olarak aktarıldı: "residents describe the atmosphere as friendly". Böylece metin hem tarafsız kaldı hem de Mr Wright'ın hissettiklerine yer açtı.
Mr Wright yeni paragrafı okuyunca başını sallıyor ve Zeynep'e kısa bir not bırakıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "My colleague is very stubborn, which is why she's so good at her job." ✓ "My colleague is very determined, which is why she's so good at her job." "Stubborn" olumsuz bir çağrışım taşır ve bir övgü cümlesinde çelişki yaratır; olumlu bir nitelik anlatılıyorsa "determined" doğru sözcüktür.
Hata, sözlükte aynı anlamı veren sözcükleri çağrışımlarına bakmadan birbirinin yerine kullanmaktan gelir.
"Cheap" sözcüğünü bir ürünü överken kullanmak da sık görülür: "This is a cheap and beautiful dress" cümlesi, elbisenin kalitesiz olduğunu da düşündürebilir; "affordable" ya da "reasonably priced" daha güvenlidir. Bir de akademik bir metne olumlu ya da olumsuz yüklü sözcükler doldurmaktan kaçın; orada tarafsız betimleme ve kaynağı belli değerlendirmeler güven yaratır.
Mini alıştırma
- "Slim", "thin" ve "skinny" sözcüklerini olumludan olumsuza doğru sırala.
- "Nosy" sözcüğünün olumlu bir karşılığını yaz.
- "The hotel room was cramped" cümlesini bir tatil ilanı için olumlu hâle getir.
- "This phone is cheap" cümlesini kaliteyi küçümsemeden yeniden yaz.
- Akademik bir metinde "old people" yerine hangi ifade daha uygundur?
Cevaplar
- Slim, thin, skinny.
- Curious. ya da Inquisitive.
- The hotel room was cosy. ya da The hotel room was compact.
- This phone is affordable. ya da This phone is reasonably priced.
- Older people. ya da The elderly.
Sesli tekrar görevi
Son olarak bir araştırmacı gibi tarafsız sözcüklerle anlat: "small", "long-established", "busy". Ardından tanıdığın bir kişiyi iki kez tanımla: bir kez "stubborn" ve "bossy" ile, bir kez de "determined" ve "assertive" ile. Kaydını dinlerken her versiyonda sesinin tonunun da seçtiğin sözcüklerin çağrışımına eşlik edip etmediğine kulak ver.
Özet kartı
- Denotation sözlük anlamı, connotation çağrışım ve değerlendirmedir.
- Üçlüler: slim / thin / skinny; cosy / small / cramped; thrifty / economical / stingy.
- Kişilik: determined / persistent / stubborn; confident / self-assured / arrogant; curious / inquisitive / nosy.
- Bağlam çağrışımı değiştirir: a cheap flight iyi, cheap furniture kötü; affordable, historic güvenli seçimler.
- Yumuşatılmış ifadeler: pass away, older people, on a low income; aşırıya kaçırma.
- Türkçe üçlüler: ince / zayıf / sıska, tutumlu / idareli / cimri, kararlı / ısrarcı / inatçı.
Sonraki derse köprü
Pazartesi Hannah, Zeynep'in vaka çalışmasını okurken bir alışkanlığını fark ediyor: Zeynep aynı fikri anlatırken hep aynı sözcük biçimini kullanıyor ve bu yüzden bazı cümleleri tekrarlı ve beceriksiz görünüyor. Hannah ona küçük bir oyun öneriyor: tek bir kökten, bir fiilden, bir isimden, bir sıfattan ve bir zarftan oluşan bir aile çıkarmak. Böylece aynı fikir, cümlenin ihtiyacına göre farklı biçimlerde ifade edilebilir. Sıradaki derste kelime aileleriyle kelime hazneni katlamayı öğreneceksin.