Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- -ing ile: aynı anda ya da sebep; Strolling by the sea, we watched the sunset.
- Having + geçmiş ortaç: önce biten iş; Having finished the draft, she sent it.
- Geçmiş ortaçla: edilgen anlam; Built in 1932, the cinema is now a community centre.
- Bağlaçla: After landing, Before leaving, While waiting.
- Altın kural: yan cümlenin gizli öznesi ana cümlenin öznesiyle aynı olmalı.
- Türkçedeki "-ken, -erek, -ince, -dikten sonra" = participle clause; ama Türkçede özne farklı olabilir, İngilizcede olamaz.
Merak sorusu
Perşembe öğleden sonra Zeynep, toplum merkezinde Helen'in masasının başında. İkisi bülten yazısının son satırlarına bakıyor. Helen bir cümleyi kalemle işaretliyor: "When we were strolling by the sea on our last evening, we watched the most beautiful sunset." Gülümsüyor: "Lovely, but a bit long. Try this: Strolling by the sea on our last evening, we watched the most beautiful sunset." Zeynep iki cümleyi yan yana okuyor. Anlam aynı, ama ikincisi daha kısa, daha akıcı, daha yazı diline uygun.
Helen'in önerisi, "when we were strolling" yan cümlesini tek bir fiil biçimine, "strolling" sözcüğüne indirdi. Özne tekrar edilmedi, çünkü iki kısım da aynı özneye, "we" zamirine aitti. İngilizcede bu kısaltılmış yan cümlelere participle clauses denir. Yazı dilinde, öykülerde ve haberlerde çok sık kullanılırlar. Türkçede benzer bir işi "-erek", "-ken", "-ince" gibi zarf-fiil ekleri görür: "Sahilde yürürken gün batımını gördük." Şimdi bu şık yapıları kurmayı öğrenelim.
Anlatım
-ing ile: aynı anda ya da sebep
Fiilin "-ing" biçimiyle başlayan bir yan cümle, çoğu zaman ana cümleyle aynı anda olan bir işi anlatır: "Strolling by the sea, we watched the sunset." Yani, sahilde yürürken. Aynı yapı bir sebebi de anlatabilir: "Feeling tired after the trip, Zeynep went to bed early." Yani, yorgun hissettiği için.
Yan cümle ana cümlenin arkasına da gelebilir: "Zeynep sat on the balcony, watching the ferries." Burada iki iş aynı anda oluyor: oturuyor ve vapurları izliyor.
Having + geçmiş ortaç: önce biten iş
Bir iş ana cümledeki işten önce tamamlandıysa "having" ve geçmiş ortaç kullanılır: "Having finished the draft, Zeynep sent it to Helen." Önce taslak bitti, sonra gönderildi. Bu yapı, iki işin sırasını açıkça gösterir.
Geçmiş ortaçla: edilgen anlam
Yan cümle edilgen bir anlam taşıyorsa, doğrudan geçmiş ortaçla başlar: "Built in 1932, the old cinema is now a community centre." Yani, 1932'de yapılmış olan eski sinema. "Written in simple English, the article is easy to read." Burada özne işi yapan değil, işten etkilenendir.
Bağlaçlarla: after, before, while, when
Zamanı açıkça göstermek için bir bağlaç ve "-ing" biçimi birlikte kullanılabilir: "After landing in London, I went straight to work." "Before leaving İzmir, I bought some olives for Sophie." "While waiting for my suitcase, I met a friendly family." Bu biçimler, anlamı belirsiz bırakmadan cümleyi kısaltır.
Altın kural: özne aynı olmalı
Participle clause yapısında yan cümlenin gizli öznesi, ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır. "Strolling by the sea, we watched the sunset" doğrudur, çünkü yürüyen de gören de "we". Ama "Strolling by the sea, the sunset was beautiful" yanlıştır, çünkü bu cümleye göre gün batımı sahilde yürüyordur. Bu hataya İngilizcede "dangling participle", yani sarkan ortaç denir.
Türkçe köprüsü
Türkçenin zarf-fiil ekleri bu yapının en yakın karşılığıdır. "-ken" aynı anda olan işi: "Sahilde yürürken" → "Strolling by the sea". "-erek" hem aynı anı hem yolu: "Vapurları izleyerek balkonda oturdu" → "She sat on the balcony, watching the ferries". "-ince" ya da "-dikten sonra" önce biten işi: "Taslağı bitirince" → "Having finished the draft" ya da "After finishing the draft".
Asıl fark özne kuralındadır. Türkçede zarf-fiilli yan cümlenin öznesi ana cümleden farklı olabilir: "Ben eve gelince annem çıktı." Bu cümlede gelen ben, çıkan annem. İngilizcede participle clause bunu yapamaz; özne farklıysa tam bir yan cümle gerekir: "When I got home, my mother went out." "Getting home, my mother went out" yazılırsa, eve gelen annem olur.
Türkçede edilgen zarf-fiiller de yaygındır: "1932'de yapılan sinema" ya da "1932'de yapılmış olan sinema". İngilizcede bu anlam cümlenin başında geçmiş ortaçla kurulur: "Built in 1932, …". Türkçe bilgiyi ismin önüne koyar; İngilizce onu cümlenin başına, virgülle ayırarak taşır.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep, Helen'in önerisiyle yazının son paragrafını yeniden yazıyor.
Paragrafta üç farklı participle clause vardı: "Having spent" önce biten bir işi, "Looking down" aynı anda olan bir işi, "Arriving" ise bir anı anlattı. Üç yan cümlenin de öznesi "I" olduğu için hepsi doğruydu.
Helen paragrafı okuyunca kısa bir not yazıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Strolling by the sea, the sunset was beautiful." ✓ "Strolling by the sea, we watched a beautiful sunset." Participle clause yapısında yan cümlenin öznesi ana cümleninkiyle aynı olmalıdır.
Yanlış cümle, gün batımının sahilde yürüdüğünü söyler. Hata, Türkçedeki zarf-fiillerin farklı öznelerle kullanılabilmesinden ve bu alışkanlığın İngilizceye taşınmasından gelir.
"Having" yapısını gereksiz yere kullanmak da sık görülür: "Having walked along the seafront, we watched the sunset" dersen, önce yürümeyi bitirdiğini, sonra gün batımını gördüğünü söylersin. İki iş aynı anda oluyorsa sade "-ing" biçimi yeterlidir: "Strolling by the sea…".
Mini alıştırma
- "Kapıyı açarken telefonum çaldı" cümlesindeki özne sorununu düşün ve doğru İngilizce cümleyi kur.
- "When she finished her coffee, she left" cümlesini "having" ile kısalt.
- "The book was written in 1950. It is still popular" cümlelerini bir participle clause ile birleştir.
- "Feeling hungry, the pizza looked delicious" cümlesindeki hatayı düzelt.
- "Before I left the house, I checked the windows" cümlesini "before + -ing" ile kısalt.
Cevaplar
- Özneler farklı olduğu için tam yan cümle gerekir: While I was opening the door, my phone rang.
- Having finished her coffee, she left.
- Written in 1950, the book is still popular.
- Feeling hungry, I thought the pizza looked delicious.
- Before leaving the house, I checked the windows.
Sesli tekrar görevi
Ardından edilgen bir bilgiyle bir yeri anlat: "Built in the 1800s, my grandparents' house is full of stories." Bir bağlaçla bir cümle kur: "After arriving home, …". Son olarak "Walking to the bus stop…" ile bir cümle başlat ve ana cümlenin öznesinin gerçekten yürüyen kişi olduğundan emin ol. Kaydını dinlerken her yan cümlenin öznesinin ana cümleyle aynı olduğunu kontrol et.
Özet kartı
- -ing ile: aynı anda ya da sebep; Strolling by the sea, we watched the sunset.
- Having + geçmiş ortaç: önce biten iş; Having finished the draft, she sent it.
- Geçmiş ortaçla: edilgen anlam; Built in 1932, the cinema is now a community centre.
- Bağlaçla: After landing, Before leaving, While waiting.
- Altın kural: yan cümlenin gizli öznesi ana cümlenin öznesiyle aynı olmalı.
- Türkçedeki "-ken, -erek, -ince, -dikten sonra" = participle clause; ama Türkçede özne farklı olabilir, İngilizcede olamaz.
Sonraki derse köprü
Cuma sabahı Zeynep bahar sergisi için üç afiş fikrini toplum merkezine götürüyor. Maya ilk taslağa bakıp duraksıyor, sonra vurgulu bir tonla konuşuyor: mavi olanı gerçekten beğendiğini, şüphe duymadığını anlatmak istiyor. İngilizcede bir fikri vurgulamak ya da bir şüpheyi gidermek için, olumlu bir cümleye bile küçük bir yardımcı fiil eklenebilir. Sıradaki derste vurgulu "do" yapısını öğreneceksin.