Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Used to + yalın fiil: artık sürmeyen alışkanlık ve durum: I used to live in İzmir.
- Olumsuz ve soru: didn't use to, Did you use to…?; okunuş "yuustı".
- Would + yalın fiil: yalnızca tekrar eden eylemler, anı tonunda: She would wake me up at six.
- Durumlar için would kullanılmaz: I used to have long hair, "would have" değil.
- Past simple da mümkün; kaç kez ya da ne kadar süre söylenince past simple gerekir.
- Türkçedeki "-rdı" eylemlerde would ya da used to, durumlarda yalnızca used to; "eskiden" = used to karşıtlığı.
Merak sorusu
Pazar sabahı Zeynep babaannesiyle görüntülü konuşuyor. Babaannesi köy evinin bahçesindeki incir ağacını kameraya gösteriyor. Sophie merakla ekrana eğiliyor ve Zeynep çeviriyor: "When I was a child, I used to spend every summer in her village. She would wake me up at six, and we would pick figs before breakfast. There used to be a big well in the garden, too." Sophie gülümsüyor: "That sounds like a dream."
Zeynep'in anlattıkları geçmişte bir kez olmuş olaylar değildi. Yıllarca, her yaz tekrarlanan alışkanlıklardı ve artık sürmüyorlar: Zeynep artık Londra'da, kuyu da yerinde değil. İngilizce böyle eski alışkanlıkları ve eski durumları anlatmak için iki araç kullanır: "used to" ve "would". Türkçede aynı anlamı çoğu zaman "eskiden" sözcüğü ve "-rdı" ya da "-ıyordu" ekleri taşır: "her yaz köyde kalırdım", "beni altıda uyandırırdı". Bu ders iki aracın ne zaman birlikte, ne zaman ayrı çalıştığını anlatıyor.
Anlatım
Used to: artık sürmeyen alışkanlık ve durum
"Used to" ve fiilin yalın hâli, geçmişte düzenli olarak yapılan ama artık yapılmayan bir şeyi anlatır: "I used to spend every summer in the village" her yazı köyde geçirirdim. Bütün kişilerde aynı kalır: "She used to", "We used to".
"Used to" yalnızca eylemleri değil, geçmişteki durumları da anlatır: "I used to live in İzmir" eskiden İzmir'de yaşardım, "There used to be a well in the garden" bahçede eskiden bir kuyu vardı, "I used to have long hair" eskiden saçım uzundu. Bu cümlelerin hepsinde bir karşıtlık gizlidir: o zaman öyleydi, şimdi değil.
Olumsuz ve soru
Olumsuz ve soru cümlelerinde "did" yardımcı fiili gelir ve "used" sözcüğü "use" olur: "I didn't use to like figs" eskiden inciri sevmezdim, "Did you use to swim in the sea?" eskiden denizde yüzer miydin? Yazıda bazen "didn't used to" biçimi de görülür, ama standart biçim "didn't use to"dur.
Okunuşa da dikkat: "used to" hızlı konuşmada tek bir sözcük gibi, yaklaşık "yuustı" diye söylenir; "d" ve "t" sesleri birleşir.
Would: tekrar eden eylemler
"Would" ve fiilin yalın hâli de geçmişteki tekrar eden eylemleri anlatır: "She would wake me up at six" beni altıda uyandırırdı, "We would pick figs before breakfast" kahvaltıdan önce incir toplardık. Bu kullanım özellikle anı anlatırken, nostaljik bir tonla sık görülür.
Ama "would" yalnızca eylemlerle çalışır, durumlarla değil. "I would live in İzmir" ya da "There would be a well" eski bir durumu anlatmaz. Durumlar için yalnızca "used to" kullanılır: "I used to live in İzmir." Bir de "would" genellikle anının zamanı önceden kurulduğunda gelir: önce "When I was a child…" ya da "Every summer…", sonra "would".
Past simple da mümkün
Geçmişteki alışkanlıklar past simple ile de anlatılabilir: "Every summer I stayed in the village." Bu cümle yanlış değildir. "Used to" ise alışkanlığın artık sürmediğini, bugünle bir karşıtlık olduğunu vurgular. Bir alışkanlığı kaç kez yaptığını ya da ne kadar sürdüğünü söylüyorsan ise past simple gerekir: "I visited the village ten times", "used to visit ten times" değil.
Türkçe köprüsü
Türkçede eski alışkanlıkları anlatmanın en doğal yolu "-rdı" ekidir: "giderdik", "uyandırırdı", "toplardık". Bu ek, İngilizcedeki "would" ile çok iyi örtüşür: ikisi de anı anlatırken tekrar eden eylemleri canlandırır. "Eskiden" sözcüğü ise "used to" kalıbının taşıdığı karşıtlığı verir: "Eskiden uzun saçlıydım" = "I used to have long hair".
Tuzak, durum anlatan cümlelerde. Türkçede "Eskiden İzmir'de otururdum" dediğimizde "-rdı" eki bir durumu da rahatça anlatır. İngilizcede ise durumlar için "would" kullanılmaz; yalnızca "used to" gelir: "I used to live in İzmir." Türkçedeki "-rdı" ekini her zaman "would" ile karşılamak bu yüzden hata doğurur.
Bir önceki seviyede, "çocukken her yaz denize girerdim" gibi alışkanlıkları past simple ile kurmayı görmüştün. Şimdi aynı cümle için iki yeni seçeneğin daha var: "As a child, I used to swim in the sea every summer" ya da, anı hâlinde, "Every summer, I would swim in the sea".
Gerçek hayattan örnekler
Görüşme bitince Sophie de kendi çocukluğunu anlatıyor.
Sophie köyde yaşadığını, yani bir durumu "used to" ile, babasının her ağustos yaptığı yolculuğu "would" ile, sevmediği bir şeyi de "didn't use to" ile anlattı.
Akşam Zeynep, babaannesine İngilizce öğrendiği için gururla küçük bir mesaj gönderiyor ve Türkçesini de altına yazıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "When I was young, I would live in İzmir." ✓ "When I was young, I used to live in İzmir." "Live" bir durum fiilidir; eski bir durumu anlatmak için yalnızca "used to" kullanılır.
Hata, Türkçedeki "otururdum" sözcüğündeki "-rdı" ekini her durumda "would" ile karşılamaktan gelir.
"Used to" kalıbında "d" harfinin düşmesi de sık görülür: "I use to play football". Olumlu cümlede biçim her zaman "used to"dur. "Did" ile kurulan olumsuz ve soru cümlelerinde ise "use to" olur: "Did you use to play football?"
Mini alıştırma
- "Eskiden gözlük takardım" cümlesini İngilizceye çevir.
- "Burada eskiden bir sinema vardı" nasıl söylenir?
- "I would have a dog when I was a child" cümlesini düzelt.
- "Çocukken balık sever miydin?" sorusunu "used to" ile kur.
- "Every Sunday my grandfather ___ us stories." boşluğu "would" ile doldur.
Cevaplar
- "I used to wear glasses."
- "There used to be a cinema here."
- "I used to have a dog when I was a child."
- "Did you use to like fish when you were a child?"
- "would tell."
Sesli tekrar görevi
Ardından artık yapmadığın bir şeyi "didn't use to" ile, bir arkadaşına soracağın bir soruyu "Did you use to…?" ile ekle. Kaydını dinlerken durum fiillerini "would" ile kurmadığından ve "used to" sözcüğünü akıcı, tek parça gibi söylediğinden emin ol.
Özet kartı
- Used to + yalın fiil: artık sürmeyen alışkanlık ve durum: I used to live in İzmir.
- Olumsuz ve soru: didn't use to, Did you use to…?; okunuş "yuustı".
- Would + yalın fiil: yalnızca tekrar eden eylemler, anı tonunda: She would wake me up at six.
- Durumlar için would kullanılmaz: I used to have long hair, "would have" değil.
- Past simple da mümkün; kaç kez ya da ne kadar süre söylenince past simple gerekir.
- Türkçedeki "-rdı" eylemlerde would ya da used to, durumlarda yalnızca used to; "eskiden" = used to karşıtlığı.
Sonraki derse köprü
Sophie telefonu kapatan Zeynep'e soruyor: "Was it hard to move from İzmir to London?" Zeynep gülüyor: "At first, yes. I used to hate the grey sky. But now I'm used to it, and I'm getting used to the cold too!" Bu cümlede "used to" üç kez geçti, ama anlamları aynı değildi: biri eski bir duyguyu, ötekiler bir şeye alışmış olmayı ve alışmakta olmayı anlattı. Sıradaki derste "be used to" ve "get used to" kalıplarını öğreneceksin.