İçeriğe geç

Ders EN4.1 · B2 · Modül 4.1

Future Continuous

1.196 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Future Continuous: will be + -ing; I'll be flying, won't be working, Will you be using…?
  2. Gelecekteki bir anın içinde süren iş: This time next Friday, I'll be sitting in my mum's kitchen.
  3. Uzun iş Future Continuous, kısa olay when + geniş zaman: When you land, I'll be waiting.
  4. Olağan akışın parçası olan planlar: I'll be seeing Daniel on Friday anyway.
  5. Kibar plan sorusu: Will you be using the car tonight?
  6. Türkçedeki "-iyor olacak" = will be + -ing; "be" düşmez, durum fiilleri -ing almaz.

Merak sorusu

Cuma akşamı mutfakta Zeynep, telefonundaki uçuş bilgisini Sophie ile Ryan'a gösteriyor. On gün İzmir'de kalacak. Sophie takvime bakıyor: "So, this time next Friday, you'll be sitting in your mum's kitchen!" Zeynep gülüyor: "Probably. And I'll be eating far too much." Ryan araya giriyor: "Will you be working while you're there? Or is it a real holiday?" Zeynep omuz silkiyor: "I'll be checking my emails in the morning, but that's all."

Sophie'nin cümlesi gelecekteki bir anın içine bakıyordu: gelecek cuma bu saatte Zeynep ne yapıyor olacak? Cevap tek seferlik bir olay değil, çoktan başlamış ve hâlâ devam eden bir hâl: annesinin mutfağında oturuyor olacak. İngilizcede bu anlam için "will be" ve fiilin "-ing" hâli kullanılır; bu yapıya Future Continuous denir. Türkçede tam karşılığı var: "oturuyor olacaksın". B2 seviyesinin ilk dersinde, geleceğe dair bildiğin yapılara yeni ve ince bir tane ekleyeceksin.

Anlatım

Yapı: will be + -ing

Future Continuous, "will be" ve fiilin "-ing" hâliyle kurulur: "I'll be sitting", "She'll be working", "They'll be flying". Olumsuzda "won't be": "I won't be working." Soruda "will" başa geçer: "Will you be working?" Kısa cevaplar da buna göre kurulur: "Yes, I will", "No, I won't."

Kısaltmalar günlük konuşmada çok doğaldır: "I'll be", "you'll be", "she'll be". Zayıf söyleyişte "will" neredeyse duyulmaz; "I'll be sitting" hızlı konuşmada "ayl bi sitiŋ" gibi akar.

Gelecekteki bir anın içinde

En temel kullanımda, gelecekten seçilen bir saatin ortasında devam eden bir iş anlatılır: "At ten tomorrow morning, I'll be flying over the Alps." "This time next week, we'll be lying on the beach." Burada iş o andan önce başlamış, o anda sürüyor ve o andan sonra da devam edecek.

Past continuous geçmişteki bir anın içine, present continuous şu anın içine bakıyordu. Future Continuous aynı bakışı geleceğe taşır. Üç zaman aynı mantığı paylaşır: bir anı dondurup o anda süren işi gösterir.

Kesilen iş: when + geniş zaman

Future Continuous çoğu zaman kısa bir olayla birlikte kullanılır. Uzun iş Future Continuous ile, onu bölen kısa olay ise "when" ve geniş zamanla anlatılır: "When you land, I'll be waiting at the gate." Karşılaştır: "When you land, I'll call you." İlkinde bekleme işi iniş anında zaten sürüyor, ikincisinde arama işi inişten sonra başlıyor.

"When" arkasından gelecek zaman gelmez: "When you will land" değil, "When you land". Bu, koşul cümlelerindeki "if" kuralıyla aynıdır.

Planlar ve kibar sorular

Future Continuous, olağan akışın parçası olan planları da anlatır: "I'll be seeing Daniel on Friday anyway, so I can give him the book." Burada vurgu bir karar ya da niyet değil, zaten olacak bir şeydir.

Bir başka kullanım, birinin planını kibarca sormaktır: "Will you be using the car tonight?" Bu soru, "Arabayı kullanacak mısın?" diye düz bir plan sorar ve karşındakine baskı yapmaz. "Will you use the car tonight?" ise bir rica ya da talep gibi duyulabilir.

Türkçe köprüsü

Türkçede bu zamanın neredeyse birebir karşılığı var: "-iyor olacak". "Gelecek cuma bu saatte uçuyor olacağım" cümlesi İngilizcede "This time next Friday, I'll be flying" olur. "-iyor" eki sürmekte olan işi, "olacak" sözcüğü ise geleceği gösterir; İngilizcede "be flying" süreci, "will" geleceği taşır.

Türkçe günlük konuşmada bu yapıyı her zaman kullanmaz; çoğu zaman "Gelecek cuma bu saatte uçakta olacağım" ya da "uçacağım" der. İngilizcede ise gelecekteki bir anın içindeki süren iş için Future Continuous çok daha düzenli kullanılır. "At ten tomorrow I'll fly" cümlesi, saat onda uçağın kalkacağını, yani işin o anda başlayacağını anlatır; "I'll be flying" ise o anda havada olacağını.

"When" cümlesinde Türkçe konuşanlar sık sık gelecek zaman kullanır, çünkü Türkçede "Uçağın ineceği zaman" gibi bir yapı mümkündür. İngilizcede ise "when" arkasından geniş zaman gelir: "When your plane lands", "when your plane will land" değil.

Gerçek hayattan örnekler

Cumartesi günü Zeynep, İzmir'deki babasına bir mesaj yazıyor. İngilizce öğrenmeye başlayan babası, İngilizce mesajlara özellikle sevindiğini söylemişti.

Zeynep'in mesajında "lands" bir tarifeyi geniş zamanla, "I'll be sending" ise uçuş boyunca sürecek bir işi Future Continuous ile anlattı. İki farklı gelecek biçimi yan yana doğal bir şekilde kullanıldı.

Pazar günü Zeynep, Edith'e uğrayıp vedalaşıyor. Edith gülümsüyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "When you arrive, I will waiting at the station." ✓ "When you arrive, I'll be waiting at the station." Future Continuous'ta "be" düşmez: "will be waiting".
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "bekliyor olacağım" yapısında "olacağım" sözcüğünün bir yardımcı gibi düşünülmesinden ve İngilizcede "be" parçasının atlanmasından gelir.

Durum fiilleriyle bu zamanı kullanmak da bir kaymadır: "Tomorrow I'll be knowing the results." "Know", "like", "want" gibi durum bildiren fiiller "-ing" almaz: "Tomorrow I'll know the results." Bir de "when" arkasına gelecek zaman koymamaya dikkat et: "When you will arrive" değil, "When you arrive". Gelecek, cümlenin ana yarısında zaten söylenmiştir.

Mini alıştırma

  1. "Yarın bu saatte sınava giriyor olacağım" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. "When you get home, I will cooking dinner" cümlesini düzelt.
  3. "I'll call you when you land" ile "I'll be waiting when you land" arasındaki fark nedir?
  4. Kibar bir plan sorusu kur: bu akşam bilgisayarı kullanacak mı?
  5. "Next week I'll be wanting a holiday" cümlesindeki sorun nedir?

Cevaplar

  1. This time tomorrow, I'll be taking an exam.
  2. When you get home, I'll be cooking dinner.
  3. İlkinde arama işi inişten sonra başlıyor; ikincisinde bekleme işi iniş anında zaten sürüyor.
  4. Will you be using the computer tonight?
  5. "Want" bir durum fiilidir, "-ing" almaz: Next week I'll want a holiday.

Sesli tekrar görevi

Ardından "when" ile iki cümle kur; birinde uzun bir iş kısa bir olayla kesilsin: "When you call me, I'll be driving home." Son olarak bir arkadaşına planını kibarca soran bir soru sor: "Will you be coming to the party on Friday?" Kaydını dinlerken "be" sözcüğünü atlamadığından ve "when" arkasına "will" koymadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Future Continuous: will be + -ing; I'll be flying, won't be working, Will you be using…?
  2. Gelecekteki bir anın içinde süren iş: This time next Friday, I'll be sitting in my mum's kitchen.
  3. Uzun iş Future Continuous, kısa olay when + geniş zaman: When you land, I'll be waiting.
  4. Olağan akışın parçası olan planlar: I'll be seeing Daniel on Friday anyway.
  5. Kibar plan sorusu: Will you be using the car tonight?
  6. Türkçedeki "-iyor olacak" = will be + -ing; "be" düşmez, durum fiilleri -ing almaz.

Sonraki derse köprü

Uçakta Zeynep, İzmir'e varmadan önce ne kadar işini bitirmiş olacağını hesaplıyor: iki e-posta, bir sunum dosyası, belki de Maya'nın projesi için ilk taslak. İnene kadar bu işlerin çoğu tamamlanmış olacak. Bu kez gelecekteki bir anın içindeki süren işe değil, o ana kadar bitmiş olan işlere bakıyor. Sıradaki derste Future Perfect zamanını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: dairenin mutfağı; Zeynep telefondaki uçuş bilgisini gösteriyor. Sophie'nin sözleriyle ekranda bir takvim açılır ve gelecek cumanın üstüne bir büyüteç yaklaşır.
  • Dondurulmuş an: büyütecin içinde İzmir'de bir mutfak; Zeynep masada oturuyor, ekranda "will be sitting" yazısı belirir.
  • Üç büyüteç: geçmişte "was sitting", şimdi "is sitting", gelecekte "will be sitting"; üç sahne yan yana, aynı mantıkla.
  • Kesilen iş: havalimanında bekleyen bir baba, uzun bir çizgi; uçağın inişi çizgiyi kesen kısa bir ok.
  • Türkçe anlatım Matilda'nın sesiyle. Zeynep heyecanlı, Sophie neşeli, Ryan meraklı, Edith sıcak ve şefkatli.
  • Kişiler ve uçuş kurgu; havayolu ve telefon markasızdır.

Modül 4.1 — İleri Zaman Kullanımı

Hedef: Geleceği ve geçmişi ince ayrıntılarla anlatır.