Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İleri öbek fiiller soyut ve mecazlıdır: iron out, pan out, rule out, weigh up, phase in, dwell on.
- Sorun ve plan: iron out, sort out, draw up, run into; süreç ve sonuç: pan out, phase in/out, bring about.
- Ayrılabilir: rule it out, draw it up; ayrılamaz: look into it, run into problems.
- Üç sözcüklü: come up against, face up to, get round to, cut back on.
- Öbek fiilden isim: a breakdown, a follow-up, a rollout, cutbacks; isimde vurgu başta.
- Düzey: öbek fiil konuşmada doğal, resmî yazıda tek sözcüklü karşılık: look into / investigate.
Merak sorusu
Çarşamba sabahı stüdyoda ikinci aşamanın planlama toplantısı var. Owen ayağa kalkıp planını anlatıyor, heyecanla ve hızla: "Right, so first we need to iron out a few details with the council. The lighting idea didn't really pan out, so let's rule it out for now. I suggest we phase in the new signs over three months, and we shouldn't dwell on the budget too much." Zeynep not alıyor, ama bir yerde kalemi duruyor. Her cümlede küçük bir fiil ve arkasında bir edat var: "iron out", "pan out", "rule out", "phase in", "dwell on". Sözcüklerin hepsini tek tek biliyor; ütülemek, tava, kural, evre, oturmak. Ama bir araya gelince anlamları hiç tahmin edilemiyor. Bu fiiller neden bu kadar kaygan?
Owen'ın cümlelerindeki fiiller, İngilizcede "phrasal verb" denen öbek fiillerdi. Önceki seviyelerde "get up", "look for", "give up" gibi günlük öbek fiilleri öğrenmiştin. C1 düzeyindeki öbek fiiller ise çoğu zaman soyut ve mecazlıdır: bir ütünün kırışıklığı düzeltmesi gibi bir sorunun "düzeltilmesi", bir tavada altın aramak gibi bir fikrin "sonuç vermesi". Bu fiiller iş hayatının, toplantıların ve haberlerin dilinde çok sık kullanılır. Bu derste en sık kullanılan ileri öbek fiilleri, onların ayrılabilir ve ayrılamaz yapılarını, üç sözcüklü öbek fiilleri ve bu fiillerden türeyen isimleri öğreneceğiz.
Anlatım
Sorunlar ve planlar
İş hayatında sorunları ve planları anlatan öbek fiiller çok sık kullanılır. "Iron out" bir sorunu ya da ayrıntıları düzeltip çözmektir: "We need to iron out a few details." "Sort out" benzer biçimde bir sorunu halletmektir, ama daha günlüktür. "Draw up" bir plan, bir liste ya da bir sözleşme hazırlamaktır: "Let's draw up a timeline." "Run into" beklenmedik bir sorunla karşılaşmaktır: "We ran into trouble with the supplier." Hepsi bir iş sürecinin farklı anlarını tek bir kısa ifadeyle adlandırır.
"Rule out" bir seçeneği elemek, olasılık dışı bırakmaktır: "We can't rule out further delays." "Weigh up" iki seçeneği tartmak, avantajlarını ve dezavantajlarını karşılaştırmaktır: "We need to weigh up the costs and benefits." Bu fiiller, bir karar sürecinin adımlarını tek sözcükle anlatır.
Sonuçlar, süreçler ve dikkat
Bazı öbek fiiller bir sürecin ya da sonucun nasıl geliştiğini anlatır. "Pan out" bir şeyin sonuçlanma biçimidir ve çoğu zaman olumsuz cümlede kullanılır: "The lighting idea didn't pan out." "Phase in" bir şeyi aşama aşama devreye sokmak, "phase out" ise aşama aşama kaldırmaktır: "The old signs will be phased out by spring." "Bring about" bir değişikliğe yol açmaktır: "The project brought about real change."
Dikkati ve düşünceyi anlatan fiiller de vardır. "Dwell on" bir konu üzerinde gereğinden fazla durmak, takılıp kalmaktır: "Let's not dwell on the delay." "Factor in" bir unsuru hesaba katmaktır: "We should factor in the cost of lighting." "Look into" bir konuyu araştırmak, incelemektir: "I'll look into the lettering issue." Toplantılarda bu üç fiil neredeyse her gün duyulur.
Ayrılabilir, ayrılamaz ve üç sözcüklü
Bazı öbek fiiller ayrılabilir: nesne fiil ile edatın arasına girebilir. "Draw up a plan" ve "draw a plan up" ikisi de doğrudur. Ama nesne bir zamirse, mutlaka araya girer: "draw it up", asla "draw up it" değil. "Rule out", "phase in" ve "iron out" da bu gruptadır: "rule it out", "phase them in", "iron them out".
Bazıları ise ayrılamaz; nesne her zaman edattan sonra gelir: "look into the issue", "look into it"; "run into problems", "run into them"; "dwell on the past". Üç sözcüklü öbek fiiller de ayrılamaz: "come up against resistance" bir engelle karşılaşmak, "face up to a problem" bir sorunla yüzleşmek, "get round to something" sonunda bir işe vakit bulmak, "cut back on spending" harcamaları kısmaktır.
Öbek fiilden türeyen isimler
Birçok öbek fiil, bir isim olarak da kullanılır ve bu isimler iş dilinde çok yaygındır. "Break down" fiilinden "a breakdown", yani bir döküm ya da arıza; "follow up" fiilinden "a follow-up", yani bir takip; "roll out" fiilinden "a rollout", yani yaygın bir kullanıma sunma; "cut back" fiilinden "cutbacks", yani kesintiler türer.
Bu isimlerde vurgu çoğu zaman ilk hecededir: "a BREAKdown", "a FOLlow-up". Fiil hâlinde ise vurgu çoğu zaman edata kayar: "to break DOWN", "to follow UP". Bu vurgu farkı, konuşmada fiili isimden ayırmanın en kolay yoludur.
Türkçe köprüsü
Türkçede de anlamı parçalarından tahmin edilemeyen birleşik fiiller ve deyimsel fiiller vardır: "üstesinden gelmek", "göz önünde bulundurmak", "ortaya çıkmak", "gözden geçirmek". "Göz önünde bulundurmak" İngilizcedeki "factor in" ile, "gözden geçirmek" ise "look over" ya da "go over" ile iyi eşleşir. Türkçe konuşanlar bu yüzden öbek fiil kavramına yabancı değildir; zorluk, İngilizcedeki edatların anlamı nasıl değiştirdiğini sezmektir.
Önemli bir fark, İngilizce öbek fiillerin çoğu zaman bir Latince kökenli tek sözcüklü fiille karşılanabilmesidir: "look into" yerine "investigate", "put off" yerine "postpone", "carry out" yerine "conduct", "phase out" yerine "discontinue". Önceki modülde gördüğün düzey farkı burada da işler: öbek fiil konuşmada ve yarı resmî yazıda doğaldır, tek sözcüklü fiil ise resmî ve akademik yazıda tercih edilir.
Türkçe konuşanların sık yaptığı bir şey, öbek fiillerden kaçınıp hep tek sözcüklü, resmî fiilleri kullanmaktır. Bu, yazıda sorun olmaz, ama konuşmada yapay ve mesafeli duyulabilir. Owen'ın toplantıdaki doğal akışı, tam da bu öbek fiillerden gelir.
Gerçek hayattan örnekler
Toplantıdan sonra Zeynep, Owen'ın planını belediye için resmî bir özete dönüştürüyor ve öbek fiillerin bir kısmını tek sözcüklü fiillerle değiştiriyor.
"Iron out" "resolve", "rule out" "exclude", "phase in" ise "introduce gradually" oldu. Anlam aynı kaldı, ama düzey resmîleşti. Owen özeti okuyunca gülüyor: aynı plan, ama takım elbise giymiş.
Akşam Zeynep, Sophie'ye günü anlatırken bu kez öbek fiilleri kendisi kullanıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "We need to rule out it." ✓ "We need to rule it out." Ayrılabilir bir öbek fiilde nesne bir zamirse, zamir fiil ile edatın arasına girmek zorundadır.
Hata, öbek fiili tek bir blok sanmaktan ve Türkçedeki gibi nesneyi fiilin sonuna eklemekten gelir.
Ayrılamaz fiilleri ayırmak da bir kaymadır: "look the issue into" yanlıştır, "look into the issue" doğrudur. Bir de "pan out" fiilini her zaman olumlu sanmaktan kaçın: çoğu zaman "didn't pan out" ya da "Let's see how it pans out" gibi belirsiz ya da olumsuz bağlamlarda kullanılır. Son olarak resmî bir raporu öbek fiillerle doldurmak, metnin düzeyini düşürür; orada tek sözcüklü karşılıklar daha uygundur.
Mini alıştırma
- "Bir sorunla karşılaştık" cümlesini "run into" ile çevir.
- "We need to draw up a plan" cümlesinde "a plan" yerine "it" kullanarak yeniden yaz.
- "Investigate" fiilinin öbek fiil karşılığı nedir?
- "Eski tabelalar aşama aşama kaldırılacak" cümlesini "phase out" ile çevir.
- "Look into" ayrılabilir mi, ayrılamaz mı? Bir zamirle örnek cümle kur.
Cevaplar
- We ran into a problem.
- We need to draw it up.
- Look into.
- The old signs will be phased out.
- Ayrılamaz: I'll look into it.
Sesli tekrar görevi
Ardından aynı planı resmî bir rapor cümlesiyle yeniden söyle ve öbek fiilleri tek sözcüklü karşılıklarla değiştir: "resolve", "encounter", "exclude", "consider", "introduce gradually", "investigate". Son olarak iki zamirli cümle kur: "rule it out", "look into it". Kaydını dinlerken öbek fiillerde vurgunun edata düştüğünü ve zamirin doğru yerde olduğunu kontrol et.
Özet kartı
- İleri öbek fiiller soyut ve mecazlıdır: iron out, pan out, rule out, weigh up, phase in, dwell on.
- Sorun ve plan: iron out, sort out, draw up, run into; süreç ve sonuç: pan out, phase in/out, bring about.
- Ayrılabilir: rule it out, draw it up; ayrılamaz: look into it, run into problems.
- Üç sözcüklü: come up against, face up to, get round to, cut back on.
- Öbek fiilden isim: a breakdown, a follow-up, a rollout, cutbacks; isimde vurgu başta.
- Düzey: öbek fiil konuşmada doğal, resmî yazıda tek sözcüklü karşılık: look into / investigate.
Sonraki derse köprü
Hafta sonu Zeynep, vaka çalışmasına sokağı anlatan bir paragraf ekliyor ve taslağı okuması için Mr Wright'a veriyor. Mr Wright bir sözcüğün altını çiziyor: Zeynep sokağı "dar ve sıkışık" anlamına gelen bir sözcükle tanımlamış. "It's not cramped, dear," diyor gülümseyerek, "it's cosy." İki sözcük aynı fiziksel gerçeği anlatıyor, ama biri şikâyet, öbürü sevgi taşıyor. İngilizcede sözcükler sözlük anlamlarının ötesinde olumlu, olumsuz ya da tarafsız bir çağrışım taşır. Sıradaki derste kelimenin çağrışımını öğreneceksin.