Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Although / though / even though + cümle: Although it rained, we went out.
- However + virgül, iki ayrı cümle arasında: … home. However, I miss İzmir; ya da noktalı virgülle.
- Despite / in spite of + isim ya da -ing: Despite the rain, Despite losing my suitcase.
- Despite the fact that + cümle; çoğu zaman although daha sade.
- While / whereas: iki durumu karşılaştırmak.
- Türkçedeki "-e rağmen" isimle despite, cümleyle although; bir cümlede tek bağlaç, "although … but" değil.
Merak sorusu
Pazartesi sabahı uçak havalanalı yarım saat oldu. Zeynep dizüstü bilgisayarını açıyor ve toplum merkezinin bülteni için yolculuğunu anlatan kısa bir yazıya başlıyor. İlk taslağı okuyunca yüzünü buruşturuyor: "My suitcase got lost, but the trip was wonderful. London is my home now, but I miss İzmir. It rained in London, but it was sunny in İzmir." Üç cümle, üç kez "but". Yazı doğru, ama tekdüze ve bir çocuk ödevi gibi duruyor.
Zeynep'in anlatmak istediği şey karşıtlıklardı: kayıp bavul ile harika gezi, Londra'daki ev ile İzmir özlemi. "But" bu işi görür, ama bir metinde tek başına kalınca sıkıcı olur. İngilizcede karşıtlık bağlamanın başka yolları da var: "although", "however", "despite". Her birinin cümle içinde kendi yeri, kendi noktalaması ve kendi dilbilgisi kuralı var. Türkçede de benzer bir zenginlik bulunur: "ama", "rağmen", "olsa da", "ancak". Şimdi bu bağlaçları bir metni zenginleştirecek biçimde kullanmayı öğrenelim.
Anlatım
Although, though, even though + cümle
"Although" iki cümleyi birbirine bağlar ve arkasından bir özne ile bir fiil gelir: "Although my suitcase got lost, the trip was wonderful." Karşıtlık cümlenin başında da, ortasında da durabilir: "The trip was wonderful, although my suitcase got lost." Karşıtlık öne alınınca iki yarım bir virgülle ayrılır. "Though" aynı anlamdadır ve günlük konuşmada daha sık duyulur. "Even though" ise karşıtlığı güçlendirir: "Even though it rained every day, we enjoyed London." Anlam şudur: yağmur bir engel gibiydi, ama yine de keyif aldık.
However: iki cümle arasında köprü
"However" iki ayrı cümleyi birbirine bağlar ve genellikle ikinci cümlenin başında, arkasında bir virgülle gelir: "London is my home now. However, I miss İzmir every day." Daha resmî yazıda iki cümle noktalı virgülle de birleştirilebilir: "London is my home now; however, I miss İzmir." "However" bir bağlaç değil, bir zarftır; bu yüzden iki cümleyi yalnızca virgülle birleştiremez. "London is my home, however I miss İzmir" gibi bir cümle, yazıda yanlış kabul edilir. "Nevertheless" da benzer bir iş görür, ama daha resmî ve daha güçlüdür.
Despite ve in spite of + isim ya da -ing
"Despite" ve "in spite of" arkasından bir cümle değil, bir isim ya da "-ing" alan bir fiil gelir: "Despite the rain, we enjoyed the day." "Despite losing my suitcase, I had a great time." "In spite of" aynı anlamdadır, yalnızca daha uzundur. Bir cümleyi "despite" ile bağlamak istersen "the fact that" araya girer: "Despite the fact that it rained, we enjoyed the day." Ama bu yapı uzundur; çoğu zaman "although" daha sade bir seçimdir.
While ve whereas: iki şeyi karşılaştırmak
İki farklı durumu yan yana koyarken "while" ya da daha resmî "whereas" kullanılır: "It was raining in London, while it was sunny in İzmir." Burada bir engelden değil, bir farktan söz edilir. İki taraf da eşit ağırlıktadır.
Türkçe köprüsü
Türkçedeki "-e rağmen" yapısı İngilizcede iki farklı yola ayrılır. Bir isimle geldiğinde "despite" olur: "Yağmura rağmen" → "Despite the rain". Bir cümleyle geldiğinde, yani "-mesine rağmen" biçiminde, "although" ya da "despite + -ing" olur: "Bavulum kaybolmasına rağmen" → "Although my suitcase got lost" ya da "Despite losing my suitcase". Türkçedeki tek bir "rağmen" sözcüğü, İngilizcede isim ya da cümle ayrımına göre farklı yapılar ister.
Türkçedeki "ama", "fakat" ve "ancak" sözcükleri İngilizcede "but" ve "however" ile karşılanır. "Ancak" özellikle yazı dilinde bir cümlenin başında gelir ve "However" ile iyi örtüşür: "Londra artık evim. Ancak İzmir'i özlüyorum." → "London is my home now. However, I miss İzmir."
Türkçeden gelen bir alışkanlık, iki bağlacı aynı cümlede kullanmaktır: "Although it rained, but we went out." Türkçede "Her ne kadar yağmur yağsa da, ama dışarı çıktık" gibi çifte vurgular konuşmada duyulabilir; İngilizcede ise bir cümlede yalnızca bir karşıtlık bağlacı kullanılır.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep taslağını baştan yazıyor. Yeni hâli çok daha akıcı ve tek bir "but" bile içermiyor.
Zeynep'in yeni taslağında üç "but" yerine üç farklı araç çalıştı: "Although" bir cümleyle, "Despite" bir isimle, "however" ise noktalı virgülle bağlanan iki cümle arasında. Metin aynı karşıtlıkları anlatıyor, ama artık daha olgun ve daha akıcı.
İnişte telefonu açınca Helen'den kısa bir mesaj görüyor. Helen de karşıtlık bağlaçlarını ustaca kullanıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Despite it rained, we went out." ✓ "Despite the rain, we went out." ya da "Although it rained, we went out." "Despite" arkasından bir cümle gelmez; bir isim ya da "-ing" gelir.
Hata, Türkçedeki "yağmasına rağmen" yapısını kelime kelime "despite" ile karşılamaya çalışmaktan gelir; oysa bu yapı bir cümle taşıdığı için İngilizcede "although" daha uygundur.
İki bağlacı birlikte kullanmak da sık görülür: "Although it was late, but we stayed." İngilizcede bir karşıtlık için tek bir bağlaç yeterlidir: "Although it was late, we stayed" ya da "It was late, but we stayed." "However" ile yalnızca virgül kullanmak da yazıda bir hatadır: "It was late, however we stayed." Doğrusu: "It was late. However, we stayed."
Mini alıştırma
- "Yorgun olmasına rağmen işe gitti" cümlesini "although" ile çevir.
- Aynı cümleyi "despite" ile çevir.
- "Despite she was ill, she came" cümlesini düzelt.
- "The hotel was expensive. However, it was worth it" cümlesini Türkçeye çevir.
- "Although the food was cold, but we ate it" cümlesindeki hatayı bul.
Cevaplar
- Although she was tired, she went to work.
- Despite being tired, she went to work.
- Despite being ill, she came. ya da Although she was ill, she came.
- Otel pahalıydı. Ancak buna değdi.
- İki bağlaç birlikte kullanılmış; "but" çıkarılmalı: Although the food was cold, we ate it.
Sesli tekrar görevi
Özet kartı
- Although / though / even though + cümle: Although it rained, we went out.
- However + virgül, iki ayrı cümle arasında: … home. However, I miss İzmir; ya da noktalı virgülle.
- Despite / in spite of + isim ya da -ing: Despite the rain, Despite losing my suitcase.
- Despite the fact that + cümle; çoğu zaman although daha sade.
- While / whereas: iki durumu karşılaştırmak.
- Türkçedeki "-e rağmen" isimle despite, cümleyle although; bir cümlede tek bağlaç, "although … but" değil.
Sonraki derse köprü
Zeynep yazısını Helen'e gönderiyor. Helen kısa bir cevap yazıyor: yazı çok güzel, ama okurlar bazı nedenleri merak edecek. Bavul neden gecikti? Zeynep İzmir'e neden gitti, ne amaçla? Bir metinde bir sebebi ya da bir amacı açıkça bağlamak, karşıtlıkları bağlamak kadar önemli. Sıradaki derste "due to", "so that" ve "in order to" ile sebep ve amaç anlatmayı öğreneceksin.