Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Zamanlar: I've been helping for a few months; people used to watch films; the seats had been damaged.
- Koşullar: If you enjoy it, you'll fit in; If I had more time, I'd come every day.
- Edilgen: was built in 1932, has been repaired; have something done.
- Söz aktarma: told me the centre had given…, asked whether…, asked me to…
- Zengin cümleler: who has lived here since 1971; enjoy talking, decide to join; pop in, give up; might, could.
- Konuşma ve yazı: fikri başa al, ricayı yumuşat, dili dinleyene göre ayarla, vurgulu sözcükleri öne çıkar.
Merak sorusu
Oylamadan bir hafta sonra Helen, Zeynep'e bir e-posta gönderiyor: "We're making short videos for our website. Would you mind recording two minutes on this question: Why should people volunteer at the community centre? And could you send us the text as a paragraph, too?" Zeynep önce gülüyor, sonra endişeleniyor. İki dakika kamera karşısında İngilizce konuşmak, üstelik aynı fikri bir de yazıya dökmek. Nereden başlamalı?
Aslında bütün araçlar elinde. Seviye 3 boyunca bütün zamanları bir arada görüp aralarında seçim yapmayı, koşul cümleleriyle olasılıkları ve hayalleri anlatmayı, edilgen yapıyla binaların ve olayların hikâyesini kurmayı, başkalarının sözlerini aktarmayı, cümleleri sıfat cümleleri ve phrasal verb'lerle zenginleştirmeyi, fikrini bir paragrafa dönüştürmeyi öğrendi. Bu büyük tekrar, Zeynep'in iki dakikalık konuşmasını bölüm bölüm kuruyor ve her bölümde hangi B1 aracının iş başında olduğunu gösteriyor. Dersin sonunda sıra sende: kendi fikir videonu çekip paragrafını yazacaksın.
Anlatım
Açılış: fikir ve deneyim
Zeynep konuşmasına fikrini söyleyerek başlıyor, ardından kendi deneyimini ekliyor: "In my opinion, volunteering at the community centre is one of the best things you can do for your neighbourhood. I've been helping here for a few months, and I've met people I would never have met otherwise." "In my opinion" fikri açtı, "I've been helping" ise hâlâ süren bir deneyimi present perfect continuous ile anlattı.
Geçmiş: bina ve anılar
İkinci bölümde merkezin hikâyesi var: "This building was built in 1932 as a cinema. People used to watch films here every night. When it closed, most of the seats had already been damaged, but over the last year the roof has been repaired." Edilgen yapı binayı öne çıkardı; "used to" eski bir alışkanlığı, "had already been damaged" ise geçmişin de öncesindeki bir durumu anlattı.
Başkalarının sözleri
Üçüncü bölümde Zeynep başkalarının sözlerini aktarıyor: "Edith, who has lived on our street since 1971, told me the centre had given her a reason to leave the house again. Mrs Patel asked me whether young people would ever come to a photo exhibition. They did!" Sıfat cümlesi Edith'i tanımladı, aktarılan söz ve aktarılan soru zamanı bir adım geri aldı.
Neden: gerekçeler ve olasılıklar
Dördüncü bölüm gerekçeleri sıralıyor: "Firstly, you don't need any special skills. If you enjoy talking to people, you'll fit in immediately. Secondly, you might discover a hidden talent: I'd never organised an exhibition before, and these days I keep planning new ones!" Birinci koşul gerçek bir olasılığı, "might" bir ihtimali, "enjoy talking" ve "keep planning" ise "-ing" alan fiilleri gösterdi.
Kapanış: çağrı ve kibar bir rica
Zeynep konuşmasını bir toparlama ve bir ricayla bitiriyor: "That's why I think everyone should give it a try. If I had more free time, I'd come every day! So, would you mind popping in next Saturday? You won't regret it." İkinci koşul bir hayali, "would you mind" ise kibar bir ricayı taşıdı; "pop in" bir phrasal verb olarak "uğramak" anlamına geldi.
Türkçe köprüsü
Zeynep konuşmasının Türkçe bir özetini İzmir'deki ailesine gönderirken seviyenin bütün köprülerini bir kez daha görüyor. "Birkaç aydır burada yardım ediyorum" cümlesindeki "-dır" eki İngilizcede present perfect continuous oldu; Türkçe şimdiki zamanla anlatırken, İngilizce geçmişten bugüne uzanan bir zaman seçti. "Bina 1932'de yapıldı" cümlesindeki "-ıldı" eki "was built" ile karşılandı.
"Edith bana merkezin ona bir neden verdiğini söyledi" cümlesinde Türkçe zamanı kaydırmadı; İngilizce ise "had given" ile bir adım geri gitti. "Eğer daha fazla boş vaktim olsaydı" cümlesindeki "-saydı" eki ise İngilizcede ikinci koşul oldu: "If I had more free time, I'd come every day."
Paragrafın yapısında da bir fark var. Türkçe kompozisyon alışkanlığıyla fikri sona saklamak yerine, Zeynep fikrini ilk cümlede söyledi ve konuşmayı onun etrafında kurdu. Konuşurken de küçük dilbilgisi sözcüklerini kısa ve hafif söyledi, böylece vurgulu sözcükler öne çıktı.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep'in bitmiş paragrafı, videonun yazılı hâli, şöyle:
Paragrafta B1'in neredeyse bütün araçları vardı: fikir kalıbı, present perfect continuous, edilgen yapı, birinci koşul, "might", "enjoy + -ing" ve sonuç cümlesi. Hepsi tek bir fikre hizmet ediyordu.
Helen videoyu izledikten sonra kısa bir cevap yazıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I am helping here since three months." ✓ "I've been helping here for three months." Türkçedeki "üç aydır yardım ediyorum" cümlesi şimdiki zamanla kurulur; İngilizcede ise geçmişte başlayıp hâlâ süren bir iş present perfect continuous ile anlatılır.
"Since" bir başlangıç noktası, "for" bir süre ister: "since March", "for three months".
Seviyenin diğer tuzakları da bir konuşmada kolayca birleşir. "If I would have time" yerine "If I had time"; "Edith said me" yerine "Edith told me"; "the building which I love it" yerine "the building I love"; "Would you mind to come?" yerine "Would you mind coming?"
Mini alıştırma
- "İki yıldır İngilizce öğreniyorum" cümlesini İngilizceye çevir.
- "The centre built in 1932" cümlesini düzelt.
- "Mrs Patel said: 'Will young people come?'" sorusunu aktar.
- "If I have more money, I would travel" cümlesindeki hatayı bul.
- "Bence herkes bir kez denemeli" cümlesini bir konu cümlesi olarak yaz.
Cevaplar
- I've been learning English for two years.
- The centre was built in 1932.
- Mrs Patel asked whether young people would come. ya da Mrs Patel asked if young people would come.
- Hayali bir durumda "have" yerine "had" gelir: If I had more money, I would travel.
- In my opinion, everyone should try it at least once.
Sesli tekrar görevi
Konuşmanda en az şu araçlar olsun: fikrini açan bir konu cümlesi, geçmişten bugüne uzanan bir deneyim için "I've been… for…", bir edilgen cümle, birinin sözlerini aktaran bir cümle, bir koşul cümlesi, "might" ile bir olasılık ve bir sonuç cümlesi. Kaydını izlerken fikrinin ilk cümlede olduğundan, vurgulu sözcüklerin öne çıktığından ve küçük sözcükleri zayıflattığından emin ol. Paragrafını yazdıktan sonra sesli oku ve videoyla karşılaştır.
Özet kartı
- Zamanlar: I've been helping for a few months; people used to watch films; the seats had been damaged.
- Koşullar: If you enjoy it, you'll fit in; If I had more time, I'd come every day.
- Edilgen: was built in 1932, has been repaired; have something done.
- Söz aktarma: told me the centre had given…, asked whether…, asked me to…
- Zengin cümleler: who has lived here since 1971; enjoy talking, decide to join; pop in, give up; might, could.
- Konuşma ve yazı: fikri başa al, ricayı yumuşat, dili dinleyene göre ayarla, vurgulu sözcükleri öne çıkar.
Sonraki derse köprü
Video yayınlandıktan birkaç gün sonra Zeynep, İzmir'e gidecek uçağının biletini alıyor. Gelecek hafta bu saatlerde havalimanında olacak, belki de uçakta bir şey okuyor olacak. Geleceği anlatmanın yollarını çoktan biliyorsun, ama gelecekteki belirli bir anda sürmekte olan bir işi anlatmak için İngilizcenin ayrı bir zamanı var. B2 seviyesine, yani orta üstü seviyeye geçiyorsun. Sıradaki derste Future Continuous zamanını öğreneceksin.