İçeriğe geç

Ders EN4.12 · B2 · Modül 4.2 · Tekrar

Tekrar — İleri Koşul Yapıları

1.227 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Geçmişi hayalde değiştirmek: koşulda had ve geçmiş ortaç, sonuçta would have.
  2. Mixed: geçmiş koşul + bugünkü sonuç ya da bugünkü durum + geçmiş sonuç.
  3. Dilekte fiil bir basamak inerse bugünü, iki basamak inerse geçmişi anlatır; would dışarıdaki bir değişikliği bekler.
  4. Duygu yoğunsa If only; hem bugüne hem geçmişe uyar.
  5. Gecikmiş iş için It's time, tercih için I'd rather; başka bir özne gelince ikisinde de geçmiş zaman.
  6. Türkçede tek "-se" ailesi; İngilizcede gerçek dışılık için fiil bir adım geriye itilir.

Merak sorusu

Pazar akşamı, İzmir'deki son gece. Annesi masayı donatmış: zeytinyağlılar, dolma, fırından yeni çıkmış börek. Babası bu akşam sofrada yalnızca İngilizce konuşacağına söz vermiş ve buna gülerek sadık kalıyor. Çay bardağını kaldırıyor: "If you hadn't come this month, we wouldn't be sitting here together tonight." Zeynep gözlerinin dolduğunu hissediyor: "I wish this evening didn't have to end."

Sofradaki konuşmalarda son modülün bütün yapıları iş başında. Geçmişi hayalde değiştiren cümleler, iki zaman dilimine yayılan koşullar, bugüne ve geçmişe dair dilekler, gecikmiş işler ve tercihler. Bu tekrar, veda yemeğini masanın başından sonuna izliyor ve her cümlede hangi yapının kullanıldığını gösteriyor.

Anlatım

Geçmişi değiştirmek: third conditional

Yemeğin başında Zeynep, uçaktaki yolculuğu hatırlıyor: "If I hadn't sat next to Margaret, I wouldn't have learned so much about İzmir's English community." Koşul da sonuç da geçmişe bakıyordu: "hadn't sat", "wouldn't have learned". Margaret'in yanına oturdu ve çok şey öğrendi; cümle, olmayan bir geçmişi hayal ederek bu gerçeği vurguladı.

Babası da bir zincir kuruyor: "If you hadn't grown up here, you wouldn't have loved the sea so much. And if you hadn't loved the sea, you would never have become a designer of such blue posters!" Bir sonucun, bir sonraki koşula dönüştüğü tanıdık bir zincir.

Geçmiş ile şimdi: mixed conditionals

Babasının masadaki ilk sözü bir karışık koşuldu: "If you hadn't come this month, we wouldn't be sitting here together tonight." Koşul geçmişte, sonuç bu akşamdaydı. Annesi Türkçe bir şey söylüyor, Zeynep çeviriyor: "Mum says if Dad weren't so stubborn, he would have learned English years ago!" Bu kez koşul babasının bugün de süren inatçılığı, sonuç ise geçmişte olmayan bir şeydi.

Dilekler: bugün ve geçmiş

Zeynep'in dilekleri iki zamana yayılıyor. Bugüne dair: "I wish this evening didn't have to end." "I wish London were closer." Geçmişe dair: "I wish I had brought Sophie with me. She would have loved this food." Annesi, babasının İngilizcesine gülümseyerek "If only he had started earlier!" diye takılıyor; Zeynep bunu da çeviriyor.

Bir de değişmesini istediği bir durum var: "I wish the flight weren't so early tomorrow." Kendi kontrolünde olmayan bir şeyi dilediği için başka bir biçim de mümkün: "I wish they would change the flight time." "Would", değişikliği beklenen şeyin konuşanın dışında olduğunu gösterdi. Havayolunun kararına Zeynep karışamaz.

Gecikmiş işler ve tercihler

Tatlı gelince babası ciddileşiyor: "It's time we planned your next visit. Maybe in the spring?" Zeynep başını sallıyor: "I'd rather come in May, when it isn't too hot." Annesi ise Zeynep'e sarılırken son bir şey söylüyor, babası çeviriyor: "Your mother says she'd rather you came back sooner this time." "It's time we planned" ertelenmiş bir işin artık yapılması gerektiğini, "I'd rather come" Zeynep'in kendi tercihini, "she'd rather you came back sooner" ise annesinin Zeynep'in davranışına dair tercihini anlattı.

Türkçe köprüsü

Sofradaki cümleleri Türkçe düşündüğünde, modülün bütün yapılarının "-se" ekinin etrafında toplandığını görürsün. "Margaret'in yanına oturmasaydım", "bu ay gelmeseydin", "keşke Sophie'yi getirseydim", "keşke Londra daha yakın olsa". Türkçe hepsini aynı ek ailesiyle kurar; İngilizce ise her birinde zamanı ayrı ayrı seçer: "hadn't sat", "hadn't come", "had brought", "were".

"Artık bir sonraki gelişini planlamanın zamanı geldi" ve "bu kez daha erken dönmeni tercih eder" cümleleri ise Türkçede isim-fiille kuruldu. İngilizcede bu anlamlar "It's time we planned" ve "she'd rather you came back sooner" ile, başka bir özneden sonra geçmiş zaman kullanılarak verildi.

Modülün ortak dersi şuydu: İngilizce, gerçek olmayan bir durumu göstermek için fiili bir adım geriye iter. Bugüne dair hayal geçmiş zamanla, geçmişe dair hayal past perfect ile kurulur. Türkçe bu işi tek bir "-se" ekiyle ve bağlamla yapar.

Gerçek hayattan örnekler

Gece yarısına doğru Zeynep, Sophie'ye son mesajını atıyor. Balkonda, denize bakarak yazıyor.

Zeynep'in mesajında üç yapı birlikte çalıştı: "If only you had come too" geçmişe dair güçlü bir dilek, "If I hadn't come, I would never have realised" bir third conditional, "It's time I visited" ise gecikmiş bir işi anlattı. Üç yapı da aynı akşamın duygusunu taşıdı.

Sophie'nin cevabı kısa ve sıcak. Londra'da gece yarısı henüz yaklaşmamış.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "If you didn't come this month, we wouldn't sit here tonight." ✓ "If you hadn't come this month, we wouldn't be sitting here tonight." Koşul geçmişte belirli bir olaysa past perfect gerekir; sonuç bu akşama aitse "would" ve fiilin yalın ya da "-ing" hâli gelir.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki tek "-seydi" ekini İngilizcede tek bir zaman biçimiyle karşılamaya çalışmaktan gelir.

Veda sofrasında başka kaymalar da pusuda bekler. "He wishes he tried harder" yerine "He wishes he had tried harder"; "If they would have asked" yerine "If they had asked"; "It's time we plan" yerine "It's time we planned"; "she'd rather you come back" yerine "she'd rather you came back".

Mini alıştırma

  1. "Şemsiyemi unutmasaydım, ıslanmazdım" cümlesini geçmişi değiştiren bir koşulla çevir.
  2. "Dün gece bu kadar yemeseydim, şimdi midem ağrımazdı" cümlesini mixed conditional ile kur.
  3. "Keşke şimdi tatilde olsam" cümlesini İngilizceye çevir.
  4. "Keşke dünkü yemeğe geç kalmasaydık" cümlesini İngilizceye çevir.
  5. "It's time we go" ve "It's high time he finds a job" cümlelerini düzelt.

Cevaplar

  1. If I hadn't forgotten my umbrella, I wouldn't have got wet.
  2. If I hadn't eaten so much last night, my stomach wouldn't hurt now.
  3. I wish I were on holiday now.
  4. I wish we hadn't been late for dinner yesterday.
  5. It's time we went. It's high time he found a job.

Sesli tekrar görevi

Ardından iki dilek söyle: biri bugüne, biri geçmişe dair. Son olarak "It's time" ile gecikmiş bir işi, "I'd rather" ile bir tercihini anlat. Kaydını dinlerken bugüne dair hayallerde geçmiş zaman, geçmişe dair hayallerde past perfect kullandığından ve koşul kısmına "would" koymadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Geçmişi hayalde değiştirmek: koşulda had ve geçmiş ortaç, sonuçta would have.
  2. Mixed: geçmiş koşul + bugünkü sonuç ya da bugünkü durum + geçmiş sonuç.
  3. Dilekte fiil bir basamak inerse bugünü, iki basamak inerse geçmişi anlatır; would dışarıdaki bir değişikliği bekler.
  4. Duygu yoğunsa If only; hem bugüne hem geçmişe uyar.
  5. Gecikmiş iş için It's time, tercih için I'd rather; başka bir özne gelince ikisinde de geçmiş zaman.
  6. Türkçede tek "-se" ailesi; İngilizcede gerçek dışılık için fiil bir adım geriye itilir.

Sonraki derse köprü

Pazartesi sabahı uçakta Zeynep, bülten için İzmir yolculuğunu anlatan kısa bir yazı yazmaya başlıyor. Cümlelerini birbirine bağlarken bir karşıtlığı anlatmak istiyor: Londra'ya dönmek güzel ama İzmir'i şimdiden özlüyor; bavul kaybolmuş ama gezi harika geçmiş. Karşıtlıkları bir metinde akıcı biçimde bağlamanın İngilizcede birçok yolu var ve her birinin kendi dilbilgisi kuralı var. Yeni modülde metin kurmayı öğreneceksin. Sıradaki derste "however", "although" ve "despite" ile zıtlık bağlamayı göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: İzmir'de akşam, zengin bir sofra; zeytinyağlılar, dolma, börek. Babası çay bardağını kaldırıyor, annesi gülümsüyor, Zeynep duygulu.
  • Koşul kartları: her cümle söylendikçe masanın üstünde bir kart açılır: "third", "mixed", "wish now", "wish past", "It's time", "I'd rather". Kartlar birbirine ince ipliklerle bağlanır.
  • Geri itilen fiil: bir fiil kartı "gerçek" çizgisinden geriye doğru kayıp soluklaşır; bu, gerçek dışılığın işareti.
  • Veda: gece yarısı, Zeynep balkonda telefonuna yazıyor; aşağıda deniz ve şehir ışıkları.
  • Seslendirmede Matilda. Babası gururlu ve duygusal, annesi sıcak ve biraz hüzünlü, Zeynep mutlu ama ayrılığa üzülen, Sophie neşeli.
  • Kişiler kurgu; sofra ve yemekler hikâyeye aittir.

Modül 4.2 — İleri Koşul Yapıları

Hedef: Pişmanlıkları ve hayalleri anlatır.